<body><script type="text/javascript"> function setAttributeOnload(object, attribute, val) { if(window.addEventListener) { window.addEventListener('load', function(){ object[attribute] = val; }, false); } else { window.attachEvent('onload', function(){ object[attribute] = val; }); } } </script> <div id="navbar-iframe-container"></div> <script type="text/javascript" src="https://apis.google.com/js/platform.js"></script> <script type="text/javascript"> gapi.load("gapi.iframes:gapi.iframes.style.bubble", function() { if (gapi.iframes && gapi.iframes.getContext) { gapi.iframes.getContext().openChild({ url: 'https://www.blogger.com/navbar/4374570311002180083?origin\x3dhttp://salihfurkan.blogspot.com', where: document.getElementById("navbar-iframe-container"), id: "navbar-iframe" }); } }); </script>
<$BloKitab- ı Mübin>
<$Blo

ENAM 155-Bu ise indirdiğimiz tam, çok mübarek bir kitaptır. Bundan böyle buna uyun ve korunun ki, rahmetimize eresiniz.
ARAF 3-Rabbinizden size indirilene uyun, O'nsuz başka velilere uymayın! Sizler pek az düşünüyorsunuz!
TEFEKKÜR edilmesi için gönderilmiştir.
KAMER 17: And olsun ki düşünmek için Kur'an'ı kolay kıldık, fakat düşünen mi var?
22: Şanım adına Kur'an'ı düşünmek için kolay kıldık, fakat düşünen mi var?
32: And olsun ki Kur'an'ı düşünmek için kolay kıldık, fakat düşünen mi var?
40: And olsun ki Kur'an'ı düşünmek için kolay kıldık, fakat düşünen mi var?
SAD 29: Bu Kur'an, temiz özlüler ayetlerini düşünsünler ve ibret alsınlar diye indirdiğimiz çok mübarek bir kitaptır.
NAHL 44: O peygamberleri beyyineler ve kitaplarla gönderdik.Sana da bu zikri indirdik ki, insanlara kendileri için indirileni anlatasın.Olur ki iyice düşünürler
HAŞR 21: Biz bu Kur'an'ı bir dağın üzerine indirseydik,her halde onu Allah korkusundan başını eğmiş,çatlamış görürdün.İşte bu misalleri insanlara belki düşünürler diye veriyoruz.
ÖĞÜT-İBRET almak için indirilmiştir.

