MÜNAFIKÜN 1-2-Münafıklar sana geldiklerinde: "Şehadet ederiz, gerçekten sen Allah'ın Resulüsün!" dediler. Allah da biliyor ki, sen şüphesiz O' nun Resulüsün! Bununla beraber Allah şahitlik ediyor ki, doğrusu münafıklar katiyen yalancıdırlar. Yeminlerini bir kalkan edinip de Allah yolundan yan çizmektedirler, Doğrusu onlar ne fena yapıyorlar. 6-Onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de haklarında aynıdır; Allah, onları asla bağışlamaz ve Allah fasıklar güruhunu doğru yola çıkarmaz. Bu hale düşmeyip hidayeti bulanlardan oluruz inşallah. Münafık duruşu ve Cenab-ı Hakkın bunları ifadelendirmesi böyledir. Münafık özelliğinin de dalâlet içinde olduğunu yine bu ayetlerden anlayabiliyoruz. AL_Î İMRAN 3-4: O, sana bu kitabı hak ve hakikatle dolu kendinden öncekileri doğrulayıcı olmak üzere indirmiştir. Daha önce de insanlara hidayet için Tevrat’ı ve İncil’i indirmişti. Bir de (hakkı batıldan, hayrı şerden) ayırt eden Furkan’ı indirdi. Allah’ın ayetlerini tanımayanlar;şüphesiz onlara şiddetli bir azap vardır. Öyle ya Allah’ın izzeti vardır. İntikam sahibidir.7-Sana bu muazzam kitabı indiren O'dur. O'nun bir kısmı anlamları kesin olup kitabın temelini oluşturan ayetlerdir. Diğer bir takımları da müteşabih olanlardır. Ama kalplerinde bir yamukluk bulunanlar fitne aramak ve keyiflerince yorumlamak için sadece müteşabihlerin ardına düşerler. Halbuki, onun gerçek yorumunu ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar da: "İnandık, hepsi Rabb’imizdendir." derler. Bunları özü temiz olanlardan başkası düşünemez. 8-Ey Rabb’imiz, bizleri doğru yoluna erdirdikten sonra kalplerimizi yamultma ve bize katından bir rahmet ihsan et. Şüphesiz, çok bağış yapan yalnız sensin.Kur'anın içinden ders almak yerine onun müteşabih yani sadece bilgisinin Cenab-ı Hakkın katında olan yönlerinle uğraşanlara karşı üslup bu olmalıdır. " inandık, hepsi Rabbimizdendir" tavrı aynı zamanda mümin tavrıdır. Geçmişten günümüze bakınca bu duruşu sergilemeyip farklı yönlere giden nice güruhlar gelip geçmiştir. Bu duruşun cezası ömür boyu Dalâlettir. Dalâlet meselesinde bugünkü ironik manzarayı çok manidar bir şekilde anlatan ayetlerden birkaçına bakacak olursak : MÜCADELE SURESI 19-Şeytan kendilerini istila etmiş ve kendilerine Allah düşüncesini unutturmuştur. İşte onlar şeytanın yandaşlarıdırlar. Uyanık ol ki, şeytanın yandaşları hep hüsrana düşenlerdir. 20-Allah'a ve peygamberine hudud yarışına (onların koyduğu sınırlardan başka sınırlar koymağa) kalkanlar, en alçaklar arasındadırlar. 21-Allah: "Andolsun ki, Ben yenerim Ben ve peygamberlerim!" diye yazmıştır. Şüphe yok ki, Allah güçlüdür, daima üstün gelendir. 22-Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğu, Allah'a ve peygamberine karşı kanunlar koymaya kalkışan kimselerle sevişir bulamazsın; babaları veya oğulları, kardeşleri veya akrabaları olsalar bile. İşte Allah'ı öyle kimseleri sevmeyen bir topluluğun kalplerine imanı yazmış ve kendilerini tarafından bir ruh ile desteklemiştir. Onları içlerinde sonsuza dek kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Allah onlardan hoşnut olmuş, onlar da O'ndan hoşnut olmuşlardır. İşte onlar, Allah'ın taraftarıdırlar. Uyanık ol ki, Allah'ın taraftarları hep kurtuluşa erenlerdir. En girift oyunları O’ndan başka kim bozabilir ki! Cenab-ı Hakkın sınırları belli ve keskindir. Bu sınırlar içindekiler ve dışındakiler vardır. Onun dışındakiler de başka bir özellikle anılamazlar. Hududullah içinde olmayı isteyenlerin ve arzulayanların mükafatını Cenab-ı Hak fazlasıyla verecektir.




