<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083</id><updated>2011-08-29T00:43:38.247+02:00</updated><title type='text'>Hakkı  batıldan ayırmalıyız.</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>100</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-5655196665416351779</id><published>2009-04-14T23:08:00.000+02:00</published><updated>2009-04-14T23:12:20.843+02:00</updated><title type='text'>BİLENE DÜNYA BİR FIRSATTIR</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Casiye 27-Göklerin ve yerin mülkü sadece Allah'ındır; kıyametin kopuş saati geleceği gün; o gün batıla sapanlar hep hüsrana düşeceklerdir. 28-Her ümmeti diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağırılır: "Bugün o yaptığınız amellerin cezası verilecektir. 29-İşte kitabınız, yüzünüze karşı hakkı söylüyor, çünkü Biz sizin yaptıklarınızı hep istinsah (kayd) ediyorduk." denir. 30-İşte iman edip de yaraşıklı işler yapmış olan kimselere gelince. Rableri onları rahmeti içine koyacaktır. işte apaçık kurtuluş odur. 31-İnkar edenlere gelince: "Değil mi Benim ayetlerim karşınızda okunurdu da kibirlenmek isterdiniz ve suçlu bir toplum idiniz?" 32-Hem "Allah'ın va'di gerçektir ve o kıyametin geleceğinden şüphe yoktur." denildiğinde, demiştiniz ki: "Kıyamet nedir, bilmiyoruz. Yalnız bir zandan ibaret sanıyoruz, fakat biz bu hususta kesin bir bilgi edinmiş değiliz!" 33-Derken yaptıkları işlerin kötülükleri onlara yüz göstermiş (gözlerinin önüne serilmiş) ve o alay edip durdukları şey kendilerini kuşatıvermiştir. 34-Ve denilmiştir ki: "Sizin, bu gününüzün geleceğini unuttuğunuz gibi, Biz de bu gün sizi unutacağız. Yatağınız ateştir ve sizin için yardımcılardan bir eser de yoktur." 35-Bunun sebebi, çünkü siz, Allah'ın ayetlerini eğlence yerine tuttunuz ve dünya hayatı sizi aldattı. 0nun için bugün ateşten çıkarılmazlar ve af dilemeleri de kabul edilmez.&lt;/strong&gt; Kıyametin geleceğine bir zan olarak bakanların, bununla ilgili bilgilendirilmediklerini iddia edenlerin manzarasını yansıtan ayetlerde dünya hayatının ön plana çıktığı görüyoruz. Din gününde kafir duruşu başlığında ele alacağımız bölümden önce manzarayı belirtebilmek için buraya almak istedik. Burada herkesin bir kayıtlı bir kitabının olduğu görülüyor. Bu kitap ki, her şeyi gözler önüne serecek, yapılanları ne bir eksik; ne bir fazla anlatacaktır. Dünya hayatında batılın peşinde olanlar burada yalnızdır. İman edenler ise Cenab-ı Allah’a yakındır. &lt;strong&gt;Kehf  47-Düşün o günü ki, dağları yürüteceğiz; yeryüzünü çırıl çıplak göreceksin. Onları mahşer meydanına toplamışızdır, hiçbir kimseyi geride bırakmamışızdır. 48-Hepsi saf saf Rabb’ine arz edilecekler; (O da şöyle) buyurur : "İşte andolsun ki, ilk önce yarattığımız gibi bize geldiniz; fakat siz vaat  ettiğimiz zamanı gerçekleştiremeyeceğimizi sanmıştınız, değil mi?"&lt;/strong&gt; ayetlerin genelinden çıkan çerçeve kimseye haksızlık yapılmasının söz konusu olmadığıdır. Artık kulların bir kaçışı, zaman talebi ya da başka bir isteği bugün karşılanmayacaktır. Allah’ın vahyi uyarısını dikkate alan din gününün olacağına iman etmiş, amelleri yerinde olan herkes olumlu karşılanır. O günün olmayacağını düşünerek nasıl vahyi yalanlayan, ahiret inancı olmayanlar ise olumsuz karşılanacaktır.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-5655196665416351779?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/5655196665416351779/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=5655196665416351779' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/5655196665416351779'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/5655196665416351779'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2009/04/bilene-dunya-bir-firsattir.html' title='BİLENE DÜNYA BİR FIRSATTIR'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-6718974714072084828</id><published>2009-03-24T20:33:00.000+02:00</published><updated>2009-03-24T20:33:23.922+02:00</updated><title type='text'>ONUN OLUŞUNA YALAN DİYEN OLMAZ</title><content type='html'>Din günü manzaralarınla ilgili zamanı, delilleri, bilgisinin yalnızca Cenab-ı Allah da oluşu gibi örnek ayetleri içerenlerden bir kaçına daha bakacak olursak, &lt;strong&gt;Taha 105-Bir de sana dağlar hakkında soruyorlar. De ki:"Rabb’im, onları un ufak edip savuracak! 106-Yerlerini dümdüz bomboş bir halde bırakacak: 107-Orada ne bir eğrilik, ne de bir yumruluk göremeyeceksin. 108-O gün davetçiye hiçbir yana sapmadan uyacaklar. Öyle ki, Rahman'ın heybetinden sesler kısılmıştır; artık bir hışırtıdan başka bir şey işitmezsin. 109-O gün Rahman'ın izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başka, hiç kimsenin şefaati fayda vermez. 110-O, onların geleceklerini de bilir geçmişlerini de. Fakat onların bilgisi O'nu kapsayamaz. 111-Bütün yüzler,o diri ve her şeyi gözetip durana baş eğmiş ve bir zulüm yüklenen gerçekten hüsrana uğramıştır.&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;“ya’lemu ma beyne eydihim vema halfehum vela yuhitune bihi ilme”;”önlerindekini ve arkalarındakini bilir. Onlar ise onu kavrayamazlar.”&lt;/em&gt;  Kulların bu bilgiye vakıf olmadıklarını belirten ayetlerden birisidir. Bu bilgi kullara gerekli olsaydı Rabbimiz bunu bize iletirdi. O günkü ambiyansı ifade eden Rabbimiz gözümüzdeki pek çok oluşumun yerle bir edileceğini belirterek uyarıyor. O halde doğru yolu gösteren Allah kelamına uyarak bu güne konsantre olunmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Vakıa  1- O vakıa (kıyamet) bir koptu mu, 2-Onun oluşuna yalan diyen dil olmaz.3-İndirir, bindirir. 4-Yer şiddetle sarsıldığı. 5-Dağlar serpildikçe serpildiği, 6-Hepsi dağılıp toz duman haline geldiği, 7-Siz de üç sınıf olduğunuz zaman, 8-Ki, sağda sağın adamları, ne mutludur onlar! 9-Solda solun adamları, ne mutsuzdur onlar! 10-Önde, en öne geçenler, işte o ileride olanlar! 11-12-Naim cennetlerinde (Allah'a) yakın olanlardır. 13-Çoğu öncekilerden, 14-Biraz da sonrakilerden, 15-Cevherlerle işlenmiş tahtlar üstünde, 16-Karşı karşıya kurulmuşlar. 17-Etraflarında taze kalan küpeli genç hizmetçiler dolaşırlar. 18-Main'den doldurulmuş küpler, ibrikler ve kadehlere, 19-Bu içkiden ne başları ağrıtılır ne de içtiklerini tüketirler. 20-Meyve beğendiklerinden, 21-Kuş eti istediklerinden, 22-İri gözlü huriler, 23-Saklı inciler gibi, 24-İşledikleri amellere mükafat için. 25-Orada ne boş bir laf işitirler, ne de günaha sokan bir söz.&lt;/strong&gt; O gün geldi mi, bugünkü gibi onu yalanlayan diller tutulacaktır. Gerçekler ortaya çıktığında bunu kimse yalanlamayacaktır. Yine bu manzara içinde kullar yaptıkları ameller nihayetinde üç bölüme ayrılacaklardır. Yine &lt;em&gt;“sulletun minel evvelin”, “ birçoğu öncekilerden”; “ve kalilun minel ahirin”,”biraz da sonrakilerden”&lt;/em&gt; olarak ifade edilmiştir. Cenab-ı Allah’a yakın olanların o hali yansıtılmıştır. Bunlar hep işledikleri hayırlı amellerin bir mükafatıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-6718974714072084828?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/6718974714072084828/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=6718974714072084828' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/6718974714072084828'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/6718974714072084828'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2009/03/onun-olusuna-yalan-diyen-olmaz.html' title='ONUN OLUŞUNA YALAN DİYEN OLMAZ'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-1868848053281522936</id><published>2009-03-15T13:41:00.000+02:00</published><updated>2009-03-15T13:41:20.917+02:00</updated><title type='text'>ALAMET VE BELİRLİLİK</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Nebe 17- Şüphesiz ki, o fasıl (kıyamet) günü belirlenmiş bir vakit olmuştur. 18-Sur'a üfürüldüğü gün, bölük bölük gelirsiniz! 19-Gökde açılmış, kapılar oluşmuştur&lt;/strong&gt;&lt;em&gt;.&lt;/em&gt; Buradan hareketle din gününün Cenab-ı Allah’ın bilgisi doğrultusunda belli bir günde olacağı açıktır. Din günü bellidir. Bilgisi kullarda değil; Cenab-ı Allah’ın katındadır. Böylece bu bölümde din gününün zamanı, bu zamanın bizim kıstaslarımızda değil; Rabbimizin indinde olduğunu dolayısıyla yakın bir günde olacağını açıklamaya çalıştık.&lt;br /&gt;Bu günle ilgili kullara haber verilen delillerle ilgili birkaç söz edelim. &lt;strong&gt;Casiye 5-Gece ile gündüzün değişmesinde, Allah'ın gökten rızık (kaynağı yağmuru) indirip de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde ve rüzgarları çevirmesinde (yönlendirmesinde) aklı olan bir kavim için bir çok deliller vardır. Zuhruf 61-Gerçekten o (İsa) saat için bir ilimdir (kıyametin yaklaştığını gösteren bir bilgidir). Onun için sakın kıyametin geleceğinden şüpheye düşmeyin de bana uyun, işte tek doğru yol ancak budur. 62-Ve sakın sizi şeytan çelmesin; çünkü o size açık bir düşmandır. 66-Hep kıyamete, hiç farkında değillerken onun ansızın başlarına gelivermesine bakıyorlar. 67-O gün Allah'tan korkanlar hariç dostlar, birbirlerine düşmandırlar.&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;“ veinnehu le ilmûn lissaati fela temterunne biha vettabiun”, hakikaten, o saat için bir ilimdir.onun geleceğinden kuşkulanmayın da bana tabî olun.”&lt;/em&gt; Burada tabi ki, bir önceki ayette sözü geçen İsa Aleyhisselam ile ilgili, onun din günü için bir alamet olduğu ifade bulmuştur. Buradaki zaman kavramı da din gününün yaklaştığı yönündedir. İsra sûresinde açıklanan “yakın olması umulur.” İfadesini bütünleyen açıklamalardır. Din günü bizim algı alanımız dışında yakın bir gündür. “ bağteten”, “ansızın” olacak bir gündür. Bugünün insanlarca bilinememesindeki hikmet de aslında bu eksenden kaynaklanmaktadır. Çünkü bizler Rabbimizin dilediği kadar görür, dilediği kadar da idrak ederiz. Bizler bu saatin dehşet verici anını idrak edemeyiz. Dolayısıyla ne zaman olacağını da bilemeyiz. &lt;blockquote&gt;&lt;/blockquote&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-1868848053281522936?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/1868848053281522936/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=1868848053281522936' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1868848053281522936'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1868848053281522936'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2009/03/alamet-ve-belirlilik.html' title='ALAMET VE BELİRLİLİK'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-9175976174441836174</id><published>2009-03-01T22:22:00.000+02:00</published><updated>2009-03-01T22:26:14.840+02:00</updated><title type='text'>ONUN SONU RABBİNE AİTTİR</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Naziat 42-Sana o saatten (kıyameti) soruyorlar "Ne zaman demir atması?" diye, 43-Nerde senden onu anlatması (sen nerede, onu anlatmak nerede)?! 44-Rabbine aittir onunla ilgili bütün bilgi. 45-Sen, ancak O'ndan korkacakların bir uyarıcısısın! 46-Onlar, onu (kıyameti) görecekleri gün, sanki bir akşam veya bir kuşluğundan başka durmamışa dönecekler. &lt;/strong&gt;&lt;em&gt;“yes-eluneke anissaati eyyane mursaha”;”sana o saatten soruyorlar, ne zaman onun demir atması”-“fi ha ente min zikraha”;”nerde senden onu anlatması”-“ila Rabbike münteha ha”; “onun sonu Rabbine aittir”&lt;/em&gt; Burada “Rabbine aittir onun bilgisi” aslında&lt;em&gt; “onun sonu Rabbine aittir”&lt;/em&gt; olmalıydı. Yani din gününü getirecek tek mercii Rabbimizin katıdır. Rabbimiz bu konuda elçilerine dahi haber vermemişken bizim kalkıp iddiada bulunmamız ancak küfür ehli olmamıza yol açar. Toplumumuzda zaman zaman  bu günle ilgili yalan haberler yayımlanmaktadır. Bunların özünde zaten kötü niyet olduğu açıktır. Din gününün yakın olmasıyla ilgili olarak yine &lt;strong&gt;Mearic 1- İsteyen biri, olacak bir azabı istedi. 2-Kafirler için yok onu engelleyecek. 3-O, miraçların sahibi Allah'tandır. 4-Melekler ve Ruh (Cebrail), süresi elli bin yıl tutan bir günde ona yükselip çıkarlar. 5-O halde sabret biraz, güzel bir sabır ile! 6-Çünkü onlar, onu uzak görürler. 7-Biz ise onu yakın görürüz.&lt;/strong&gt;&lt;em&gt;”innehum yeravnehu baide”,”çünkü onlar onu uzak görmekte”-“ve narahu karibe”,”Biz ise onu yakın görürüz.” Ayetlerde sürekli ” karibe”&lt;/em&gt; kelimesi geçmektedir. Yani yakın, olacak olanın yakın olması.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-9175976174441836174?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/9175976174441836174/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=9175976174441836174' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/9175976174441836174'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/9175976174441836174'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2009/03/onun-sonu-rabbine-aittir.html' title='ONUN SONU RABBİNE AİTTİR'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-5482570254234083795</id><published>2009-02-22T16:46:00.002+02:00</published><updated>2009-02-22T16:51:55.816+02:00</updated><title type='text'>BUNUN BİGİSİ KULLARDA YOKTUR</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Hac 1-Ey insanlar, Rabb’inize korunun (sığının); çünkü kıyamet gününün sarsıntısı çok büyük bir şeydir. 2-Onu göreceğiniz gün, her emzikli (kadın) emzirdiğin geçer ve her hamile kadın çocuğunu düşürür. İnsanları hep sarhoş görürsün, halbuki sarhoş değillerdir. Fakat Allah'ın azabı şiddetlidir. 3-İnsanlardan kimileri de Allah hakkında bilgisizce tartışır da her kaypak şeytanın ardına düşer. 4-Ki, onun üzerine şöyle yazılmıştır: "Kim buna dost olursa, muhakkak onu saptırır ve doğruca cehennem azabına götürür. Mülk 24- De ki: "O'dur sizi yeryüzünde zürriyet halinde yaratıp yayan! Nihayet hep toplanıp O'nun huzuruna getirileceksiniz!" 25-Böyle iken diyorlar ki: "Ne zaman (gerçekleşecek) bu tehdit? Eğer doğru söyleyenlerseniz?" 26-De ki: "(Ona ait) o bilgi ancak Allah'ın katındadır. Ben, yalnızca açıkça anlatan bir uyarıcıyım (peygamberim). 27-Derken vakti gelip de onu yakından gördüklerinde o inkar edenlerin yüzleri kötüleşti ve: "İşte o sizin kendinize davet edip durduğunuz budur!" denildi.&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;“ve yekulune metâ hazâlvadu inküntüm sadıkin.”;”Böyle iken diyorlar ki, ne zaman bu vaad eğer doru sözlü iseniz?”- “kul innemal-ilmu indellah ve innema ena nazîrun mübin.”,”de ki, o ilim sadece Allah’ın indindedir. Ben sadece açık anlatan bir uyarıcıyım.” &lt;/em&gt;Bu tür sorularla vaktimizi boş yere harcamış oluruz. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;Zariyat 7-O düzgün yollara sahip göğe yemin ederim ki, 8-Siz pek çelişkili bir söz içindesiniz. 9-Ondan çevrilen çevrilir. 10-O kahrolası yalancılar. 11-O sarhoşluk içinde yaptığını bilmezler. 12-Soruyorlar: "Ne zaman o ceza günü?" diye. 13-Ateş üzerinde kıvranacakları gün. 14-"Tadın cezanızı! Budur işte o sizin acele istediğiniz!" 15-Şüphesiz ki, takva sahipleri, cennetlerde pınar başlarındadırlar, 16-Rablerinin kendilerine verdiğini alarak. Çünkü onlar, bundan önce güzel davranmayı adet edinmişlerdi. 17-Geceleyin pek az uyurlardı.&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;“yes-elune eyyane yevmuddîn”,” soruyorlar din günü ne zaman diye”; yevmehum alennari yuftenun” &lt;/em&gt;Eğer Cenab-ı Allah bizlerin din gününün vaktini bilmemizi uygun görseydi, bunu bize mutlaka haber verirdi. Müteşabih olanın peşinden koşmak bizi dalâlete sevk edecektir. Her konuda olduğu gibi bu konuda da sorulmaması gerekenlerin üzerinde durmayıp Cenab-ı Hakkın uygun gördüğü üzerinde amelî bir vazife edinmeliyiz. Böylece sorumuz din günü ne zaman değil; din gününe hazır mıyım olmalıdır. Tabi ki Kur’anın önderliğinde hazırlanılmalıdır. Her şeyden önce imanımızı tehlikeye atmış oluruz. Din günü vakti- saati Cenab-ı Hakkın katındadır. Kullarca bilinmesinin aklî ve kalbî yolu yoktur. Var diyen,  bilgisini zanna dayandırır ki, zan Cenab-ı Hakkın katında geçersizdir.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-5482570254234083795?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/5482570254234083795/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=5482570254234083795' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/5482570254234083795'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/5482570254234083795'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2009/02/bunun-bigisi-kullarda-yoktur.html' title='BUNUN BİGİSİ KULLARDA YOKTUR'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-3196099161024396274</id><published>2009-02-13T19:31:00.003+02:00</published><updated>2009-02-13T19:44:09.484+02:00</updated><title type='text'>EN İYİSİNİ ALLAH BİLİR</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SZWxQJ20BrI/AAAAAAAAAfM/X-uJMhOcpQA/s1600-h/DSCN0170.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5302339027380471474" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SZWxQJ20BrI/AAAAAAAAAfM/X-uJMhOcpQA/s320/DSCN0170.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Zaman mefhumu bizim algıladığımızın dışında tecelli edecektir. Bazı ayetlerde de görüleceği üzerine &lt;strong&gt;“ne kadar kaldınız?”&lt;/strong&gt; sorusuna kullar &lt;strong&gt;“ bir gün ya da daha az”&lt;/strong&gt; diye cevap vereceklerdir. Cenab-ı Allah’ın zaman mefhumu bizim algı alanımız dışındadır. Bu ayetlerden ulaştığımız zaman sonucudur. &lt;strong&gt;Bakara 259- Ya da bütün yapıları temelleri üzerine yığılmış ıssız bir kasabaya uğrayan kimseyi görmedin mi? Acaba Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek?' dedi. Bunun üzerine Allah onu öldürdü ve yüz yıl sonra tekrar diriltti. `Ne kadar süre ölü kaldın' dedi. Adam `Bir gün, ya da daha az bir süre ölü kaldım' dedi. Allah `Hayır, yüz yıl süresince ölü kaldın, yiyeceğine ve suyuna bak, hiç bozulmamış. Eşeğine bak. İnsanlara ibret dersi olasın diye seni böyle yaptık. Şu kemiklere bak, onları nasıl birleştirip arkasından üzerlerine et giydiriyoruz. Adam işin içyüzünü iyice anlayınca :Allah'ın her şeyi yapabileceğini kesinlikle biliyorum' dedi.&lt;br /&gt;Nahl 77-Bütün göklerin ve yerin sırrını bilmek de Allah'a mahsustur. Kıyamet olayı da yalnız bir göz kırpması gibi veya daha yakındır. Şüphe yok ki, Allah, her şeye gücü yetendir.&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;“ve lillâhi ğaybussemavati vel ard vemâ emrussaati illa kelemhi el besera ev huve ekrab innallahe alâ külli şeyin kadir.”; “yerin ve bütün göklerin gaybını bilmek Allah’a mahsustur. Saat sadece göz kırpmak gibi yahut o daha yakındır. Şüphesiz Allah her şeye gücü yetendir.”&lt;/em&gt; Din gününün yakınlığı ile ilgili çarpıcı ayetlerden birisidir. Burada aslında yukarıda da söylemeye çalıştığımız gibi zaman bizim algıladığımız zaman değildir. Bunu tartışacak ilim ve idrak bizde yoktur. En iyisini Allah bilir.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-3196099161024396274?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/3196099161024396274/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=3196099161024396274' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/3196099161024396274'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/3196099161024396274'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2009/02/en-iyisini-allah-bilir.html' title='EN İYİSİNİ ALLAH BİLİR'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SZWxQJ20BrI/AAAAAAAAAfM/X-uJMhOcpQA/s72-c/DSCN0170.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-7289446379493605075</id><published>2009-01-31T11:41:00.001+02:00</published><updated>2009-01-31T11:49:14.726+02:00</updated><title type='text'>YAKIN BİR GÜN</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SYQejq8RLII/AAAAAAAAAfE/cpbC_9IbJq8/s1600-h/DSCN0113.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5297392659865873538" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SYQejq8RLII/AAAAAAAAAfE/cpbC_9IbJq8/s320/DSCN0113.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;İSRA 49- Bir de dediler ki: "Biz bir sürü kemik olduğumuz ve ufalanıp tozduğumuz vakit mi, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?" 50-De ki : " Gerçekten, ister taş olun, ister demir, 51-İsterse gönlünüzde büyüyen herhangi bir yaratık!" Hemen: "Bizi kim (eski varlığımıza) iade edebilir?" diyecekler. De ki: "Sizi ilk defa yaratmış olan o kudret sahibi!" O vakit sana başlarım sallayacaklar." O ne vakit?" diyecekler. De ki: "Yakın olması umulur." 52-O sizi çağıracağı gün, derhal O'na tam bir saygı ile uyacaksınız ve (kabirlerinizde) pek az bir müddet kaldığınızı sanacaksınız. 53-Kullarıma de ki: "En güzel olan sözü söylesinler; çünkü şeytan aralarını gıcıklar; zira şeytan insana açık bir düşmandır.&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; &lt;em&gt;“ ve yekulune meta huv kul asâ en yekûn karibe”, “ O ne vakit diyecekler; deki! Yakin olması umulur”&lt;/em&gt; Din günü manzarası içinde Cenab-ı Allah’ın ifadesi bugünün yakin bir gün olduğudur. &lt;em&gt;&lt;strong&gt;Ahzab 63-O insanlar, sana kıyamet saatini soruyorlar. De ki : "Onun ilmi ancak Allah'ın nezdindedir ve ne bilirsin belki de o Kıyamet yakında olur.&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; &lt;em&gt;“yes’elukennesû anissaat. Kul innema ilmuha indallah ve ma yudrike leallessaate tekunu keribe”,”insanlar sana saatten soruyorlar. De ki, onun ilmi Allah’ın indindedir. Sana ne bildirdi? Belki de o saat yakında olur.”&lt;/em&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-7289446379493605075?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/7289446379493605075/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=7289446379493605075' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/7289446379493605075'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/7289446379493605075'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2009/01/yakin-bir-gun.html' title='YAKIN BİR GÜN'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SYQejq8RLII/AAAAAAAAAfE/cpbC_9IbJq8/s72-c/DSCN0113.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-5040582928052509410</id><published>2009-01-26T10:55:00.002+02:00</published><updated>2009-01-26T11:09:05.645+02:00</updated><title type='text'>DİN GÜNÜNÜN TECELLİ ZAMANI</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Fussilet 47-Kıyametin saatini bilmek O'na havale edilir. O'nun bilgisi olmaksızın ne meyvelerden biri tomurcuklarından çıkar, ne bir dişi gebe kalır ne de doğurur. (Allah): "Ortaklarım neredeymiş?" diye onlara haykıracağı gün, (onlar) : "Bizden hiçbir şahit olmadığım huzurunuza arz ederiz." diyeceklerdir. Nur 64-Uyanın, göklerde ve yerde ne varsa hep Allah'ındır. O, sizin bulunduğunuz durumu mutlaka bilir. Hele O'na döndürülecekleri günde ne yaptıklarını kendilerine haber verecektir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Onun ilmi, başı ve sonu şüphesiz Rabbimizdedir. Onu bilmek haddi bize düşmüyor. Aynı zamanda o gün Cenab-ı Hakka ortak koşulanlardan bir eser bile olmayacaktır. Tek olan Allah’tır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;İSRA 49- Bir de dediler ki: "Biz bir sürü kemik olduğumuz ve ufalanıp tozduğumuz vakit mi, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?" 50-De ki : " Gerçekten, ister taş olun, ister demir, 51-İsterse gönlünüzde büyüyen herhangi bir yaratık!" Hemen: "Bizi kim (eski varlığımıza) iade edebilir?" diyecekler. De ki: "Sizi ilk defa yaratmış olan o kudret sahibi!" O vakit sana başlarım sallayacaklar." O ne vakit?" diyecekler. De ki: "Yakın olması umulur." 52-O sizi çağıracağı gün, derhal O'na tam bir saygı ile uyacaksınız ve (kabirlerinizde) pek az bir müddet kaldığınızı sanacaksınız. 53-Kullarıma de ki: "En güzel olan sözü söylesinler; çünkü şeytan aralarını gıcıklar; zira şeytan insana açık bir düşmandır. &lt;/em&gt;“ ve yekulune meta huv kul asâ en yekûn karibe”, “ O ne vakit diyecekler; deki! Yakin olması umulur”&lt;em&gt; &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;Din günü manzarası içinde Cenab-ı Allah’ın ifadesi bugünün yakin bir gün olduğudur. &lt;strong&gt;&lt;em&gt;Ahzab 63-O insanlar, sana kıyamet saatini soruyorlar. De ki : &lt;/em&gt;"Onun ilmi ancak Allah'ın nezdindedir ve ne bilirsin belki de o Kıyamet yakında olur. “yes’elukennesû anissaat. Kul innema ilmuha indallah ve ma yudrike leallessaate tekunu keribe”,”&lt;em&gt;insanlar sana saatten soruyorlar. De ki, onun ilmi Allah’ın indindedir. Sana ne bildirdi? Belki de o saat yakında olur.” &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-5040582928052509410?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/5040582928052509410/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=5040582928052509410' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/5040582928052509410'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/5040582928052509410'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2009/01/din-gnnn-tecelli-zamani.html' title='DİN GÜNÜNÜN TECELLİ ZAMANI'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-8625033087301462716</id><published>2009-01-17T16:48:00.002+02:00</published><updated>2009-01-17T17:03:12.331+02:00</updated><title type='text'>ÖLÇÜ,DENGE,SABIR...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Casiye 27-Göklerin ve yerin mülkü sadece Allah'ındır; kıyametin kopuş saati geleceği gün; o gün batıla sapanlar hep hüsrana düşeceklerdir. 28-Her ümmeti diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağırılır: "Bugün o yaptığınız amellerin cezası verilecektir. 29-İşte kitabınız, yüzünüze karşı hakkı söylüyor, çünkü Biz sizin yaptıklarınızı hep istinsah (kayd) ediyorduk." denir. 30-İşte iman edip de yaraşıklı işler yapmış olan kimselere gelince. Rableri onları rahmeti içine koyacaktır. işte apaçık kurtuluş odur. 31-İnkar edenlere gelince: "Değil mi Benim ayetlerim karşınızda okunurdu da kibirlenmek isterdiniz ve suçlu bir toplum idiniz?"&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; yine bugün ile ilgili zamanla alakalı bir ayet ama amellerin cezası cümlesinden de anlıyoruz ki, bütün bu yapılanların kaydının tutulduğu bir kitap vardır. &lt;em&gt;“ veyevme tekumûssaatu yevmeizin yehserûl muptilûn”, “ ve o gün ki, kıyametin kopuş saati geleceği gün o batılcılar hüsrandadır.”” El yevme tuczevne mâ küntüm tamelûn”,” bugün amellerinizin cezası verilecektir.”&lt;/em&gt; Şimdi bugünün bir ceza, hesap ve ayırım günü olduğu açık bir şekilde ifade buldu. Kulların yaptıklarının karşılığını göreceği bir gündür. Burada dünyada inkar eden, iman eden, nefsine zulmeden, nefsanî arzularını hak ölçütünde kullananlar olarak sınıflandırılacak insanlar arasında dünyadaki gibi şan, şöhret, para, makam güdülmeyecektir. Herkes yaptığınla gelir. İşte asıl eşitlik Cenabı Hakkın eşitliğidir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Kehf 99- Ve o gün Biz onları, birbirlerinin içinde dalgalanır bir durumda bırakıvermişizdir Sura da üfürülmüştür, artık hepsini toplamış da toplamışızdır. 100-Ve o gün cehennemi kafirlere öyle bir gösteriş göstermişizdir ki... 101-Onlar ki, gözleri, Beni hatırlatan ayetlerin karşısında bir örtü içindeydi, işitmeye de tahammül edemiyorlardı. İbrahim 48-O gün yeryüzü başka bir yere dönüştürülür, gökler de... Ve hepsi o tek ve kahredici Allah için fırlarlar; 49-O gün suçluları birbirlerine çatılı çatılı bukağılara vurulmuş görürsün; 50-Gömlekleri katrandandır, yüzlerini de ateş kaplar; 51-Çünkü Allah herkesi kazandığı ile cezalandıracak! Bilin ki, Allah'ın hesabı çok çabuktur. Enbiya 104-O gün ki, göğü kitaplar için defter dürer gibi düreceğiz, yaratmaya ilk başladığımız gibi yeniden yaratacağız, bu va'dimizdir. Doğrusu Biz bunları yaparız.&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Daha çok din günündeki manzaraya ait atmosferle ilgili bu ayetlerden anlamaktayız ki, çok zorlu bir gün bizleri bekliyor. Bu zorluk Allah açısından değil bizim açımızdandır. Şöyle ki, Cenab-ı Hak bu dünyayı sona erdirmekten çekinmez. Güneşi, ayı, dağları, denizleri bir çırpıda sonumuz etmekten de kaçınmaz. Bundan gocunması gerekenler beşeriyettir. İnsanlık içinde egemen güç diye tabir edilen kesimler çıkardıkları savaşlar, göçler, salgın hastalıklar, nükleer denemeler gibi olgusal hareketlerle dünyanın sonunu getirmek istiyor gibi bir tavır takınıyorlar olabilir. Tüm bunlar, bu kaos ortamı Cenabı Hakkın sınırlarını zorlamak üstüne kurulan projeler de olabilir. Allah bu dünyayı başımıza yıkmaktan çekinmez. Rabbimiz imtihan sürecini bize bağışlamış ise ve bizler o güne kadar bu imtihanın içindeysek O’na sığınmayı da bilmeliyiz. Allah’ın hesabı çok çabuktur şüphesiz.  Önceki dosyalarımızda da sözünü ettiğimiz günah ve sevap konusunda da; iki eyleminde kullar tarafından bir kazanç sayıldığını belirtmiştik. Çünkü günahı, kullar onu işlediğinde nefsine iyi bir şeymiş gibi yapacağından kazanç sayar. İşte din gününde de herkes bu kazandıklarıyla gelecektir. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Hakka 13-Çünkü Sur'a bir tek üfleme üflendiğinde, 14-O yer ve dağlar yükletilip arkasından bir çarpılış çarpıldıklarında, 15-işte o zaman o kıyamet kopmuş olacaktır. 16-Ve gök yarılmış, o da o gün sarkmıştır. 17-Melek de kenarları üzerindedir ve üstlerinde o gün Rabbinin Arş'ını sekiz melek taşır. 18-O gün (sorguya) arzolunursunuz; öyle ki, gizli bir haliniz kalmaz&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;. “&lt;em&gt; yevme izin turaxune la tahfa minküm hafiyeh”, “o gün arz olunursunuz, öyle ki, gizli bir haliniz kalmaz”&lt;/em&gt; günahın gizlisinden ve açığından kaçınmamız emredilmiştir. Çünkü din günü yukarıdaki ayette de ifade bulduğu gibi hesap verirken her eylem olduğu gibi ortaya çıkarılacaktır. Böylece bugünün bu açıdan da bakıldığında gizliliklerin ortadan kalktığı bir gündür diyebiliriz. Burada din günün kısaca mahiyetine değindik. Bu arada yol haritamızı da çizmiş olduk. Konularımız bu minvalde genişleyecektir. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-8625033087301462716?