SAD 29: Bu Kur'an, temiz özlüler ayetlerini düşünsünler ve ibret alsınlar diye indirdiğimiz çok mübarek bir kitaptır.
FURKAN 50-Andolsun ki onu aralarında, düşünsünler ve ibret alsınlar diye evirip çevirmekteyiz. Yine de insanların çoğu dayatmakta ve nankörlükten başkasına yanaşmamaktadır
DUHAN 58-Biz onu (Kur'an'ı) senin dilinle kolaylaştırdık, gerek ki iyi düşünsünler
İBRAHİM 52: Bu, insanlara apaçık bir tebliğdir. Bununla uyarılarak korkutulsunlar da, hem Allah'ın bir tek Allah olduğunu bilsinler, hem de aklı ve vicdanı temiz olanlar öğüt alsınlar.
UYARMAK-KORKUTMAK için
ARAF 2: Ey Muhammed! Bu insanları uyarmak için, müminlere de bir öğüt olmak üzere sana indirilen bir kitaptır. Sakın bundan dolayı yüreğinde bir sıkıntı olmasın.
YASİN 6: Babaları uyarılıp-korkutulmamış, böylece kendilerine de gâfil kalmış bir kavmi uyarıp- korkutman içindir
70: Hayatı olanı uyandırmak ve nankörlere de o sözün hakk olması için
FURKAN 1: Bütün alemlere bir uyarıcı olsun diye kuluna Furkanı indiren ne yücedir.
HUD 120: Peygamberlere ait haberlerden, kalbini onunla tespit (tatmin) edeceğimiz her türlüsünü sana kıssa olarak anlatıyoruz. Bu surede de sana hak ve müminlere de bir öğüt ve muhtıra gelmiştir.
ENAM 92: İşte bu Kur'an da bizim indirdiğimiz bir kitaptır.Mübarek ve feyizlidir.Daha önce gönderilen kitapları tasdik edicidir.Bununla şehirlerin merkezi olan Mekke'yi ve çevresini inzar edeceksin.Ahiret'e inananlar bu kitaba inanırlar ve onun için namazlarını bırakmazlar
155: Bu ise tam bir kitaptır. Onu biz indirdik. Çok mübarektir. Bundan böyle buna uyun ve günahtan korunun. Umulur ki rahmetimize erersiniz.
MÜJDELEMEK için
İSRA 9: Gerçekten bu Kur'an, insanları en doğru yola iletir. Ve salih ameller işleyen müminlere kendileri için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler
NAHL 89:Her ümmetin içinden kendi nefislerinden üzerlerine bir şahit getirdiğimiz gün,seni de onların üzerine bir şahit olarak getireceğiz.Sana bu kitabı her şeyi açıklamak için ve bir hidayet,bir rahmet,Müslümanlara da bir müjde olarak parça parça indirdik. 102: Söyle onlara, "Ruhul Kudüs, iman edenleri sağlamlaştırmak ve Müslümanlara bir hidayet, bir müjde olmak üzere, onu Rabb'inden hak hikmetiyle indirdi."
> Yazan <$Blofurkano/> Görüntüle <$Blo1
<$BloÜZERİNDE TEK ŞÜPHE OLMAYAN>
<$Blo
SECDE 2. Bu Kitab'ın, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmiş olduğunda asla şüphe yoktur.
ayeti ve daha diğer Allah tan indirildiğini buyuran ayetlere binaen sadece ve sadece,
BAKARA 2-Iste o Kitap, bunda süphe yok; korunacaklar için hidayetin ta kendisi.
Üzerinde şüphe bulunmayan tek Kitab ın Kur'an olduğunu hissedebilmeli ve ona yönelmeliyiz inş.
ZUHRUF20-Bir de dediler ki: "Rahman dileseydi biz onlara tapmazdık." Bu hususta onların bir bilgileri yoktur, sadece atıyorlar.
21-Yoksa Biz onlara bundan önce bir kitap vermişiz de ona mı tutunuyorlar.
22-Hayır! Hayır, şöyle dediler: "Bizler atalarımızı bir din üzerinde bulduk, biz de onların izlerince giderek murada ereriz."
Düşünce dünyamızda her şeyin vahiy kaynaklı olmasına dikkat etmemiz gerekiyor. Bunun dışındakilerin Cenab-ı Hakk'ın işaret ettiği Zuhruf-21 çok önemli. Dahası;
KALEM 36-Neyiniz var, nasıl hükmediyorsunuz?
37-Yoksa size ait bir kitap var da onda şu dersi mi okuyorsunuz?
47-Yoksa gayb yanlarında da onlar mı yazıyorlar?
CASİYE 20:Bu (Kur'an), insanlara basiret nurları ve kesin bilgiyle inanacak bir kavim için tamamen hidayet ve rahmettir.
"li gavmin yuginun" yakinen Kur'an a inananlar diye meallendirebiliriz. Kesin bilgiyle diye de meallendirilebilir. Bu kesinlikte iman edilebilmesi için tahkik gerekir. Yakin, tahkik gerektirir. Kur'an kimlere hidayet ve rahmettir? "li gavmin yuginun" kesin bir bilgi ile inananlara, yakinen Kur'an a inananlara. Yakinen inananlar, kesin bilgiyle inandıklarından kalpleri zikirle yatışır.
İBRAHİM 1-Elif, Lam, Ra. Bir kitap sana indirdik ki, insanları Rablerinin izni ile karanlıklardan nura çıkarasın; doğruca o yüce ve övülmeye layık olanın yoluna ki, bütün izzet ve hamd O'nundur. Ayette Kur’an ın genel manada insanlardan bahsedilmesinden Kur’an ın tüm insanlık için nazil olduğunu anlıyoruz. Kimleri karanlıklardan nura çıkaracaktır? Kitaba inananları elbette.
> Yazan <$Blofurkano/> Görüntüle <$Blo0
<$BloDüşünmek İçin Kolay Kılınmıştır>
<$Blo

Cenab-ı Hak Kur'an'da ayetlerini tefsilatlandırmıştır. Malesef toplumumuzda vahiy anlaşılmaz diyenler vardır. Seçtiğimiz ayetlerde ve daha bir çok yerde de görüleceği üzere burada yanlış vahyi okumayı denememekte yatmaktadır. Zordur demek kolaydır. Bize düşen onunla hayatı anlamaya çalışmak ve tefekküre dalmaktır.


