<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener('load', function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <div id="navbar-iframe-container"></div> <script type="text/javascript" src="https://apis.google.com/js/platform.js"></script> <script type="text/javascript"> gapi.load("gapi.iframes:gapi.iframes.style.bubble", function() { if (gapi.iframes && gapi.iframes.getContext) { gapi.iframes.getContext().openChild({ url: 'https://www.blogger.com/navbar/4374570311002180083?origin\x3dhttp://salihfurkan.blogspot.com', where: document.getElementById("navbar-iframe-container"), id: "navbar-iframe" }); } }); </script>
<$BloDİN GÜNÜNÜN TECELLİ ZAMANI>
<$Blo
Fussilet 47-Kıyametin saatini bilmek O'na havale edilir. O'nun bilgisi olmaksızın ne meyvelerden biri tomurcuklarından çıkar, ne bir dişi gebe kalır ne de doğurur. (Allah): "Ortaklarım neredeymiş?" diye onlara haykıracağı gün, (onlar) : "Bizden hiçbir şahit olmadığım huzurunuza arz ederiz." diyeceklerdir. Nur 64-Uyanın, göklerde ve yerde ne varsa hep Allah'ındır. O, sizin bulunduğunuz durumu mutlaka bilir. Hele O'na döndürülecekleri günde ne yaptıklarını kendilerine haber verecektir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
Onun ilmi, başı ve sonu şüphesiz Rabbimizdedir. Onu bilmek haddi bize düşmüyor. Aynı zamanda o gün Cenab-ı Hakka ortak koşulanlardan bir eser bile olmayacaktır. Tek olan Allah’tır.
İSRA 49- Bir de dediler ki: "Biz bir sürü kemik olduğumuz ve ufalanıp tozduğumuz vakit mi, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?" 50-De ki : " Gerçekten, ister taş olun, ister demir, 51-İsterse gönlünüzde büyüyen herhangi bir yaratık!" Hemen: "Bizi kim (eski varlığımıza) iade edebilir?" diyecekler. De ki: "Sizi ilk defa yaratmış olan o kudret sahibi!" O vakit sana başlarım sallayacaklar." O ne vakit?" diyecekler. De ki: "Yakın olması umulur." 52-O sizi çağıracağı gün, derhal O'na tam bir saygı ile uyacaksınız ve (kabirlerinizde) pek az bir müddet kaldığınızı sanacaksınız. 53-Kullarıma de ki: "En güzel olan sözü söylesinler; çünkü şeytan aralarını gıcıklar; zira şeytan insana açık bir düşmandır. “ ve yekulune meta huv kul asâ en yekûn karibe”, “ O ne vakit diyecekler; deki! Yakin olması umulur” Din günü manzarası içinde Cenab-ı Allah’ın ifadesi bugünün yakin bir gün olduğudur. Ahzab 63-O insanlar, sana kıyamet saatini soruyorlar. De ki : "Onun ilmi ancak Allah'ın nezdindedir ve ne bilirsin belki de o Kıyamet yakında olur. “yes’elukennesû anissaat. Kul innema ilmuha indallah ve ma yudrike leallessaate tekunu keribe”,”insanlar sana saatten soruyorlar. De ki, onun ilmi Allah’ın indindedir. Sana ne bildirdi? Belki de o saat yakında olur.”
> Yazan <$Blofurkano/> Görüntüle <$Blo0
<$BloÖLÇÜ,DENGE,SABIR...>
<$Blo
Casiye 27-Göklerin ve yerin mülkü sadece Allah'ındır; kıyametin kopuş saati geleceği gün; o gün batıla sapanlar hep hüsrana düşeceklerdir. 28-Her ümmeti diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağırılır: "Bugün o yaptığınız amellerin cezası verilecektir. 29-İşte kitabınız, yüzünüze karşı hakkı söylüyor, çünkü Biz sizin yaptıklarınızı hep istinsah (kayd) ediyorduk." denir. 30-İşte iman edip de yaraşıklı işler yapmış olan kimselere gelince. Rableri onları rahmeti içine koyacaktır. işte apaçık kurtuluş odur. 31-İnkar edenlere gelince: "Değil mi Benim ayetlerim karşınızda okunurdu da kibirlenmek isterdiniz ve suçlu bir toplum idiniz?" yine bugün ile ilgili zamanla alakalı bir ayet ama amellerin cezası cümlesinden de anlıyoruz ki, bütün bu yapılanların kaydının tutulduğu bir kitap vardır. “ veyevme tekumûssaatu yevmeizin yehserûl muptilûn”, “ ve o gün ki, kıyametin kopuş saati geleceği gün o batılcılar hüsrandadır.”” El yevme tuczevne mâ küntüm tamelûn”,” bugün amellerinizin cezası verilecektir.” Şimdi bugünün bir ceza, hesap ve ayırım günü olduğu açık bir şekilde ifade buldu. Kulların yaptıklarının karşılığını göreceği bir gündür. Burada dünyada inkar eden, iman eden, nefsine zulmeden, nefsanî arzularını hak ölçütünde kullananlar olarak sınıflandırılacak insanlar arasında dünyadaki gibi şan, şöhret, para, makam güdülmeyecektir. Herkes yaptığınla gelir. İşte asıl eşitlik Cenabı Hakkın eşitliğidir.