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/8625033087301462716/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=8625033087301462716' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/8625033087301462716'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/8625033087301462716'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2009/01/ldengesabir.html' title='ÖLÇÜ,DENGE,SABIR...'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-6965172948557847661</id><published>2009-01-01T14:22:00.002+02:00</published><updated>2009-01-01T14:28:37.967+02:00</updated><title type='text'>HERKES KAZANDIĞI İLE GELECEKTİR</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Casiye 27-Göklerin ve yerin mülkü sadece Allah'ındır; kıyametin kopuş saati geleceği gün; o gün batıla sapanlar hep hüsrana düşeceklerdir. 28-Her ümmeti diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağırılır: "Bugün o yaptığınız amellerin cezası verilecektir. 29-İşte kitabınız, yüzünüze karşı hakkı söylüyor, çünkü Biz sizin yaptıklarınızı hep istinsah (kayd) ediyorduk." denir. 30-İşte iman edip de yaraşıklı işler yapmış olan kimselere gelince. Rableri onları rahmeti içine koyacaktır. işte apaçık kurtuluş odur. 31-İnkar edenlere gelince: "Değil mi Benim ayetlerim karşınızda okunurdu da kibirlenmek isterdiniz ve suçlu bir toplum idiniz?"&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yine bugün ile ilgili zamanla alakalı bir ayet ama amellerin cezası cümlesinden de anlıyoruz ki, bütün bu yapılanların kaydının tutulduğu bir kitap vardır. &lt;em&gt;“ veyevme tekumûssaatu yevmeizin yehserûl muptilûn”, “ ve o gün ki, kıyametin kopuş saati geleceği gün o batılcılar hüsrandadır.”” El yevme tuczevne mâ küntüm tamelûn”,” bugün amellerinizin cezası verilecektir.”&lt;/em&gt; Şimdi bugünün bir ceza, hesap ve ayırım günü olduğu açık bir şekilde ifade buldu. Kulların yaptıklarının karşılığını göreceği bir gündür. Burada dünyada inkar eden, iman eden, nefsine zulmeden, nefsanî arzularını hak ölçütünde kullananlar olarak sınıflandırılacak insanlar arasında dünyadaki gibi şan, şöhret, para, makam güdülmeyecektir. Herkes yaptığınla gelir. İşte asıl eşitlik Cenabı Hakkın eşitliğidir.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Kehf 99- Ve o gün Biz onları, birbirlerinin içinde dalgalanır bir durumda bırakıvermişizdir Sura da üfürülmüştür, artık hepsini toplamış da toplamışızdır. 100-Ve o gün cehennemi kafirlere öyle bir gösteriş göstermişizdir ki... 101-Onlar ki, gözleri, Beni hatırlatan ayetlerin karşısında bir örtü içindeydi, işitmeye de tahammül edemiyorlardı. İbrahim 48-O gün yeryüzü başka bir yere dönüştürülür, gökler de... Ve hepsi o tek ve kahredici Allah için fırlarlar; 49-O gün suçluları birbirlerine çatılı çatılı bukağılara vurulmuş görürsün; 50-Gömlekleri katrandandır, yüzlerini de ateş kaplar; 51-Çünkü Allah herkesi kazandığı ile cezalandıracak! Bilin ki, Allah'ın hesabı çok çabuktur. Enbiya 104-O gün ki, göğü kitaplar için defter dürer gibi düreceğiz, yaratmaya ilk başladığımız gibi yeniden yaratacağız, bu va'dimizdir. Doğrusu Biz bunları yaparız. &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Daha çok din günündeki manzaraya ait atmosferle ilgili bu ayetlerden anlamaktayız ki, çok zorlu bir gün bizleri bekliyor. Bu zorluk Allah açısından değil bizim açımızdandır. Şöyle ki, Cenab-ı Hak bu dünyayı sona erdirmekten çekinmez. Güneşi, ayı, dağları, denizleri bir çırpıda sonumuz etmekten de kaçınmaz. Bundan gocunması gerekenler beşeriyettir. İnsanlık içinde egemen güç diye tabir edilen kesimler çıkardıkları savaşlar, göçler, salgın hastalıklar, nükleer denemeler gibi olgusal hareketlerle dünyanın sonunu getirmek istiyor gibi bir tavır takınıyorlar olabilir. Tüm bunlar, bu kaos ortamı Cenabı Hakkın sınırlarını zorlamak üstüne kurulan projeler de olabilir. Allah bu dünyayı başımıza yıkmaktan çekinmez. Rabbimiz imtihan sürecini bize bağışlamış ise ve bizler o güne kadar bu imtihanın içindeysek O’na sığınmayı da bilmeliyiz. Allah’ın hesabı çok çabuktur şüphesiz. Önceki dosyalarımızda da sözünü ettiğimiz günah ve sevap konusunda da; iki eyleminde kullar tarafından bir kazanç sayıldığını belirtmiştik. Çünkü günahı, kullar onu işlediğinde nefsine iyi bir şeymiş gibi yapacağından kazanç sayar. İşte din gününde de herkes bu kazandıklarıyla gelecektir.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-6965172948557847661?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/6965172948557847661/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=6965172948557847661' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/6965172948557847661'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/6965172948557847661'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2009/01/herkes-kazandii-ile-gelecektir.html' title='HERKES KAZANDIĞI İLE GELECEKTİR'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-4611380377478242669</id><published>2008-12-27T13:13:00.002+02:00</published><updated>2008-12-27T13:20:43.956+02:00</updated><title type='text'>GASİYE</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Gasiye 1-Geldi mi sana o Ğaşiye ( her şeyi kuşatacak salgın, istilacı kıyametin) haberi? 2-O gün kimi yüzler eğilmiş, zillete düşmüştür. 3-Çalışmış, fakat boşuna yorulmuştur. 4-Kızışmış bir ateşe yaslanırlar.&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;İleriki safhalarda din günü manzaralarına ayrıntılı değinmeye çalışacağız. “&lt;em&gt;gaşiyeh&lt;/em&gt;”, “ o kabus gibi salgın, istilacı kıyamet”, kıyamet, herkesin öldükten sonra dirileceği gün. Zorlu, kaçışı olmayan, her gün akıllarda tazelenerek hazırlanılması gereken gün. Cenabı Hakkın inisiyatifinde belirlenmiş, sorgulanmasını da kullarından istemediği bir gündür.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Hud 103-Gerçekten bunda, ahiret azabından korkanlar için kesin bir ibret vardır. O, tüm insanların kendisi için toplanacağı bir gündür; mutlaka görülecek bir gündür. 104-Biz, onu ancak belirli bir süre için geciktiriyoruz. 105-Onun geleceği günde hiçbir kimse, Allah'ın izni olmadan konuşamayacaktır. Artık onlardan kimi mutsuz, kimi mutludur. 106-Mutsuzlar, ateştedirler; çok feci bir soluyuşları ve hıçkırıkları vardır orada.&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Din günü herkesin hesap vermek için toplanacağı, kesinlikle gerçekleşecek bir gündür. Süresinin de burada kullar tarafından bilinemeyişi imtihan sürecinin selameti açısından mükemmeldir. Bizler bu günün zamanını değil amelî olarak kendimiz adına ne götürebiliriz, onu düşünmeliyiz. O günde insanlar mutlu ve mutsuz olarak ayrılacaklardır. Mahşerdeki bu durum kulların sonucunu hazırlayacaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-4611380377478242669?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/4611380377478242669/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=4611380377478242669' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/4611380377478242669'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/4611380377478242669'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2008/12/gasiye.html' title='GASİYE'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-3014920998488772898</id><published>2008-12-10T21:07:00.001+02:00</published><updated>2008-12-23T00:35:04.088+02:00</updated><title type='text'>DOĞRUYU YANLIŞTAN AYIRIR</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SVAWCTTPXOI/AAAAAAAAAeA/axTU8F15FHU/s1600-h/s.ahmet.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5282746591702113506" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SVAWCTTPXOI/AAAAAAAAAeA/axTU8F15FHU/s320/s.ahmet.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Duhan 40-Haberiniz olsun ki, o ayırım günü hepinizin belirlenmiş vaktidir. &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;41 -O gün yarin yara, dostun dosta hiç bir faydası olmaz ve bir taraftan yardım da görmezler. &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;42 -Ancak Allah'ın rahmetiyle yarlığadığı (merhamet ettiği) başka. Çünkü O, öyle güçlü, öyle merhametlidir. “ inna yevmalfasli mîkatuhum ecmain”, “ haberiniz olsun ki, o ayrım günü hepinizin belirlenmiş vaktidir.” &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Mümtahine 3-Kıyamet gününde ne yakınlarınız, ne de evlatlarınız size fayda vermezler. O, aranızı ayıracaktır. Allah, bütün yaptıklarınızı görür. “len tenfeekum erha mukum vela evladukum. Yevmel kıyameti yefsilu beynekum. Vallahu bima ta’melune basir.”, “O kıyamet gününde ne hısımlarınızın ne de evlatlarınızın size asla yararı olmaz. Allah aranızı ayırır. Amellerinizi gözetir.”&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Her şeyden önce din günü iyinin kötüden; doğrunun yanlıştan kesin olarak ayrılacağı gündür. Kullar fasıla biçiminde hesap vereceklerdir. Bu süreçte kimsenin kimseye faydası ya da zararı olamayacaktır. Cenabı Allah bugün terazisini kulları için açacak, herkes yaptığının karşılığını görecektir. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-3014920998488772898?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/3014920998488772898/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=3014920998488772898' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/3014920998488772898'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/3014920998488772898'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2008/12/doruyu-yanlitan-ayirir.html' title='DOĞRUYU YANLIŞTAN AYIRIR'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SVAWCTTPXOI/AAAAAAAAAeA/axTU8F15FHU/s72-c/s.ahmet.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-3092188840962578021</id><published>2008-11-30T12:39:00.001+02:00</published><updated>2008-12-23T00:37:06.403+02:00</updated><title type='text'>REDDİ OLMAYAN GÜN</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SVAWh5zWCII/AAAAAAAAAeI/fIS7MsqoCX8/s1600-h/ey%C3%BCp.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5282747134613260418" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SVAWh5zWCII/AAAAAAAAAeI/fIS7MsqoCX8/s400/ey%C3%BCp.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Her şeyin sahibi Cenabı hak o günün de yaratıcısıdır. Her şeyin başı da sonu da O’na aittir. Bu süreçte her şey Allah’a dönecektir. Cenabı Hakkın ifadelendirmesinde öldükten sonra dirilme, kuru bir tarlanın yağmur alınca yeşermesi gibidir. O gün aynı zamanda öldükten sonra dirilme günüdür.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Taha 14- Gerçekten Benim Ben, Allah; Benden başka ilah yoktur; onun için Bana ibadet et ve Beni anmak için namaz kıl! 15-Çünkü Kıyamet mutlaka gelecektir; Ben hemen hemen onu gizliyorum ki, herkes yaptığının karşılığını görsün. &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;O gün herkesin yaptığına göre karşılık bulacağı bir gün olacaktır. Herkesin ektiğini biçeceği bir gündür. Burada aynı zamanda gizlenmesindeki yüce amacı da idrak ediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Şura 47- Allah tarafından geri çevrilmesine çare olmayan bir gün gelmeden önce Rabb’inizin davetine uyun, çünkü o gün sizin için ne sığınacak bir yer vardır, ne de inkara çare.&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; Din tanımının içinde rabbimiz için ibadet etme, Rabbimize tam teslim olma vardır. Kurtuluşun anahtarı sadece Allah’a kulluktan geçer. Buna uymayan tarz din gününde çaresiz kalır. Zaten bu olay kendini ceza günü tanımında da bulmuştur. Din günü Rabbimizin bir vaadidir. &lt;em&gt;&lt;strong&gt;“lâ meradde”-“reddi olmayan”&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; gün, yani kesinlikle tecelli edecek güne hazırlık için davete icabet ediniz buyurmuştur. Din günü kesin gerçekleşecek bir gündür. Bütün bu tariflerimizi ileriki bölümlerde açmaya çalışacağız.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;Duhan 9-Fakat onlar şüphe içinde oynuyorlar. 10-O halde o göğün açık bir duman ile geleceği günü gözetle 11-Ki insanları saracaktır; bu acı bir azaptır. 12-"Ey Rabb’imiz, bizden bu azabı aç; çünkü biz inanıyoruz." diyecekler. “ hâzâ azabûn elim”, “ bu elim bir azaptır”; “ Rabbena ekşif ennelazabe innâ muminûn”,” Rabbim bu azabı bizden aç! Çünkü biz müminleriz”&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; bugün aynı zamanda bir azap günüdür. Azap kendisinin dünya hayatında sergilediği total davranışların olumsuz sonucu olarak onu bugünde takip edecektir. Bir kula azap hak olması dünyadaki tercihlerinden kaynaklanmaktadır. Bu yüzden bu günün diğer bir anlamı da azap günüdür.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-3092188840962578021?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/3092188840962578021/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=3092188840962578021' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/3092188840962578021'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/3092188840962578021'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2008/11/reddi-olmayan-gn.html' title='REDDİ OLMAYAN GÜN'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SVAWh5zWCII/AAAAAAAAAeI/fIS7MsqoCX8/s72-c/ey%C3%BCp.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-8001884848259006166</id><published>2008-11-15T13:56:00.001+02:00</published><updated>2008-11-15T14:02:28.395+02:00</updated><title type='text'>MUKADDİME: DİN GÜNÜ NEDİR?</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt;Din Günü Nedir?&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Ayetlerde de göreceğimiz gibi bugün bir sonuç günü, ayrılma günü, hesap kesim günü, ceza günü; bazıları için kurtuluş, bazıları içinse kahroluş günüdür. Din ise temel olarak Allah’a inanma ve bağlanmadır. Yalnız öte yandan çok geniş bir yelpazeyi içine alan kainatı, âlem dediğimiz ve belirli bir çerçeveye sığdıramadığımız genişliği karşılayan zahirî ve batinî bütünlüğün Rabbimiz tarafından sevk ve idare olunması anlamına da gelebilir.  Bu tanımlamayı yaparken Fatiha sûresinde ifade bulan &lt;em&gt;“ malikî yevmiddin”, “ din gününün sahibi”&lt;/em&gt; tarifine dayandığımı belirteyim. Din lafzı tarif olarak belirli bir kalıba sığdırılamayacak kadar geniş bir temayüldür. Din günü cümlesinden hareketle din kelimesi de kendini bu şekilde tanımlandırabilir. Din kelimesi ayrıca ceza, gelecekte sorumluluk, sorumluluk duygusu, sorumluluğu tatbik etmek gibi manalar da içerebilir. Bu yüzden belki de ceza günü denilmiştir. Bu ceza iyi ve kötü yapılan bir işin tatlı veya acı karşılığını, ücretini vermek anlamındadır.  Nasıl bir gün? &lt;strong&gt;Bakara 47-Ey İsrail oğulları, size ihsan ettiğim nimetimi ve vaktiyle sizi diğer varlıklara üstün yaptığımı hatırlayın. 48-Ve kimsenin kimseden bir şey ödeyemeyeceği, kimseden şefaatin kabul olunmayacağı, kimseden fidyenin alınmayacağı ve kimsenin kurtarılamayacağı bir günden sakının! 122-Ey İsrail oğulları, sizlere ihsan ettiğim nimetimi ve sizi bir zamanlar alemlere üstün kılmış olduğumu hatırlayın. 123-Ve öyle bir günden korkun ki, kimse başka birinin yerine bir şey ödeyemez, kimseden fidye kabul edilmez, ona şefaat fayda vermez ve hiç bir taraftan yardım da görmezler. Teğabün 9-Sizi o dernek gününe dereceği (toplanma günü için toplayacağı gün var ya), işte o gün teğabün (kar ve zarar) günüdür, her kim Allah'a iman eder de yaraşıklı iş yaparsa, Allah onun kabahatlerini örter ve onu içinde ebedi kalacakları altından ırmaklar akan cennetlere koyar. İşte büyük kurtuluş odur!&lt;/strong&gt;  Cenab-ı Hakkın tarifi budur. Onu kimseye zulmedilmeyeceği bir gün olarak tarif etmiştir. Din günü kârların zarardan çıkarılacağı bir gündür. Elimizde kalanlar bizim işlediğimiz amellerin toplamı olarak gideceğimiz mekanı belirleyecektir. Doğruysak orada meydana doğru yaptığımız ameller çıkacaktır. &lt;strong&gt;Maide 119-Allah buyurur ki: "İşte bu, doğrulara, doğruluklarının fayda vereceği gündür. Onlar için, altlarından ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacakları cennetler vardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan. İşte o büyük kurtuluş budur.&lt;/strong&gt; Her şeyi bir nizam ve ölçüyle yaratan Rabbimiz bu günü de getirmeye muktedirdir. Rabbimizin katında bu günün geleceğinden şüphe etmeyenlerden olabiliriz inşallah. &lt;strong&gt;Talak 2-Sonra sürelerini doldurmaya yaklaştıklarında, onları güzellikle tutun veya güzellikle ayrılın ve içinizden adalet sahibi iki erkeği şahit tutun! Şahitliği de Allah için doğru yapın! Bu size söylenenleri duydunuz, bununla Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimselere öğüt verilir. Her kim de Allah'tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu sağlar. 3-Onu hatır ve hayaline gelmez bir taraftan rızıklandırır. Her kim Allah'a tevekkül ederse O ona yeter. Kesinlikle Allah emrini yerine getirir. Allah, her şey için bir ölçü tayin etmiştir. Fatir 4-Ve eğer seni yalanlıyorlarsa, bundan önce bir çok peygamberler de yalanlandı. Bütün işler Allah'a döndürülür. 9-Allah O'dur ki, rüzgarları göndermiştir, derken bir bulut kaldırır. Derken onu, ölmüş bir beldeye sevk edip onunla yere ölümünden sonra hayat vermekteyiz. İşte Öldükten sonra dirilme böyledir. &lt;/strong&gt;Yukarıdaki tanımlamada da din günü kavramının çok geniş algılanmasından yana bir tarif yapmaya çalıştık. Din günü bu tanımlamanın içinde olan bir vakıadır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-8001884848259006166?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/8001884848259006166/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=8001884848259006166' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/8001884848259006166'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/8001884848259006166'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2008/11/mukaddime-din-gn-nedir.html' title='MUKADDİME: DİN GÜNÜ NEDİR?'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-3420158191055639610</id><published>2008-10-18T14:51:00.003+02:00</published><updated>2008-10-24T09:20:43.565+02:00</updated><title type='text'>BU BENİM DOSDOĞRU YOLUMDUR!</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SQF26k3-hQI/AAAAAAAAAdw/aUDIGi82KFg/s1600-h/40982.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5260616588448400642" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 213px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SQF26k3-hQI/AAAAAAAAAdw/aUDIGi82KFg/s320/40982.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Her adım atışını düşünmek zorunda olan mümin tefekkürün boyutlarına giderken, o kaynağı yakalarken kimseye ihtiyaç duymaz. Yani mümince duruşunu kendi sergiler. Bu yolda ayet çok açık, çoğunluğuna uyulursa saptırılacağı söyleniyor. Bu öğütten yola çıkarak, çoğu yerde iman edenlerin azlığından bahsedildiğini düşünürsek o zaman hidayet çizgimizi bağımsız kurmalıyız. Kimseden bu vicdan ve nefis muhasebesinde fayda beklememeliyiz. Hakikat yolunda yürürken tek yürürüz. &lt;strong&gt;ENAM 153-Bir de bu Benim dosdoğru yolumdur; hep onu takip edin, sizi onun yolundan saptırıp parçalayacak başka yolları takip etmeyin! Duydunuz ya, O, korunup takva sahibi olasınız diye bunları size emretti.&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;( ve enne= ve muhakakki, haza= bu, sırati mustaqımen= doğru yolumdur, fettebi’uhu= öyleyse ona uyun, vela tettebi’u-s-= uymayın, subule= yollara, feterreqabiküm= sizi parçalamasınlar, an sebilihi= onun yolundan, zaliküm= işte böyle, vessaküm= emretti, bihi= size bunları, leallekum= olurki siz, tettequne= sakınırsınız.)&lt;/em&gt; Yolun kaynaklarını ve nasıl yürüneceğini belirtmeye çalışmıştık. &lt;strong&gt;LOKMAN 15-Bununla beraber her ikisi de sana hakkında hiçbir bilgin olmayan hiçi Bana ortak koşturmaya uğraşırlarsa, o vakit onlara itaat etme;onlara dünyada maruf surette iyi ve nazik davran; Bana yüz tutanın yolunu tut; &lt;/strong&gt;&lt;em&gt;(vettebi= ittiba et, uy, sebile= yoluna, men= o kimsenin, enabe= döndü, ileyye= bana)&lt;/em&gt; &lt;strong&gt;sonra dönüp Bana geleceksiniz; Ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim. 20-Görmediniz mi Allah zülcelal göklerde ve yerde ne varsa, hepsini sizin emrinize vermiş, açık ve gizli olarak nimetlerini üzerinize yağdırmaktadır. Bununla beraber insanlar içinde kimi de var ki, ne bir ilme, ne bir mürşide, ne de aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında mücadele ediyor.&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;(mürşide diye tercüme orijinalinde “huden” diye yani hidayetçi diye geçmektedir.) (elemterev= görmediniz mi, nenallahe= Allah ki, sexere= boyun eğdirdi, lekum= size, ma= şeylere, fissemevati vema fil ardi= göklerde ve yerde olan, ve esbeğa= ve bol bol verdi, aleykum= üzerinize, ni’metehu= nimetlerini, zahireten= açıkça, ve batineten= ve gizlice, ve minennasi= insanlardan, men yucadilu= kimi varki mücadele ediyor, fillahi= Allah hakkında, biğayril ilm= ilmi olmaksızın, vela huden= yol göstericisiz, vela kitaben= kitabsız, Münir= aydınlatıcı) &lt;/em&gt;&lt;strong&gt;ENAM 125: Kısacası, Allah her kimi hidayete erdirmek isterse, İslam’a göğsünü açar, gönlüne genişlik verir.Her kimi de dalalette bırakmak isterse onun da kalbini daraltır, öyle sıkıştırır ki, öfkesinden göğe çıkacak zannedersin. İmana gelmeyenleri Allah o murdarlık içinde hep böyle bırakır.126: İşte bu dosdoğru Rabb’inin yoludur. Gerçekten aklını başına alacak olan bir topluluk için ayetleri tafsilatıyla anlattık. &lt;/strong&gt;Hidayetin ön şartının iman etmek, mutmain olmak olduğunu belitmiştik. Şöyle de düşünelim. Allah bir kuluna hidayet nasip edecekse ona iman safiyeti verir. Onu arındırır. Günahtan korur. Peygamberler böyledir.Allah onlara temiz kalb bağışlamıştır. Lütuflandırmıştır. Ayetleri yalanlayanlar, Allahdan başka rab edinenler, bu yaptıklarında ısrar edenler ise dalâlet üzerine mahkum olurlar. Mesela, Meryem sûresinde Cenab-ı Hak Zekeriya'ya süzüp seçtiklerinden fazilet sahibi, iman safiyeti olan bir kul nasip edeceğini belirtiyor. Hz. Nuh'un oğlunun ise ısrarla dalâlete düştüğü labirentten çıkamadığını biliyoruz. Sonuç bakımından hüküm Allah'ındır şüphesiz. Kimi hidayete erdireceğini O bilir. Yalnız doğru yol gösterildiği halde kalbinde dinginlik yoksa, şek içindeyse bir insanın idraki noktasında problem; iman duruşunda tahripler var demektir. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-3420158191055639610?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/3420158191055639610/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=3420158191055639610' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/3420158191055639610'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/3420158191055639610'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2008/10/bu-benim-dosdoru-yolumdur.html' title='BU BENİM DOSDOĞRU YOLUMDUR!'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SQF26k3-hQI/AAAAAAAAAdw/aUDIGi82KFg/s72-c/40982.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-306258767733597561</id><published>2008-10-11T11:09:00.002+02:00</published><updated>2008-10-24T09:23:27.320+02:00</updated><title type='text'>ALLAH ZALİMLER TOPLULUĞUNA HİDAYET VERMEZ</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SQF36DiWWTI/AAAAAAAAAd4/_-d9hhUCPSs/s1600-h/41522.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5260617679010945330" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 200px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SQF36DiWWTI/AAAAAAAAAd4/_-d9hhUCPSs/s320/41522.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SPBvMywJXAI/AAAAAAAAAVo/exIcMjgnwm4/s1600-h/DSCN0140.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5255823030714194946" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 8px; CURSOR: hand; HEIGHT: 3px" height="48" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SPBvMywJXAI/AAAAAAAAAVo/exIcMjgnwm4/s320/DSCN0140.JPG" width="320" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Daha önce zalimliğin tanımını hidayet penceresinden yapmıştık. Bunların doğru yola erdirilmeyeceğini, Allah'ın lanetinin bunların üzerine olduğunu söyledik. Dalâlete düşmek ve hak yoldan uzaklaşmak bunların en büyük özelliğiydi. Bedbahtlığın da ötesinde Allah Birdir diyene bunların acımasızlık ettiklerini Vahiy kıssalarından da biliyoruz. İşte Allah'ın dilemesinin olumsuz tezahürüne uğrayacak olanların bir bölümünü oluşturan zalimlerin yalancılık ve nankörlük özelliklerini yansıtan ayetlere bakmaya çalışalım: allah'ın zalimleri doğru yola çıkarmayacağına ilişkin; &lt;strong&gt;AHKAF 10: De ki: “Gördünüz mü, haber verin; eğer bu, Allah tarafından ise, siz de ona küfrettinizse ve İsrail oğullarından bir şahit, onun benzerine şahitlik edip iman getirmişse ve siz de büyüklük tasladıysanız? Şüphe yok ki Allah, zalimleri doğru yola çıkarmaz.”KEHF 56: Halbuki biz gönderdiğimiz peygamberleri ancak müjdeleyici ve korkutucu olmak üzere göndeririz. İnkar edenler ise hakkı batılla gidermek için mücadele ediyorlar. Ayetlerimizi ve kendilerine yapılan korkutmayı eğlence yerine tutarlar.57: Rabb’inin ayetleriyle öğüt verildiği halde, onlardan yüz çevirmiş ve ellerinin sunduğu şeyleri unutmuş kimseden daha zalim kim olabilir? Biz onların kalpleri üzerine onu iyi anlamalarına engel bir takım kabuklar ve kulaklarına bir ağırlık koymuşuzdur. Sen doğru yola çağırsan da, onlar ebediyen yola gelmezler. &lt;em&gt;(vemen= kimdir, ezlemu= daha zalim, mimmen= o kimseden, zukkire= öğütlendi, biayati rabbihi= Rabbinin ayetleriyle, fee’rede= hemen yüz çevirdi, enha= onlardan, venesiye= unuttu, ma= o şeyi, qeddemet= önceden gönderdi, yedehu= 2 eli, inne= cidden biz, ceelna= kıldık, koyduk, ela qulubihim= kalpleri üzerine, ekinneten= örtüler, en yefqehu= anlamalarından, hu= onu, ve fiazenihim= kulaklarının içinde, veqren= bir ağırlık, tıkaç, vein= şayet, teduhum= çağırırsan onları, ilel huda= hidayete, felen= asla, artık, yehtedu= hidayete ermezler, uymazlar, izen= o halde, ebeden= ebediyyen)&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; Zalim kimdir? Tebliği cevapsız bırakan, hiç bilmediği bir şeyin ardınca giden, hakka batıl karıştırmaya çalışan, yalancı...bu devam eden bir tanımlama. Hidayet açısından, Allah'ın tebliğçi vasıtasıyla gösterdiği doğru yola gelmeyendir. &lt;strong&gt;ENAM 144-Deveden bir çift sığırdan da. De ki: "İki erkeği mi, iki dişiyi mi, yoksa iki dişinin rahimlerindekini mi haram etti? Yoksa, Allah size bu yasaklamayı emrederken, siz orada mıydınız?" Öyle gerçeği bilmeden insanları yoldan çıkarmak için uydurduğu yalanı Allah'ın üstüne atandan daha zalim kim olabilir? Kesinlikle Allah, zalimleri doğru yola çıkarmaz. 157-Yahut: "Eğer bize kitap indirilmiş olsaydı, herhalde onlardan daha çok muvaffak olurduk." demeyesiniz diye. İşte size Rabb’inizden apaçık bir delil, bir hidayet ve rahmet geldi. Artık Allah'ın ayetlerini yalanlayan ve onlardan alıkoymaya kalkışandan daha zalim kim olabilir? Elbette Biz, o ayetlerimizi engellemeye yeltenenleri, bu suçları sebebiyle, en müthiş bir azapla cezalandıracağız. ZÜMER 3-İyi bil ki halis din ancak Allah'ındır. O'ndan başka bir takım dostlara tutunanlar da şöyle demektedirler: "Biz onlara sadece bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz. şüphe yok ki, Allah, onların aralarında ihtilaf edip durdukları şeyle hükmünü verecektir. Herhalde yalancı ve nankör olan kimseyi Allah doğru yola çıkarmaz.Hakkı batılla karıştıranlar için dalâlet en büyük ceza olmuştur. Allah'tan başka dost arıyanlar felah bulamaz. ZÜMER 32-Allah'a karşı yalan söyleyen ve doğruyu da kendisine geldiği vakit yalanlayan kimseden daha zalim (haksız) kim olabilir? Kafirlerin yeri cehennemde değil midir? 33-Doğruyu getiren ve onu tasdik edenlere gelince, işte onlar, müttakilerdir. &lt;/strong&gt;&lt;em&gt;(vellezine= o kimse ki, ca’e= getirdi, bissıdqi= doğruyu, ve seddeqa= tasdik etti, bihi= onu, ulaike= işte onlar, humu-l-= ta kendileridir, muttequn= müttakiler)&lt;/em&gt;&lt;strong&gt; 34-Onlara, Rablerinin katında ne dilerlerse vardır. işte O, güzel davrananların mükafatıdır. 35-Çünkü Allah, onların önceden yaptıklarının en kötüsünü bile silip bağışlayacak ve yapmakta oldukları güzel amellerin en güzeline göre mükafatlarını kendilerine verecektir. 36-Allah, kuluna kafi değil midir? Durmuşlar da seni O'ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Her kimi Allah şaşırtırsa, artık ona hidayet edecek yoktur.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;Mühtedi olanlar: LOKMAN 2: Bunlar, sana o hikmetli kitabın ayetleridir.3: O muhsinlere hidayet ve rahmet içindir. 4: Onlar, namazı kılarlar ve zekatı verirler. Ahiret’e de kesin bir bilgiyle inanırlar. 5: İşte bunlar, Rab’lerinden bir hidayet üzeredirler. İşte o felah bulanlar bunlardır.Dinamiklerini hikmetli kitaptan alırlar. Namazı kılar, Allah için infak ederler. Allah bunlar için takdirini hidayetten yana kullanacaktır. ZÜMER 18: Onlar sözü dinlerler, sonra da en güzelini tatbik ederler. İşte onlar, Allah’ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir ve işte o temiz akıllılar onlardır.&lt;/strong&gt;Temiz akıllı, aklı ve idrakini Allah için harcayan, Zariyat 52'nin dışına çıkmayan halis kullar hidayete mazhar olacaktır.&lt;strong&gt;ANKEBUT 69-Bizim uğrumuzda cihad edenlere gelince, elbette Biz onlara (Bize ulaştıran) yollarımızı gösteririz. Şüphesiz ki Allah, her zaman iyi davrananlarla beraberdir. Allah, yolunda cihad edenlere de hidayet vaadinin vermiştir.&lt;/strong&gt; Asıl özgürlük kulun Allah karşısındaki özgürlüğüdür. O'ndan başka hiçbir şeyden korkmayan, hiçbir dünya malını iman ve itikadına değişmeyen bir kul bu kadar özgür olabilir. Hidayet bulan özgürdür.Peygamberimiz, HZ. Muhammed (SAV)'in sözüyle, “güneşi ve ayı iki elime versenizde davamdan vazgeçmem” anlayışındaki kullar ancak özgür olabilir. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-306258767733597561?