ARAF 32: De ki: "Allah'ın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz,hoş rızıkları kim haram etmiş?" De ki: "Bütün bunlar dünya hayatında iman edenler içindir. Kıyamet gününde ise tamamı onlara mahsustur."


52: Gerçekten biz onlara; iman edecek bir topluluğa hidayet ve rahmet ölçüsü olmak için, tam bir ilim ile fasıla fasıla ayırt ettiğimiz bir kitap gönderdik.
174: İşte biz ayetleri böylece açıklıyoruz. Umulur ki dönerler.



HUD 1: Elif,Lâm, Râ. Bu, hikmet sahibi,her şeyden haberi olan Allah tarafından ayetleri muhkem kılınmış ve sonra da güzelce açıklanmış bir kitaptır.


ENAM 114:Şimdi de ki: "Allah size tafsilatlı olarak kitap indirmişken ben Allah'tan başkasını mı hakem isteyeceğim? Kendilerine kitap verdiklerimiz de bilirler ki, o tamamıyla hak olarak senin Rabb'in tarafından indirilmiştir.Sakın şüphe edenlerden olma".
126:İşte bu dosdoğru Rabb'inin yoludur.Gerçekten aklını başına alacak olan bir topluluk için ayetleri tafsilatıyla açıkladık .



FUSSİLET 3:Bilen bir kavim için öz Arapça bir Kur'an olmak üzere ayetleri ayırt edilmiş bir kitaptır
44:Ve eğer biz onu başka bir dilde bir Kur'an yapsaydık,diyeceklerdi ki: "Ayetleri açıklansaydı ya!Araba Arapça olmayan bir dil mi?" De ki: "O, iman edenler için hidayet ve şifadır".İman etmeyenlerin ise kulaklarında bir ağırlık vardır.Ve o,onlara karşı körlüktür.Sanki onlara uzak bir yerden haykırılır..



Ayetlerde de açıkça görüldüğü üzere Kur' an insanların kulluk vazifelerini yerine getirmesi, dini Allah'a halis kılabilmesi ve her şeye Kur'an'la bakabilmesi adına kolay kılınmıştır. Zor demek sorumluluktan kaçmaktır. Kur'an evrendeki herkese farzdır. Dinini Allah'a halis kılma yolundaki her insanın Kur'an'dan alacağı ders vardır. Rabbimiz bu yolda olanlardan eyler bizi inşallah.
> Yazan <$Blofurkano/> Görüntüle <$Blo0
<$BloVahiyle Bakabilmek>
<$Blo

FATİHA 4-O din gününün maliki Nedir din günü? Mahşer. Dolayısıyla mahşerin Sahibinin, din gününün Sahibinin, ahiretin Sahibinin Kur’an’ın da Sahibi olduğuna yakin iman edilmiş olsa, emredilmemiş olsa bile, farz olmamış olsa bile, sadece meraktan ötürü madem ki din günü hakikat ise, ben de din gününün Sahibinin Kitab’ına yöneleyim de içerisinde neler olduğunu göreyim denilmez mi?
Ahirete yakin bir imanın olmaması ile dünyaya meyledilmiş olması iç içedir.Ahirete yakınlık vahiyden geçiyor. Yani ahiret mahsulünün yanında dünya malının adı bile anılamaz. Buna vakıf olabilmek ayetlerde açıklanmıştır.
FATIR 18: (Onların mabutları)şöyle derler: “Sen yücesin, senden başka veliler edinmemiz bize yaraşmaz. Ancak sen onlara ve atalarına nimetler verdin. O kadar ki sonunda zikri(ni) unuttular ve helake giden bir kavim oldular.
Vahyi unutmak nedir? Dünya malını tercih etmektir. Yani ilim geldikten sonra vahyi terketmektir. Bunun sonucu hüsrandır. Hüsrana uğramamak için vahye sarılmak bütün beşerin kendisi için yapması gereken farzdır. Önceki yazımızda cehaletin bahane olamayacağını söyledik.Çünkü;
BAKARA 12-Ha! Doğrusu bunlar ortalığı karıştıranlardır. Fakat şuurları olmadığından farkında değillerdir.13-Yine bunlara: "İnsanları inandıkları gibi inanın." dendiği zaman: "Biz de o budalaların inandıkları gibi mi inanalım?" derler. Doğrusu budala kendileridir, fakat bilmezler.
Cehalet özür olsaydı, pek tabi Cenab-ı hak farkında olmayanlar için onları mazur görürdü. Vahyi bilmeden ahkam kesmek, hiç bir şey bilmeden laf söyleyebilmek gerçekten hüzün verici. İSRA36-Bir de hiç bilmediğin bir şeyin ardınca gitme; çünkü kulak, göz, gönül; bunların her biri ondan sorumludur. Ayet malum. KEHF5: Buna dair ne kendilerinin bir ilmi vardır, ne de babalarının. Ağızlarından çıkan söz ne büyük! Söyledikleri yalnızca bir yalandır.Bizler ancak elimizden geldiğince Kur'an'ı anlamaya çalışabiliriz. Allah'tan gelmeyen şeylere her zaman şüpheyle bakmamız gerekir. Bu yüzden, Kasas 85 ile vahyin farz olduğunu bilerek Zümer 2 den hareketle dini yalnız O'na halis kılmamız emredilmiştir. Bunun dışında başka bir misyonumuz olamaz. RUM 59. İlimden nasipsizlerin kalpleri üzerine Allah işte böyle mühür basıyor.İlim nedir? Vahiy. Ayet nedir? Delil. O zaman bize düşen sabırla bu yolda ilerlemeye çalışmaktır.