Kehf 99- Ve o gün Biz onları, birbirlerinin içinde dalgalanır bir durumda bırakıvermişizdir Sura da üfürülmüştür, artık hepsini toplamış da toplamışızdır. 100-Ve o gün cehennemi kafirlere öyle bir gösteriş göstermişizdir ki... 101-Onlar ki, gözleri, Beni hatırlatan ayetlerin karşısında bir örtü içindeydi, işitmeye de tahammül edemiyorlardı. İbrahim 48-O gün yeryüzü başka bir yere dönüştürülür, gökler de... Ve hepsi o tek ve kahredici Allah için fırlarlar; 49-O gün suçluları birbirlerine çatılı çatılı bukağılara vurulmuş görürsün; 50-Gömlekleri katrandandır, yüzlerini de ateş kaplar; 51-Çünkü Allah herkesi kazandığı ile cezalandıracak! Bilin ki, Allah'ın hesabı çok çabuktur. Enbiya 104-O gün ki, göğü kitaplar için defter dürer gibi düreceğiz, yaratmaya ilk başladığımız gibi yeniden yaratacağız, bu va'dimizdir. Doğrusu Biz bunları yaparız.
Daha çok din günündeki manzaraya ait atmosferle ilgili bu ayetlerden anlamaktayız ki, çok zorlu bir gün bizleri bekliyor. Bu zorluk Allah açısından değil bizim açımızdandır. Şöyle ki, Cenab-ı Hak bu dünyayı sona erdirmekten çekinmez. Güneşi, ayı, dağları, denizleri bir çırpıda sonumuz etmekten de kaçınmaz. Bundan gocunması gerekenler beşeriyettir. İnsanlık içinde egemen güç diye tabir edilen kesimler çıkardıkları savaşlar, göçler, salgın hastalıklar, nükleer denemeler gibi olgusal hareketlerle dünyanın sonunu getirmek istiyor gibi bir tavır takınıyorlar olabilir. Tüm bunlar, bu kaos ortamı Cenabı Hakkın sınırlarını zorlamak üstüne kurulan projeler de olabilir. Allah bu dünyayı başımıza yıkmaktan çekinmez. Rabbimiz imtihan sürecini bize bağışlamış ise ve bizler o güne kadar bu imtihanın içindeysek O’na sığınmayı da bilmeliyiz. Allah’ın hesabı çok çabuktur şüphesiz. Önceki dosyalarımızda da sözünü ettiğimiz günah ve sevap konusunda da; iki eyleminde kullar tarafından bir kazanç sayıldığını belirtmiştik. Çünkü günahı, kullar onu işlediğinde nefsine iyi bir şeymiş gibi yapacağından kazanç sayar. İşte din gününde de herkes bu kazandıklarıyla gelecektir.
Hakka 13-Çünkü Sur'a bir tek üfleme üflendiğinde, 14-O yer ve dağlar yükletilip arkasından bir çarpılış çarpıldıklarında, 15-işte o zaman o kıyamet kopmuş olacaktır. 16-Ve gök yarılmış, o da o gün sarkmıştır. 17-Melek de kenarları üzerindedir ve üstlerinde o gün Rabbinin Arş'ını sekiz melek taşır. 18-O gün (sorguya) arzolunursunuz; öyle ki, gizli bir haliniz kalmaz. “ yevme izin turaxune la tahfa minküm hafiyeh”, “o gün arz olunursunuz, öyle ki, gizli bir haliniz kalmaz” günahın gizlisinden ve açığından kaçınmamız emredilmiştir. Çünkü din günü yukarıdaki ayette de ifade bulduğu gibi hesap verirken her eylem olduğu gibi ortaya çıkarılacaktır. Böylece bugünün bu açıdan da bakıldığında gizliliklerin ortadan kalktığı bir gündür diyebiliriz. Burada din günün kısaca mahiyetine değindik. Bu arada yol haritamızı da çizmiş olduk. Konularımız bu minvalde genişleyecektir.