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/306258767733597561/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=306258767733597561' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/306258767733597561'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/306258767733597561'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2008/10/allah-zalimler-topluluuna-hidayet.html' title='ALLAH ZALİMLER TOPLULUĞUNA HİDAYET VERMEZ'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SQF36DiWWTI/AAAAAAAAAd4/_-d9hhUCPSs/s72-c/41522.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-6347236406761275896</id><published>2008-10-01T20:29:00.003+02:00</published><updated>2008-10-01T20:43:07.985+02:00</updated><title type='text'>ALLAH HİDAYETİ VERECEK TEK YETKİLİ MAKAMDIR</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Allah hidayeti verecek tek yetkili makamdır. Kesinlikle bizim nefsimize kötülükte bulunmamızı istemez. Kendi aleyhimizde kötü duruma düşmemizden taraf olamaz. Bu düşünce küfürdür. Allah'ın hidayet dileyişini böyle anlayamayız. Yani nasıl olsa istediğine veriyor gibi bir yorum çıkarmak hakkı batılla karıştırmak olur ki, bu dalâlete götürür. &lt;em&gt;&lt;strong&gt;ZÜMER 7-Eğer inkar ederseniz, şüphe yok ki Allah'ın size ihtiyacı yoktur. Bununla beraber kulları adına küfre razı olmaz. Eğer şükrederseniz, sizin adınıza ona razı olur. Bir günahkar da diğerinin günahım çekecek değildir. Sonra dönüşünüz Rabb’inizedir. O vakit O size bütün yaptıklarınızı haber verecektir. Çünkü o bütün sinelerin özünü bilir.&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; İşyerindeki bir patronun bile belki çalışanlarından yüzünü görmediği, belki haksız bir sebepten işten attığı işçileri olurken; Cenab- ı Hakkın kendisine inanmayana bile rızk vermesi onu unutmadığının en büyük kanıtıdır. Şüphesiz Rabbimiz Halimdir. Bizim O'na ortaklar koşmamızı, nimetine nankörlük &lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SOPENL90XFI/AAAAAAAAAVg/qlOEYFm_fAk/s1600-h/DSCN0140.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5252257321273547858" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 4px; CURSOR: hand; HEIGHT: 4px" height="240" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SOPENL90XFI/AAAAAAAAAVg/qlOEYFm_fAk/s320/DSCN0140.JPG" width="297" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;etmemizi istemez. &lt;em&gt;&lt;strong&gt;ZÜMER 8-İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman bütün gönlünü vererek Rabb’ine dua eder. Sonra kendisine tarafından bir nimet lütfettiği zaman da önceden O'na dua ettiği hali unutur da yolundan sapıtmak için Allah'a ortaklar koşmaya başlar. De ki: "Küfrünle biraz zevk et. Çünkü sen, o ateşliklerdensin." 9 -Yoksa o, gece saatlerinde kalkan, secdeye kapanıp, ayakta durarak daima vazifesini yapan, ahireti hesaba katan ve Rabb’inin rahmetini uman kimse gibi olur mu? De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Ancak temiz akıllı olanlar anlar&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;. Yoruma gerek duymuyorum. Muhtaç olan biziz. Biz yaptığımız hiçbir kötülükle Allah'a zarar veremeyiz. Ancak kendimize zarar veririz. &lt;em&gt;&lt;strong&gt;ZÜMER 11-De ki: "Ben Allah'a dini kendisine halis kılarak ibadet edeyim diye emrolundum. 12-Ve O'nun birliğine teslim olan müslümanların ilki olayım diye emrolundum" 13-De ki: "Rabb’ime isyan edersem büyük bir günün azabından korkarım." 14-De ki: "Ben dinimi O'na has kılarak yalnız Allah'a kulluk ederim, 15-Siz de O'ndan başka dilediğinize kul olun." De ki:"Asıl hüsrana düşenler, kıyamet günü kendilerine ve ailelerine (enfusehum= kendi nefislerini, ve ehlihim= ailelerini) ziyan verenlerdir. Evet, işte asıl açık hüsran budur."16-Onların üstlerinden ateş çatılır, altlarından da çatılır; duydunuz ya , işte Allah kullarını bundan sakındırıyor, "Ey kullarım, onun için bana (sığınıp) korunun." (diyor). 17-Tağuttan, ona kulluk etmekten kaçınıp da tam gönülle Allah'a yönelenlere gelince, müjde onlaradır. Haydi müjde ver kullarıma, 18: Onlar sözü dinlerler, sonra da en güzelini tatbik ederler. İşte onlar, Allah’ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir ve işte o temiz akıllılar onlardır.&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; Dualarımız ve ibadetlerimiz hep böyle olmalıdır. Dünya zevklerine karşı kethüm durabilenler, sanki henüz iman etmiş gibi davrananlar, belki şimdi dalâlete düşerim diye Allah'a sığınanlar hidayeti bulacaklardır. Tevbe kapısı açıktır. Avf ve mağfiret dilenmeli, yapılanlar ve önceden yapılmış olanlardan ders alınmalıdır. &lt;em&gt;&lt;strong&gt;ZÜMER 53-De ki: "Ey kendi aleyhlerine haddi aşmış kullarım, Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir." (gul ya ibadiye-l-= de ki ey kullarım, lezine= onlar ki, esrefu= israf ettiler, aşırı gittiler, ela enfusihim= nefislerine karşı, la teqnetu= ümit kesmeyin, min rahmetillahi= Allah’ın rahmetinden, innellahe= şüphesiz Allah, yeğfiruzzunube= günahları bağışlar, cemien= bütün, innehu= çünkü O, huvel feğururrahim= çok bağışlayıcı, çok esirgeyici O’dur) 54-Onun için ümidi kesmeyin de başınıza azap gelmeden önce tevbe ile Rabb’inize yönelin ve O'na halis Müslümanlık yapın! Sonra kurtulamazsınız. 55-Haberiniz olmadan ansızın başınıza azap gelmeden önce Rabb’inizden size indirilen en güzele uyun! (vettebi’u= tabi olun, ittiba edin, ehsene= en güzeline, ma= o şeyin ki, unzile= indirildi, ileykum= size, min rabbikum= Rabbinizden, min qabli= öncesinden, en yetiyekumu-l-=size gelmesinden, ezabu= azap, beğteten= ansızın, ve entum= oysa siz, la teş’urune= şuurunda, farkında değilsiniz)&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; Allah bütün günahları bağışlar. Vahye uyalım, uymayanları Ya da bu konuda bedbaht tavır takınanları uyaralım, yararsız bilgiden ve korkmayan kalbden Allah'a sığınalım. Suçlamak haddi aşmaktan başka bir işe yaramaz. Bu suç başkasına da geçmez. Sırat-ı Müstakim ile hidayet bağlamı en iyi şekilde Rabbimizce gösterilmişken bizi yaratanı suçlayıp isyan etmek ziyan getirir. &lt;em&gt;&lt;strong&gt;ZÜMER 56-Bir kimsenin: "Eyvah, Allah'ın huzurunda yaptığım kusurlardan dolayı vay bana! Doğrusu ben, alay ederlerdendim. " diyeceği, 57: Yahut şöyle diyeceği: “Allah bana yolunu gösterseydi, herhalde müttakilerden olurdum.”58: Veyahut azabı gördüğü zaman: “Benim için bir geri dönüş olsaydı da, ihsan edenlerden olsaydım!”59: “Hayır sana ayetlerim geldi de onlara yalan dedin. Büyüklüğe kapıldın ve kafirlerden oldun”. 60: Hem o kıyamet günü görürsün ki, Allah’a karşı yalan söyleyenlerin yüzleri kararmıştır. Büyüklenenlerin yeri Cehennem’de değil mi? NAHL35-Bir de müşrikler Allah dileseydi, ne biz, ne de atalarımız, O'ndan başka hiçbir şeye tapmazdık ve O'nun emri olmadan hiçbir şeyi yasaklamazdık! dediler. Bunlardan öncekiler de böyle yaptılar. Buna karşı peygamberin görevi, açık bir tebliğden başka bir şey değildir. &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-6347236406761275896?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/6347236406761275896/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=6347236406761275896' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/6347236406761275896'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/6347236406761275896'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2008/10/allah-hidayeti-verecek-tek-yetkili.html' title='ALLAH HİDAYETİ VERECEK TEK YETKİLİ MAKAMDIR'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SOPENL90XFI/AAAAAAAAAVg/qlOEYFm_fAk/s72-c/DSCN0140.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-2152961343675778961</id><published>2008-09-20T11:33:00.004+02:00</published><updated>2008-09-20T12:49:44.506+02:00</updated><title type='text'>KENDİNİ HİDAYETTE SANMAK</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SNTP3hp-VkI/AAAAAAAAAVY/RsV9fSCT4LI/s1600-h/DSCN0139.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5248048018627647042" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SNTP3hp-VkI/AAAAAAAAAVY/RsV9fSCT4LI/s320/DSCN0139.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kendini hidayette sanma. Özellikle gizli şirkin açığa çıktığı durumlarda tezahür eder. Alimi rab edinen zihniyetteki insanlar, bir tağutu kendine rab edinmiş ama doğru yolda olduğunu sananlar bunun farkında bile olmazlar. Onlar dalâlet içinde eğlenmektedirler. Halbuki manzara aleyhlerindedir. Burada ayetlerde geçen kalblerin mühürlenmesi ve gözlerin körlüğünün nedenini de görmek mümkün oluyor. İleride sorumlu tutulacağımız tek kitabın Kur'an olduğu gerçeği bazılarınca göz ardı edilmiştir. Hak gizlenmeye çalışılmıştır. Ne olursa olsun Allah'ın vaat ettiği hak batılı yenecektir. Din adına çıkar sağlamanın cezası ömür boyunca dalâlettir. Allah tarafından hidayetçi kılınan peygamberlerin duruşu, &lt;em&gt;“ biz kendimiz konuşmuyoruz, Allah'ın mesajlarını iletiyoruz. Sizden de bir menfaat ummuyoruz.”&lt;/em&gt; olmuştur. İmanla yoğrulan bedenleri kimi zaman marangozluk, kimi zaman ticaret, kimi zaman da devlet adamlığı yapmış Allah'ın düzenini yayma uğruna hiçbir dünyevî ecir beklememişlerdir. &lt;strong&gt;MÜMİN 37-Göklerin yollarına da Musa'nın tanrısına muttali olurum ve kesinlikle ben onu yalancı sanıyorum." dedi. işte bu şekilde Firavun'a kötü ameli güzel gösterildi de yoldan çıkarıldı. Firavun'un düzeni hep hüsrandadır (çıkmazdadır). 38-O iman eden kişi ise: "Ey kavmim, gelin arkamdan size reşad yolunu&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;(murada erdirecek yolu) göstereyim. &lt;/strong&gt;&lt;em&gt;(ve qale-l-= dedi, lezi= kimse, amene= iman eden, ya qevmi-t= ey kavmim, tebi’uni= bana uyun, ehdiküm= size hidayeti göstereyim götüreyim, sebilirreşadi= doğru yolu)&lt;/em&gt; &lt;strong&gt;39-Ey kavmim, bu dünya hayatı, ancak bir kazançtan ibarettir, ahiret ise durulacak yurttur. 40-Her kim bir kötülük yaparsa, ona onun gibi kötülükten başka karşılık olmaz. Gerek erkek gerek dişi her kim de mümin olarak iyi bir iş işlerse, işte onlar cennete girerler, orada kendilerine hesapsız rızık verilir. 41-Hem ey kavmim, neden ben sizi kurtuluşa davet ederken siz beni ateşe davet ediyorsunuz? 42-Siz beni, Allah'ı inkar etmeye ve bence hiç ilimde yeri olmayan şeyleri O'na ortak koşmaya davet ediyorsunuz; ben ise sizi o çok güçlü, çok bağışlayıcıya davet ediyorum. 43-Şu asla inkar edilemez ki, gerçekte sizin beni davet ettiğinizin ne dünyada ne de ahirette bir davet hakkı yoktur, hepimizin varacağı Allah'tır ve bütün haddi aşanlar nara (cehennemde) yanacaktır. 44-Siz benim söylediklerim! Sonra anlayacaksınız. Ben işimi Allah'a havale ediyorum. Muhakkak Allah, kullarını görür, gözetir." dedi. &lt;/strong&gt;Kullarını koruyan ve gözeten Rabbimiz elbette günahlardan da dilediğini bağışlayacaktır. Halis kulluk olduğu gibi halis bir tevbe de gereklidir. Günah işleyen bir kulun içi cız etmelidir ki, yaptığından çabuk dönebilsin.&lt;br /&gt;Ya kendisine ortak koşulduysa; &lt;strong&gt;NİSA 116. Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; ondan başka günahları dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa büsbütün sapıtmıştır.&lt;/strong&gt;Gizli açık şirkin dalâlete sevk edeceğini söyledik.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-2152961343675778961?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/2152961343675778961/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=2152961343675778961' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/2152961343675778961'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/2152961343675778961'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2008/09/kendini-hidayette-sanmak.html' title='KENDİNİ HİDAYETTE SANMAK'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SNTP3hp-VkI/AAAAAAAAAVY/RsV9fSCT4LI/s72-c/DSCN0139.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-613782084866572974</id><published>2008-09-13T13:31:00.001+02:00</published><updated>2008-09-13T13:37:12.481+02:00</updated><title type='text'>HER İŞİ ALLAHA BAĞLAMAK</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;               Allah'ın dilemesi mevzusunun içinde  &lt;strong&gt;"inşallah"&lt;/strong&gt; meselesini biraz açmaya çalışacağım: inşallah sözünün içinde, Allah izin verirse, Allah dilerse vardır. Velakin bu söz toplum içinde geçiştirme, karşındakinden sıyrılma babında kullanagelmiştir. Bu sözün içinde bir işi Allah'a bağlama vardır. Yaşantımız içinde yarınımıı değil, içinde bulunduğumuz periyodu bile bilemezken, inanmış bir kulun her işini Yüce yaratıcıya bağlaması, muradı ondan beklemesi gerekir ve olması gereken de budur. Bu söz bir geçiştireç değil duadır.&lt;strong&gt;KEHF 23-Hiçbir şey hakkında da: "Ben bunu yarın muhakkak yaparım deme, 24-Allah'ın dilemesine bağlamaksızın. Unuttuğun zamanda Allah'ı an ve şöyle de: "Umarım ki, Rabb’im beni bundan daha yakın bir zamanda dosdoğru bir başarıya eriştire!"&lt;/strong&gt; Allah'ın dilemesi O'na iman etmede eksiklik ve sorgulama hissetmeyenler içindir. Allah bunları ayırt edicidir, hiç şüphesiz. Allah bakara sûresinde bir ineği insanlar için imtihan olarak sunmuşsa, pekala Kâbe-i Muazzama'yı da hidayet ölçüsü olarak kılabilir. Bununla halis kulları ayırt edebilir. Burada bir diğer husus olarak da görüyoruz ki, toplumda yerleşik olan yıkılmış, hakkın batıla üstünlüğü zuhur etmiştir. Kıblenin değişmesi meselesi böyle değerlendirilmelidir.&lt;strong&gt;BAKARA 142-İnsanlardan beyinsiz takımı: "Bunları bulundukları kıbleden çeviren nedir?" diyeceklerdir. De ki: "Doğu da batı da Allah'ındır. O, dilediği kimseyi doğru bir caddeye çıkarır. 143-İşte böyle sizi, bütün insanlar üzerine adalet örneği, hak şahitleri olasınız, Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun diye, doğru bir caddeye çıkarıp ortada yürüyen bir toplum yaptık. Sana önceden durduğun Ka'be'yi kıble yapmamız da yalnız peygamberlerin izinde gidecekleri iki ökçesi üzerinde geri döneceklerden ayırt etmemiz içindir. Elbette o, Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerden başkasına mutlaka ağır gelecekti. Allah imanınızı zayi edecek değildir. Allah insanlara karşı çok şefkatli ve merhametlidir.&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;(vema ceelnal-l= yapmadık, qıblete-l-= o kıbleyi, leti= ki o, kunte= idin, aleyha= üzerinde, ille= sadece, line’leme= bilelim, ayırt edelim diye, men= o kimseyi, yettebiu-r-= izliyor, uyuyor, resule= o peygamberi, mimmen= o kimseden, yenqalibu= geri dönüyor, ela aqıbeyhi= 2 ökçesi üzerinde)&lt;/em&gt; Dünya hayatı geçicidir. Geçici hevesler çabuk unutulmalıdır. Şimdi başımıza kötü bir iş geldiğinde sabır gösterip Allah'a sığınmalıysak; iyi bir işle Rabbimiz bizi murada erdirdiğinde aynı sabırlı ve vakûr duruşu sergilemeliyiz. Bunlardan edindiğimiz ibret ve derslerden yol azığı edinerek din gününe hazır olmalıyız. &lt;strong&gt;RAD 26-Allah, dilediği kimseye rızkı genişletir, daraltır da. Onlar ise dünya hayatı ile ferahlanmaktadırlar. Oysa dünya hayatı, ahiret hayatinin yanında bir yol azığından ibarettir! 27-Yine o küfredenler diyorlar ki: "0na Rabb’inden bir mucize indirilseydi ya! De ki: "Gerçekten Allah dilediği kimseyi şaşırtıyor, kendisine gönül vereni de hidayete eriştiriyor. 28-Onlar, iman edip kalpleri Allah'ın zikriyle yatışan kimselerdir; evet Allah'ın zikri ile kalpler yatışır!"          &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-613782084866572974?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/613782084866572974/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=613782084866572974' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/613782084866572974'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/613782084866572974'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2008/09/her-ii-allaha-balamak.html' title='HER İŞİ ALLAHA BAĞLAMAK'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-6619498234618367837</id><published>2008-09-05T20:36:00.003+02:00</published><updated>2008-09-05T20:43:11.200+02:00</updated><title type='text'>ALLAH DİLEMEYİNCE SİZ DİLEYEMEZSİNİZ</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SMF9DbbyhsI/AAAAAAAAAUc/UIRMhUysdHE/s1600-h/DSCN0020.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5242608939093362370" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SMF9DbbyhsI/AAAAAAAAAUc/UIRMhUysdHE/s320/DSCN0020.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Rabbimizin İnsan Sûresinde müjdelediği ayetlerinde görülüyor ki, insan aklı ve idrakiyle doğru yolu ister, Rabbimizin yardımıyla hidayete ulaşır. Çünkü doğru yolun haritası gösterilmiştir. Rabbimiz daim kılsın, kullarının aklına ve idrakine bıraktığı hidayet üzerine olma meselesinde açıklayıcılığı ve dileyiciliği kimseye bırakmamıştır. Kul fazilet sahibi ise Allah'ın koyduğu hidayet taşlarını kaldırır hakikat yoluna ulaşır.Aynı kul dalâleti seçip hâla ısrarcıysa Allah'ın dilemesi farklı şekilde oluşacaktır. &lt;strong&gt;İNSAN 29: İşte bu bir öğüttür, dileyen Rabb’ine bir yol tutar. 30:Bununla beraber Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz. Çünkü alim ve hakim olan ancak Allah’tır. 31: O, dilediğini rahmeti içine koyar. Zalimlere ise acıklı bir azap hazırlamıştır.&lt;/strong&gt; Unutmayalım ki, Cenab- ı Hakkın bizi bıraktığını düşünmek, eğer isteseydi bize doğru yolu gösterirdi çıkmazına girmek insanları ve cinleri isyana götürür. İsyan ise en sert cezayla karşılanacaktır. Allah hidayet dileyiciliğini insanlara bırakmış olsaydı, yeryüzünde büyük bir fitne ve fesad hüküm sürerdi. Bugün dünya toplumlarının içine düştüğü karanlık bu yüzdendir. Her grup kendi düşüncesinin doğruya götürücü olduğunu ileri sürdüğünden kaoslar ve savaşlar bitmiyor. Oysa bu yetkiyi hiçbir merciye bırakmayan, hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'a muhtacız. Bu realiteyi görmezden gelmek de dalâlet sebebidir. &lt;strong&gt;30:Bununla beraber Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz. Çünkü alim ve hakim olan ancak Allah’tır. 31: O, dilediğini rahmeti içine koyar. Zalimlere ise acıklı bir azap hazırlamıştır.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-6619498234618367837?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/6619498234618367837/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=6619498234618367837' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/6619498234618367837'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/6619498234618367837'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2008/09/allah-dilemeyince-siz-dileyemezsiniz.html' title='ALLAH DİLEMEYİNCE SİZ DİLEYEMEZSİNİZ'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_gqCdljcEE7I/SMF9DbbyhsI/AAAAAAAAAUc/UIRMhUysdHE/s72-c/DSCN0020.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-1351928934008733899</id><published>2008-02-07T12:19:00.000+02:00</published><updated>2008-02-07T12:38:08.279+02:00</updated><title type='text'>KUR'AN BÜTÜN ÂLEMLERE ANCAK BİR UYARIDIR</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 115%; font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Kitaptan ( Kur'an'dan) dünya metaı sağlamak, dini insanlara öğretirken, tebliğ görevini yerine getirirken herhangi bir karşılık beklemek zalimlikle eşdeğerdir. Dalâlete sürükleniştir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 115%; font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;TEVBE 9-Allah'ın ayetlerini az bir değer karşılığında sattılar ve Allah yolundan alıkoydular. Gerçekten bunlar, ne kötü şeyler yapmaktalar!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 115%; font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 115%; font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Burada ayetleri satmak olgusundan onları kendince değiştirmek, üzerinden rant elde etmek, içindeki hakikati gizlemek gibi ifadelendirmeler çıkarılabilir. Çünkü bunların hepsi Allah yolundan alıkoymadır. Tarih boyunca Furkanı hiçbir beşer gücü gizleyememiş ve değiştirme cüretini elde edememiştir. Kullara yapılması gerekenler öğütlenirken, her şey bu kadar açıkken bunun üzerine bir neden aramak yersiz ve boş bir inanıştır. Furkan bir şifa, bir öğüt, bir  hatırlatma, bir emirdir. Âlemlere bir irşad ve nur olarak gönderilmiştir. Bunu hiçbir araç satın alamaz. Zaten akl-ı selim olarak düşünüldüğünde bunun anlamsız olduğu ispatlıdır.    &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 115%; font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;b style="font-weight: bold; font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;YUSUF&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;104-Buna karşı onlardan bir ücret de istemiyorsun; O Kur'an bütün alemlere ancak ilahi bir uyarıdır. &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="font-weight: bold; font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;BAKARA 41-Ve beraberinizdekini tasdik edici olarak indirdiğim Kur'an'a iman edin, O'na inanmayanların ilki siz olmayın, ayetlerimi de bir kaç paraya değiştirmeyin ve Benden sakının artık Benden! &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="font-weight: bold; font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;42-Hakkı batıla karıştırıp da bile bile hakkı gizlemeyin!&lt;br /&gt;43-Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin! &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="font-weight: bold; font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 115%;"&gt;44-Kitab (Tevrat)'ı okuduğunuz halde insanlara iyiliği emreder de kendinizi unutur musunuz? Artık akıllanmayacak mısınız?&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 115%; font-family: trebuchet ms; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-1351928934008733899?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/1351928934008733899/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=1351928934008733899' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1351928934008733899'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1351928934008733899'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2008/02/kuran-btn-lemlere-ancak-bir-uyaridir.html' title='KUR&apos;AN BÜTÜN ÂLEMLERE ANCAK BİR UYARIDIR'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-7583364333921464164</id><published>2008-02-03T22:26:00.000+02:00</published><updated>2008-02-03T22:41:21.440+02:00</updated><title type='text'>EN ÜSTÜN ESER</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/R6YmzX4qoVI/AAAAAAAAAUU/ucRpV18MSXg/s1600-h/DSCI0125.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5162856686853726546" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/R6YmzX4qoVI/AAAAAAAAAUU/ucRpV18MSXg/s320/DSCI0125.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Allah'a kendini adama ve halis kulluk görevini yerine getirme bizi yaratana karşı biricik görevimizdir. Dinimiz bir ilimdir. Bu ilim Kur'ani manada bir ilimdir. Allah bu ilmi bütün kullarına hibe etmiştir. Yalnızca kulların tercihlerinde sıkıntılar meydana gelmiştir. Allah'ın seçtiği aracılar bu mealde insanlığı Allah adına uyarmışlar, uyarılarını dikkate alanlar kurtulmuşlardır. Kul vahiyle amel etmez ise ne ile amel eder? Hayatını nerelerde harcar? Nelerden ve kimlerden ecir bekler? Din adına dünyevî bir mükafat beklenir mi? İnsan hayatını boş ve amaçsız mecralarda tüketirken, bilgisiz ve bilinçsiz bir işgüzarlık örneği göstererek din adına bir sürü kulaktan dolma bilgicikler edinir. Oysa vahiy bir şaka değildir. Vahiyce duruşta rivayet yetersiz ve yersizdir. Bu duruş insanı dalâlete sürüklerken sonuç kendini hidayette sanma olacaktır. Gün gelir batılın peşinden koştukça hakkı inkar eder olur.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;ARAF 169-Derken, arkalarından Kitab'ı (Tevrat'ı) miras alan bozuk bir nesil bunların yerine geçti. Onlar şu alçak dünya malını alırlar, bir de: "Biz nasıl olsa bağışlanacağız!" derler. Karşı taraftan da kendilerine öyle bir şey gelse, onu da alırlar. Allah'a karşı yalnız hakkı söyleyeceklerine dair kendilerinden Kitapta söz alınmamış mıydı? Ve onun içindekileri ders edinmediler mi? Halbuki ahiret yurdu Allah'tan korkanlar için daha hayırlıdır; hala akıllanmayacak mısınız? &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Toplumda kendi eserini başkalarının eserlerinden üstün tutan, git gide hakikat nuru olan vahyi eleştiren kitaplara rastlarız. Tevratın ve incilin nasıl bozulduğu ortadadır. Aslında tüm bunların kaynağı ayette belirtilen dünya malıdır. Toplumdan hakkı gizlemek, hakkın üstünü örtmek geçmişte yaşanan bir olgu olduğu gibi şimdi de karşımızda duran büyük bir dalâlet örneğidir. Toplumdaki insanlar bu eserlere o kadar minnet etmişlerdir ki, neredeyse vahyi inkar noktasına gelirler. Kur'an bir derstir. Ders edinilir. Teorikte kalmaz. Pratiğe aktarılmalıdır. Aktarılacak olanda şüphe olamaz. Allah insanları da hata yapabilen varlıklar olarak yaratmış ise bu düzenin altında tek bir amaç olabilir: maddi ve manevi menfaatler. Ne yapmak gerekir?&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;ARAF 170-Kitab'a sarılan ve namazı kılan o ıslahatçı kimselerin mükafatını Biz hiçbir zaman zayi etmeyiz! &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;171-Hani bir zamanlar Biz o dağı bir gölgelik gibi tepelerine çekmiştik de üzerlerine düşüyor zannettikleri bir sırada demiştik ki: "Size verdiğimiz Kitabı sıkıca tutun ve içindekini hatırınızdan çıkarmayın, umulur ki korunursunuz!" &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Hakkı batıldan ayrılmasını sağlayıcı, kainatın diliyle tüm kullara hitap eden vahyi sıkıca tutarak vahiyce duruşu son nefesimize kadar devam ettirme düsturu içinde yaşamalıyız. Dünyadaki ve ahiretteki iyilikler bu kulların üzerinedir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-7583364333921464164?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/7583364333921464164/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=7583364333921464164' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/7583364333921464164'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/7583364333921464164'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2008/02/en-stn-eser.html' title='EN ÜSTÜN ESER'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/R6YmzX4qoVI/AAAAAAAAAUU/ucRpV18MSXg/s72-c/DSCI0125.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-7788095489729301358</id><published>2008-01-27T11:37:00.000+02:00</published><updated>2008-01-27T11:54:35.997+02:00</updated><title type='text'>DÜNYA MI ?, AHİRET Mİ ?</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/R5xUZH4qoUI/AAAAAAAAAUM/r-CkTqFHwOY/s1600-h/DSCI0058.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5160092063649931586" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/R5xUZH4qoUI/AAAAAAAAAUM/r-CkTqFHwOY/s320/DSCI0058.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;YUNUS 7-Bize kavuşmayı arzu veya ümit etmeyip, dünya hayatına razı olup onunla yetinenler ve Bizim ayetlerimizden gafil olanlar, 8-İşte bunların, kazandıklarının karşılığı olarak varacakları yer ateştir! &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;ENAM 125: Kısacası, Allah her kimi hidayete erdirmek isterse, İslam’a göğsünü açar, gönlüne genişlik verir. Her kimi de dalalette bırakmak isterse onun da kalbini daraltır, öyle sıkıştırır ki, öfkesinden göğe çıkacak zannedersin. İmana gelmeyenleri Allah o murdarlık içinde hep böyle bırakır&lt;/strong&gt;&lt;em&gt;.(&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;em&gt;vemen= kimi, yuridullahu= Allah dilerse, en yehdiyehu= onu hidayete erdirmek, yeşreh= açar, sadrehu= göğsünü, lil İslami= islama, vemen= kimi de, yurid= dilerse, en yudillehu= onu saptırmak, yec’el= yapar, sedrehu= onun göğsünü, deyyiqen= dar, heracen= sıkıntılı, keennema= sanki, yesse’edu= çıkıyor, fissemai= göğe, kezalike= böylece, yec’elullahur ricse= Allah pislik, azap musallat eder, elellezine= onlara ki, la yuminun= inanmazlar)&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;FUSSİLET 17-Semud'a gelince, Biz onlara yolu gösterdik de onlar, hidayete karşı körlüğü sevmek istediler, derken yaptıkları yüzünden kendilerini o hor azap yıldırımı alıverdi.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;(veemma= gelince, semudu= semuda, fehedeynahum= onları doğruyu gösterdik, festecebbul ema= körlüğe yöneldiler, körlüğü tercih ettiler, elel huda= hidayetin üzerine, felexezethum= onları yakaladı, saiqatul azabil huni= hakaret azabının yıldırımı, bima= o şeyle ki, kanu= idiler, yeksibune= kazanıyorlar)&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Allah'ın dilemesi konusunda kulların yanlış düşüncelerini eritecek kaynak vahiydir. Allah hadidir. Doğru yolu gösterendir. Kullarından seçimlerini sağlıklı yapmış olanlara verdiği müminlik bereketidir. Yaratılmış neyi seçer? dünyayı mı?, ahireti mi; hidayeti mi?, dalâleti mi? Tercihler sonucu belirleyecek amillerdir. Kulların arzuları, istekleri, nefisleri bu yoldaki temel taşlardır. Bu yaratılmışların en şereflisi olan insanlar için müthiş bir nimettir. İnsan subjedir. Akıl taşıdığı için seçimlerini doğru yapması istenir. Dünyasını karartmayan, ahireti arzulayan kullar olmak hepimizin isteği olmalıdır. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-7788095489729301358?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/7788095489729301358/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=7788095489729301358' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/7788095489729301358'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/7788095489729301358'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2008/01/dnya-mi-ahiret-mi.html' title='DÜNYA MI ?, AHİRET Mİ ?'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/R5xUZH4qoUI/AAAAAAAAAUM/r-CkTqFHwOY/s72-c/DSCI0058.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-885004649733438785</id><published>2008-01-02T00:03:00.000+02:00</published><updated>2008-01-02T00:20:23.560+02:00</updated><title type='text'>KENDİNİ HİDAYETTE SANMAK</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/R3q8dpaP6LI/AAAAAAAAAUE/lIiwQKHET4A/s1600-h/DSCI0057.