ARAF 33-De ki: "Rabb’im, ancak açık, gizli bütün hayasızlıkları, her türlü günahı, haksız yere isyanı ve Allah'a, hiçbir zaman bir delil indirmediği herhangi bir şeyi ortak koşmanızı ve Allah'a bilmediğiniz şeyler yakıştırmanızı yasakladı."Bu çok önemli. Rabbimiz daim kılar inşallah.
> Yazan <$Blofurkano/> Görüntüle <$Blo0
<$BloKasas 85 Penceresinden>
<$Blo
NUR 1: Bu, indirdiğimiz ve farz kıldığımız bir suredir.Hem onda apaçık ayetler indirdik. Umulur ki öğüt alırsınız.
KASAS 85: Kuşkusuz sana Kur'an'ı farz kılan, seni dönülecek yere (bir meâde) elbette döndürecektir. De ki: "Rabbim, hidayetle gelenin de, açık bir sapıklık içinde olanın da kim olduğunu daha iyi bilir".
Namaz, oruç, zekat farzdır. Peki Kuran-ı Kerim? Kasas 85 penceresinden bütünsel bakıldığında Kuran'ın farz oluşu açıkça ortaya çıkıyor.
ALAK 1-Oku! O yaratan Rabb’inin adıyla!
Allah'ın adıyla okumak, bütün kainatı okumak... Allah'ın adıyla okumak emrediliyor ve farz kılınıyorsa, bunu mümkün kılabilmek için Allah'ı gereği gibi büyüklemek gerekir. Bunun yolu ise, son mesajdır.
KEHF 27. Rabbinin Kitabi'ndan sana vahyedileni oku. Onun kelimelerini degistirebilecek yoktur. O'ndan baska bir sığınak da bulamazsın.
ANKEBUT 45: Sana Kitap'tan vahyolunanı güzel güzel oku ve namaz kıl. Hakikaten namaz edepsizlikten ve uygunsuzluktan alıkoyar. Allah'ı zikretmek elbette en büyük iştir. Allah, her ne işlerseniz bilir.
MÜDDESSİR 53- Hayır! Doğrusu ahiretten korkmuyorlar.
54: Hayır hayır, bu Kur’an muhakkak bir öğüttür.
55: Dileyen ondan öğüt alır.
56: Bununla beraber Allah dilemeyince öğüt alamazlar. Koruyacak da O’dur, mağfiret edecek de.

Şüphesiz Allah'ın kitabını okumak, ahirete yakın bir iman sağlar. Kuran'a yönelmeyen bir insan hangi sosyolojik yapı içerisinde olursa olsun işi zorlaşır. Cahillik, ümmilik vesaire gibi bahaneler hiç kimseyi Kuran ile amel etmekten vazgeçirmemelidir. Bilmeyen öğüt alır. Öğütle ilgili ayetler malum. Rabbim daim kılar inşallah.
> Yazan <$Blofurkano/> Görüntüle <$Blo0
<$BloZümer 2' den yola çıkarak>
<$Blo

YUNUS 105-Bir de tevhid inancı içinde hak dine yönel ve sakın müşriklerden olma!
ZÜMER 1: Bu kitabın indirilişi, üstün ve güçlü, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'tandır.
2:Emin ol biz sana kitabı hakkıyla indirdik.Onun için dini yalnızca ona halis kılarak Allah'a ibadet ve kulluk et.
3-İyi bil ki halis din ancak Allah'ındır. O'ndan başka bir takım dostlara tutunanlar da şöyle demektedirler: "Biz onlara sadece bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz. şüphe yok ki, Allah, onların aralarında ihtilaf edip durdukları şeyle hükmünü verecektir. Herhalde yalancı ve nankör olan kimseyi Allah doğru yola çıkarmaz.


