
Daha önce zalimliğin tanımını hidayet penceresinden yapmıştık. Bunların doğru yola erdirilmeyeceğini, Allah'ın lanetinin bunların üzerine olduğunu söyledik. Dalâlete düşmek ve hak yoldan uzaklaşmak bunların en büyük özelliğiydi. Bedbahtlığın da ötesinde Allah Birdir diyene bunların acımasızlık ettiklerini Vahiy kıssalarından da biliyoruz. İşte Allah'ın dilemesinin olumsuz tezahürüne uğrayacak olanların bir bölümünü oluşturan zalimlerin yalancılık ve nankörlük özelliklerini yansıtan ayetlere bakmaya çalışalım: allah'ın zalimleri doğru yola çıkarmayacağına ilişkin; AHKAF 10: De ki: “Gördünüz mü, haber verin; eğer bu, Allah tarafından ise, siz de ona küfrettinizse ve İsrail oğullarından bir şahit, onun benzerine şahitlik edip iman getirmişse ve siz de büyüklük tasladıysanız? Şüphe yok ki Allah, zalimleri doğru yola çıkarmaz.”KEHF 56: Halbuki biz gönderdiğimiz peygamberleri ancak müjdeleyici ve korkutucu olmak üzere göndeririz. İnkar edenler ise hakkı batılla gidermek için mücadele ediyorlar. Ayetlerimizi ve kendilerine yapılan korkutmayı eğlence yerine tutarlar.57: Rabb’inin ayetleriyle öğüt verildiği halde, onlardan yüz çevirmiş ve ellerinin sunduğu şeyleri unutmuş kimseden daha zalim kim olabilir? Biz onların kalpleri üzerine onu iyi anlamalarına engel bir takım kabuklar ve kulaklarına bir ağırlık koymuşuzdur. Sen doğru yola çağırsan da, onlar ebediyen yola gelmezler. (vemen= kimdir, ezlemu= daha zalim, mimmen= o kimseden, zukkire= öğütlendi, biayati rabbihi= Rabbinin ayetleriyle, fee’rede= hemen yüz çevirdi, enha= onlardan, venesiye= unuttu, ma= o şeyi, qeddemet= önceden gönderdi, yedehu= 2 eli, inne= cidden biz, ceelna= kıldık, koyduk, ela qulubihim= kalpleri üzerine, ekinneten= örtüler, en yefqehu= anlamalarından, hu= onu, ve fiazenihim= kulaklarının içinde, veqren= bir ağırlık, tıkaç, vein= şayet, teduhum= çağırırsan onları, ilel huda= hidayete, felen= asla, artık, yehtedu= hidayete ermezler, uymazlar, izen= o halde, ebeden= ebediyyen) Zalim kimdir? Tebliği cevapsız bırakan, hiç bilmediği bir şeyin ardınca giden, hakka batıl karıştırmaya çalışan, yalancı...bu devam eden bir tanımlama. Hidayet açısından, Allah'ın tebliğçi vasıtasıyla gösterdiği doğru yola gelmeyendir. ENAM 144-Deveden bir çift sığırdan da. De ki: "İki erkeği mi, iki dişiyi mi, yoksa iki dişinin rahimlerindekini mi haram etti? Yoksa, Allah size bu yasaklamayı emrederken, siz orada mıydınız?" Öyle gerçeği bilmeden insanları yoldan çıkarmak için uydurduğu yalanı Allah'ın üstüne atandan daha zalim kim olabilir? Kesinlikle Allah, zalimleri doğru yola çıkarmaz. 157-Yahut: "Eğer bize kitap indirilmiş olsaydı, herhalde onlardan daha çok muvaffak olurduk." demeyesiniz diye. İşte size Rabb’inizden apaçık bir delil, bir hidayet ve rahmet geldi. Artık Allah'ın ayetlerini yalanlayan ve onlardan alıkoymaya kalkışandan daha zalim kim olabilir? Elbette Biz, o ayetlerimizi engellemeye yeltenenleri, bu suçları sebebiyle, en müthiş bir azapla cezalandıracağız. ZÜMER 3-İyi bil ki halis din ancak Allah'ındır. O'ndan başka bir takım dostlara tutunanlar da şöyle demektedirler: "Biz onlara sadece bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz. şüphe yok ki, Allah, onların aralarında ihtilaf edip durdukları şeyle hükmünü verecektir. Herhalde yalancı ve nankör olan kimseyi Allah doğru yola çıkarmaz.Hakkı batılla karıştıranlar için dalâlet en büyük ceza olmuştur. Allah'tan başka dost arıyanlar felah bulamaz. ZÜMER 32-Allah'a karşı yalan söyleyen ve doğruyu da kendisine geldiği vakit yalanlayan kimseden daha zalim (haksız) kim olabilir? Kafirlerin yeri cehennemde değil midir? 33-Doğruyu getiren ve onu tasdik edenlere gelince, işte onlar, müttakilerdir. (vellezine= o kimse ki, ca’e= getirdi, bissıdqi= doğruyu, ve seddeqa= tasdik etti, bihi= onu, ulaike= işte onlar, humu-l-= ta kendileridir, muttequn= müttakiler) 34-Onlara, Rablerinin katında ne dilerlerse vardır. işte O, güzel davrananların mükafatıdır. 35-Çünkü Allah, onların önceden yaptıklarının en kötüsünü bile silip bağışlayacak ve yapmakta oldukları güzel amellerin en güzeline göre mükafatlarını kendilerine verecektir. 36-Allah, kuluna kafi değil midir? Durmuşlar da seni O'ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Her kimi Allah şaşırtırsa, artık ona hidayet edecek yoktur.