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5150636341369759922" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/R3q8dpaP6LI/AAAAAAAAAUE/lIiwQKHET4A/s320/DSCI0057.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ARAF 30: Allah bir kısmına hidayet buyurdu. Bir kısmı da sapıklığı hak etti. Çünkü bunlar Allah’ı bırakıp şeytanları dost edindiler. Bir de kendilerini doğru yolda zannederler.&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;(feriqen= bir kısmına, hada= hidayet etti, ve feriqen= bir kısmına da, haqqa= hak oldu, aleyhimus dalaletu= sapıklık onlara, innehumu-t-= çünkü onlar, texezuş şeyatine= şeytanları edindiler, evliyae= dostlar, mindunillahi= Allah’dan başka, ve yehsebune= sanıyorlar, ennehum= kendilerinin, muhtedune= doğru yolda olanlar)&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;strong&gt;146: Yeryüzünde o haksızlıkla büyüklenenleri, ayetlerimden uzaklaştıracağım. Onlar her ayeti görseler de ona iman etmezler. Doğru yolu görseler de onu yol tutmazlar. Ve eğer sapıklık yolunu görürlerse onu yol tutarlar. Öyle: Çünkü onlar ayetlerimizi yalanlamayı adet edinmişler ve hep onlardan gafil olagelmişlerdir.&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;(selesrifu= çevireceğim, en ayatiye-l-= ayetlerimden, lezine= onları ki, yetekebberune= kibir gösterirler, fil ardi= yeryüzünde, bi ğayril hakki= hakkın dışında, haksızca, vein= eğer, yerev= görseler, kulle ayatin= her mucizeyi, la yuminu= iman etmezler, biha= onlara, vein= eğer, yerev= görseler, sebilerruşdi= doğru yolu, layettexizuhu= onu edinmezler, sebilen= yol, vein= eğer, yerev= görseler, sebilelğayyi= sapık yolu, yettexizuhu= onu edinirler, sebilen= yol, zalike= bu böyle, biennehum= çünkü onlar, kezzebu= yalanladılar, biayatina= ayetlerimizi, ve kanu= oldular, enha= onlardan, ğafiline= gafiller&lt;/em&gt;&lt;strong&gt;175-Onlara o herifin kıssasını da anlat ki, ona ayetlerimizi vermiştik, ama o, onlardan sıyrılıp çıktı, derken onu, şeytan arkasına taktı da yolunu şaşırmışlardan oldu. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kendini doğru yolda zannetme hadisesi bir kulun hakikat yolunu en zor doğrultabileceği haldir. Çünkü gözlerde perde, kulaklarda ağırlık vardır. Bakıp görememek, kalbin işlevini yerine getirememesi iman yolundaki en büyük dikendir. Nefsin her an vesveseye açık olduğu bu imtihanda kendini hidayette sanmak, vahyin açtığı pencereyi es geçmek şeytanın arkadaşlığıdır. Hakkı bile bile görmemekten gayrı daha büyük endişe olamaz. Aklını haktan yana kullanmayanları Allah pislik içinde bırakır. Burada vahyin rehberlik ettiği hidayet kapısından başka ilaç göremiyoruz. Şeytan beni saptırdı vaveylaları koparmak da yersizdir. Çünkü ortada vahiy ve akıl varken gönül dalâleti seçmiştir. Şeytan burada devreye girer. Mümine şeytanın yaklaşması söz konusu değildir. Seçimler yapılırken bunları göz önünde bulunduranlardan olmalıyız. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-885004649733438785?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/885004649733438785/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=885004649733438785' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/885004649733438785'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/885004649733438785'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2008/01/kendini-hidayette-sanmak.html' title='KENDİNİ HİDAYETTE SANMAK'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/R3q8dpaP6LI/AAAAAAAAAUE/lIiwQKHET4A/s72-c/DSCI0057.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-3109302808147620810</id><published>2007-12-22T23:49:00.000+02:00</published><updated>2007-12-23T00:04:20.626+02:00</updated><title type='text'>ŞEYTAN MUHLİSLERE DOKUNAMAZ</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/R22Je5aP6KI/AAAAAAAAAT8/QuoQM_bUvXE/s1600-h/28+Ekim+2007+024.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5146921113054341282" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/R22Je5aP6KI/AAAAAAAAAT8/QuoQM_bUvXE/s320/28+Ekim+2007+024.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#330000;"&gt;&lt;strong&gt;KAF 27-Arkadaşı: "Ey Rabb’imiz onu ben azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklık içindeydi!" der. &lt;/strong&gt;&lt;em&gt;(qale= dedi, qarinuhu= yakını, yoldaşı, arkadaşı, Rabbena= Rabbimiz, maetğaytuhu= ben azdırmadım onu, velakin= ancak, kane= idi, fidalalin= bir sapıklıkta, be’idin= uzak)&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#330000;"&gt;&lt;strong&gt;SAD 82-(İblis): "Öyle ise yüceliğine yemin ederim ki, ben onların hepsini mutlaka aldatıp saptırırım.&lt;/strong&gt; &lt;span style="color:#330000;"&gt;&lt;em&gt;(qale= dedi, febiizzetike= senin izzetine, gücüne and olsun, lauğviyennehum= mutlaka onları azdıracağım, ecmain= hepsini)83-Ancak içlerinden ihlas ile seçilmiş has kulların müstesna." dedi. (illa= ancak, ibadeke= kulların, minhumul, onlardan, muxlesine= ihlaslı)&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#000000;"&gt;Şeytan&lt;strong&gt;&lt;em&gt; &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;insanları mutlaka aldatıp saptırandır. İç alemlerinde tercihlerini negatiften yana kullandıkları içindir ki insan ya da cin şeytanlarının etkisinde kalmaktadırlar. Mutmain olmamış bir kalp emin bir kalp değildir. Emin olmayan kalpler şeytanın taarruzlarının etkisinde kalarak küfür yoluna sapar. Yaptığımız eylemlerden öncelikle kendimiz sorumluyuz. Yani Rabbimiz gazabına uğramış şeytan bizi farklı yollara sürüklemiyor, tercihimizin negatif olmasından ötürü yolumuzun üstüne oturuyor. Temelde hazmetmemiz gereken budur. Günah kavramını doğuran etkenlerin başında da bu olay vardır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;Şeytan muhlislere dokunamaz. Allah cümle kullarını muhlislerden eylesin...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-3109302808147620810?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/3109302808147620810/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=3109302808147620810' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/3109302808147620810'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/3109302808147620810'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/12/eytan-muhlislere-dokunamaz.html' title='ŞEYTAN MUHLİSLERE DOKUNAMAZ'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/R22Je5aP6KI/AAAAAAAAAT8/QuoQM_bUvXE/s72-c/28+Ekim+2007+024.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-6163167325997546771</id><published>2007-12-03T20:40:00.000+02:00</published><updated>2007-12-03T21:09:02.123+02:00</updated><title type='text'>HİDAYET Mİ? DALÂLET Mİ?</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/R1RTBEDejhI/AAAAAAAAAT0/BhCHd2Q9bRo/s1600-R/DSCI0048.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5139824352469880338" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/R1RTBEDejhI/AAAAAAAAAT0/-iB-VjBae64/s320/DSCI0048.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;ALA 9-Onun için öğüt ver, eğer öğüt fayda verirse.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;&lt;em&gt;(vezekkir= sen de öğüt ver, in= eğer, nefe’eti= fayda sağlarsa, zikra= öğüt)&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;10-Saygısı olan öğüt alacaktır.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;(seyezzekkeru= öğüt alacak, men= o kimse, yexşa= korkuyor)&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;11-Pek bedbaht olan da ondan kaçınacaktır.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;&lt;strong&gt;(veyetecennebuha-l-= kaçınacak ondan, eşqa= bedbaht)&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;LEYL 4-Sizin çabanız farklıdır.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;&lt;strong&gt;(inne se’yekum= gerçekten çalışmanız, leşette= farklı)&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;5-Ama bundan böyle her kim vergi verir korunursa.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;&lt;strong&gt;(felemma= gelince, men= o kimseye, e’da= verdi, vetteqa= sakındı)&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; &lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;6-Ve en güzeli doğrularsa&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;&lt;strong&gt;(veseddeqe= tasdik etti, bil Hüsna= en güzeli)&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;7-Biz onu en kolayına kolaylayacağız.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;&lt;strong&gt;(fesenuyessiruhu= onu muvaffak kılacağız, lil yusra= en kolay için)&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;8-Her kim de cimrilik eder, kendisini müstağni sayar&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;&lt;strong&gt;(veemma= gelince, men= o kimseye, bexile= cimrilik etti, vesteğna= ihtiyaç göstermedi)&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;9-Ve en güzeli yalanlarsa;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;&lt;strong&gt;(ve kezzebe bil hunsa= en güzeli yalanladı)&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;10-Onu da en zor olana hazırlayacağız.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;&lt;strong&gt;(fesenuyessiruhu= onu muvaffak kılacağız, lil usra= en zor için) &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ayetlerde görüldüğü gibi kişinin vahye karşı tutumu Rabbimizin katında, o kişinin durumunu oluşturmaktadır. Vahyî manada iki çeşit insan vardır: tercihini haktan yana kullananlar, tercihini bâtıldan yana kullananlar. Cenab-ı Hakkın insana tercih hakkı vermesi ve tercihini negatif manada yapmakta kulları adına razı olmaması bir kul için en müthiş değerdir. Sosyolojik manada da bu halin yansıması böyledir. Kim ne için çabalar? Neyi ister? Önemli olan sonuçtur. Tercih yapabilecek her kul, çabasını vahyin içerdiğiyle hidayetten yana kullanırsa dünyevî ve uhrevî olarak kurtuluşu bulmuş olacaktır. Cenab-ı Hak kurtuluşa erdirdiği mümin kullarından eylesin...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-6163167325997546771?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/6163167325997546771/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=6163167325997546771' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/6163167325997546771'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/6163167325997546771'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/12/ala-9-onun-iin-t-ver-eer-t-fayda.html' title='HİDAYET Mİ? DALÂLET Mİ?'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/R1RTBEDejhI/AAAAAAAAAT0/-iB-VjBae64/s72-c/DSCI0048.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-8357019312394083105</id><published>2007-11-19T20:25:00.000+02:00</published><updated>2007-12-03T20:39:45.876+02:00</updated><title type='text'>AMELLERİN BİREYSELLİĞİ-2</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/R0Ha-RrEucI/AAAAAAAAATs/FNBItwnDeuc/s1600-h/DSCI0029.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5134625813609888194" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/R0Ha-RrEucI/AAAAAAAAATs/FNBItwnDeuc/s320/DSCI0029.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;ZÜMER 41-Biz, insanlar için sana hak ile kitap indirdik. O halde kim yola gelirse kendi lehinedir; her kim de saparsa yalnızca kendi aleyhine olarak sapmış olur. Sen onların üzerine vekil değilsin!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;em&gt;(inne enzelna= şüphesiz biz indirdik, aleykel kitabe lin nasi= insanlar için sana bir kitab, bil haqqi= hakk ile, femenihteda= öyleyse kim hidayeti seçerse, felinefsihi= kendi nefsi için, vemen dalle= kim sapıtır, feinnema= ancak, yedillu= sapıtır, aleyha= kendi zararına, vema ente= değil sen, aleyhim= üzerlerinde, bivekilin= bir vekil) &lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;RUM 44-Her kim inkar ederse, inkarı kendi aleyhinedir; kim de iyi amel işlerse sadece kendileri için döşemiş olurlar.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;em&gt;(men kefere= kim küfretmiş, fe’aleyhi= aleyhinde, küfruhu= küfrü, vemen= kim, ‘amile= yapmış, salihen= Salih, feilenfusihim= kendileri için, yemhedune= hazırlıyorlar)&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Hayatta hiçbir şeyin tesadüf eseri olmadığının kanıtı için ayete kulak verelim! yine her şeyin Allah'ın bilgisi dahilinde olduğuna ve O'nun bilgisi dışında bir yaprağın bile kıpırdama ihtimalinin olmadığına iman edelim. O kadar aciz kullarız ki, vahyi manada kendimizi düşündüğümüzde buna kanaat getiririz. Yine Allah'ın yarattığı mahluklar içerisinde, O'nun koyduğu sınırlar çerçevesinde, akıl nimeti sayesinde iman etmeyi isteyip hidayeti yalnızca Cenab-ı Haktan dilenebiliyoruz. Bu imtahana şereflenen kullardan biri olmaktan, ne kadar O'nu tesbih etsek belki bir su damlası bile etmez. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;ENFAL 42-O vakit siz vadinin beri yamacında, onlar öte yamacında, süvarileri de sizden tam aşağıda bulunuyordu. Şayet onlarla önceden sözleşmiş olsaydınız, kesinlikle buluşma vaktinde görüş ayrılığına düşerdiniz; fakat Allah, yapılması gereken bir işi yerine getirmek için yok olacak olan açık delil ile yok olsun, yaşayacak olan da açık delil ile yaşasın diye, böyle yaptı. Çünkü Allah her şeyi işiten, her şeyi bilendir.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;em&gt;(iz= hani, entum= siz, bil ‘udvatid dunya= yakın kenarında, vehum= onlarsa, bil ‘udvatil qusva= uzak kenarında, verrekbu= kervan, esfele= aşağıda, minkum= sizden, velev= eğer, teva’edtum= sözleşse idiniz, laxteleftum= elbette ihtilaf ederdiniz, fil miadi= belirtilen yerde, velakin= ancak, liyeqdiyellahu= Allah yerine getirmek için, emren= bir işi, kane= oldu, mef’ulen= yapılmış, liyehlike= helak olsun diye, men= o kimse ki, heleke= helak oldu, en beyyinati= delilden, ve yehya= yaşasın, men heyye= o kimse ki yaşadı, en beyyinati= delilden, ve innellahe= şüphesiz Allah, le semi’u= hakkıyla işitici, alimun= her şeyi bilicidir)&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;A. İMRAN 20-Buna karşı seninle tartışmaya kalkışanlara de ki: "Ben yüzümü İslam ile tertemiz Allah'a tuttum, bana uyanlar da." O kitap verilenlerle verilmeyen ümmilere de ki: "Siz İslam'ı kabul ettiniz mi?" Eğer kavgayı kesip İslam'a girerlerse doğru yolu tutmuşlardır. Yüz çevirirlerse, sana düşen ancak tebliğdir; Allah o kulları görüyordur.&lt;br /&gt;HADİD 26: Celalim hakkı için Nuh ve İbrahim’i gönderdik. Soylarına da kitap ve peygamberlik verdik. Öyleyken içlerinden bazısı hidayeti kabul etmiş, çokları ise fasık olup yoldan çıkmışlardır.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Muhakkak ki, çok manidar bir nimet olan aklı kullar nasıl kullanırsa büyük imtahana da o şakilde hazır olacaktır. Bize seçim hakkı veren Rabbimize şükürler olsun. Aklımızı Cenab-ı Hakka yakin bir iman ile kullanan mümin kullar olmak, salih kullardan olabilmek tek hedefimiz olmalıdır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;İNSAN 3-Muhakkak Biz ona (doğru) yolu gösterdik; ister şükredici olsun, ister nankör kafir!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;em&gt;(inna= gerçekten biz, hedeynahus sebile= yolu gösterdik ona, imma= ya, şakiren= şükreden, ve imma= yahut, kefuren= nankör)&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-8357019312394083105?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/8357019312394083105/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=8357019312394083105' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/8357019312394083105'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/8357019312394083105'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/11/amellerin-bireysellii-2.html' title='AMELLERİN BİREYSELLİĞİ-2'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/R0Ha-RrEucI/AAAAAAAAATs/FNBItwnDeuc/s72-c/DSCI0029.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-4014859127304690616</id><published>2007-11-12T23:29:00.000+02:00</published><updated>2007-11-12T23:36:36.714+02:00</updated><title type='text'>AMELLERİN BİREYSELLİĞİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RzjHSubuEBI/AAAAAAAAATk/FzQnx8Qsyo4/s1600-h/DSCI0017.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5132070899904548882" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RzjHSubuEBI/AAAAAAAAATk/FzQnx8Qsyo4/s320/DSCI0017.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;İSRA 15: Kim doğru yola giderse sadece kendi lehine gider; kim de sapıklık ederse ancak kendi aleyhine eder. Hiçbir günahkar da, başkasının günahını yüklenmez. Biz bir peygamber gönderinceye kadar azab da etmeyiz. &lt;em&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;(menihteda= kim doğru yolada giderse, feinnema= sadece, yehtedi= gitmiş olur, linefsihi= kendi nefsi için, vemen= kim de, dalle= saptırsa, feinnema= sadece, yedillu= sapmış olur, aleyha= kendisini, vele= çünkü, teziru= yüklenmez, veziretun= hiçbir günahkar, vizre, günahını, uxra= başkasının, vema= ayrıca, kunne= değiliz, muezzibine= azap ediciler, hetta eb’eşere resulen= bir rasul gönderinceye değin)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;YUNUS 108-De ki: "Ey insanlar, işte size Rabb’inizden hak geldi. Artık hidayeti kabul eden kendi nefsi için kabul etmiş olur; sapkınlık eden de kendi aleyhine sapmış olur. Ve ben sizin üzerinize vekil değilim." &lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;em&gt;(qul yaeyyunnasu= de ki ey insanlar, qed= muhakkak, caekumul haqqu= size hakk geldi, min rabbikum= rabbinizden, vemenihteda= artık kim doğruyu bulursa, feinnema= hemen ancak, yehtedi= bulmuş olur, li nefsihi= kendisi için, vemen= kim de, dalle= saparsa, feinnema= hemen ancak, yedillu= sapar, aleyha= kendi aleyhine, vema ene= ben değilim, aleykum= üzerinize, bivekilin= vekil)&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;ENAM 104-Gerçekten Rabb’inizden size birçok deliller geldi, artık kim gözünü açar da, onları görürse kendi lehine, kim de körlük ederse, kendi aleyhinedir. Ve o durumda ben sizin bekçiniz değilim. &lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;em&gt;(qedcaekum= gerçekten gelsi size, besairu= basiretler, min rabbikum= rabbinizden, femen= her kim, ebsare= görür, felinefsihi= kendi lehine, vemen ‘emiye= kim kör kalırsa, fe’aleyha= o da aleyhine, vema ene= ben değilim, aleykum= üzerinizde, bixafizin= bir bekçi)&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;125: Kısacası, Allah her kimi hidayete erdirmek isterse, İslam’a göğsünü açar, gönlüne genişlik verir. Her kimi de dalalette bırakmak isterse onun da kalbini daraltır, öyle sıkıştırır ki, öfkesinden göğe çıkacak zannedersin. İmana gelmeyenleri Allah o murdarlık içinde hep böyle bırakır&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;em&gt;.(vemen= kimi, yuridullahu= Allah dilerse, en yehdiyehu= onu hidayete erdirmek, yeşreh= açar, sadrehu= göğsünü, lil İslami= islama, vemen= kimi de, yurid= dilerse, en yudillehu= onu saptırmak, yec’el= yapar, sedrehu= onun göğsünü, deyyiqen= dar, heracen= sıkıntılı, keennema= sanki, yesse’edu= çıkıyor, fissemai= göğe, kezalike= böylece, yec’elullahur ricse= Allah pislik, azap musallat eder, elellezine= onlara ki, la yuminun= inanmazlar&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-4014859127304690616?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/4014859127304690616/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=4014859127304690616' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/4014859127304690616'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/4014859127304690616'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/11/amellerin-bireysellii.html' title='AMELLERİN BİREYSELLİĞİ'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RzjHSubuEBI/AAAAAAAAATk/FzQnx8Qsyo4/s72-c/DSCI0017.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-267889662623289339</id><published>2007-10-26T15:56:00.000+02:00</published><updated>2007-10-26T16:15:43.068+02:00</updated><title type='text'>SEÇİMİMİZİ NEYE GÖRE YAPMALIYIZ?</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RyH2d88lkcI/AAAAAAAAATc/cFRAoleb7Jc/s1600-h/24062007+010.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5125648845361222082" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RyH2d88lkcI/AAAAAAAAATc/cFRAoleb7Jc/s320/24062007+010.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="color:#333333;"&gt;İnsanların mümin ya da kafir oluşuyla ilgili önemli olan tercihler noktasındaki yürüyüşleridir. Cenab-ı Hakkın bu adlandırmasına dikkat edilmesi gerekir. Hayatın anlamı da bu şekildedir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;TEĞABUN 2- O'dur sizi yaratan, öyle iken kiminiz mümin kiminiz de kafirdir. Allah ise ne yaparsanız görür.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;em&gt;&lt;strong&gt;(huvellezi qaleqekum= O ki sizi yarattı, feminkum= öyle iken sizden var, kafirun= kafir, veminkum= sizden var, muminun= mümin, vallahu= Allah, bima= o şeyleri, t’emalune= yapıyorsunuz, besirun= hakkıyla gören)&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Cenab-ı Hakkın katında kimlerin durumları olumludur? Kimlerin olumsuzdur? Bu bellidir. Allah yolundan sapanların durumlarıyla, yolda olanların durumları elbette bir değildir. Bunlar zamanı gelince ayrılacaktır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;MUHAMMED 1-Onlar ki, inkar etmekte ve Allah yolundan yüz çevirmektedirler; Allah, onların yaptıklarını boşa çıkarmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;&lt;strong&gt;(ellezine keferu= onlar ki kafir oldular, veseddu= çevirdiler, en sebilillahi= Allah’ın yolundan, edelle= boşa çıkardı, e’melehum= amellerini) &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;2-İman edip iyi iyi işler yapanlar ve Muhammed'e indirilene iman edenlere gelince ki Rablerinden gelen gerçek de odur Allah, onların kötülüklerini silmekte ve durumlarını düzeltmektedir.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;em&gt;&lt;strong&gt;(vellezine amenu= o kimseler ki iman ettiler, ve amilus salihati= Salih amel işlediler, ve amenu bima= o şeye inandılar, nuzzile= indirildi, ela muhammedin= muhammed’e, vehuvel haqqu= o ki hakktır, min rabbihim= rabblerinden, kefere= örttü, enhum= onların, seyyiatihim= kötülüklerini, veesleha= ıslah etti, belahum= durumlarını) &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;3-Bunun sebebi inkar edenlerin kendilerini batıla uydurmaları, iman edenlerin ise Rablerinden gelen gerçeğe uymalarıdır. İşte Allah, insanlara misallerini böyle anlatır.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;em&gt;&lt;strong&gt;(zalike= bu, biennellezine= şu sebebledir ki onlar, keferu-t-= kafir oldular, tebe’ul batile= batıla uydular, veennelezine= onlar ki gerçekten, amenut tebaul haqqe= iman edip hakka uydular, min rabbihim= rabblerinden, kezalike= böylece, yedribullahu= Allah getirir, lilnasi= insanlar için, emsalehum= misallerini)&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Herkes bir tercih noktasındadır ve bu noktada ya hakkı, vahyi tercih etmektedir ya da hevasını, ya imanı ya küfrü, ya hidayeti ya dalaleti.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;SAD 26-Ey Davud, gerçekten biz seni yeryüzünde bir halife yaptık. Artık insanlar arasında doğrulukla hükmet, keyf(in)e uyma ki, seni Allah yolundan sapıtmasın; çünkü Allah yolundan sapanlar hesap gününü unuttukları için kendilerine pek şiddetli bir azap vardır.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;em&gt;&lt;strong&gt;(ya davudu= ey davud, inne= şüphesiz biz, (ya davudu= ey davud, inne= şüphesiz biz, ca’elneke= kıldık seni, xalifeten= halife, filardi= yeryüzünde, tehkum= sen hükmet, beynen nasi= insanlar arasında, bilhaqqi= hakk ile, vela tettebi’i-l- uyma, ittiba etme, heva= hevaya, feyudilleke= sonra saptırır seni, en sebilillahi= Allah yolundan, innellezine= şüphesiz ki onlar ki, yedillune= saparlar, en sebilillahi, Allah yolundan, lehum= onlara vardır, ezabun şedidun, şiddetli bir azap, bima= o şeyle ki, nesu= unuttular, yevmel hisabin= hesap gününü) &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-267889662623289339?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/267889662623289339/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=267889662623289339' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/267889662623289339'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/267889662623289339'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/10/seimimizi-neye-gre-yapmaliyiz.html' title='SEÇİMİMİZİ NEYE GÖRE YAPMALIYIZ?'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RyH2d88lkcI/AAAAAAAAATc/cFRAoleb7Jc/s72-c/24062007+010.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-7925263530324752489</id><published>2007-10-18T08:35:00.000+02:00</published><updated>2007-10-18T08:56:29.417+02:00</updated><title type='text'>HAKKIN YEGANE SAHİBİ</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;"&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Allah kullarından vazgeçici değildir. ancak kullar Rabbinden ümidi keserler. Dalâlette olma ihtimali ne kadar yüksekse; hidayeti bulma ihtimali Rabbimizin izniyle daha yüksektir. İmtihan süreci her an devam ediyor. Bu süreçte üstlenilen misyonlar, yapılan amelî işler  göz önünde tutulacağından  elimizdeki nimete de musibete de mümin duruşu sergilemeliyiz.&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;  &lt;/span&gt;düşünelim ki, neden farklı farklı yaratıldık? Akıl nimeti bize neden Rabbimiz tarafından bahşedildi? Tek tip değiliz. Bu yüzden, yapılacak her eylemin sonuçlarını ona buna göre değil; vahyin ışığına göre yapmalıyız. İnsan ya hidayet üzere bir yol tutar ya da dalâlet. Tercihlerini haktan yana kullananları Rabbimiz boşa çevirmez.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;ARAF 168-Ve onları yeryüzünde birçok ümmetlere ayırdık. İçlerinde iyi olanları da vardı, iyinin altında olanları da. Onları bazen nimet, bazen de musibet ile imtihan ettik ki, belki döneler.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(veqedde’nahum fil ardi= ayırdık onları yeryüzünde, umamen= ümmetlere, minhumus salihune= içlerinden Salih olanlar vardır, ve minhum= içlerinden, dune= altında olanlar, zalike= bunun, vebelevnahum= denedik onları, bilhesenati= iyiliklerle, vesseyyiati= kötülüklerle, leellehum= belki onlar, yerci’une= dönerler)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;"&gt; &lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;SEBE 24-Onlara de ki: "Size göklerden ve yerden kim rızık veriyor? De ki: "Allah! O halde ya biz mutlak bir doğru yolda veya açık bir sapıklık içindeyiz ya da siz."&lt;/span&gt; &lt;span style="font-style: italic;"&gt;(qul= de ki, men= kim, yerzuqukum= size rızık veriyor, mines semavati vel ardi= göklerden ve yerden, qulillahu= de ki Allah, ve inna= gerçekten biz, ev= yahut, iyyakum= siz, leela= elbette üzerindeyiz, huden= hidayet, ev= yahut, fidalalin= sapıklık&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-style: italic;"&gt; içinde, mubinin= ap açık) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0);"&gt;KEHF 29-Ve de ki: "O hak Rabb’inizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin! Çünkü Biz zalimler için öyle bir ateş hazırlamışızdır ki, serdakları = duvarları kendilerini kuşatmıştır. Eğer yardım isterlerse, yüzleri çeviren erimiş cesed gibi bir su ile yardım edilirler. O ne fena içki ve o ne kötü kurultay! &lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;(ve qulil haqqu min rabbikum= de ki hakk rabbinizdendir, femen= kim, şae= dilerse, felyumin= iman etsin, vemen= kim, şae= dilerse, felyekfur= inkar etsin, inne= şüphesiz biz, e’tedna= hazırladık, lizalimine= zalimler için, naren= bir ateş, ehade= kuşattı, bihim= onları, suradiquha= surları, duvarları, vein= eğer, yesteğisu= yardım isterse, yuğasu= yardım edilirler, bimain= bir su ile ki, kelmuhli= erimiş maden gibidir, yeşvil= kavurur, vucuhe= yüzleri, biseş şarabu= ne kötü içecektir, vesaet= ne kötü, murtefeqen= yaslanacak yer)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 12pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: Arial;"&gt; &lt;!--[if !supportLineBreakNewLine]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: Arial;"&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-7925263530324752489?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/7925263530324752489/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=7925263530324752489' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/7925263530324752489'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/7925263530324752489'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/10/hakkin-yegane-sahibi.html' title='HAKKIN YEGANE SAHİBİ'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-6225771075638383055</id><published>2007-10-07T19:29:00.000+02:00</published><updated>2007-10-07T19:33:31.103+02:00</updated><title type='text'>KÂR ve ZARAR GÜNÜ</title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"&gt;İnsanların vahye imanı ve amel etmesinin gerekliliğini ortaya koymaya çalışırsak, dirilme vardır. Din gününü Allah bize vaat etmiştir. O halde ciddiyeti takınmalıyız. Çünkü şüphesiz hesap vereceğiz.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;TEĞABÜN 7-Küfredenler asla diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Hayır, Rabb’im hakkı için mutlaka diriltileceksiniz, sonra da kesinlikle yaptıklarınız size anlatılacak ve o Allah'a göre kolaydır. 8-Onun için siz, Allah'a, Resulüne ve indirdiğimiz nura (Kur'an'a) iman edin! Allah, ne yaparsanız haberdardır. 