Biz Zümer-2 ayetini şu şekilde anlayamaz mıyız? “Biz sana Kitab ı indirdiğimize göre, elinde Kitab olduğuna göre artık dini Allah' a halis kılmak noktasında yeterli veriye sahipsin. Zümer 2 ile yunus 105 i yanyana getirdiğimizde Kur'an a yönelmeme durumunda manzara çok net olmaktadır. Uyarı ortada. zaten bu dediğimizi şura 13 de teyid etmiyor mu?

ŞURA 13-O, size dinde Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi ve İbrahim, Musa ve İsa'ya tavsiye ettiğimizi de kanun kıldı. Şöyle ki: Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin. Bu davet ettiğin iş müşriklere ağır geldi. Allah, ona dilediklerini seçecek ve kendine yüz tutanları (yönelenleri) de ona hidayetle eriştirecektir.

Anlattıklarımızdan hiç biri şura 13 ile çelişmemektedir inş. her dosya için meali baştan sona okumamızın en büyük nedeni Kur'an a bütünsel yaklaşabilmeyi edinebilmektir. Rabbimiz nasib eder inşaallah.

KASAS 87: Sakın sana indirildikten sonra Allah'ın âyetlerinden seni çevirmesinler. Sen, Rabbine davet et ve sakın müşriklerden olma.
> Yazan <$Blofurkano/> Görüntüle <$Blo6
<$BloKur'an'ın Farziyeti 2>
<$Blo

KASAS 85: Kuşkusuz sana Kur'an'ı farz kılan, seni dönülecek yere (bir meâde) elbette döndürecektir. De ki: "Rabbim, hidayetle gelenin de, açık bir sapıklık içinde olanın da kim olduğunu daha iyi bilir".
farz kavramı açık diye bir şey demeyeceğim o kısım için. Ayetin sonuna dikkat edelim
De ki: "Rabbim, hidayetle gelenin de, açık bir sapıklık içinde olanın da kim olduğunu daha iyi bilir.
Kur'an-hidayet bağlantısı ne güzel vurgulanmış ve bu ayet ile,
ZUHRUF 43: Sen hemen, o sana vahyolunan şeye tutun.Muhakkak ki sen doğru bir yol üzerindesin.
44:Ve muhakkak ki o zikir hem senin için,hem kavmin için bir şereftir,bir öğüttür ve ileride ondan sorumlu tutulacaksınız.
ileride (ahirette) ondan sorumlu tutulduğumuzda Rabbimiz hidayet ile gelenin de sapıklık içinde gelenin de kimler olduğunu en iyi bilendir elbette. İleride sorumlu tutulacağımız Kitab ı bilmeden sorumluluktan kurtulabilmenin yolu olabilir mi?
YUNUS 109: Ve sana ne vahyolunuyorsa ona uy ve sabret. Ta ki Allah hükmünü versin. Çünkü hükmedenlerin en hayırlısı O'dur.
araf 3 ile aynı durum. Bana ne vahyedildiğinden haberim olmadan nasıl uyabilirim?
KEHF 27:Rabb'inin kitabından sana vahyolunanı oku. O'nun sözlerini değiştirecek yoktur. O'ndan başka sığınacak bulamazsın.
namaz kıl gibi, oruç tut gibi bir emir.
ARAF 169-Derken, arkalarından Kitab'ı (Tevrat'ı) miras alan bozuk bir nesil bunların yerine geçti. Onlar şu alçak dünya malını alırlar, bir de: "Biz nasıl olsa bağışlanacağız!" derler. Karşı taraftan da kendilerine öyle bir şey gelse, onu da alırlar. Allah'a karşı yalnız hakkı söyleyeceklerine dair kendilerinden Kitapta söz alınmamış mıydı? Ve onun içindekileri ders edinmediler mi? Halbuki ahiret yurdu Allah'tan korkanlar için daha hayırlıdır; hala akıllanmayacak mısınız?
170-Kitab'a sarılan ve namazı kılan o ıslahatçı kimselerin mükafatını Biz hiçbir zaman zayi etmeyiz!
171-Hani bir zamanlar Biz o dağı bir gölgelik gibi tepelerine çekmiştik de üzerlerine düşüyor zannettikleri bir sırada demiştik ki: "Size verdiğimiz Kitabı sıkıca tutun ve içindekini hatırınızdan çıkarmayın, umulur ki korunursunuz!"
169. ayetten başlayalım.
“Ve onun içindekileri ders edinmediler mi?” = “ve deresu ma fih” ders edinmek, anlamak için gayret etmek, tüm kavramların anlaşılabilmesi için elinden geldiğince, gücü yettiğince gayret etmek.
171. ayete geçiyoruz,
"Size verdiğimiz Kitabı sıkıca tutun ve içindekini hatırınızdan çıkarmayın, umulur ki korunursunuz!" = "
huzu ma ateynakum bi kuvvetin vezkuru ma fihi leellekum tettequn”
“vezkuru ma fihi” ondakini yani kitaptakini, kitabın içindekini, kitabın içinde olanları zikredin, unutmayın, aklınızda tutun. Akılda tutmak için devamlı okumak, anlamak için okumak, yaşamak için anlamak gereklidir.
> Yazan <$Blofurkano/> Görüntüle <$Blo0
<$BloKUR'AN ÜZERİNE>
<$Blo

