<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener('load', function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <div id="navbar-iframe-container"></div> <script type="text/javascript" src="https://apis.google.com/js/platform.js"></script> <script type="text/javascript"> gapi.load("gapi.iframes:gapi.iframes.style.bubble", function() { if (gapi.iframes && gapi.iframes.getContext) { gapi.iframes.getContext().openChild({ url: 'https://www.blogger.com/navbar/4374570311002180083?origin\x3dhttp://salihfurkan.blogspot.com', where: document.getElementById("navbar-iframe-container"), id: "navbar-iframe" }); } }); </script>
<$BloHER İŞİ ALLAHA BAĞLAMAK>
<$Blo
Allah'ın dilemesi mevzusunun içinde "inşallah" meselesini biraz açmaya çalışacağım: inşallah sözünün içinde, Allah izin verirse, Allah dilerse vardır. Velakin bu söz toplum içinde geçiştirme, karşındakinden sıyrılma babında kullanagelmiştir. Bu sözün içinde bir işi Allah'a bağlama vardır. Yaşantımız içinde yarınımıı değil, içinde bulunduğumuz periyodu bile bilemezken, inanmış bir kulun her işini Yüce yaratıcıya bağlaması, muradı ondan beklemesi gerekir ve olması gereken de budur. Bu söz bir geçiştireç değil duadır.KEHF 23-Hiçbir şey hakkında da: "Ben bunu yarın muhakkak yaparım deme, 24-Allah'ın dilemesine bağlamaksızın. Unuttuğun zamanda Allah'ı an ve şöyle de: "Umarım ki, Rabb’im beni bundan daha yakın bir zamanda dosdoğru bir başarıya eriştire!" Allah'ın dilemesi O'na iman etmede eksiklik ve sorgulama hissetmeyenler içindir. Allah bunları ayırt edicidir, hiç şüphesiz. Allah bakara sûresinde bir ineği insanlar için imtihan olarak sunmuşsa, pekala Kâbe-i Muazzama'yı da hidayet ölçüsü olarak kılabilir. Bununla halis kulları ayırt edebilir. Burada bir diğer husus olarak da görüyoruz ki, toplumda yerleşik olan yıkılmış, hakkın batıla üstünlüğü zuhur etmiştir. Kıblenin değişmesi meselesi böyle değerlendirilmelidir.BAKARA 142-İnsanlardan beyinsiz takımı: "Bunları bulundukları kıbleden çeviren nedir?" diyeceklerdir. De ki: "Doğu da batı da Allah'ındır. O, dilediği kimseyi doğru bir caddeye çıkarır. 143-İşte böyle sizi, bütün insanlar üzerine adalet örneği, hak şahitleri olasınız, Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun diye, doğru bir caddeye çıkarıp ortada yürüyen bir toplum yaptık. Sana önceden durduğun Ka'be'yi kıble yapmamız da yalnız peygamberlerin izinde gidecekleri iki ökçesi üzerinde geri döneceklerden ayırt etmemiz içindir. Elbette o, Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerden başkasına mutlaka ağır gelecekti. Allah imanınızı zayi edecek değildir. Allah insanlara karşı çok şefkatli ve merhametlidir. (vema ceelnal-l= yapmadık, qıblete-l-= o kıbleyi, leti= ki o, kunte= idin, aleyha= üzerinde, ille= sadece, line’leme= bilelim, ayırt edelim diye, men= o kimseyi, yettebiu-r-= izliyor, uyuyor, resule= o peygamberi, mimmen= o kimseden, yenqalibu= geri dönüyor, ela aqıbeyhi= 2 ökçesi üzerinde) Dünya hayatı geçicidir. Geçici hevesler çabuk unutulmalıdır. Şimdi başımıza kötü bir iş geldiğinde sabır gösterip Allah'a sığınmalıysak; iyi bir işle Rabbimiz bizi murada erdirdiğinde aynı sabırlı ve vakûr duruşu sergilemeliyiz. Bunlardan edindiğimiz ibret ve derslerden yol azığı edinerek din gününe hazır olmalıyız. RAD 26-Allah, dilediği kimseye rızkı genişletir, daraltır da. Onlar ise dünya hayatı ile ferahlanmaktadırlar. Oysa dünya hayatı, ahiret hayatinin yanında bir yol azığından ibarettir! 27-Yine o küfredenler diyorlar ki: "0na Rabb’inden bir mucize indirilseydi ya! De ki: "Gerçekten Allah dilediği kimseyi şaşırtıyor, kendisine gönül vereni de hidayete eriştiriyor. 28-Onlar, iman edip kalpleri Allah'ın zikriyle yatışan kimselerdir; evet Allah'ın zikri ile kalpler yatışır!"
> Yazan <$Blofurkano/> Görüntüle <$Blo0
<$BloALLAH DİLEMEYİNCE SİZ DİLEYEMEZSİNİZ>
<$Blo

Rabbimizin İnsan Sûresinde müjdelediği ayetlerinde görülüyor ki, insan aklı ve idrakiyle doğru yolu ister, Rabbimizin yardımıyla hidayete ulaşır. Çünkü doğru yolun haritası gösterilmiştir. Rabbimiz daim kılsın, kullarının aklına ve idrakine bıraktığı hidayet üzerine olma meselesinde açıklayıcılığı ve dileyiciliği kimseye bırakmamıştır. Kul fazilet sahibi ise Allah'ın koyduğu hidayet taşlarını kaldırır hakikat yoluna ulaşır.Aynı kul dalâleti seçip hâla ısrarcıysa Allah'ın dilemesi farklı şekilde oluşacaktır. İNSAN 29: İşte bu bir öğüttür, dileyen Rabb’ine bir yol tutar. 30:Bununla beraber Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz. Çünkü alim ve hakim olan ancak Allah’tır. 31: O, dilediğini rahmeti içine koyar. Zalimlere ise acıklı bir azap hazırlamıştır. Unutmayalım ki, Cenab- ı Hakkın bizi bıraktığını düşünmek, eğer isteseydi bize doğru yolu gösterirdi çıkmazına girmek insanları ve cinleri isyana götürür. İsyan ise en sert cezayla karşılanacaktır. Allah hidayet dileyiciliğini insanlara bırakmış olsaydı, yeryüzünde büyük bir fitne ve fesad hüküm sürerdi. Bugün dünya toplumlarının içine düştüğü karanlık bu yüzdendir. Her grup kendi düşüncesinin doğruya götürücü olduğunu ileri sürdüğünden kaoslar ve savaşlar bitmiyor. Oysa bu yetkiyi hiçbir merciye bırakmayan, hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'a muhtacız. Bu realiteyi görmezden gelmek de dalâlet sebebidir. 30:Bununla beraber Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz. Çünkü alim ve hakim olan ancak Allah’tır. 31: O, dilediğini rahmeti içine koyar. Zalimlere ise acıklı bir azap hazırlamıştır.
> Yazan <$Blofurkano/> Görüntüle <$Blo0