9-Sizi o dernek gününe dereceği (toplanma günü için toplayacağı gün var ya), işte o gün teğabün (kar ve zarar) günüdür, her kim Allah'a iman eder de yaraşıklı iş yaparsa, Allah onun kabahatlerini örter ve onu içinde ebedi kalacakları altından ırmaklar akan cennetlere koyar. İşte büyük kurtuluş odur!&lt;/span&gt;&lt;b style=""&gt; &lt;/b&gt;İnsanın kanını durdurmaya yetmeli üç ayet…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"&gt;&lt;span style=""&gt;              &lt;/span&gt;Vahiy dayanaksız konuşmak dalâlete götürür. Hiç değilse hidayetten uzaklaştırır. Vahiysiz, din adına konuşmanın gelenek halini aldığı toplumda kılavuzlar başkadır. Oysa kılavuzun kendisi vahiydir. Bilgiyle hidayete götürücü tek kitap odur. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:130%;" &gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;HAC 3-İnsanlardan kimileri de Allah hakkında bilgisizce tartışır da her kaypak şeytanın ardına düşer. (ve minennasi= insanlardan kimi varki, men yucadili= mücadele ederde, fillahi= Allah hakkında, biğayri ilmin= ilimsiz, veyettebi’u= tabi olur, külle= her, şeytanin meridin= her inatçı şeytana) 8-İnsanlardan kimi de vardır ki, ne bir bilgiye, ne bir yol göstericiye, ne de aydınlatıcı bir Kitab'a dayanmaksızın Allah hakkında tartışır. (ve minennasi= insanlardan kimi varki, men yucadili= mücadele ederde, fillahi= Allah hakkında, biğayri ilmin= ilimsiz, vela huden= doğru yolu gösterensiz, rehbersiz, vela kitabin= kitabsız, Münirin=aydınlatıcı)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;b style=""&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-6225771075638383055?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/6225771075638383055/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=6225771075638383055' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/6225771075638383055'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/6225771075638383055'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/10/kr-ve-zarar-gn.html' title='KÂR ve ZARAR GÜNÜ'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-4430114214638408945</id><published>2007-10-02T21:29:00.000+02:00</published><updated>2007-10-02T21:45:14.006+02:00</updated><title type='text'>HİDAYETİN SINIRLARI</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RwKe5Ty1G2I/AAAAAAAAATE/1bPt0-shD-I/s1600-h/24062007+008.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RwKe5Ty1G2I/AAAAAAAAATE/1bPt0-shD-I/s320/24062007+008.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5116826834049506146" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;;"&gt;Lokman 20'de doğru yolun haritası açık bir şekilde çizilirken olumsuz ifadeyle uzak durulması gerekenler de bildirilmiştir. Eğer rahmet ondaysa, O bizi gizli açık faydalandırıyorsa vahiy dayanaksız ( başka bir kaynağa, insana dayalı) konuşmak gereksiz bir küfür satın almak şeklidir. Vahiy merkezli biri hayatın tarzının vahiy olmasını söylüyorsa ancak söylemi bundan ibaret olmalıdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="line-height: 150%; text-align: justify;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="font-size: 12pt; line-height: 150%;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 0, 0);"&gt;LOKMAN 20-Görmediniz mi Allah zülcelal göklerde ve yerde ne varsa, hepsini sizin emrinize vermiş, açık ve gizli olarak nimetlerini üzerinize yağdırmaktadır. Bununla beraber insanlar içinde kimi de var ki, ne bir ilme, ne bir mürşide, ne de aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın Allah hakkında mücadele ediyor. (mürşide diye tercüme orijinalinde “huden” diye yani hidayetçi diye geçmektedir.) &lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;(elemterev= görmediniz mi, nenallahe= Allah ki, sexere= boyun eğdirdi, lekum= size, ma= şeylere, fissemevati vema fil ardi= göklerde ve yerde olan, ve esbeğa= ve bol bol verdi, aleykum= üzerinize, ni’metehu= nimetlerini, zahireten= açıkça, ve batineten= ve gizlice, ve minennasi= insanlardan, men yucadilu= kimi varki mücadele ediyor, fillahi= Allah hakkında, biğayril ilm= ilmi olmaksızın, vela huden= yol göstericisiz, vela kitaben= kitabsız, Münir= aydınlatıcı)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;o:p style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="line-height: 150%; color: rgb(51, 51, 255);font-size:12;" &gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);font-family:trebuchet ms;" &gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(153, 0, 0);"&gt;NUR 46:Andolsun açıklayıcı ayetler indirdik. Allah, dilediğini doğru bir yola iletir.&lt;/b&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 0, 0);"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Hidayet Allah’tandır.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify; color: rgb(51, 51, 255);"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="line-height: 150%; text-align: justify;"&gt;Hidayeti verirken: &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(153, 0, 0);"&gt;SEBE 50: De ki: “Eğer ben yanılırsam, yalnız kendime kalarak yanılırım ve eğer hidayeti bulmuşsam, bilmeli ki Rabb’imin bana vahiy vermesiyledir. Çünkü O, yakındır her şeyi işitir.”&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; Tavır budur.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="line-height: 150%; text-align: justify;"&gt;Bu çerçevede; &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(153, 0, 0);"&gt;ZÜMER 2-Emin ol, Biz sana kitabı hakkıyla indirdik. Onun için dini yalnız O'na halis kılarak Allah'a ibadet ve kulluk et! &lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;(inna= şüphesiz biz, enzalna= indirdik, ileykel kitabe= sana kitabı, bil haqqi= hakk ile, febudillahe= öyleyese sen de kulluk et Allah’a, muhlisen= halis kılarak, lehud dine= O’na dini) &lt;/span&gt;3-İyi bil ki halis din ancak Allah'ındır. O'ndan başka bir takım dostlara tutunanlar da şöyle demektedirler: "Biz onlara sadece bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz. şüphe yok ki, Allah, onların aralarında ihtilaf edip durdukları şeyle hükmünü verecektir. Herhalde yalancı ve nankör olan kimseyi Allah doğru yola çıkarmaz. 18: Onlar sözü dinlerler, sonra da en güzelini tatbik ederler. İşte onlar, Allah’ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir ve işte o temiz akıllılar onlardır. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;Hidayet verilen kimseler muhlis insanlardır. Muhlislik vahiyle olur. Muhlislik hidayete götürür. Yani Allah’a geliş ilk günkü gibi saf ve berrak olmalıdır. Bunu vahiy sağlar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-4430114214638408945?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/4430114214638408945/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=4430114214638408945' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/4430114214638408945'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/4430114214638408945'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/10/hidayetin-sinirlari.html' title='HİDAYETİN SINIRLARI'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RwKe5Ty1G2I/AAAAAAAAATE/1bPt0-shD-I/s72-c/24062007+008.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-371300169663036345</id><published>2007-09-27T10:57:00.000+02:00</published><updated>2007-09-27T11:06:55.360+02:00</updated><title type='text'>HAKİKAT VE HİDAYET YOLU</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rvtxrzy1G0I/AAAAAAAAAS0/e2cILETSx38/s1600-h/24062007+007.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rvtxrzy1G0I/AAAAAAAAAS0/e2cILETSx38/s320/24062007+007.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5114806799261047618" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="line-height: 150%;font-size:100%;" &gt;Bir kul başkalarının düşünceleriyle düşünürse- yani kendi kişiliğini ortaya koyan ameli bir düşüncesi yoksa- akıl gereğini yapamaz. İdrak seviyesi en alt dereceye düşer. Sonuç dalâlet olur. Söylemek istediğim her kişi kendi farklı yaratıldığı için hidayet yolunu idraki seviyede kendi oluşturur. Yani öğüt al, kendi ilmini inşa et. Tarzımız bu olmalıdır. Vahiy membaından habersiz bir şekilde falanca ne kadar namaz kılmış, ne kadar okumuş, neler yapmış derken ömür tükenmiş olur. Senin amelin nerde? Denildiğinde şaşırılır. Hayranlık insana olmaz. İnsan, Allah’a&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;ve getirdiklerine iman eder. Asıl hayranlık vahye olur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoBodyText" style="line-height: 150%; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="line-height: 150%;font-size:100%;" &gt;Kuran’a bütünsel bakabilmeyi her zaman şiar edinmeliyiz. Tek bir hakikati bile gizlemeden es geçmeden ilim ederek yaşamalıyız. Bir kısmına inanıp bir kısmına inanmamak küfürdür. Dalâlettir. &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;HİCR 91-O Kur'an'ı kısım kısım ayıranlara. 92-Rabb’in hakkı için, Biz onların hepsine mutlaka ve muhakkak bütün yaptıklarını soracağız.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;b style=""&gt; &lt;/b&gt;Hakikati gizlemek bütünselliği önleyerek belki de beşer idrakinde hiç düzelmeyecek tahribatlara yol açar. Ben bilirim, başkası bilemez tavrı, hevadan ve çıkardandır. Kur’ana bu niyetle yaklaşmak ondan dünya hayatının metaını ummaktır. Bunun Allah katında yasak olduğunu biliyoruz. &lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-size:130%;" &gt;&lt;b style=""&gt;ENAM 91:Allah’ı gereği gibi tanıyamadılar. Çünkü “Allah insana bir şey indirmedi” dediler. De ki: “ Musa’nın insanlar için nur ve hidayet olarak getirdiği ve sizin onu parça parça kağıtlar halinde ortaya çıkardığınız ve çoğunu da gizlediğiniz o kitabı kim indirdi? Bununla ne sizin ne de atalarınızın bilmediği hakikatler öğretildi.” Sen&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;“Allah” de ve sonra bırak onları da daldıkları bataklıkta oynayıp dursunlar.92-İşte bu da bizim indirdiğimiz bir kitap! Feyiz bereketi dünyayı tutacak; bu tasdik etmedikçe önceki kitaplar muteber olmayacak. Bir de Mekke ve çevresindekileri uyarsın diye indirmişizdir. Ahirete inananlar, buna da iman ederler. Ve onlar namazlarını devamlı kılarlar. 157-Yahut: "Eğer bize kitap indirilmiş olsaydı, herhalde onlardan daha çok muvaffak olurduk." demeyesiniz diye. İşte size Rabb’inizden apaçık bir delil, bir hidayet ve rahmet geldi. Artık Allah'ın ayetlerini yalanlayan ve onlardan alıkoymaya kalkışandan daha zalim kim olabilir? Elbette Biz, o ayetlerimizi engellemeye yeltenenleri, bu suçları sebebiyle, en müthiş bir azapla cezalandıracağız. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;Bu paralelde tavrımızı vahyin hidayete götürücü yönünü bilerek almalıyız. Ayetleri okumayan, bununla amel etmekten uzak kimseler işin kolayına kaçan zihniyettedirler. Yukarıdaki her üç ayette de özellikleri belirtilen türdeki insanların ekmeğine yağ sürerler. Oysaki: &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;ENAM 125: Kısacası, Allah her kimi hidayete erdirmek isterse, İslam’a göğsünü açar, gönlüne genişlik verir. Her kimi de dalalette bırakmak isterse onun da kalbini daraltır, öyle sıkıştırır ki, öfkesinden göğe çıkacak zannedersin. İmana gelmeyenleri Allah o murdarlık içinde hep böyle bırakır.126: İşte bu dosdoğru Rabb’inin yoludur. Gerçekten aklını başına alacak olan bir topluluk için ayetleri tafsilatıyla anlattık.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; Bunların maskeleri ortaya çıkı verir. Onun bütün kısımları hidayettir. Bunun aksini iddia etmek, başka kaynaklarla konuşmak demek olacağından zalimlik olur. Ancak zalimler zanna inanır. &lt;b style=""&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;ENAM 116- Yer(yüzün)dekilerin çoğunluğuna uyarsan, seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar yalnızca zannın ardından gider ve sade atarlar. 117- Şüphesiz Rabb’in kimin yolundan saptığını en iyi bilendir, doğru yoldan gidenleri en iyi bilen de O'dur. 118- O halde eğer O'nun ayetlerine inanıyorsanız, üzerine Allah'ın adı anılmış olanlardan yiyin.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-371300169663036345?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/371300169663036345/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=371300169663036345' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/371300169663036345'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/371300169663036345'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/09/hakikat-ve-hidayet-yolu.html' title='HAKİKAT VE HİDAYET YOLU'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rvtxrzy1G0I/AAAAAAAAAS0/e2cILETSx38/s72-c/24062007+007.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-3926018820460291209</id><published>2007-09-19T23:10:00.000+02:00</published><updated>2007-09-19T23:29:22.184+02:00</updated><title type='text'>MUTTAKÎLER İÇİN HİDAYET KAYNAĞIDIR.</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RvGUSUf0AhI/AAAAAAAAASs/4HuA5GDKVhs/s1600-h/24062007+005.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5112030094502920722" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RvGUSUf0AhI/AAAAAAAAASs/4HuA5GDKVhs/s320/24062007+005.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:courier new;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;Cenab-ı Allah Kur’anı zorluk değil kolaylık için indirmiştir. Vahyin rahmeti ve bereketi hidayet yolunun yolcularını sarsın diye indirmiştir. O bir ilimdir. Onunla sevinilir, hüzünlenilir, korkulur. Onda bir yamukluk bulunmaz. Muttakiler sevinçlerini onunla duyarlar. Hiçbir gelip geçiciye değişilemez. Üst üste yığılan mallar ve boy boy evlatlardan daha hayırlıdır. Din günü hazırlığını sağlayan, gönüller derdine şifadır. Hakikat kabul edilsin ve hidayet bulunsun diye kullara indirilmiştir. O ahiret hakkında kesin bilgi sağlar. Tek hidayet kaynağıdır. Pürüzsüz ve bozulmadan kalacak olan tak kaynaktır. Vahyi ön plana alanlar, tek doğru kaynak olduğuna inananlar icazetlerini buradan alırlar. Düşünce dünyaları tertemiz olur. Dünyanın kiri ve pası bu kullara dokunamaz. Vahiy dünyada bir koruma kalkanıdır. İnsanı günahlardan korur.İbret alanlar, anlayışı olanlar, sabırlı olanlar vahyin önderliğinde birbirine hakkı tavsiye ederler. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;YUNUS 57: Ey insanlar! İşte Rabb’inizden size bir öğüt, gönüller derdine bir şifa ve müminler için bir kurtuluş, hidayet ve rahmet geldi.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;58-De ki: "Allah'ın lütfuyla, rahmetiyle; yalnızca O'nunla sevinç duyun! O, onları toplayıp durduklarından hayırlıdır!"&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;94-Şimdi şu sana indirdiğimiz şeylerde faraza şüphe edecek olursan, senden önce kitap okuyanlara sor! Andolsun ki, sana Rabb’inden gerçek geldi, sakın şüphe edenlerden olma! LOKMAN 3: O muhsinlere hidayet ve rahmet içindir. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;4: Onlar, namazı kılarlar ve zekatı verirler. Ahiret’e de kesin bir bilgiyle inanırlar. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;AHKAF 30-Ve dediler ki: "Ey kavmimiz, haberiniz olsun ki, biz Musa'dan sonra indirilmiş önündeki kitapları doğrulayıp gerçeği ve doğru yolu gösteren bir kitap dinledik. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;31-Ey kavmimiz, Allah' ın davetçisine uyun ve O'na iman edin ki, bazı günahlarınızı bağışlasın ve sizi acı bir azaptan korusun!" (ya qavmena= ey kavmimiz, ecibu= icabet edin, daiyallahu= Allah’ın davetçisine, ve aminu= iman edin, bihi= O’na, yeğfir= bağışlasın, lekum= sizin için, min zunubikum= günahlarınızdan, ve yucirkum= sizi korusun, min ezabin elim= acıklı bir azaptan) &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;HİCR 41-Allah: "Bu, "Garanti ederim." dosdoğru bir cadde." dedi. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;42-Gerçekten senin, benim o kullarım üzerinde hiçbir hakimiyetin yoktur; ancak, azgınlardan sana uyanlar bunların dışındadır. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;74-Derhal şehirlerinin üstünü altına getirdik ve balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık üzerlerine. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;75-Elbette bunda düşünce ve anlayışı olanlara deliller vardır. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;76-Ve o harabe yol üstünde duruyor. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;77-Kesinlikle bunda imanı olanlar için bir ibret vardır. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;87-Andolsun ki, sana namazlarda tekrarlanan yedi ayeti = Fatiha'yı ve Yüce Kur'an'ı verdik. Elbette ibret de alırlar. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-3926018820460291209?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/3926018820460291209/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=3926018820460291209' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/3926018820460291209'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/3926018820460291209'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/09/muttakler-iin-hidayet-kaynaidir.html' title='MUTTAKÎLER İÇİN HİDAYET KAYNAĞIDIR.'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RvGUSUf0AhI/AAAAAAAAASs/4HuA5GDKVhs/s72-c/24062007+005.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-4690902483402387105</id><published>2007-09-12T16:01:00.000+02:00</published><updated>2007-09-12T16:16:09.056+02:00</updated><title type='text'>SÜREKLİ DİRİLİŞ</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Ruf0cBbbGtI/AAAAAAAAASk/c_RvQFbLRa0/s1600-h/24062007+004.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5109321064532089554" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Ruf0cBbbGtI/AAAAAAAAASk/c_RvQFbLRa0/s320/24062007+004.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;KASAS 85: Kuşkusuz sana Kur’an’ı farz kılan, seni dönülecek yere (bir meade) elbette döndürecektir. De ki: “Rabbim, hidayetle geleninde, açık bir sapıklık içinde olanın da kim olduğunu daha iyi bilir.”&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;KEHF 27-Rabb’inden sana vahyolunanı oku! O'nun sözlerini değiştirecek yoktur. O'ndan başka bir sığınacak da bulamazsın!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Kasas 85 de vahyin üzerinde düşünüp hidayeti bulanlardan bahsetmiştir. Onun ekmek gibi, su gibi, namaz gibi, oruç gibi bir ihtiyaç olduğu açıkça ortadadır. Dünyalık azık vahiydir. Hazırlık din günü içindir.&lt;/span&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;KASAS 86-Sen, sana kitap indirileceğini ümit etmiyordun; fakat Rabb’inden bir rahmettir o. O halde sakın kafirlere arka çıkma! &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;87-Ve sakın sana indirildikten sonra, Allah'ın ayetlerinden seni çevirmesinler; hemen Rabb’ine davet et ve sakın ortak koşanlardan olma!&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Bu şekildeyken ne olur? Kur’ an farz. Hakkıyla okunduğunda hangi yoldan nereye gidilir? Siratin müstakim bulunmuş olur. Yani hidayet bu şekilde bulunur. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;İSRA 9: Gerçekten bu Kur’an, insanları en doğru yola iletir. Ve salih ameller işleyen müminlere kendileri için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bu paralelde kalbleri Allah’ın zikriyle mutmain olmuş kişiler hidayeti bulacaktır. Bu yol çetrefilli, dirilik isteyen bir yoldur. Fedakarlık ister. Yol birdir. Tebliğ bu yola yapılır. Yolun dışına çıkmak ya da başka yola çağırmak dâlalete işarettir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;İSRA 15: Kim doğru yola giderse sadece kendi lehine gider; kim de sapıklık ederse ancak kendi aleyhine eder. Hiçbir günahkar da, başkasının günahını yüklenmez. Biz bir peygamber gönderinceye kadar azab da etmeyiz.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bu konumda Allah’ın gönderdiği rehber ortadayken onun dışına çıkmak bir kulu her an dalâlete düşürebilir. Tebliği dikkate alan her kişinin görevi bu yolda yürümek olmalıdır. Unutmayalım ki uyan kendisi için uyacak, uymayan da kendisi için… &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;İSRA 47-Biz çok iyi biliriz seni dinledikleri zaman ne maksatla dinlediklerini ve birbirleriyle fısıldaşırlarken de o zalimlerin: "Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz!" dediklerini. 48-Bak seni nelerle mukayese ettiler de nasıl sapıklığa düştüler, onun için bir yol bulmaya da güçleri yok.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Tebliği aldıktan sonra uyması, uymaması, uyar gibi yapması yani bütün vebal tebliğ edilendedir. Onun dışına çıkmak o gaye insanına bile yasaklanmışken bizim ders almamız gerekir. Hüküm ve hesap Allah’ındır. Allah zorluk değil kolaylık ister. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-4690902483402387105?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/4690902483402387105/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=4690902483402387105' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/4690902483402387105'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/4690902483402387105'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/09/srekli-dirili.html' title='SÜREKLİ DİRİLİŞ'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Ruf0cBbbGtI/AAAAAAAAASk/c_RvQFbLRa0/s72-c/24062007+004.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-2417412308464760656</id><published>2007-09-07T15:32:00.000+02:00</published><updated>2007-09-07T16:07:14.357+02:00</updated><title type='text'>KİTABA MİRAS KILINANLAR</title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal" style="line-height: 150%; text-align: justify;"&gt;&lt;span style=""&gt;               &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;     Allah feyzi verendir. Doğrulayıcıdır. Sözlerinin hiç birinde çelişki olamaz. Kur’an dan önce indirilen nüshalar da hidayet rehberidir.Bunların hidayet rehberi olduğunu bize Cenab-ı Hak bildirmiştir. Furkandan önce indirilen kitaplar geleneksel din savunucuları tarafından bölüp parçalanmış, tahrip edilmiş ya da değiştirilmiştir. Kur'anı bozulmayacağını vaat eden Cenab-ı Hak daha önce gelen kitapları tahribat edenleri de cezalandıracağını bildirmiştir. Kur'an furkandır. Furkan(hakkı batıldan ayıran) olma özelliği ile  &lt;span style="font-size:100%;"&gt;din diye ortada dolaşan bütün yalan, içi boş ve Kur'an dayanaksız temayülleri yalar yutar. Rabbimiz bize bozulmayacağını vaat ettiği bir kitap indirmiş ise bunun anlamı; hayatımızı ona göre yaşayabilmemiz, Rabbimizin adını çokça zikretmemiz, düşünce dünyamızı onunla arındırmamız adınadır. Biz bunları bileceğiz ve tatbik edeceğiz ki her iki dünyanın inşasını sağlam yapabilelim.&lt;/span&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="line-height: 150%; text-align: justify;"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;                ENAM 91: Allah’ı gereği gibi tanıyamadılar. Çünkü “Allah insana bir şey indirmedi” dediler. De ki: “ Musa’nın insanlar için nur ve hidayet olarak getirdiği ve sizin onu parça parça kağıtlar halinde ortaya çıkardığınız ve çoğunu da gizlediğiniz o kitabı kim indirdi? Bununla ne sizin ne de atalarınızın bilmediği hakikatler öğretildi.” Sen&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;“Allah” de ve sonra bırak onları da daldıkları bataklıkta oynayıp dursunlar. 92-İşte bu da bizim indirdiğimiz bir kitap! Feyiz bereketi dünyayı tutacak; bu tasdik etmedikçe önceki kitaplar muteber olmayacak. Bir de Mekke ve çevresindekileri uyarsın diye indirmişizdir. Ahirete inananlar, buna da iman ederler. Ve onlar namazlarını devamlı kılarlar. 154-Sonra Biz, Musa'ya, güzelce tatbik edene nimetlerimizi tamamlamak, her şeyi detaylı açıklamak, kavuşacaklarına inansınlar... 155- Bu ise indirdiğimiz tam, çok mübarek bir kitaptır. Bundan böyle buna uyun ve korunun ki, rahmetimize eresiniz. MÜMİN 53: And olsun biz Musa’ya o kitabı verdik ve İsrail oğullarına o kitabı miras kıldık. 54- Ki temiz akıl sahiplerine bir hidayet rehberi ve bir hatırlatma olması için. 55-O halde sabret, çünkü Allah'ın va'di haktır; günahının bağışlanmasını dile ve akşam-sabah Rabb’ini hamd ile tespih et! AHKAF 12-Onun önünden de bir yol gösterici ve rahmet olarak Musa'nın kitabı var. Bu da zulmedenleri korkutmak için, güzel davrananlara da bir müjde olarak Arap diliyle gelmiş doğrulayıcı bir kitaptır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;(ve min= halbuki, qablihi= ondan önce vardı, kitabu musa= musanın kitabı, imamen= rehber, ve rahmeten=bir rahmet olarak, ve haza=bu, kitabun= kitap, musaddikun= tasdik eden, doğrulayan, lisanen arabiyyen=Arapça bir dille, liyunzire-l=korkutmak için, ellezine= kimseleri, zelamu=zalimleri, ve Büşra= ve bir müjdedir, lilmuhsinin= ihsan sahiplerine, güzel işlerde bulunanlara)&lt;/span&gt; MÜMİNUN 49: Andolsun biz Musa’ya kitabı verdik, hidayete erebilsinler diye.AL_İ İMRAN 3-4: O, sana bu kitabı hak ve hakikatle dolu kendinden öncekileri doğrulayıcı olmak üzere indirmiştir. Daha önce de insanlara hidayet için Tevrat’ı ve İncil’i indirmişti. Bir de (hakkı batıldan, hayrı şerden) ayırt eden Furkan’ı indirdi. MAİDE 44-Gerçekten Biz, içinde bir hidayet, bir nur bulunan Tevrat'ı indirdik. Kendilerini Allah'a teslim etmiş peygamberler, yahudilere onunla hükmederlerdi. Bir de Allah dostları ve ilim adamları da Allah'ın kitabını muhafaza etmekle görevli olmaları ve üzerine şahit olmaları dolayısıyla onunla hüküm verirlerdi. Artık insanlardan korkmayın, Benden korkun ve Benim ayetlerimi birkaç paraya değişmeyin! Ey hakimler, her kim Allah'ın indirdiği hükümlerle hüküm vermezse, onlar hep kafirlerdir. 46-Arkadan da o peygamberlerin izleri üzerinde Meryem'in oğlu İsa'yı, önündeki Tevrat'ı bir doğrulayıcı olarak gönderdik. Ona içinde bir hidayet ve nur bulunan, önündeki Tevrat'ı doğrulayıcı ve takva sahipleri için bir hidayet ve öğüt olmak üzere İncil'i verdik. 47-İncil'e inananlar da Allah'ın onun içinde indirdiği ile hükmetsin. Kim Allah'ın indirdiği hükümlerle hükmetmezse, onlar dinden çıkmış günahkarlardır. 48-Sana da önünde bulunan kitapları doğrulayıcı ve onlara bir şahit olmak üzere bu hak kitabı indirdik; onun için sen de aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet, sana gelen gerçekten ayrılıp da onların arzuları arkasından gitme! Her biriniz için bir kanun ve bir yol tayin ettik. Allah dileseydi, hepinizi bir te&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style=""&gt;k ümmet yapardı, fakat sizi, her birinize verdiği şeylerde imtihan edecek. O halde durmayın, hayırlı işlerde yarışın. Nihayet dönüşünüz hep Allah'adır. O zaman O, hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri size haber verecektir.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-2417412308464760656?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/2417412308464760656/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=2417412308464760656' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/2417412308464760656'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/2417412308464760656'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/09/kitaba-miras-kilinanlar.html' title='KİTABA MİRAS KILINANLAR'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-4043141842282899970</id><published>2007-09-02T16:30:00.000+02:00</published><updated>2007-09-02T17:09:31.389+02:00</updated><title type='text'>İMAN ÖLÇÜSÜ</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://img.blogcu.com/uploads/hihsansonmez_kozan2_291.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://img.blogcu.com/uploads/hihsansonmez_kozan2_291.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b face="trebuchet ms"&gt;ŞUARA 2:Bunlar apaçık kitabın ayetleridir.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b face="trebuchet ms"&gt;3: Sen, onlar mümin olmayacaklar diye neredeyse kendine kıyacaksın.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b face="trebuchet ms"&gt;4:Dilersek üzerlerine gökten bir ayet indiriveririz de,ona boyunları eğilip kalır.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b face="trebuchet ms"&gt;5:Bununla beraber Rahmandan kendilerine yeni bir zikir gelmiyor ki, ondan yüz çevirmiş olmasınlar.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b face="trebuchet ms"&gt;6-Evet, yalanlamaktalar; fakat onlara alay edip durdukları şeyin dehşet veren haberleri gelecektir.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b face="trebuchet ms"&gt;7-Yeryüzüne bir bakmadılar mı? Biz onda her güzel çiftten nice bitkiler bitirmişiz. 8-Şüphesiz ki, bunda mutlak bir ibret vardır; ama çoğu iman etmedi.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="line-height: 150%; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"&gt;        İman etmek, imanı tazelemek, imanı diri tutmak  şüphesiz  bir kulun  birinci derecede  tefekkür etmesi gereken noktadır. Birey olarak kendimize her an sormamız gereken soru budur. Çünkü neden yaratıldık sorusuna vereceğimiz cevap: &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 0); font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;"&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 0); font-weight: bold;font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;Zariyat 56-Ben cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım." &lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 0);font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;olmalıdır. Cevap bu ise kulluk vazifesini temin için mutmain bir kalple Cenab-ı Hakka iman etmek gerekir. İmanı diri tutan, ona şifasını veren ise vahiydir. Vahye yönelmiş her kul edindiği azık ile din gününe hazırlanır. Allah'ı zikreden her kalb onunla tatmin olur. Kalb terbiye olunca içindeki sorgu, şüphe, delil arama gibi kendisini yamultacak vesveselerden uzak durur. Kainatın her bir yerinde Cenab-ı Hakkın imzasını görünce güven duyar. İman etmek tüm bu kalbi neşeyi ve Cenab-ı Hakka vuslat arzusunu içinde&lt;/span&gt; barındırır.  