ALAK:
1- Oku! O yaratan Rabb’inin adıyla!
2- İnsanı bir kan pıhtısından yarattı!
3- Oku, O, cömertliğinin sonu olmayan Rabb’indir!
4- Kalem ile (yazmayı) öğreten de.
5- O, insana bilmediği şeyleri öğretti.
6- Sakın okumazlık etme! Çünkü insan, muhakkak azıtır!
7- Kendisini artık ihtiyacı yokmuş görmekle.
8- Kesinlikle sonunda Rabb’inedir dönüş!


KAMER:
17-Andolsun ki, Kur'an'ı düşünmek için kolaylaştırdık; fakat düşünen mi var?
22-Andolsun ki, Kur'an'ı düşünmek için kolaylaştırdık, fakat düşünen mi var?
32-Andolsun ki, Kur'an'ı düşünmek için kolaylaştırdık, fakat düşünen mi var?
40-Andolsun ki, Kur'an'ı düşünmek için kolaylaştırdık, fakat düşünen mi var?

A’LÂ:
6: Bundan böyle sana Kur’an okutacağız da unutmayacaksın.
7: Yalnız Allah’ın dilediği başka. Çünkü o açığı da bilir, gizliyi de.
8- Ve seni en kolay yola muvaffak kılacağız.
9- Onun için öğüt ver, eğer öğüt fayda verilse.
10- Saygısı olan öğüt alacaktır.
11- Pek bedbaht olan da ondan kaçınacaktır.
18-Haberiniz olsun, bu ilk sabitelerde vardır.
19-İbrahim'in ve Musa' nın sahifelerinde.

KADİR:
1: Şüphesiz biz indirdik onu (Kur’an) Kadir gecesi
2-Kadir gecesinin ne olduğunu ne bildirdi ki sana?
3-Bin aydan hayırlıdır o Kadir gecesi.
4-Onda melekler ve Ruh, Rablerinin izniyle (yapılacak) her iş için peyderpey inerler.
5-Bir selam (güvenlik) dir o gece, ta tan atana kadar.

SAD:
29: Bu Kur’an, temiz özlüler ayetlerini düşünsünler ve ibret alsınlar diye indirdiğimiz çok mübarek bir kitaptır.
> Yazan <$Blofurkano/> Görüntüle <$Blo3
<$BloDİN ADINA KONUŞURKEN>
<$Blo