Mühtedi olanlar: LOKMAN 2: Bunlar, sana o hikmetli kitabın ayetleridir.3: O muhsinlere hidayet ve rahmet içindir. 4: Onlar, namazı kılarlar ve zekatı verirler. Ahiret’e de kesin bir bilgiyle inanırlar. 5: İşte bunlar, Rab’lerinden bir hidayet üzeredirler. İşte o felah bulanlar bunlardır.Dinamiklerini hikmetli kitaptan alırlar. Namazı kılar, Allah için infak ederler. Allah bunlar için takdirini hidayetten yana kullanacaktır. ZÜMER 18: Onlar sözü dinlerler, sonra da en güzelini tatbik ederler. İşte onlar, Allah’ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir ve işte o temiz akıllılar onlardır.Temiz akıllı, aklı ve idrakini Allah için harcayan, Zariyat 52'nin dışına çıkmayan halis kullar hidayete mazhar olacaktır.ANKEBUT 69-Bizim uğrumuzda cihad edenlere gelince, elbette Biz onlara (Bize ulaştıran) yollarımızı gösteririz. Şüphesiz ki Allah, her zaman iyi davrananlarla beraberdir. Allah, yolunda cihad edenlere de hidayet vaadinin vermiştir. Asıl özgürlük kulun Allah karşısındaki özgürlüğüdür. O'ndan başka hiçbir şeyden korkmayan, hiçbir dünya malını iman ve itikadına değişmeyen bir kul bu kadar özgür olabilir. Hidayet bulan özgürdür.Peygamberimiz, HZ. Muhammed (SAV)'in sözüyle, “güneşi ve ayı iki elime versenizde davamdan vazgeçmem” anlayışındaki kullar ancak özgür olabilir.
Mühtedi olanlar: LOKMAN 2: Bunlar, sana o hikmetli kitabın ayetleridir.3: O muhsinlere hidayet ve rahmet içindir. 4: Onlar, namazı kılarlar ve zekatı verirler. Ahiret’e de kesin bir bilgiyle inanırlar. 5: İşte bunlar, Rab’lerinden bir hidayet üzeredirler. İşte o felah bulanlar bunlardır.Dinamiklerini hikmetli kitaptan alırlar. Namazı kılar, Allah için infak ederler. Allah bunlar için takdirini hidayetten yana kullanacaktır. ZÜMER 18: Onlar sözü dinlerler, sonra da en güzelini tatbik ederler. İşte onlar, Allah’ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir ve işte o temiz akıllılar onlardır.Temiz akıllı, aklı ve idrakini Allah için harcayan, Zariyat 52'nin dışına çıkmayan halis kullar hidayete mazhar olacaktır.ANKEBUT 69-Bizim uğrumuzda cihad edenlere gelince, elbette Biz onlara (Bize ulaştıran) yollarımızı gösteririz. Şüphesiz ki Allah, her zaman iyi davrananlarla beraberdir. Allah, yolunda cihad edenlere de hidayet vaadinin vermiştir. Asıl özgürlük kulun Allah karşısındaki özgürlüğüdür. O'ndan başka hiçbir şeyden korkmayan, hiçbir dünya malını iman ve itikadına değişmeyen bir kul bu kadar özgür olabilir. Hidayet bulan özgürdür.Peygamberimiz, HZ. Muhammed (SAV)'in sözüyle, “güneşi ve ayı iki elime versenizde davamdan vazgeçmem” anlayışındaki kullar ancak özgür olabilir.