Kalbler Cenab-ı Hakkın feyziyle dolsun inşallah. &lt;span style="color: rgb(51, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;"Rad &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 0); font-weight: bold;font-family:Arial;font-size:100%;"  &gt;28-Onlar, iman edip kalpleri Allah'ın zikriyle yatışan kimselerdir; evet Allah'ın zikri ile kalpler yatışır!"&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;                           &lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"&gt;İmanın karşılığı olan küfürde; şüphe, fısk, yalanlama, iftira, sürekli delil isteme ve daha nice olumsuz düşünceler vardır. Bu düşünce sürekli delil ister, oysa Rabbimiz delil namında indirdiği kitabında doğru yolu açık bir şekilde göstermiştir. Eğriliği olmayan bu yolda ibret almayan kalbler kaybedecek; ibret alıp Cenab-ı Hakka kulluk edenler ise kazanacaktır. Kimsenin zorla iman etmesi diye bir olgudan söz edemeyiz. Ancak öğüdü almaya açık kalb yatışarak buna ulaşacaktır. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-4043141842282899970?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/4043141842282899970/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=4043141842282899970' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/4043141842282899970'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/4043141842282899970'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/09/iman-ls.html' title='İMAN ÖLÇÜSÜ'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-4388864896616150503</id><published>2007-08-30T13:49:00.000+02:00</published><updated>2007-08-30T16:22:49.879+02:00</updated><title type='text'>BAŞKA DELİL ARAMAYIN!</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify; font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rtaw9uMwsnI/AAAAAAAAASE/uDcpXqMYgsU/s1600-h/konya-ak%C5%9Fehir.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rtaw9uMwsnI/AAAAAAAAASE/uDcpXqMYgsU/s320/konya-ak%C5%9Fehir.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5104461802091098738" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;           Ayet delil demektir. Oysaki illa delil isteyenler şüphesiz bir şaşkınlık içindedir. Öncekilerin (mucizelerin, nüshaların) örnek teşkil etmesi gerekirken, söylenegelenler elbette Rabbimizce isyan kabul edilmiştir. Vahye inanmayıp mucize isteyenin hali tüm uzuvlarından bîhaber yaşayanın hali gibidir. Rabbimizin ayetlerinde bunlarla ilgili kör, sağır,dilsiz ifadelendirmesi bu noktada fevkalâdedir.&lt;br /&gt;              &lt;b&gt;TAHA 133-Bir de onlar: "Rabb’inden bir mucize getirse ya !" dediler. Onlara, daha önceki kitaplardakinin apaçık delili gelmedi mi ki? 134-Eğer Biz, onları bundan önce bir azap ile helak etmiş olsaydık: "Ey Rabb’imiz, ne olurdu bize bir peygamber gönderseydin de biz alçak ve rezil olmadan önce ayetlerine uysaydık." diyeceklerdi. 135-De ki : "Hepimiz beklemekteyiz, siz de bekleyin bakalım; çünkü yakında, doğru yol sahiplerinin ve doğru gidenlerin kimler olduğunu bileceksiniz!&lt;/b&gt; Ortada helek edilenler vardı çünkü;İbret alınmadı. Bir de bunun üstüne yalanlandı. Bilinçli dalâlet ortaya çıktı&lt;b style=""&gt;.&lt;br /&gt;           NEML 84-Nihayet geldikleri zaman, Allah: "Siz, Benim ayetlerimi, onları ilmen kavramadığınız halde yalanladınız mı? Değilse ne yapıyordunuz?"&lt;/b&gt; buyurur.&lt;br /&gt;İlmen kavranırsa ne olur?&lt;b style=""&gt;NEML 92: Ve Kur’an okumakla: Artık kim hidayeti kabul ederse, sadece kendi lehine eder. Kim de sapar giderse, de ki: “Ben sadece tehlikeyi haber verenlerdenim”.93:Ve de ki: “Hamd olsun Allah’a! O, size ayetlerini gösterecek de onları tanıyacaksınız”.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Rabb’in neler yapacağınızdan da gafil değildir.&lt;/b&gt; Herkesin ameli kendinedir şüphesiz. Çok açık bir şekilde  vahyi okumanın  hidayete götürücü mahiyetinden bahsedilmiş  ve bu şekilde  davranılmaz ise dâlaletin her an  yakîn olduğu belirtilmiştir. İnsan aklı  sorumlu olduğu yükümlülüklerin peşinden koşmalıdır. Sorumlu olmadığı ya da sorgulayıcı olduğu heveslerin peşinden koşmakla her an dâlalet kıyılarında yüzüyor durumdadır.    &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-4388864896616150503?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/4388864896616150503/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=4388864896616150503' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/4388864896616150503'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/4388864896616150503'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/08/baka-delil-aramayin.html' title='BAŞKA DELİL ARAMAYIN!'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rtaw9uMwsnI/AAAAAAAAASE/uDcpXqMYgsU/s72-c/konya-ak%C5%9Fehir.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-6254282939850077929</id><published>2007-08-30T12:05:00.000+02:00</published><updated>2007-08-30T12:22:14.529+02:00</updated><title type='text'>ZİKİRDEN YÜZ ÇEVİRMEK</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;  &lt;p class="MsoBodyText"  style="line-height: 150%; color: rgb(51, 0, 0); text-align: justify; font-family: trebuchet ms;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 0); font-weight: bold;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="line-height: 150%;"&gt;        TAHA 124-Her kim de zikrimden yüz çevirirse. ona dar bir geçim vardır ve onu kıyamet günü kör olarak haşrederiz."&lt;br /&gt;125-Diyecek ki: "Ey Rabb’im, beni niçin kör olarak haşrettin. Oysa ben, gören bir kimse idim?"&lt;br /&gt;126-Allah: "Öyle, sana ayetlerimiz geldi de sen onları unuttun. Bugün de böyle bırakılacaksın." buyurur.&lt;br /&gt;127-Ve işte haddi aşıp Rabb’inin ayetlerine inanmayanları Biz böyle cezalandırırız ve elbette o ahiret azabı daha çetin ve daha kalıcıdır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;128-Yurtlarında yürüyüp durdukları kendilerinden önceki nice nesilleri helak etmemiz kendilerini doğru yola sevk etmedi mi? Muhakkak bunda ibret alacak akıl sahipleri için birçok deliller vardır!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;        Kur'anda zikirden yüz çevirenlerin hali bu dünyada ve ahirette iki türlü ceza ile karşılaşmalarından  ibarettir. bu dünyada onlara sıkıntılı bir geçim vardır. Yolarını  bulmaktan aciz  kalırlar. Kıyamette  de  kör olarak  haşr(huzura getirilme) edilmeleridir. Zikirden yüz çevirme, zikri unutma, zikri yalanlama bunlar hep aynı cezanın sebepleridir. Burada zikrin geliş sebebini tefekkür etmeliyiz. Kur'anda nice nesillerin aynı sebepten nasıl helaka uğradıkları fasılalar halinde anlatılırken ibretlik fotoğraflar gözümüzün önünde canlanmalıdır. Firavun ashabı, hud kavmi, Nuh kavmi vs. toplumların uğradıkları hüsran hep bu yüzdendir. Tebliği cevapsız bırakma, dejenere olmuş toplumlar bize delilleri birer birer sunmaktadır. Akıl kullara verilen en önemli nimettir. iyi kullanılmadığında dâlalet köşe başında bekler. Aklını kullanmayan toplumları Cenab-ı Hak sıkıntı içinde bırakır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 0);"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;&lt;span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoBodyText"  style="line-height: 150%; color: rgb(51, 0, 0); text-align: justify; font-family: trebuchet ms;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 0);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-6254282939850077929?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/6254282939850077929/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=6254282939850077929' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/6254282939850077929'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/6254282939850077929'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/08/zikirden-yz-evirmek.html' title='ZİKİRDEN YÜZ ÇEVİRMEK'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-2820849783445399809</id><published>2007-08-27T08:44:00.000+02:00</published><updated>2007-08-27T10:00:34.777+02:00</updated><title type='text'>HABERDAR OLMAK</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RtKCCeMwskI/AAAAAAAAARs/wQWZqPV_otU/s1600-h/seyhan-baraj-gÃ¶lÃ¼.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5103284306742129218" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RtKCCeMwskI/AAAAAAAAARs/wQWZqPV_otU/s320/seyhan-baraj-g%C3%B6l%C3%BC.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#330000;"&gt;&lt;strong&gt;FURKAN 29: And olsun gerçekten bana gelmişken, beni zikirden saptırdı. Şeytan, insanı yalnız bırakıp felakete sürükleyendir. &lt;/strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;(leqed= andolsun gerçekten, edallani= beni şaşırttı, saptırdı, eniz zikri= zikrden, be’de= sonra, iz= zaman, caani= bana geldiği, vekaneş şeytanu= şeytan oldu, lil insani= insan için, xazulen= yardımsız bırakan)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;strong&gt; 30: Peygamber de: “Ey Rabb’im! Kavmim bu Kur’anı terk ettiler” demektedir.&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;( qaler rveasulu= peygamber dedi, ya rabbi= ey rabbim, inne qavmi= gerçekten kavmim, ettexezu= edindiler, hazal qurane= bu kuranı, mehcuren= terk edilmiş) &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:arial;color:#000000;"&gt;Rabbimiz tarafından elçiler vasıtasıyla kullara gelen uyarıların en belirgin olanı da, zikirdir. Zikretmek, düşünmek, anmak, tefekkür etmek haberdar olan her kulun görevidir. Zikir bizzat Kur'an için de kullanılmıştır. Çünkü bir kul zikirden haberdar olduktan sonra hayatına vahyi manada yön vermesi beklenir. Bu olmadığında Peygamberimizin( SAV) "kavmim bu Kur'anı terk ettiler" lafzının muhatabı olunur ki, vahyi muhatap almayanları bekleyen son budur. Vahyin bırakılması halinde Peygamberimiz (SAV) de kavminden şikayetçi olacaktır. İşte vahiy ortadaysa, bu vahiy hidayetin ta kendisiyse uymamak körlüktür. Kullara vahyi muhatap almalarına yetecek açıklıkta uyarılar yapılmıştır. Tebliğ bu noktada toplumsal yapıya çeki düzen verecek, Rabbimizin bir emridir. İnsanlığın vahiyden haberinin olması buna bağlıdır. Yoksa insanlık kendine uygun gördüğü tağutları rab  edinmekten çekinmeyecektir. Öncelikle Kur'anın farz olduğu bilinecek ve bildirilecek ki, kalp buna kendini hazır hissetsin. Sonra kalbin kendini nefsani arzulardan sıyırıp terbiye etmesi gerekecektir. Bu inişli çıkışlı yolda hidayeti Rabbimizden dilenmekten başka bir endişe kalbimizde taşımamalıyız. Kainata en yüksek sesle uyarıda bulunan vahyi muhatap alarak kurtuluşun bu şekilde olduğunu bilen bir kalbi yamultmaya şeytanın gücü yetmeyecektir. Rabbimiz kullarına mutmain bir kalp nasip etsin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#000000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-2820849783445399809?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/2820849783445399809/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=2820849783445399809' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/2820849783445399809'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/2820849783445399809'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/08/furkan-29-and-olsun-gerekten-bana.html' title='HABERDAR OLMAK'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RtKCCeMwskI/AAAAAAAAARs/wQWZqPV_otU/s72-c/seyhan-baraj-g%C3%B6l%C3%BC.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-3396023297995823794</id><published>2007-08-17T17:13:00.000+02:00</published><updated>2007-08-17T17:30:07.608+02:00</updated><title type='text'>O KESKİN BİR HÜKÜMDÜR!</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RsW-RmJBq2I/AAAAAAAAARU/mGtWvTTfA1A/s1600-h/24062007+004.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5099691362572413794" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RsW-RmJBq2I/AAAAAAAAARU/mGtWvTTfA1A/s320/24062007+004.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#990000;"&gt;&lt;strong&gt;TARIK 13-Ki, o her halde keskin bir hükümdür.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#990000;"&gt;&lt;strong&gt;14-O asla şaka değildir!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#990000;"&gt;&lt;strong&gt;FATIR 32-Sonra Biz, o kitabı kullarımızdan süzüp seçtiklerimize miras kıldık. Onlardan da nefislerine zulmeden var, orta giden yolu tutan var, Allah'ın izniyle hayırlarda ileri geçenler var. işte büyük lütuf odur. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#990000;"&gt;&lt;strong&gt;37-Ve onlar orada şöyle feryat ederler: "Ey Rabb’imiz, bizleri çıkar da yaptıklarımızdan başka yararlı bir iş yapalım. (Onlara) : "Ya size orada düşünecek olanın düşüneceği kadar ömür vermedik mi ki? Hem size Peygamber de geldi. O halde tadın; çünkü zalimleri kurtaracak yoktur!" (denilecektir.) &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#990000;"&gt;&lt;strong&gt;42-Onlar kendilerine uyarıcı bir peygamber gelirse kesinlikle ilerideki ümmetlerin en birincisinden daha kabiliyetli olacaklarına daha çok doğru yola gideceklerine dair Allah'a en ağır yeminleriyle yemin etmişlerdi. Fakat kendilerine uyarıcı bir peygamber geldiği zaman, bu onların yalnızca ürkekliklerini artırdı.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Vahyi tefekkür ederken, onu usul usul okumalı, ağır ağır sindirmeliyiz. Hayat tarzı olabilmesi ve tam idrak seviyesinde saygıyla anlaşılması bu yolla olabilir. Çünkü, hakikaten şaka değildir. Kainata seslenen, bütün âlemlere hükmeden bir sestir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Onun idrak noktasında hidayete ulaştıran bir rehber olduğu unutulursa yerleşik olarak insan hafızası –haşa-onu hafife alacaktır. O zaman sosyolojik din mükellefi olunur ki, hakikat duyulduğunda ağır gelir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Vahyin ağır olduğu bir hakikattir. Yalnız Allah insanlara akıl ve idrak vermiş, bunları çalıştırması içinde zaman vermiştir. Ağırlık merkezinde kulun bunu taşıyabilmesi için sorgusuz iman istenir. Vahyin ağırlığı iki türlü olur. Ya kul iman etmez , dolayısıyla vahyi tanımaz. Bir kısmı tanısa da vahyi kendi yaşam biçimine göre yorumlar. Diğer bir kula ise bir vecd duygusuyla tatlı bir ağırlık yani hidayeti arama bulma; bulduktan sonra da kaybetmeme derdi olur. Vahyin terk edilişinde dalâlet durumunun ortaya çıkacağını belirtmiştik. Unutmayalım ki, şeytan kulları dalâlete sevk için başka yollar çizmez. O sadece nefsinin arzuları peşinde koşanların yolunun üstüne oturur. Dolayısı ile Allah'ın muhlis kullarını saptırmasına imkan yoktur. Her daim Rabbimizi anmak, mutmain bir kalp ile tefekkür etmek bizim elimizdedir. Bize biçilen ömür bunu gerektirir. Cenab-ı Hak mutîlerden eylesin. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-3396023297995823794?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/3396023297995823794/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=3396023297995823794' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/3396023297995823794'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/3396023297995823794'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/08/tarik-13-ki-o-her-halde-keskin-bir.html' title='O KESKİN BİR HÜKÜMDÜR!'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RsW-RmJBq2I/AAAAAAAAARU/mGtWvTTfA1A/s72-c/24062007+004.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-1032530473221503881</id><published>2007-08-13T19:01:00.000+02:00</published><updated>2007-09-05T00:27:39.692+02:00</updated><title type='text'>KİTABI SIKICA TUTUN!</title><content type='html'>Dünya hayatının her alanı bir imtihan vesilesiyse bize düşen bu imtihana iyi hazırlanmaktır. Çünkü sürekli inişler ve çıkışlar, bunların sonuçları bizi etkiler. Bizler derslerimize iyi çalışır, vahiyle amel etmeye devam edersek: &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;ARAF 168-Ve onları yeryüzünde birçok milletlere parçaladık. İçlerinde iyi olanları da vardı, iyinin altında olanları da. Onları bazen nimet, bazen de musibet ile imtihan ettik ki, döneler. 169-Derken, arkalarından Kitab'ı (Tevrat'ı) miras alan bozuk bir nesil bunların yerine geçti. Onlar şu alçak dünya malını alırlar, bir de: "Biz nasıl olsa bağışlanacağız!" derler. Karşı taraftan da kendilerine öyle bir şey gelse, onu da alırlar. Allah'a karşı yalnız hakkı söyleyeceklerine dair kendilerinden Kitapta söz alınmamış mıydı? Ve onun içindekileri ders edinmediler mi? Halbuki ahiret yurdu Allah'tan korkanlar için daha hayırlıdır; hala akıllanmayacak mısınız? 170-Kitab'a sarılan ve namazı kılan o ıslahatçı kimselerin&lt;span style="font-family:georgia;color:#000000;"&gt;&lt;em&gt; (muslihin=Salihlerin)&lt;/em&gt;&lt;/span&gt; mükafatını Biz hiçbir zaman zayi etmeyiz!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Ders vahiydir. Ders hayata tatbik için alınır. Öğrenmek ve öğrendiğini yaşamak: kitabın vesilesiyle Allah’ı tanımak , sürekli emek vermek, çabalamak şükretmeyi ve sabretmeyi öğrenmek yukarıdaki üç ayete paralel Araf 171 meramımızı ne güzel anlatıyor. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;171-Hani bir zamanlar Biz o dağı bir gölgelik gibi tepelerine çekmiştik de üzerlerine düşüyor zannettikleri bir sırada demiştik ki: "Size verdiğimiz Kitabı sıkıca tutun ve içindekini hatırınızdan çıkarmayın, umulur ki korunursunuz!"&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Ayetin anlamı delildir. Bu delil kendini ispat etme çabasında olan bir delil değil hakkın batılı gidermesiyle sonuçlanacak bir delildir. Cenab-ı Hak ayet kelimesini delille eş anlamlı kullanmıştır. O zaman her ayet kainatı, yaratılanları, insanı, nesneyi her şeyi anlamada bir delildir. Bunu manidar saymamak elde değildir. Furkan 33’ü bu eksende unutmayalım. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;FURKAN 33. Onlar sana bir mesel getirdikçe, biz sana hakkı ve en güzel yorumu getiririz. ARAF 172-Hem Rabb’in Ademoğullarının bellerinden zürriyetlerini alıp onları nefislerine karşı şahit tutarak: "Rabb’iniz değil miyim?" diye şahit gösterdiği zaman "Evet Rabb’imizsin, şahidiz !" dediler. Kıyamet günü "Bizim bundan haberimiz yoktu!" demeyesiniz, 173-Yahut, "Ancak, atalarımız şirk koştular, biz ise onlardan sonra gelen bir nesil idik; şimdi o batılı tesis edenlerin yaptıklarıyla bizi helak mı edeceksiniz?" demeyesiniz diye. 174-İşte ayetleri böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz, olur ki dönerler. 175-Onlara o herifin kıssasını da anlat ki, ona ayetlerimizi vermiştik, ama o, onlardan sıyrılıp çıktı, derken onu, şeytan arkasına taktı da yolunu şaşırmışlardan oldu.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Vahiy hidayet rehberi, Allah’tan bir rahmet ve delildir. Hayatımızda bu eksen etrafında dönmelidir. Ayetin anlamı delildir. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;CASİYE20: Bu (Kur’an), insanlara basiret nurları ve kesin bilgiyle inanacak bir kavim için tamamen hidayet ve rehberdir. NAHL 89: Her ümmetin içinden kendi nefislerinden üzerlerine bir şahit getirdiğimiz gün, seni de onların üzerine bir şahit olarak getireceğiz. Sana bu kitabı her şeyi açıklamak için ve bir hidayet, bir rahmet, müslümanlara da bir müjde olarak parça parça indirdik. 102: Söyle onlara. “Ruhul Kudüs, iman edenleri sağlamlaştırmak ve müslümanlara bir hidayet, bir müjde olmak üzere, onu Rabb’inden hak hikmetiyle indirdi.”103: Muhakkak ki biz onların: “Onu mutlaka bir beşer ona öğretiyor” dediklerini biliyoruz. Saparak kendisine yöneldikleri kimsenin dili yabancıdır. Bu Kur’an ise gayet açık bir Arapçadır. BAKARA 185: Ramazan ayı, insanları irşad için, hak ile batılı birbirinden ayıran, hidayet delili, apaçık belgeler halindeki Kur’an’ın indirildiği aydır. Onun için sizden her kim bu aya şahit olursa, onda oruç tutsun. Kimde hasta yahut seferde ise, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde kaza etsin. Allah size zorluk istemiyor, kolaylık istiyor. Sayıyı tamamlamanızı ve size hidayet buyurduğu şekilde Allah’ı tekbir ile büyüklemenizi istiyor. ARAF 203-Sen onlara bir ayet getirmediğin zaman "Derleyip toplasaydın ya!" derler. De ki: "Ben ancak Rabb’imden bana ne vahyolunuyorsa ona uyarım! Bütünüyle bu Kur'an Rabb’inizden gelen kalp gözlerinizi açacak delillerdir. İman edecek bir kavim için hidayet ve rahmettir.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;204-Kur'an okunduğu zaman, hemen onu dinleyin ve susun! Umulur ki, rahmete erdirilirsiniz! CİN 1: De ki: hakikat bir takım cinlerin Kur’an’ı dinleyip de şöyle dedikleri bana vahyolundu: “Şüphesiz biz, hayrete düşüren bir Kur’an dinledik”.2: “O Kur’an, hidayete erdiriyor. Biz de ona iman ettik. Rabb’imize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız”. &lt;/span&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:georgia;color:#000000;"&gt;(yehdi= iletiyor, ilarruşdi= doğruya, feamenna= biz de iman ettik, bihi= ona, velen nuşrike= asla ortak koşmayacağız, birabbina= Rabbimize, eheden= hiç kimseyi)&lt;/span&gt; &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;em&gt;eheden= hiç kimseyi- diye meallendirilmiş ama “O tektir” olmalıydı bize göre.&lt;/em&gt; &lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;13-Doğrusu biz o hidayet rehberini dinlediğimizde ona iman ettik&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;(Ve enna semi’na-l-= gerçekten biz dinlediğimiz zaman, huda= hidayet göstereni (kuranı), amenna bihi= ona iman ettik)&lt;/strong&gt;. &lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;Her kim O Rabb’ine iman ederse artık ne hakkı yenmek ne de istila olunmak korkusu kalmaz.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Kuran’ın bir hidayet rehberi olduğunu gösteren birkaç ayeti vermeye çalıştık. O kesin bir hidayettir. Allah’ın indirdiği her nüsha hidayettir. Burada ayetlerin açık, anlaşılır, öğütçü, ilginç, çelişkisiz vs. bir çok özelliğine dikkat çekilmiştir.Kur’an ın açık ve anlaşılır olmasını bir yere koyalım, cin süresinde geçen ve onların aleminde acayip buldukları bir kitaptır. Hayrete düşürüyor, çünkü doğru yola götürüyor. Kolayca, acısız, vecd ile. Çünkü Allah kolaylık verdiğini, müminlere hakkı gösterdiğini ayetlerinde belirtmiştir. Şöyle ki: &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;NEML 75-Gökte ve yerde açık bir kitapta bulunmayan hiçbir gizli şey yoktur. 77:Gerçekten o doğruyu gösteren kesin bir hidayet ve müminler için tam bir rahmettir. KASAS 43-Andolsun ki, Biz Musa'ya o kitabı, ilk nesilleri helak ettikten sonra, insanların vicdanlarını aydınlatacak görüşler ve bir hidayet ve rahmet olmak üzere verdik; belki düşünür, ibret alırlar. Vahyin bir hidayet olduğunu belirttikten sonra üstünde tefekkür edilmesi gerektiğine bakarak değerinin verilmesi gerektiğini irdeleyelim. SEBE 6-Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise, sana Rabb’inden indirilen gerçeğin ta kendisi olduğunu ve onun, yüceliğinin sonu olmayan her türlü övgüye layık olan (Allah') ın yolunu gösterdiğini görüyorlar. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-1032530473221503881?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/1032530473221503881/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=1032530473221503881' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1032530473221503881'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1032530473221503881'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/08/kitabi-sikica-tutun.html' title='KİTABI SIKICA TUTUN!'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-5591296161647195379</id><published>2007-08-10T18:40:00.000+02:00</published><updated>2007-08-10T19:04:42.835+02:00</updated><title type='text'>KİTABULLAH</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://www.selimgumus.com/bocek/WwwSelimGumusCom_g1731.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" height="225" alt="" src="http://www.selimgumus.com/bocek/WwwSelimGumusCom_g1731.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; İlim= Kuran’dır. Bu çok manidar bir adlandırmadır. Öyleyse, &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;ARAF 51-O kafirlere ki, oyunu ve eğlenceyi kendilerine din edindiler ve dünya hayatı kendilerini aldattı. Nasıl ki, onlar bu günlerine kavuşacaklarını unutup ayetlerimizi inkar ettilerse Biz de bugün onları öyle unutacağız. 52: Gerçekten biz onlara; iman edecek bir topluluğa hidayet ve rahmet ölçüsü olması için, tam bir ilim ile fasıla fasıla ayırt ettiğimiz bir kitap gönderdik.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Bakış bu olmalıdır. İnsan bu ilimle amel etmeye başladı mı, değişimi yüreğinde hisseder. Allah devamlı kılsın. Kitap bir hidayet ölçüsüdür. Bizi kılavuzlar. Başka nesneleri ve kimseleri Rab edinmeyi önleyicidir. Bu konuda kolaycılığa kaçıp başkalarına meyledenlerse, şöyle karşılanır. &lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;ARAF 53-Onlar, bakalım sonu nereye varacak diye ancak onun tehditlerinin gerçekleşmesini bekliyorlar. Onun tehditlerinin geleceği gün önceden onu unutmuş olanlar: "Muhakkak ki, Rabb’imizin peygamberleri bize gerçeği getirmişlermiş.&lt;/span&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;(qad=gerçekten, caet= getirdiler, rusulu= peygamberleri, rabbina= rabbimizin, bilhaqqı= hakkı).&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;Bak şimdi bizim şefaatçilerden hiçbiri var mı ki, bize şefaat etsinler? Veya geri döndürülsek de yaptığımız işlerden başkasını yapsak?" diyecekler. Doğrusu onlar, kendilerine yazık ettiler ve uydurup güvendikleri şeyler yanlarından kaybolup gitmiş olacaktır. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Cenab-ı Allah’ın hududları bellidir. Hidayet rehberi Kuran’dır. Bu hududun dışına çıkılmamalıdır. Her şartta bunu hissetmeli ve kulluk görevini yerine getirenlerden olmalıyız. Çünkü, &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;ARAF 68-Size Rabb’imin mesajlarını iletiyorum ve ben sizler için güvenilir bir nasihatçıyım.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;(ubelliğukum= size tebliğ ediyorum, risaleti= mesajlarını, rabbi= Rabbimin, ve enne= ve ben, lekum= sizin için, nasihun= bir öğütçüyüm, aminun= güvenilir) &lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;Peygamberimiz, Rabbmizin risaletini tebliğ ederken kullandığı bütün fiil ve sözler vahiy üzerindendi. Onun dışında tebliğ dışına çıkarız ki, vahyi manada bunların hepsi zandır. Zan hidayeti buldurmaz. &lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;ARAF 79-O, onlardan döndü ve: "Ey kavmim, ben size Rabb’imin mesajını tamamen ilettim ve öğüt verdim; ancak siz öğüt verenleri sevmezsiniz!" dedi.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;em&gt;&lt;strong&gt;(fetevella= yüz çevirdi, enhum= onlardan, ve qale= dedi, ya qavmi= ey kavmim, leqed= andolsuın ki, ebleğtukum= size tebliğ ettim, risalete rabbi= Rabbimin risaletini, mesajını, ve nesehtu= öğüt verdim, lekum= size, velakin= ancak, la tuhibbune-n-= sevmiyorsunuz, nasihin= nasihat edenleri, öğüt verenleri)&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;86-Bir de öyle tehdit ederek her caddenin başına oturup da Allah'ın yolundan O'na iman edenleri çevirmeyin ve yolun çarpıklığını arzu etmeyin. Düşünün ki, siz azlıktınız, O, sizi çoğalttı ve bakın o bozguncuların sonu ne oldu! 87-Eğer içinizden bir kısmı, benim gönderilmiş olduğum gerçeğe inanmış, bir kısmı da inanmamışsa, Allah aramızda hükmünü verinceye kadar sabredin. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Bize burada düşen, Zariyat 56 ve Kasas 85’i dikkate alarak Zümer 2 ekseninde hareket etmektir. Bunun dışındaki her misyon problemli olabilir. Bu pencereden hidayet ve dalâlet kavramlarını da karşılamak gerekir. Çünkü, peygamberler hakkı Allah’ın izniyle getirmişlerdir. Bizler de ancak Allah’ın izniyle hidayet buluruz. Kimse aklına estiği şekilde hidayet dağıtıcısı olamaz. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;ARAF42-İman edip iyi işler yapan kimseler ise, -Biz kişiye gücünün üstünde bir şey yüklemeyiz.- cennetin sakinleridirler ve orada sonsuza dek kalacaklardır. 43: Cennette altlarından ırmaklar akarken gönüllerinden, kin kabilinden ne varsa hepsini söküp atmışızdır. “Bizi buraya muvaffak kılan Allah’a hamd olsun. Eğer Allah bize hidayet etmeseydi bizim kendiliğimizden hidayet yolunu bulmamıza imkan yoktu. Andolsun ki Rabb’imizin peygamberleri bize gerçeği getirmişlerdir” derler. Onlara “İşte bu gördüğünüz o Cennettir ki, buna yaptıklarınız sebebiyle mirasçı kılındınız” diye seslenirler.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;strong&gt;&lt;em&gt;(ve neze’na= söktük, ma= o şey ki, fisudurihim= göğüslerinde, min ğilli= kinden, tecri= akar, min tehtihimul= altlarından, enharu= ırmaklar, ve qalul= derler, hamdulillahi-l-= hamd Allah’ındır, lezi= O ki, hedana= bizi iletti, kavuşturdu, lihaza= buna, vema kunne= biz değildik, linehtediye= hidayete erecek, levla en hedanallahu= Allah bize hidayet etmeseydi, leqad= gerçekten, caet= getirdiler, rusulu= peygamberleri, rabbina= rabbimizin, bilhaqqı= hakkı, venudu= seslenilir onlara, en tilkumul cennetu= işte bu cennettir, uristumuha= varis kılındığınız, bima= o şeyle ki, kuntum= idiniz, te’melune= yapıyorsunuz). &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-5591296161647195379?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/5591296161647195379/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=5591296161647195379' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/5591296161647195379'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/5591296161647195379'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/08/kitabullah.html' title='KİTABULLAH'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-4685177778323586758</id><published>2007-08-07T17:08:00.000+02:00</published><updated>2007-08-07T17:28:06.607+02:00</updated><title type='text'>SAKIN OKUMAMAZLIK ETME!