'' İSRA36-Bir de hiç bilmediğin bir şeyin ardınca gitme; çünkü kulak, göz, gönül; bunların her biri ondan sorumludur.''
Aslında sitenin temellerini atarken benimsediğimiz düstur tevazüydü. Tevazü her müslüman insanda bulunması gereken özelliklerin başında geldiği içindi bu. Bir diğeri de düşünce dünyamıza Kur'an-ı Kerim haricinde delil sokmamaktı. Bunu ne kadar başarabilirsek batıldan da o kadar uzak duracaktık. İşte bu noktada kalbimizde cereyan eden ve bizim de çok etkilendiğimiz bir ayeti paylaşalım dedik.
İnsanlar türlü fitnelerin, türlü oyunların peşinde koşsa da görevimiz kalbimizi ve beynimizi kirletmemek olmalı. Bunun için vahyi hayatımızın bir parçası yapmalıyız. Bilmediğimiz bir konuya ilişkin yorumlar, vahiy desteksiz söylenen kelamlar hakkı unutturur. İman, dikenli bir yol ; aynı zamanda sonu olmayan bir yoldur
Bilinen şey, Allah’dan geldiği Allah tarafından gönderildiği tescillenmiş olan vahiydir. Bunun dışında doğru sözler de vardır. Nelerdir? Mesela efendimiz (sav) in sözleridir ve yine vahiy ile çelişmeyen sözlerdir. Bunun dışındakiler ise zandır. Zannın kaynağının ise heva olduğunu biliyoruz. İsra 36 olmasa idi. KEHF5: Buna dair ne kendilerinin bir ilmi vardır, ne de babalarının. Ağızlarından çıkan söz ne büyük! Söyledikleri yalnızca bir yalandır.
rivayetlere dayalı din anlayışına sahip olanların cehaleti özür gibi gösterilmeye kalkılabilirdi.
İSRA36-Bir de hiç bilmediğin bir şeyin ardınca gitme; çünkü kulak, göz, gönül; bunların her biri ondan sorumludur.
neyin ardından gidersen git, hangi düşünceyi savunursan savun bundan sorumlu tutulacağımız isra 36 ile bellidir. Bu duruma göre cehalet nasıl özür olabilir? Cehalet özür kabul edilmiyor. Ümmilik de öyle. Ne yapmalıyız? İlimden nasipleneceğiz. İlim dediğimizde Kur'an'dan bahsettiğimizi belirtelim. Çünkü bu manidar sözü Cenab- ı Hak kelamı için kullanmıştır.
> Yazan <$Blofurkano/> Görüntüle <$Blo0
<$BloKur'an'ın Farziyeti>
<$Blo

Kalbimizle O'nun arasından dünyayı çıkarmak ve hakkı batıldan ayırmak için yönelmemiz gereken son ilahi mesaja odaklanalım.
Kasas 85-Herhalde o Kur'an'ı sana farz kılan, seni mutlaka bir döndürülecek yere kadar geri getirecektir. De ki: "Rabb’im kimin hidayetle geldiğini ve kimin açık bir sapıklıkta bulunduğunu daha iyi bilir.

Kur'an'ın farziyeti Cenab-ı hak tarafından açıkça belirtilmiş. Bedenin suya ve ekmeğe ihtiyacı varsa ruhun da vahye ve öze dönüşe ihtiyacı olduğunu unutmayalım.Başkalarının yaptıklarıyla övünmektense ben yapıyor muyum, diye kendimize soralım. Ve unutmayalım ki:
Kasas 86-Sen, sana kitap indirileceğini ümit etmiyordun; fakat Rabb’inden rahmettir o. O halde sakın kafirlere arka çıkma!

87-Ve sakın sana indirildikten sonra, Allah'ın ayetlerinden seni çevirmesinler; hemen Rabb’ine davet et ve sakın ortak koşanlardan olma! "
> Yazan <$Blofurkano/> Görüntüle <$Blo0
<$BloVahiyle tanışmalıyız>
<$Blo
İman, mümin, müslüman...İnsanın içinde her zaman bir soru olarak kendisinin sorması gerektiği bir soru: ben inanıyor muyum? Aslında bu soruya özellikle
''Fatiha5-Sade Sana ederiz kulluğu, ibadeti; sade Senden dileriz yardımı, inayeti Ya Rab! ayeti penceresinden bakarak hissetmek;