> Yazan <$Blofurkano/> Görüntüle <$Blo0
<$BloHERKES KAZANDIĞI İLE GELECEKTİR>
<$Blo

Casiye 27-Göklerin ve yerin mülkü sadece Allah'ındır; kıyametin kopuş saati geleceği gün; o gün batıla sapanlar hep hüsrana düşeceklerdir. 28-Her ümmeti diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağırılır: "Bugün o yaptığınız amellerin cezası verilecektir. 29-İşte kitabınız, yüzünüze karşı hakkı söylüyor, çünkü Biz sizin yaptıklarınızı hep istinsah (kayd) ediyorduk." denir. 30-İşte iman edip de yaraşıklı işler yapmış olan kimselere gelince. Rableri onları rahmeti içine koyacaktır. işte apaçık kurtuluş odur. 31-İnkar edenlere gelince: "Değil mi Benim ayetlerim karşınızda okunurdu da kibirlenmek isterdiniz ve suçlu bir toplum idiniz?"
Yine bugün ile ilgili zamanla alakalı bir ayet ama amellerin cezası cümlesinden de anlıyoruz ki, bütün bu yapılanların kaydının tutulduğu bir kitap vardır. “ veyevme tekumûssaatu yevmeizin yehserûl muptilûn”, “ ve o gün ki, kıyametin kopuş saati geleceği gün o batılcılar hüsrandadır.”” El yevme tuczevne mâ küntüm tamelûn”,” bugün amellerinizin cezası verilecektir.” Şimdi bugünün bir ceza, hesap ve ayırım günü olduğu açık bir şekilde ifade buldu. Kulların yaptıklarının karşılığını göreceği bir gündür. Burada dünyada inkar eden, iman eden, nefsine zulmeden, nefsanî arzularını hak ölçütünde kullananlar olarak sınıflandırılacak insanlar arasında dünyadaki gibi şan, şöhret, para, makam güdülmeyecektir. Herkes yaptığınla gelir. İşte asıl eşitlik Cenabı Hakkın eşitliğidir.
Kehf 99- Ve o gün Biz onları, birbirlerinin içinde dalgalanır bir durumda bırakıvermişizdir Sura da üfürülmüştür, artık hepsini toplamış da toplamışızdır. 100-Ve o gün cehennemi kafirlere öyle bir gösteriş göstermişizdir ki... 101-Onlar ki, gözleri, Beni hatırlatan ayetlerin karşısında bir örtü içindeydi, işitmeye de tahammül edemiyorlardı. İbrahim 48-O gün yeryüzü başka bir yere dönüştürülür, gökler de... Ve hepsi o tek ve kahredici Allah için fırlarlar; 49-O gün suçluları birbirlerine çatılı çatılı bukağılara vurulmuş görürsün; 50-Gömlekleri katrandandır, yüzlerini de ateş kaplar; 51-Çünkü Allah herkesi kazandığı ile cezalandıracak! Bilin ki, Allah'ın hesabı çok çabuktur. Enbiya 104-O gün ki, göğü kitaplar için defter dürer gibi düreceğiz, yaratmaya ilk başladığımız gibi yeniden yaratacağız, bu va'dimizdir. Doğrusu Biz bunları yaparız.
Daha çok din günündeki manzaraya ait atmosferle ilgili bu ayetlerden anlamaktayız ki, çok zorlu bir gün bizleri bekliyor. Bu zorluk Allah açısından değil bizim açımızdandır. Şöyle ki, Cenab-ı Hak bu dünyayı sona erdirmekten çekinmez. Güneşi, ayı, dağları, denizleri bir çırpıda sonumuz etmekten de kaçınmaz. Bundan gocunması gerekenler beşeriyettir. İnsanlık içinde egemen güç diye tabir edilen kesimler çıkardıkları savaşlar, göçler, salgın hastalıklar, nükleer denemeler gibi olgusal hareketlerle dünyanın sonunu getirmek istiyor gibi bir tavır takınıyorlar olabilir. Tüm bunlar, bu kaos ortamı Cenabı Hakkın sınırlarını zorlamak üstüne kurulan projeler de olabilir. Allah bu dünyayı başımıza yıkmaktan çekinmez. Rabbimiz imtihan sürecini bize bağışlamış ise ve bizler o güne kadar bu imtihanın içindeysek O’na sığınmayı da bilmeliyiz. Allah’ın hesabı çok çabuktur şüphesiz. Önceki dosyalarımızda da sözünü ettiğimiz günah ve sevap konusunda da; iki eyleminde kullar tarafından bir kazanç sayıldığını belirtmiştik. Çünkü günahı, kullar onu işlediğinde nefsine iyi bir şeymiş gibi yapacağından kazanç sayar. İşte din gününde de herkes bu kazandıklarıyla gelecektir.
> Yazan <$Blofurkano/> Görüntüle <$Blo0