''....ASR
1- Andolsun Asra ki,
2- İnsan mutlaka bir ziyandadır.
3- Ancak iman edip iyi işler yapanlar, birbirlerine hep hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiyeleşenler başka.
ayeti anlamında da aklımızı kullanmak gerektiğini düşündüm. içimizdeki Allah korkusuyla bezenerek samimi müslümanlardan olabilmek için hakikaten basit düşünmemek gerekiyor.
Bu samimiyetin kur'an'ın hakkıyla okunduğu zaman, kuşkusuz, aşkla, belk i de ağlayarak, muhabbetle 'sağlanacağına gönülden inanıyorum. Bizler Kur'an'ı hakkıyla ve ''29-Bu çok mübarek, kitabı, sana, özü temizler ayetlerini düşünsünler ve ibret alsınlar diye indirdik.(sad)" ayeti çerçevesinden sadece bazıları gibi şifresel değil; ruhi olarak bağlanarak okursak salihlerden olacağımızı düşünüyorum inşallah.
Günlük hayatımızda Kur'an' a ne kadar değer verdiğimizi, ona asıl değerinin samimi olarak okunarak verilmesi gerektiğini ne kadar düşünüyoruz. O bize sadece evin bir köşesinde dursun diye değil, geleneksel anlamda belden aşağı tutulmasın diye hiç değil ! O bize 13- Doğrusu biz o hidayet rehberini dinlediğimizde ona iman ettik. Her kim O Rabb’ine iman ederse artık ne hakkı yenmek ne de istila olunmak korkusu kalmaz. (cin)”, sadece gözümüzün gördüğünden, kulağımızın duyduğundan şükretmemiz için gönderildi. O bize hakkı batıldan ayırt etmemiz için gönderildi. İnşallah biz o kurtulanlardan oluruz. Muhabbetle...
> Yazan <$Blofurkano/> Görüntüle <$Blo1
<$BloMüslüman özellikleri>
<$Blo

MÜDDESSİR-3: Ve Rabb’ini artık büyükle
Burada yüce Allah kullarına nasıl yaşamasını öğütlerken, aynı zamanda teslim olan kulun özelliklerinden yola çıkılarak ,kullarınsa:
FATİHA-5:Sade Sana ederiz kulluğu, ibadeti; sade Senden dileriz yardımı, inayeti Ya Rab!
Diyerek İnayet Etmesini İstiyor inş.
İslam ipine sarılmış bir müslümana nasihatlere devam ederek şöyle buyuruyor.
ALA-14:Doğrusu felah bulmuştur temizlenen,
ALA-15:Rabb’inin adını anıp namaz kılan.
KEVSER-2:Sen de Rabb’in için namaz kıl ve kurban kes!
Dünyanın kabaca tabirle bir maddi vakit geçirici olduğu gerçeğinden bakarsak olaya:
ARAF-125:Onlar: "Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz!
ARAF -126-Senin bize kızman da sırf Rabbimizin ayetleri gelince onlara iman etmemizden ötürü. Ey bizim Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır ve canımızı iman selametiyle al!" dediler.
> Yazan <$Blofurkano/> Görüntüle <$Blo2
<$BloBaşlarken...>
<$Blo

şimdi zümer 2 den hareket ile (2 - Emin ol, biz sana kitabı hakkıyla indirdik. Onun için dini yalnız kendisine halis kılarak Allah'a ibadet ve kulluk et.)
herhangi biri
kurana yönelerek
vahiy ile
dinini Allah'a halis kılamamışsa
dini başka bir şeye ya da kişiye halis kılmış olmaz mı?

-şirk, Allah'ı inkar demek değildir
-şirk, hakka batılın karıştırılması demektir.
-şirk denen şeyin içerisinde hakk dan da parçacıklar vardır yani.


-dini Allah'a halis kılamayan birine kurani manada mümin ya da müslüman denebilir mi?..

-denilemez..

-dinini Allah'a halis kılamayan o insanlar
hangi cemaatin mensubudurlar acaba?

-şimdi gelelim son kısma,cemaat olmak demek her ne olursa olsun diye bir gruba dahil olmak demek olsa idi

nahl 120-Muhakkak ki, İbrahim başlı basma bir ümmet idi, tevhid inancına sahip olarak Allah'a itaat için kıyam etmişti ve asla Allah'a ortak koşanlardan olmadı.
ayeti ile bize bildirildiği şekli ile
ibrahim as niçin kendisine en yakın düşünen birileri ile birlikte olmamıştır acaba?

-enbiya 92-İşte bu, İslam milleti bir tek millet olarak sizin milletinizdir. Rabbiniz de yalnız Benim; onun için hep Bana kulluk edin!

zümer 2-Emin ol, Biz sana kitabı hakkıyla indirdik. Onun için dini yalnız O'na halis kılarak Allah'a ibadet ve kulluk et!
vahiyden haberdar olunmaz ise iyi niyetli olunsa bile din Allah'a halis kılınamaz.
> Yazan <$Blofurkano/> Görüntüle <$Blo0