</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://www.selimgumus.com/foto/WwwSelimGumusCom_k2992.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" height="249" alt="" src="http://www.selimgumus.com/foto/WwwSelimGumusCom_k2992.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; İnsan neden tağutun peşinden koşar? Kendisini ihtiyacı olan birisi olarak görmez . Yani tok hissederse Kur’ani manada pek çok tağuta tutulur. Azgınlığı sona erdiren, sukûneti sağlayan nedir? Vahiydir. &lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;ALAK 6-Sakın okumazlık etme! Çünkü insan, muhakkak azıtır! &lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;em&gt;(kella= gerçek şu ki, inne-l-= mutlaka, insane= insan, leyedğa= azar)&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;7-Kendisini artık ihtiyacı yokmuş görmekle.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;(en= kendini, reehu-s-= gördüğünde, teğna= yeterli, ihtiyaçsız)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;8-Kesinlikle sonunda Rabb’inedir dönüş! &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Bir kulun Müslümanlığı da , müminliği de, hidayeti bulma yolu da vahiyden geçer. Kur’ani olmayan amel de ilim de problemlidir. İnsan okumalıdır. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;TEKVİR 27: Kur’an, alemler için halis bir zikirdir.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;(in= değil, huve= O, illa= ancak, zikrun= bir öğüt, lil alemin= alemler için)&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;28: İçinizden müstakim olmak dileyenler için.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;(limen= o kimse için, şae= diledi, minkum= içinizden, en yesteqim= doğru olmak) &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;A’LA 6-Bundan böyle sana Kur'an okutacağız da unutmayacaksın. 7-Yalnız Allah'ın dilediği başka; çünkü O, açığı da bilir, gizliyi de.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;em&gt;&lt;strong&gt;(illa= ancak, maşallah= Allah diledi, innehu= çünkü O, ya’lemu-l-= bilir, cehre= açığı, vema o şeyi, yeğfa= gizliyi)&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;8-Ve seni en kolay yola muvaffak kılacağız. 9-Onun için öğüt ver, eğer öğüt fayda verilse. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;(vezekkir= sen de öğüt ver, in= eğer, nefe’eti= fayda sağlarsa, zikra= öğüt). &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;Görüldüğü üzere doğru yola girme noktasında işi en kolaylaştıran yol budur. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;10-Saygısı olan öğüt alacaktır. 11-Pek bedbaht olan da ondan kaçınacaktır. 12-O ki, en büyük ateşe yaşlanacaktır. 13-Sonra ne ölecek onda, ne de hayal bulacaktır. 14-Doğrusu felah bulmuştur temizlenen, 16-Fakat siz, dünya hayatını tercih ediyorsunuz.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;strong&gt;&lt;em&gt;(bel= doğrusu, tusirune-l-= tercih ediyorsunuz, heyateddünya= dünya hayatını)&lt;/em&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;18-Haberiniz olsun, bu ilk sabitelerde vardır. 19-İbrahim'in ve Musa' nın sahifelerinde. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;İnsanın hatasızlık gibi bir niteliği yoktur. Yalnız doğru yolu görünce , hayatına vahyi manada yön vermeye başlayınca – bunun içine tövbeyi de katarsak- hidayet dileğinde bulunmalı, bunu da en yakın vahiyden geçerek yapmalıdır. Çünkü, dünya üzerindeki tek dolambaçsız, öz, kaypak olmayan söz budur. Zaten şu andaki hiçbir dünyevi sisteme değişilemez. Kusurlu olan kusursuz olana değişilemez. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;NECM 23-Onlar hiçbir şey değil, sırf sizin ve babalarınızın taktığı kuru isimlerdir. Allah onlara öyle bir saltanat indirmedi. Onlar yalnız zanna ve nefislerinin sevdasına uyuyorlar. Oysa Rablerinden kendilerine doğru yolu gösteren geldi.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;em&gt;&lt;strong&gt;(Ve leqad= halbuki, cae= geldi, hum= onlara, min rabbihim= rablerinden, huda= hidayetçi, doğru yolu gösterici)&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;32-Onlar ki günahın büyüklerinden (vebalden) ve çirkef davranışlardan kaçınırlar, ancak ufak tefek kusurlar hariç; şüphesiz ki, Rabb’in geniş mağfiretlidir. O sizin her halinizi en iyi bilendir, sizi topraktan meydana getirdiğinde ve sizler analarınızın karınlarında cenin halinde iken. Şimdi nefislerinizi temize çıkarmaya kalkışmayın! O'dur en iyi bilen günahtan korkup sakınanı! KIYAMET18-Biz onu (Kur'an'ı) okuduğumuz zaman okuduğunu takip et! 19-Sonra onun açıklaması da yine Bize aittir.&lt;/strong&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;(&lt;span style="color:#000000;"&gt;summe= sonra, inne= gerçekten, aleyna= bizedir, beyanehu= onu açıklamak) &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-4685177778323586758?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/4685177778323586758/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=4685177778323586758' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/4685177778323586758'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/4685177778323586758'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/08/sakin-okumamazlik-etme.html' title='SAKIN OKUMAMAZLIK ETME!'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-1818486340417140152</id><published>2007-08-04T14:30:00.000+02:00</published><updated>2007-08-04T14:37:12.241+02:00</updated><title type='text'>HİDAYETİN ANAHTARI VAHİYDİR</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RrRy3SVzz8I/AAAAAAAAAQU/LlrYPntpLLI/s1600-h/son-park-resmi-olsun.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5094823372604559298" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RrRy3SVzz8I/AAAAAAAAAQU/LlrYPntpLLI/s320/son-park-resmi-olsun.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#330000;"&gt;&lt;strong&gt;ARAF 52: Gerçekten biz onlara; iman edecek bir topluluğa hidayet ve rahmet ölçüsü olması için, tam bir ilim ile fasıla fasıla ayırt ettiğimiz bir kitap gönderdik. BAKARA 2-İşte o Kitap, bunda şüphe yok; korunacaklar için hidayetin ta kendisi ZÜMER 49-De ki: "Hak geldi; artık batılın önü de katmaz sonu da!" 50-De ki: "Eğer ben yanılırsam, yalnız kendime kalarak yanılırım ve eğer doğru yolu bulmuşsam bilmeli ki Rabb’imin bana vahiy vermesiyledir. Çünkü O, yakındır, işitir, işittirir.&lt;br /&gt;AL_İ İMRAN 3-4: O, sana bu kitabı hak ve hakikatle dolu kendinden öncekileri doğrulayıcı olmak üzere indirmiştir. Daha önce de insanlara hidayet için Tevrat’ı ve İncil’i indirmişti. Bir de (hakkı batıldan, hayrı şerden) ayırt eden Furkan’ı indirdi. Allah’ın ayetlerini tanımayanlar;şüphesiz onlara şiddetli bir azap vardır. Öyle ya Allah’ın izzeti vardır. İntikam sahibidir.7-Sana bu muazzam kitabı indiren O'dur. O'nun bir kısmı anlamları kesin olup kitabın temelini oluşturan ayetlerdir. Diğer bir takımları da müteşabih olanlardır. Ama kalplerinde bir yamukluk bulunanlar fitne aramak ve keyiflerince yorumlamak için sadece müteşabihlerin ardına düşerler. Halbuki, onun gerçek yorumunu ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar da: "İnandık, hepsi Rabb’imizdendir." derler. Bunları özü temiz olanlardan başkası düşünemez.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;            Hak olan nedir? Hakikate ve hidayete götürücü olandır. Bunlar ise Allah’ın pürüzsüzce indirdim dediği vahiyleridir. Vahyin pek çok özelliği var. Biz konumuzla ilintili olan hidayet tarafından bakmaya çalışacağız. Bir kulun vahyi düşünüp anlamaya çalışmaması onu dalâlete sürükler demiştik. Herkesin kitaptan nasibi vardır. Önemli olan bu yolu yakalayıp sürekli kılmaktır. Takdir Yüce Allah’ındır. Şunu unutmayalım, Allah’ın gazabı sadece ayetlerini tanımayanlara değil; unutanlar içinde geçerlidir. Bize düşen, düşünce dünyamızda vahye çok büyük bir yer vererek ameli olarak din gününe hazırlanmaktır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-1818486340417140152?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/1818486340417140152/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=1818486340417140152' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1818486340417140152'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1818486340417140152'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/08/hidayetin-anahtari-vahiydir.html' title='HİDAYETİN ANAHTARI VAHİYDİR'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RrRy3SVzz8I/AAAAAAAAAQU/LlrYPntpLLI/s72-c/son-park-resmi-olsun.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-1589332396312917466</id><published>2007-07-31T14:01:00.001+02:00</published><updated>2007-07-31T14:04:47.025+02:00</updated><title type='text'>TERCİHLERİMİZ</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rq8koSVzz6I/AAAAAAAAAQE/fW3KymmOhaQ/s1600-h/ince-minare-konya.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5093329978116001698" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rq8koSVzz6I/AAAAAAAAAQE/fW3KymmOhaQ/s320/ince-minare-konya.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Hidayet- Dalâlet noktasında bir parantez açarsak,Rabbimiz hidayet ve dalâletin ne olduğunu bize açıklamıştır. Dalâlette olanı da hidayette olanı da Rabbimiz bilecek ve bizlere de bilmemiz için bildirecektir ki, insan tercihini doğru yapabilsin. insan-3’te doğru yol gösterildikten sonra ister şükredici olsun ister nankör- kafir lafzı açık bir şekilde geçmekte. Burada, insanın önce uyarıldıktan sonra kendi iradesiyle doğru yolu seçerek burada kalıcı olması gerektiği ortaya koyulmuştur. &lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;İNSAN 3-Muhakkak Biz ona (doğru) yolu gösterdik; ister şükredici olsun, ister nankör kafir! (inna= gerçekten biz, hedeynahus sebile= yolu gösterdik ona, imma= ya, şakiren= şükreden, ve imma= yahut, kefuren= nankör),&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; bütünsellikte Allah’ın dilemesi de söz konusu olmakla birlikte hidayet üzere kılınan bir kulun tercihi de önemli kılınmıştır. Şüphesiz Allah dilemezse hiç kimse hidayet bulamaz. Allah’ın imansızları doğru yola iletmeyeceğini belirten ayetleri sıralamıştık.Çok az iman eden topluluklardan bahsedildiği gibi, çok az da hidayet bulan topluluk olması kaçınılmaz olacaktır.hidayeti tercih edebilmek için; &lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;ZUHRUF 36:Ve her kim, Rahman’ın zikrini görmezlikten gelirse, biz ona bir şeytan musallat ederiz. Artık o, ona arkadaştır. (vemen= her kim, ye’şu = aşalık yaparsa,en zikrir rahmani= rahmanın zikrinden, nuqeyyit= tebelleş ederiz, lehu= onlara, şeytanen= bir şeytanı, fehuve= artok o, lehu= onun için, qarin= bir yanaşma)37: Ve her halde şeytanlar onları yoldan çıkarırlar. Onlar ise, kendilerinin hidayette olduklarını sanırlar. (veinnehum= gerçekten onlar, leyesuddu nehum= elbette onları çevirirler, ‘enis sebili= yoldan, veyehsebune= onlar sanırlar, ennehum= şüphesiz kendileri, muhtedun= doğru yoldalar)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Kur’an’ın farziyetinin ifası gerekecektir ki Allah’a halis kılınmış bir din ile &lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;ZÜMER 2: Emin ol biz sana kitabı hakkıyla indirdik. Onun için dini yalnızca ona halis kılarak Allah'a ibadet ve kulluk et. (inna= şüphesiz biz, enzalna= indirdik, ileykel kitabe= sana kitabı, bil haqqi= hakk ile, febudillahe= öyleyese sen de kulluk et Allah’a, muhlisen= halis kılarak, lehud dine= O’na dini) HADİD 26: Celalim hakkı için Nuh ve İbrahim’i gönderdik. Soylarına da kitap ve peygamberlik verdik. Öyleyken içlerinden bazısı hidayeti kabul etmiş, çokları ise fasık olup yoldan çıkmışlardır.27-Sonra onların izleri üzerinde ardarda peygamberlerimizle izledik; arkasından Meryem oğlu İsa'yı gönderdik, ona İncil'i verdik ve ona uyanların kalplerinde bir şefkat ve merhamet yarattık. Bir de rahipliği ki, onu onlar uydurdular, Biz onu üzerlerine yazmamıştık; ancak Allah'ın rızasını aramak için yaptılar, sonra da ona hakkıyla riayet etmediler. Biz de içlerinden iman etmiş olanlara mükafatlarını verdik, çokları ise yoldan çıkmış fasıklardır.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Son olarak, İman edenlerle inkâr edenler bağlantısını ve zıtlığını; hidayete erdirilenler, dalâlete sürüklenenler bağlantısı ve zıtlığında düşünmeliyiz. Bu izden tefekkürümüzü derinleştirmeliyiz. &lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;MUHAMMED 2-İman edip iyi iyi işler yapanlar ve Muhammed'e indirilene iman edenlere gelince ki Rablerinden gelen gerçek de odur Allah, onların kötülüklerini silmekte ve durumlarını düzeltmektedir. 3-Bunun sebebi inkar edenlerin kendilerini batıla uydurmaları, iman edenlerin ise Rablerinden gelen gerçeğe uymalarıdır. İşte Allah, insanlara kıllıklarını böyle anlatır.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Bu durumda olması gereken nedir? &lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;ZÜMER 17-Tağuttan, ona kulluk etmekten kaçınıp da tam gönülle Allah'a yönelenlere gelince, müjde onlaradır. Haydi müjde ver kullarıma, (vellezinectenebu-t-= o kimseler ki uzak durdular, teğute= tağuttan, en ye’buduha= ona ibadet, kulluk etmelerinden, veenabu= döndüler, ilallahi= Allah’a, lehumul= onlar için vardır, büşra= müjde, vebeşşir= öyleyse müjdele, ibadi= kullarımı)18-Onlara ki, sözü dinler, sonra da en güzelini uygularlar. işte onlar Allah'ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir, işte temiz akıllılar da onlardır. (ellezine= o kimseler ki, yestemiune-l-= dinlerler, qavle= sözü, veyettebiune= tabi olurlar, ehsenehu= en güzeline, ulaikellezine= işte onlar o kimseler ki, hedahumullahu= Allah hidayet etti onlara, ve ulaikehum ulul elbabi= ta kendileridir saf akılların sahipleri) &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Zümer 17 den hareketle; tağuta kulluk etmekten kaçınıp “vellezinectenebu-t-= o kimseler ki uzak durdular, teğute= tağuttan, en ye’buduha= ona ibadet, kulluk etmelerinden” Allah’a yöneldiklerinde, tercihlerini hakktan yana kullandıklarında “veenabu= döndüler, ilallahi= Allah’a” zümer 18 den hareketle; “ellezine= o kimseler ki, yestemiune--= dinlerler, qavle= sözü, veyettebiune= tabi olurlar, ehsenehu= en güzeline” &lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;ZÜMER 23-Allah sözün en gözelini, ikizli (uyumlu ve ahenkli) bir kitap olarak indirdi. Ondan Rablerine saygısı olanların derileri (tüyleri) ürperir. Sonra derileri de kalpleri de Allah'ın zikrine karsı yumuşar: işte bu, Allah'ın hidayet kaynağıdır. Allah onunla dilediğine hidayet eder. Her kimi de Allah şaşırtırsa, artık ona hidayet edecek yoktur. (Allahu= Allah, nezzele= indirdi, ehsenel hadisi= sözün en güzelini, kitaben= bir kitap olarak, muteşabihen= ahenktar, benzeşik, mesaniye= 2 şerli, teqşe’irru= ürperir, minhu= ondan, culudullezine= onların ki derileri, yexşevne= korkarlar, rabbehum= Rabblerinden, summe= sonra, talinu= yumuşar, culuduhum= derileri, ve qulubuhum= kalpleri, ila zikrillahi= Allah’ın zikrine, zalike= işte bu, hudallahi= Allah’ın hidayetidir, yehdi= hidayet eder, bihi= onunla, men= o kimseye ki, yeşau= diler, vemen= kimi, yudlilillahu= Allah saptırırsa, vema= yoktur, lehu= onun için, minhadin= bir yol gösterici)55-Haberiniz olmadan ansızın başınıza azap gelmeden önce Rabb’inizden size indirilen en güzele uyun! (vettebi’u= tabi olun, ittiba edin, ehsene= en güzeline, ma= o şeyin ki, unzile= indirildi, ileykum= size, min rabbikum=Rabbinizden, min qabli= öncesinden, en yetiyekumu-l-=size gelmesinden, ezabu= azap, beğteten= ansızın, ve entum= oysa siz, la teş’urune= şuurunda, farkında değilsiniz)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-1589332396312917466?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/1589332396312917466/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=1589332396312917466' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1589332396312917466'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1589332396312917466'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/07/hidayet-dallet-noktasnda-bir-parantez.html' title='TERCİHLERİMİZ'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rq8koSVzz6I/AAAAAAAAAQE/fW3KymmOhaQ/s72-c/ince-minare-konya.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-8635320632862648207</id><published>2007-07-27T11:10:00.000+02:00</published><updated>2007-07-27T11:41:08.449+02:00</updated><title type='text'>HUDUDULLAH</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rqm8gSVzz1I/AAAAAAAAAPc/H9Si5AkOnPM/s1600-h/e8c008e26342d66f138104ad365b709d.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5091808116584206162" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rqm8gSVzz1I/AAAAAAAAAPc/H9Si5AkOnPM/s320/e8c008e26342d66f138104ad365b709d.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;MÜNAFIKÜN 1-2-Münafıklar sana geldiklerinde: "Şehadet ederiz, gerçekten sen Allah'ın Resulüsün!" dediler. Allah da biliyor ki, sen şüphesiz O' nun Resulüsün! Bununla beraber Allah şahitlik ediyor ki, doğrusu münafıklar katiyen yalancıdırlar. Yeminlerini bir kalkan edinip de Allah yolundan yan çizmektedirler, Doğrusu onlar ne fena yapıyorlar. 6-Onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de haklarında aynıdır; Allah, onları asla bağışlamaz ve Allah fasıklar güruhunu doğru yola çıkarmaz.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bu hale düşmeyip hidayeti bulanlardan oluruz inşallah. Münafık duruşu ve Cenab-ı Hakkın bunları ifadelendirmesi böyledir. Münafık özelliğinin de dalâlet içinde olduğunu yine bu ayetlerden anlayabiliyoruz.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt; AL_Î İMRAN 3-4: O, sana bu kitabı hak ve hakikatle dolu kendinden öncekileri doğrulayıcı olmak üzere indirmiştir. Daha önce de insanlara hidayet için Tevrat’ı ve İncil’i indirmişti. Bir de (hakkı batıldan, hayrı şerden) ayırt eden Furkan’ı indirdi. Allah’ın ayetlerini tanımayanlar;şüphesiz onlara şiddetli bir azap vardır. Öyle ya Allah’ın izzeti vardır. İntikam sahibidir.7-Sana bu muazzam kitabı indiren O'dur. O'nun bir kısmı anlamları kesin olup kitabın temelini oluşturan ayetlerdir. Diğer bir takımları da müteşabih olanlardır. Ama kalplerinde bir yamukluk bulunanlar fitne aramak ve keyiflerince yorumlamak için sadece müteşabihlerin ardına düşerler. Halbuki, onun gerçek yorumunu ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar da: "İnandık, hepsi Rabb’imizdendir." derler. Bunları özü temiz olanlardan başkası düşünemez. 8-Ey Rabb’imiz, bizleri doğru yoluna erdirdikten sonra kalplerimizi yamultma ve bize katından bir rahmet ihsan et. Şüphesiz, çok bağış yapan yalnız sensin.&lt;/strong&gt;Kur'anın içinden ders almak yerine onun müteşabih yani sadece bilgisinin Cenab-ı Hakkın katında olan yönlerinle uğraşanlara karşı üslup bu olmalıdır. " inandık, hepsi Rabbimizdendir" tavrı aynı zamanda mümin tavrıdır. Geçmişten günümüze bakınca bu duruşu sergilemeyip farklı yönlere giden nice güruhlar gelip geçmiştir. Bu duruşun cezası ömür boyu Dalâlettir. &lt;/span&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Dalâlet meselesinde bugünkü ironik manzarayı çok manidar bir şekilde anlatan ayetlerden birkaçına bakacak olursak :&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;MÜCADELE SURESI 19-Şeytan kendilerini istila etmiş ve kendilerine Allah düşüncesini unutturmuştur. İşte onlar şeytanın yandaşlarıdırlar. Uyanık ol ki, şeytanın yandaşları hep hüsrana düşenlerdir. 20-Allah'a ve peygamberine hudud yarışına (onların koyduğu sınırlardan başka sınırlar koymağa) kalkanlar, en alçaklar arasındadırlar. 21-Allah: "Andolsun ki, Ben yenerim Ben ve peygamberlerim!" diye yazmıştır. Şüphe yok ki, Allah güçlüdür, daima üstün gelendir. 22-Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğu, Allah'a ve peygamberine karşı kanunlar koymaya kalkışan kimselerle sevişir bulamazsın; babaları veya oğulları, kardeşleri veya akrabaları olsalar bile. İşte Allah'ı öyle kimseleri sevmeyen bir topluluğun kalplerine imanı yazmış ve kendilerini tarafından bir ruh ile desteklemiştir. Onları&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;içlerinde sonsuza dek kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. Allah onlardan hoşnut olmuş, onlar da O'ndan hoşnut olmuşlardır. İşte onlar, Allah'ın taraftarıdırlar. Uyanık ol ki, Allah'ın taraftarları hep kurtuluşa erenlerdir.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; En girift oyunları O’ndan başka kim bozabilir ki! Cenab-ı Hakkın sınırları belli ve keskindir. Bu sınırlar içindekiler ve dışındakiler vardır. Onun dışındakiler de başka bir özellikle anılamazlar. Hududullah içinde olmayı isteyenlerin ve arzulayanların mükafatını Cenab-ı Hak fazlasıyla verecektir. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-8635320632862648207?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/8635320632862648207/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=8635320632862648207' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/8635320632862648207'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/8635320632862648207'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/07/hududullah.html' title='HUDUDULLAH'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rqm8gSVzz1I/AAAAAAAAAPc/H9Si5AkOnPM/s72-c/e8c008e26342d66f138104ad365b709d.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-7455491792153146337</id><published>2007-07-23T18:14:00.000+02:00</published><updated>2007-07-23T18:51:14.201+02:00</updated><title type='text'>EN KÂRLI TİCARET</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://img437.imageshack.us/img437/5808/164jp.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://img437.imageshack.us/img437/5808/164jp.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;Rûm 58: Andolsun bu Kur’an’da insanlar için her türlü örneği gösterdik. Yemin ederim ki, sen onlara başka bir ayet de getirsen, o küfredenler yine diyecekler ki: “Siz herhalde batılla uğraşanlarsınız.”59: Allah, ilmin kadrini bilmeyenlerin kalplerini öyle damgalar. TEVBE19: Siz, hacılara şu dağıtma işi ile Mescid-i Haram’ın imarını, Allah’a ve ahiret gününe iman edip de, Allah yolunda cihad etmekte bulunan kimsenin işi ile bir mi tuttunuz? Bunlar Allah’ın katında eşit olamazlar.Allah zalimler topluluğuna hidayet ihsan etmez. 24: Ey Resulüm de ki: “Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, soylarınız, kazandığınız mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret, hoşunuza giden meskenler, size Allah ve resulünden ve O’nun yolunda cihattan daha sevgili ise, artık Allah’ın emri gelinceye kadar bekleyin. Allah, fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;div align="justify"&gt;            Niçin hidayete erdirmez ? Hevanın, zannın peşinde koştukları ayetleri yalanladıkları için. Bunların esamisi zalimdir, fasıktır, küfredendir. İsim ne olursa olsun bunların dalâlette olduklarını görmekteyiz. Bir de bunların iman ettik sözüne de güvenilmeyeceğini Allah bize ayetlerinde açıklamıştır. Toplumun içerisinde evletları, malları, sülaleri vs. imtihan araçlarıyla övünen, günlerini bunların üstüne katmakla geçiren insanlar da çoktur. Cenab-ı Hakkın katında çokluğun ya da zenginliğin bir üstünlük emaresi olmadığını çok iyi idrak edelim. &lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;" İbrahim bir tek ümmetidi" &lt;/strong&gt;ifadesi hep kalbimizde olsun. Allah katında üstün olanın takva ve halis kulluk olduğunu unutmayalım. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;BAKARA 6-Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da uyarmasan da onlarca aynıdır. İman etmezler.7-Allah, kalplerini ve kulaklarını mühürlemiş; gözlerine de bir perde inmiştir. Bunların hakkı pek büyük bir azaptır. 8-İnsanların içinde kimi de vardır ki: "Allah'a ve ahiret gününe inandık" derler; halbuki iman etmiş değillerdir.9-Allah'ı ve müminleri aldatmaya çalışırlar. Halbuki sadece kendilerini aldatırlar da farkına varmazlar. 10-Kalplerinde bir hastalık vardır. Allah hastalıklarını artırmıştır ve yalancılık ettikleri için bunlara pek acı bir azap vardır. 11-Onlara: "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın!" denildiği zaman: "Biz ancak düzelticileriz" derler. 12-Ha! Doğrusu bunlar ortalığı karıştıranlardır. Fakat şuurları olmadığından farkında değillerdir.13-Yine bunlara: "İnsanları inandıkları gibi inanın." dendiği zaman: "Biz de o budalaların inandıkları gibi mi inanalım?" derler. Doğrusu budala kendileridir, fakat bilmezler.14-Bir de iman edenlerle karşılaştıklarında: "Biz de inandık" derler. Kendi şeytanları ile baş başa kaldıklarında: "Emin olun biz sizinle beraberiz, biz ancak alay ediyoruz." derler.15-Asıl Allah onlarla alay ediyor ve taşkınlıkları içinde bocalarlarken kendilerini sürükleyip götürüyor.16-İşte bunlar öyle kimselerdir ki hidayet karşılığında sapıklığı satın almışlardır da ticaretleri kar etmemiştir. Kar yolunu tutmuş da değillerdir. 17-Bunların durumu, bir ateş yakmak isteyen kimsenin durumuna benzer. Ateş, çevresindekileri aydınlatınca Allah, nurlarını gideriverip kendilerini karanlıklar içinde bırakır. Artık bunlar görmezler.18-Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık bunlar, dönmezler.19-Yahut bunların durumu karanlıklar, gürleme ve şimşekler içinde gökten boşanan bir yağmura tutulmuş kimsenin durumu gibidir. Ölüm korkusuyla parmaklarını kulaklarına tıkıyorlar. Allah kafirleri kuşatmıştır.20-Şimşek neredeyse gözlerini kapıverecek; önlerini aydınlatınca ışığında yürüyorlar, karanlıklar üzerlerine çökünce de dikilip kalıyorlar. Allah dileseydi işitme ve görmelerini alıverirdi. Şüphe yok ki, Allah her şeye gücü yetendir. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#333333;"&gt;          Yeryüzünde bozgunculuk çıkaran, haramları helal sayan, helalleri de haram sayan, Allah'ın hükümlerini ona verilen gözler, kulaklar, eller ve diğer uzuvlarıyla değiştirmeye kalkanların durumlarını bize Cenab-ı Hak haber vermiştir. Bu tür insanların ticareti kısa sürelidir ve bir mum gibi erimeye mahkumdur. Oysa din günü bize haber verilen tek gerçektir. Orada ise bu gözler, kulaklar ve diğer uzuvlar haklarındaki gerçeği dile getirecektir. Bu sözler hak olarak karşımızda duruyor. Cenab-ı Hak kalbimize imanı bağışlamış ve sevdirmişse " kalbler yalnızca O'nu zikredecektir" Bizim ferdi değişimimiz, toplumun değişmesi olacaktır. İşte en kârlı ticaret budur. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-7455491792153146337?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/7455491792153146337/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=7455491792153146337' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/7455491792153146337'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/7455491792153146337'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/07/en-krli-ticaret.html' title='EN KÂRLI TİCARET'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-1700842856841956106</id><published>2007-07-20T11:50:00.000+02:00</published><updated>2007-07-20T12:36:22.185+02:00</updated><title type='text'>HER İŞTE CENAB-I HAKKA SIĞINMAK</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RqCPjeN8cxI/AAAAAAAAAPU/-xUZzER3bOc/s1600-h/gÃ¼l+sarÄ±.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5089225418498405138" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RqCPjeN8cxI/AAAAAAAAAPU/-xUZzER3bOc/s320/g%C3%BCl+sar%C4%B1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt; KEHF 23-Hiçbir şey hakkında da: "Ben bunu yarın muhakkak yaparım deme, 24-Allah'ın dilemesine bağlamaksızın. Unuttuğun zamanda Allah'ı an ve şöyle de: "Umarım ki, Rabb’im beni bundan daha yakın bir zamanda dosdoğru bir başarıya eriştire!" 27-Rabb’inden sana vahyolunanı oku! O'nun sözlerini değiştirecek yoktur. O'ndan başka bir sığınacak da bulamazsın! 28-Sabah akşam Rablerine rızasını dileyerek dua eden kimselerle beraber nefsince sabret! Sen dünya hayatinin süsünü arzu ederek onlardan gözlerini ayırma. Kalbini, Bizi anmaktan gafil kıldığımız, keyfinin ardına düşmüş ve işi aşırılık olmuş kimseye uyma! 29-Ve de ki: "O hak Rabb’inizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin! Çünkü Biz zalimler için öyle bir ateş hazırlamışızdır ki, serdakları = duvarları kendilerini kuşatmıştır. Eğer yardım isterlerse, yüzleri çeviren erimiş cesed gibi bir su ile yardım edilirler. O ne fena içki ve o ne kötü kurultay! 51-Ben onları ne göklerin ve yerin yaratılışına ne de kendilerinin yaratılışına şahit tutmadım; ve hiçbir zaman yoldan saptıranları yardımcı edinmiş değilim. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;RÛM 29: Fakat zulmedenler, herhangi bir ilme ve bilgiye dayanmaksızın heva, istek ve tutkularına uydular. Artık Allah’ın şaşırttığını kim yola getirebilir? Onların hiçbir yardımcıları da yoktur.30-O halde yüzünü bir hanif olarak dine tut, Allah' ın insanları kendisi üzerine yarattığı fıtratına. Allah'ın yaratışında değişme yoktur, dosdoğru sabit din odur. Fakat insanların çoğu bilmezler. 31-Başkasından geçerek hep O'na gönül verin. O'na (sığınıp) korunun. Namaza devam edin de müşriklerden olmayın; 44-Her kim inkar ederse, inkarı kendi aleyhinedir; kim de iyi amel işlerse sadece kendileri için döşemiş olurlar.52: Çünkü sen ölülere işittiremezsin. O daveti arkalarını dönmüş giderlerken sağırlara da işittiremezsin.53: Kendi şaşkınlıkları içinde körleri de hidayete getirici değilsin. Ancak ayetlerimize iman edeceklere işittirirsin de onlar, İslam’a gelir ve selameti bulurlar.(ve ma ente= sen değilsin, bihadi= hidayete erdirci, -l-umyi= körleri, an= çıkarıp, dalaletihim= dalaletlerinden, in tusmi’u= duyurursun, illa= ancak, men yu’minu= iman edenlerden, biayatina= ayetlerimize, fehum= ve onlar, muslimun= Müslümanlardır) &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;___________________________________________________&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Eğer biz, kalbimizi yamultmadan doğru yol üzerine girmişsek, doğru insanlarla ve çevrelerle karşılaşırız. Biz vahyin peşindeysek, şüphesiz doğru yoldayız demektir. Bu noktada “zaten doğru yoldayım, şunu yapsam da yanlışlığa düşmem diyemeyiz.” İman yolu nasıl dikenliyse hidayet yolu da aynı şekilde dikenlidir. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Rûm Sûresine baktığımızda bize çok açık bir şekilde hidayetten dalâlete düşenleri ve sürekli dalâlette kalacak olanları göstermektedir. körlük, sağırlık, dilsizlik bizim bildiğimiz anlamdaki davranış yetilerindeki yetersizlikler değildir. Onların vahye karşı duruşlarından kaynaklanan ve Cenab-ı Hakkın vahyi yalanlayanları böyle cezalandıracağını haber veren bir tezahürdür. Bu anlamda iman etme ve amelini tamamlama çizgisindekiler öğüt alacaklar ve inşallah hidayete ereceklerdir. Tarz budur. Kullar ister öğüt alır; vahyi ciddiye alarak hayatına buna göre yön verir ya da arkasını dönerek &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;" ölülere sen mi işittireceksin?"&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; birleşiminde ifade bulan kullardan olurlar. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kehf 23 ile ilgili de bir açıklama yaparsak: Toplumumuzda eylemlerimizi yaparken genelde onların başından ve sonundan neler getireceğini bilmeyiz. Burada Cenab-ı Allah bizi uyarmıştır. Geleneksel manada da "inşallah" bu yönde kullanılmaz da, bir kaçış bir geçiştirme olarak kullanılır. Bunun yanlış olduğunu görüyoruz. O yüzden bir işi Cenab-ı Hakkın dilemesine bırakmak o işi hayra bırakmaktır. Çünkü bizim şer bildiğimizde bir hayır; hayır bildiğimizde bir şer vardır. "&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt; Siz bilmezsiniz; ben bilirim"&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; uyarısı da bizi bu anlamda düşündürmesi gerekir. "İnşallah" lafzı da bu eksende değerlendirilmelidir. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-1700842856841956106?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/1700842856841956106/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=1700842856841956106' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1700842856841956106'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1700842856841956106'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/07/her-ite-cenab-i-hakka-siinmak.html' title='HER İŞTE CENAB-I HAKKA SIĞINMAK'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RqCPjeN8cxI/AAAAAAAAAPU/-xUZzER3bOc/s72-c/g%C3%BCl+sar%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-6925575807774700925</id><published>2007-07-16T17:01:00.000+02:00</published><updated>2007-07-16T17:20:35.421+02:00</updated><title type='text'>DALÂLETİN BAŞLICA SEBEBİ: ORTAK KOŞMA</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RpuMR-N8cqI/AAAAAAAAAOc/zet076w9tBA/s1600-h/sterd%C5%91.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5087814444432257698" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RpuMR-N8cqI/AAAAAAAAAOc/zet076w9tBA/s320/sterd%25C5%2591.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Tebliğ edildikten sonra, herkesin hidayet yolu tektir. Amel bireyseldir. Hidayeti Cenab-ı hakkın izni dışında hiç kimse ve hiçbir topluluk bulduramaz. Biri çıkarda ben hidayete götürüyorum dediğinde iyi kritik edilemez de nefsani arzularla onun peşinden koşulursa sonuç hüsran olur. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#330033;"&gt;&lt;strong&gt;SEBE 50: De ki: “Eğer ben yanılırsam, yalnız kendime eğer hidayeti bulmuşsam, bilmeli ki Rabb’imin bana vahiy vermesiyledir. Çünkü O, yakındır her şeyi işitir.” AHKAF 10: De ki: “Gördünüz mü, haber verin; eğer bu, Allah tarafından ise, siz de ona küfrettinizse ve İsrail oğullarından bir şahit, onun benzerine şahitlik edip iman getirmişse ve siz de büyüklük tasladıysanız? Şüphe yok ki Allah, zalimleri doğru yola çıkarmaz.”11-Bir de küfredenler, iman edenler hakkında dediler ki: "Eğer O bir hayır olsaydı, bizden önce ona koşmazlardı." Bununla başarılı olmayınca da: " Bu, eski bir yalan." diyecekler. NAHL 106: İmanından sonra Allah’a karşı küfre saparak- kalbi imanla mutmain olduğu halde zorlananlar hariç- küfre sinesini açan kimseler üstüne muhakkak ki Allah’tan bir gazap iner ve kendilerine büyük bir azap vardır.107: Bunun sebebi onların dünya hayatını sevmeleri, onu ahirete tercih etmeleridir. Allah da kafirler topluluğunu doğru yola çıkarmaz. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Dalâlete düşmenin sebeplerinden olan ortak koşmada,Allah tarafından sürekli yaratılıp durulanları rab edinme söz konusudur. Bu insan olur, kainattaki herhangi bir şey olur sonu kötüdür. Birkaç örnek verirsek :&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#330033;"&gt;&lt;strong&gt; ZÜMER 3-İyi bil ki halis din ancak Allah'ındır. O'ndan başka bir takım dostlara tutunanlar da şöyle demektedirler: "Biz onlara sadece bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz. şüphe yok ki, Allah, onların aralarında ihtilaf edip durdukları şeyle hükmünü verecektir. Herhalde yalancı ve nankör olan kimseyi Allah doğru yola çıkarmaz. TEVBE31-Onlar, Allah'ı bırakıp hahamlarını ve rahiplerini, bir de Meryem oğlu Mesih'i rabler edindiler. Oysa ki, hepsi ancak bir ilaha ibadet etmekle emrolunmuşlardı ki, O'ndan başka hiçbir ilah yoktur; O, onların ortak koştukları her şeyden münezzehtir. 32-Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar; Allah ise, kafirleri hoşlanmasalar da, yalnızca kendi nurunu tamamlamaktan başkasına razı olmuyor. 33-O, peygamberini doğru yol kanunu ve hak dini ile gönderendir, onu bütün dinlerden üstün kılmak için; isterse müşrikler hoşlanmasın. 34-Ey iman edenler, haberiniz olsun ki, hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler ve Allah yolundan çevirirler. Altını ve gümüşü hazineye tıkıp da onu Allah yolunda harcamayanları, acı bir azap ile müjdele! NİSA115. Kendisi için doğru yol belli olduktan sonra, kim Peygamber'e karşı çıkar ve müminlerin yolundan başka bir yola giderse, onu o yönde bırakırız ve cehenneme sokarız; o ne kötü bir yerdir116. Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; ondan başka günahları dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa büsbütün sapıtmıştır. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Kul böylece küfretmiş olur. Küfrün en önemlisi de ortak koşmadır. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#330033;"&gt;&lt;strong&gt;ZÜMER 7-Eğer inkar ederseniz, şüphe yok ki Allah'ın size ihtiyacı yoktur. Bununla beraber kulları adına küfre razı olmaz. Eğer şükrederseniz, sizin adınıza ona razı olur. Bir günahkar da diğerinin günahım çekecek değildir. Sonra dönüşünüz Rabb’inizedir. O vakit O size bütün yaptıklarınızı haber verecektir. Çünkü o bütün sinelerin özünü bilir. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-6925575807774700925?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/6925575807774700925/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=6925575807774700925' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/6925575807774700925'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/6925575807774700925'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/07/dalletin-balica-sebebi-ortak-koma.html' title='DALÂLETİN BAŞLICA SEBEBİ: ORTAK KOŞMA'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RpuMR-N8cqI/AAAAAAAAAOc/zet076w9tBA/s72-c/sterd%25C5%2591.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-32220244095662589</id><published>2007-07-11T14:50:00.000+02:00</published><updated>2007-07-11T14:57:49.570+02:00</updated><title type='text'>MUSTAZAFLAR VE MÜSTEKBİRLER - 2</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RpTTnDyOMnI/AAAAAAAAAOU/UZ80T1m-Ngg/s1600-h/GÃ¼nbatÄ±mÄ±.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5085922547192443506" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RpTTnDyOMnI/AAAAAAAAAOU/UZ80T1m-Ngg/s320/G%C3%BCnbat%C4%B1m%C4%B1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İçtimai yapı içerisinde doğru yola ilettiğine, hidayet dağıttığına inanılan kimselere vahiy dayanaksız oluşlarından ötürü dikkat etmemiz gerekir. Birileri çıkıp Kur’an dayanaksız zanna dayalı mesnetsiz iddialarla doğru yolu göstermeye kalkarsa buna inananlar tabi ki bunlara çoğunluk olduklarından, egemen güç olduklarından inanacaktır. Burada zaafa uğrayanlar ve zaafa uğratanlar ayetlerini dile getirelim: &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#330000;"&gt;&lt;strong&gt;SEBE 31:Bununla beraber o küfredenler: “Biz, ne bu Kur’an’a inanırız, ne de önündekine” dediler. Fakat o zalimler yakalanıp Rab’lerinin huzuruna durduruldukları zaman bir görsen, bazısı bazısına söz atarken, ki o zaafa uğratılan mustazaflar, o büyüklük taslayanlara şöyle diyorlar: “Siz olmasaydınız,herhalde biz mümin olurduk.”32:Diğer taraftan büyüklük taslayanlar, zaafa uğratılan mustazaflara şöyle demektedir: “Ya..size hidayet geldikten sonra,sizi ondan biz mi çevirdik. Hayır zaten siz kendiniz suçlu günahkarlardınız.”33:O zaafa uğratılan mustazaflar da, o büyüklük taslayanlara şöyle demektedir: “Hayır, işiniz gece gündüz dolap çevirmekti. Çünkü sizler, bizlere hep Allah’a küfretmemizi ve O’na eşler koşmamızı emrediyordunuz.” Ve böyle atışırlarken, hepsi azabı gördükleri o zamanda içlerinden pişmanlık getirmektedirler. O küfredenlerin boyunlarına tomrukları geçirmişizdir de sadece yaptıklarının cezasını çekiyorlardır.34-Biz herhangi bir memlekette tehlikeyi haber veren bir Resul gönderdiysek, herhalde onun refah ile şımartılmış olanları : "Biz, sizin gönderildiğiniz şeyleri tanımayız." dediler. 35-Ve dediler ki : "Biz malca da daha çoğuz, evlatça da ve bize azap edilmez." 36-De ki: "Rabb’im, rızkı dilediğine döşer (bol verir), dilediğine de sıkar (kısar); fakat insanların çoğu bilmezler. 37-Oysa sizi huzurumuza yaklaştıracak olan ne mallarınız ne de evlatlarınızdır. Ancak iman edip yararlı işler yapanlar, var ya, işte onların yaptıklarına karşılık kendilerine kat kat mükafat vardır ve onlar, cennet köşklerinde güvenlik içindedirler. FUSSİLET 29-Ve o küfredenler muhakkak diyecekler ki: "Ey Rabb’imiz göster bize, cinlerden ve insanlardan bizi saptıranların (edallana= bizi saptırdılar, minel cini vel insani= cinlerden ve insanlardan) ikisini de onları ayaklarımızın altına alalım, en aşağılıklardan olsunlar!"&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Dünyadaki egemen güçlerle, onların değnekçilerinin halini ahiret manzarası içerisinde ibretle görmekteyiz. İnsan hidayeti bulur ama onu sürekli iyileştirmek için çalışmalıdır. O tabiki vahiyle çalışır. Öyleleri vardır ki, beynini ve kalbini satmış yani zaafa uğramış, tahakküm altında ezilmiştir. Kur’an bunlara mustazaf ismiyle hitap etmiştir. Bunlar üzerinden baskı ve tahakküm kuranlara da müstekbir ismini takmıştır. Her iki tarafın durumu da SEBE 42 olacaktır. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#330000;"&gt;&lt;strong&gt;42-İşte o gün kiminiz kiminize ne bir yarar, ne de bir zarar verme gücüne sahip olamaz ve o zulmedenlere: "Tadın bakalım, o yalan deyip durduğunuz ateşin azabını!" deriz. AHZAB 66-O gün yüzleri ateşte çevrilirken: "Ah ne olurdu bizler Allah'a itaat etseydik, peygambere itaat etseydik!" derler. 67-Yine derler ki: "Ey Rabb’imiz, doğrusu biz, beylerimize ve büyüklerimize itaat ettik de bizi yanlış yola götürdüler. (ve qalu=ve diyecekler, Rabbena= rabbimiz, inna ete’na= itaat ettik de, sadetena= beylerimize, liderlerimize, ve küberaena= büyüklerimize, fela= onlar, delluna=bizi saptırdılar, sebila=yoldan)68-Ey Rabb’imiz, onlara azabın iki katını ver ve kendilerini büyük bir lanetle lanetle!" &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-32220244095662589?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/32220244095662589/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=32220244095662589' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/32220244095662589'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/32220244095662589'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/07/mustazaflar-ve-mstekbirler-2.html' title='MUSTAZAFLAR VE MÜSTEKBİRLER - 2'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RpTTnDyOMnI/AAAAAAAAAOU/UZ80T1m-Ngg/s72-c/G%C3%BCnbat%C4%B1m%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-3969693330045366198</id><published>2007-07-02T12:54:00.000+02:00</published><updated>2007-07-02T12:57:57.414+02:00</updated><title type='text'>İKTİDARIN SAHİBİ ALLAH'TIR</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RojZcTyOMmI/AAAAAAAAAOM/tbiwQQ6NA1I/s1600-h/mavilim.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5082551259858088546" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RojZcTyOMmI/AAAAAAAAAOM/tbiwQQ6NA1I/s320/mavilim.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kur’an dalâlete düşenleri zaman zaman ismen de söylemiş, kıssalarla haber vermiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;MÜMİN&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;23-Andolsun ki, Musa' yı ayetlerimizde ve açık bir delil ilegönderdik: &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;24-Firavun'a, Haman'a ve Karûn'a; onlar dediler ki: "Bu bir sihirbaz,bir yalancı." &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;25-Bunun üzerine kendilerine tarafımızdan gerçeği getirince de:"Onunla beraber iman etmiş olanların oğullarını öldürün, kadınlarını diri bırakın!" dediler.Kafirlerin düzeni (tuzağı)hep dalal(sapkınlık) içindedir.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;26-Bir de Firavun:"Bırakın beni,öldüreyim Musa' yı da o,Rabb’ine dua etsin! Çünkü ben, onun dininizi değiştirmesinden ve ya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmasından korkuyorum."  dedi. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;27-Musa da:"Muhakkak ben, hesap gününe inanmayan her ululuk taslayandan Rabb’ime ve Rabb’inize sığındım!"dedi.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;&lt;strong&gt;28-Firavun ailesinden-imanını saklayan-mümin biradam: "Bir adamı "Rabb’im Allah'tır" diyor diye öldürecekmisiniz? Oysa o, size Rabb’inizden açık delillerle gelmiştir. Hem o bir yalancı ise, çok sürmez yalanı boynuna geçer; fakat doğru ise size yaptığı tehditlerin bir kısmı olsun başınıza gelir. Şüphe yok ki, Allah, aşırı giden bir yalancıyı doğru yola çıkarmaz.&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Doğru yol gösterildikten sonra dalâleti seçenler veya hidayeti bulmak isteyenler kendilerini ya Allah’ın izin vermesiyle kurtarıyorlar yada hüsrana uğruyorlar.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;FUSSİLET17-Semud'agelince,Biz onlara yolu gösterdik de onlar, hidayete karşı körlüğü sevmek istediler, derken yaptıktan yüzünden kendilerini o hor azap yıldırımı alıverdi. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;18-İman edip de korunanları ise kurtardık. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;AL_İİMRAN: 85-Her kim İslam'dan başka bir dinararsa asla kabul edilmez ve o, ahirette hüsrana uğrayanlardan olur.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Dalâletin en büyük özelliği Allah’a teslimiyet dini ve tek din olan İslamiyet’i yok sayarak yüz çevirmesidir. Burada yine tebliğ ön plana çıkıyor. Teslimiyet için vahiy tebliğ edildikten sonrası çok önemli. Dalâlete düşmüş olanı hidayete erdirme noktasında yetersiz kalındığında artık yapılacak eylem kalmıyor. Bir insan vahiysiz kaldığında şeytanın esiri haline geliyor. Yüce Allah'ın kelamı ekseninde hareketi bırakıp; şeytan eksenli harekete başlıyor. Zannın peşinden koşmaya başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;ZUHRUF38-Sonunda Bizegeldiği zaman:"Ah!Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arası kadar uzaklık olsaydı;sen ne kötü arkadaşmışsın!" der.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;39-"Böyle söylemek bugün size hiç de fayda vermez,çünkü zulmettiniz, hepiniz azapta müştereksiniz." &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;40: O halde sen mi işittireceksin o sağırlara? Yahut sen mi hidayet edeceksin o körlere ve açık bir sapıklık içinde bulunanlara? &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;41-Şu halde şayet Biz seni alıp götürürsek(hayatınısonaerdirsek), elbette onlardan intikam alacağız. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;42-Yahut onlara yaptığımız tehdidi sana gösterirsek! Şüphesiz Biz onlara bunu yapmaya da muktediriz &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;43- Sen hemen o sana vahyedilene tutun! Muhakkak ki sen doğru bir yol üzerindesin. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;44- Ve muhakkak ki o zikir hem senin için, hem kavmin için bir şereftir ve ileride bundan sorulacaksınız. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;MÜMİNUN49: Andolsun biz Musa’ya kitabı verdik, hidayete erebilsinler diye.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;53-Derken onlar aralarındaki işlerde fırkalara ayrıldılar. Her fırka da kendi ellerindeki şeyle sevinmektedir. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;54-Şimdi sen onları bir zamana kadar dalgınlıkları içinde bırak.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;55-Sanıyorlar mı ki, kendilerine verdiğimiz mal ve çocuklarile,&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;56-Onlara hayırlar sağlamaya koşuyoruz. Hayır,anlayamıyorlar! &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;68-Acaba onlar bu sözü düşünmezler mi, yoksa onlara eski atalarına gelmeyen bir şey mi geldi? &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;69-Yoksa peygamberlerini tanımadılar da bu yüzden mi onu inkar ediyorlar? &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;70-Yoksa onda bir delilik olduğunu mu söylüyorlar? Hayır, o,onlara gerçek ile geldi; fakat onların çoğu gerçekten hoşlanmıyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;71-Eğer Hak,onların keyiflerine uysaydı,gökler,yeryüzü ve bunlardaki kimseler kesinlikle bozulurdu.Hayır,Biz onlara unutulmaz ders olacak zikirlerini getirdik de onlar,zikirlerinden yüz çeviriyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;72-Yoksa sen onlardan bir haraç mı istiyorsun?Rabb’inin mükafatı daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;73-Doğrusu, sen onları dosdoğru bir yola çağırıyorsun. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;AL_İ İMRAN 81.Hani Allah, peygamberlerden: "Ben size Kitap ve hikmet verdikten sonra nezdinizdekileri tasdik eden bir peygamber geldiğinde ona mutlaka inanıp yardım edeceksiniz" diye söz almış, "Kabul ettiniz ve bu ahdimi yüklendiniz mi?"dediğinde,"Kabul ettik" cevabını vermişler, bunun üzerine Allah: O halde şahit olun; ben de sizinle birlikte şahitlik edenlerdenim, buyurmuştu. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#666666;"&gt;82.Artık bundan sonra her kim dönerse işte onlar yoldan çıkmışların ta kendileridir.8-Allah'ın dininden başkasını mı arıyorlar? Oysa ki,göklerde ve yerde ne varsa, hepsi ister istemez O'na teslim olmuş, hep döndürülüp O'na götürülüyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;En kolay yola muvaffak olmak isteyenlerin tutunacağı dal Allah kelamıdır. O müminler için bir şereftir. Zannın peşinden gidenlerse ondan korkarlar. Çünkü delilleri sahil kenarındaki kuma benzer ki, üstünden deniz suyu geçse kaybolup gider. Bir zannın ardınca gidenler bulanık suda balık avlamakla meşguldürler. Dalâlet bunları her tarafından kuşatmıştır. Oysa bilirler ki, Hak dillenince ellerinde ne varsa uçup gidecektir. Kur'an bu tip insanların geçmişten günümüze halet- î ruhiyelerini verirken içine düştükleri bu kısır döngüyü açıkbir şekilde ifade etmiştir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-3969693330045366198?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/3969693330045366198/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=3969693330045366198' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/3969693330045366198'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/3969693330045366198'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/07/iktidarin-sahibi-allahtir.html' title='İKTİDARIN SAHİBİ ALLAH&apos;TIR'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RojZcTyOMmI/AAAAAAAAAOM/tbiwQQ6NA1I/s72-c/mavilim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-2467578369492492332</id><published>2007-06-29T09:23:00.000+02:00</published><updated>2007-06-29T12:57:33.777+02:00</updated><title type='text'>KÜFÜR VE ORTAK KOŞMA</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RoS26TyOMlI/AAAAAAAAAOE/5zz0MpJNGkw/s1600-h/kabugumu-kirdim-gelincik.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5081387392440349266" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RoS26TyOMlI/AAAAAAAAAOE/5zz0MpJNGkw/s320/kabugumu-kirdim-gelincik.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Tebliğ edildikten sonra, herkesin hidayet yolu tektir. Amel bireyseldir. Hidayeti Cenab-ı hakkın izni dışında hiç kimse ve hiçbir topluluk bulduramaz. Biri çıkarda ben hidayete götürüyorum dediğinde iyi kritik edilemez de nefsani arzularla onun peşinden koşulursa sonuç hüsran olur. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;SEBE 50: De ki: “Eğer ben yanılırsam, yalnız kendime kalarak yanılırım ve eğer hidayeti bulmuşsam, bilmeli ki Rabb’imin bana vahiy vermesiyledir. Çünkü O, yakındır her şeyi işitir.” AHKAF 10: De ki: “Gördünüz mü, haber verin; eğer bu, Allah tarafından ise, siz de ona küfrettinizse ve İsrail oğullarından bir şahit, onun benzerine şahitlik edip iman getirmişse ve siz de büyüklük tasladıysanız? Şüphe yok ki Allah, zalimleri doğru yola çıkarmaz.”11-Bir de küfredenler, iman edenler hakkında dediler ki: "Eğer O bir hayır olsaydı, bizden önce ona koşmazlardı." Bununla başarılı olmayınca da: " Bu, eski bir yalan." diyecekler. NAHL 106: İmanından sonra Allah’a karşı küfre saparak- kalbi imanla mutmain olduğu halde zorlananlar hariç- küfre sinesini açan kimseler üstüne muhakkak ki Allah’tan bir gazap iner ve kendilerine büyük bir azap vardır.107: Bunun sebebi onların dünya hayatını sevmeleri, onu ahirete tercih etmeleridir. Allah da kafirler topluluğunu doğru yola çıkarmaz.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;div align="justify"&gt;Dalâlete düşmenin sebeplerinden olan ortak koşmada bazı dünyevî tutkuları rab edinme söz konusudur. Bu alim olur, dünyadaki herhangi bir nesne olur, sonu kötüdür. Birkaç örnek verirsek : &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;ZÜMER 3-İyi bil ki halis din ancak Allah'ındır. O'ndan başka bir takım dostlara tutunanlar da şöyle demektedirler: "Biz onlara sadece bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz. şüphe yok ki, Allah, onların aralarında ihtilaf edip durdukları şeyle hükmünü verecektir. Herhalde yalancı ve nankör olan kimseyi Allah doğru yola çıkarmaz. TEVBE31-Onlar, Allah'ı bırakıp hahamlarını ve rahiplerini, bir de Meryem oğlu Mesih'i rabler edindiler. Oysa ki, hepsi ancak bir ilaha ibadet etmekle emrolunmuşlardı ki, O'ndan başka hiçbir ilah yoktur; O, onların ortak koştukları her şeyden münezzehtir. 32-Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar; Allah ise, kafirleri hoşlanmasalar da, yalnızca kendi nurunu tamamlamaktan başkasına razı olmuyor. 33-O, peygamberini doğru yol kanunu ve hak dini ile gönderendir, onu bütün dinlerden üstün kılmak için; isterse müşrikler hoşlanmasın. 34-Ey iman edenler, haberiniz olsun ki, hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler ve Allah yolundan çevirirler. Altını ve gümüşü hazineye tıkıp da onu Allah yolunda harcamayanları, acı bir azap ile müjdele! NİSA115. Kendisi için doğru yol belli olduktan sonra, kim Peygamber'e karşı çıkar ve müminlerin yolundan başka bir yola giderse, onu o yönde bırakırız ve cehenneme sokarız; o ne kötü bir yerdir116. Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; ondan başka günahları dilediği kimse için bağışlar. Kim Allah'a ortak koşarsa büsbütün sapıtmıştır. &lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family:georgia;color:#000000;"&gt;Kul böylece küfretmiş olur. Küfrün en önemlisi de ortak koşmadır.&lt;/span&gt;&lt;strong&gt; ZÜMER 7-Eğer inkar ederseniz, şüphe yok ki Allah'ın size&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;ihtiyacı yoktur. Bununla beraber kulları adına küfre razı olmaz. Eğer şükrederseniz, sizin adınıza ona razı olur. Bir günahkar da diğerinin günahım çekecek değildir. Sonra dönüşünüz Rabb’inizedir. O vakit O size bütün yaptıklarınızı haber verecektir. Çünkü o bütün sinelerin özünü bilir.&lt;/strong&gt; &lt;span style="font-family:georgia;color:#000000;"&gt;Allah bile bile kulları adına küfre razı olmaz.&lt;/span&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Çok müthiş bir ayettir. Yani Allah kulunun kötülüğünü istemez. Üstünde çok tefekkür edilmesi gerekir. Dünyanın boş heva ve heveslerine daldığımızda çoğu zaman Allah’ı unuturuz. Ama o bizi unutmaz. Küfrü yine çok güzel özetleyen: &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;ZÜMER 8-İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman bütün gönlünü vererek Rabb’ine dua eder. Sonra kendisine tarafından bir nimet lütfettiği zaman da önceden O'na dua ettiği hali unutur da yolundan sapıtmak için Allah'a ortaklar koşmaya başlar. De ki: "Küfrünle biraz zevk et. Çünkü sen, o ateşliklerdensin." &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Şunu unutmayalım: insanların hiçbirisinin ibadetine, kulluğuna Allah’ın ihtiyacı yoktur. En kör dehlizlerdeki karıncanın bile rahmetinin verenden umudu kesmek en büyük küfürdür. İnsanlar kendileri umudu kestiği gibi başkalarını da zanlarının peşinden sürüklerler. &lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;ZÜMER 15-Siz de O'ndan başka dilediğinize kul olun." De ki:"Asıl hüsrana düşenler, kıyamet günü kendilerine ve ailelerine (enfusehum= kendi nefislerini, ve ehlihim= ailelerini) ziyan verenlerdir. Evet, işte asıl açık hüsran budur." &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;NİSA 27-Allah tevbekar olduğunuzu görerek size nazar buyurmak isterken, o şehvetleri peşinde koşanlar sizin büyük bir yamuklukla yamulmanızı, yoldan sapmanızı istiyorlar.28-Allah sizden ağır teklifleri hafifletmek istiyor; insan zaten zayıf olarak yaratılmıştır. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;İnsan zayıf yaratılmıştır. Yalnız insana verilen akıl ve idrak nimeti sayesinde hidayet izleri sürerek hakikat yolunu bulabilir. Bulduktan sonra bunu bırakmaz ve mutluluğu sonsuza kadar elde edebilir. Zayıflığı kapatacak yine Allah’tır. Bu kulların kendisi için küfre razı olmamasından , insan üzerindeki yükü hafifletmesinden bellidir. Rabbimiz bize idrak yeteneği vermiştir ki, Onu çok çok analım. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-2467578369492492332?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/2467578369492492332/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=2467578369492492332' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/2467578369492492332'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/2467578369492492332'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/06/kfr-ve-ortak-koma.html' title='KÜFÜR VE ORTAK KOŞMA'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RoS26TyOMlI/AAAAAAAAAOE/5zz0MpJNGkw/s72-c/kabugumu-kirdim-gelincik.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-1483942294116495660</id><published>2007-06-25T17:03:00.000+02:00</published><updated>2007-06-25T17:12:23.811+02:00</updated><title type='text'>MUSTAZAFLAR VE MÜSTEKBİRLER</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rn_bA9f63xI/AAAAAAAAANk/xdLtzrMbWso/s1600-h/caresizligim-sanami-kaldi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5080019714252136210" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rn_bA9f63xI/AAAAAAAAANk/xdLtzrMbWso/s320/caresizligim-sanami-kaldi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;            İçtimai yapı içerisinde doğru yola ilettiğine, hidayet dağıttığına inanılan kimselere vahiy dayanaksız oluşlarından ötürü dikkat etmemiz gerekir. Birileri çıkıp Kur’an dayanaksız zanna dayalı mesnetsiz iddialarla doğru yolu göstermeye kalkarsa buna inananlar tabi ki bunlara çoğunluk olduklarından, egemen güç olduklarından inanacaktır. Burada zaafa uğrayanlar ve zaafa uğratanlar ayetlerini dile getirelim: &lt;span style="font-family:courier new;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;SEBE 31:Bununla beraber o küfredenler: “Biz, ne bu Kur’an’a inanırız, ne de önündekine” dediler. Fakat o zalimler yakalanıp Rab’lerinin huzuruna durduruldukları zaman bir görsen, bazısı bazısına söz atarken, ki o zaafa uğratılan mustazaflar, o büyüklük taslayanlara şöyle diyorlar: “Siz olmasaydınız,herhalde biz mümin olurduk.”32:Diğer taraftan büyüklük taslayanlar, zaafa uğratılan mustazaflara şöyle demektedir: “Ya..size hidayet geldikten sonra,sizi ondan biz mi çevirdik. Hayır zaten siz kendiniz suçlu günahkarlardınız.”33:O zaafa uğratılan mustazaflar da, o büyüklük taslayanlara şöyle demektedir: “Hayır, işiniz gece gündüz dolap çevirmekti. Çünkü sizler, bizlere hep Allah’a küfretmemizi ve O’na eşler koşmamızı emrediyordunuz.” Ve böyle atışırlarken, hepsi azabı gördükleri o zamanda içlerinden pişmanlık getirmektedirler. O küfredenlerin boyunlarına tomrukları geçirmişizdir de sadece yaptıklarının cezasını çekiyorlardır.34-Biz herhangi bir memlekette tehlikeyi haber veren bir Resul gönderdiysek, herhalde onun refah ile şımartılmış olanları : "Biz, sizin gönderildiğiniz şeyleri tanımayız." dediler. 35-Ve dediler ki : "Biz malca da daha çoğuz, evlatça da ve bize azap edilmez." 36-De ki: "Rabb’im, rızkı dilediğine döşer (bol verir), dilediğine de sıkar (kısar); fakat insanların çoğu bilmezler. 37-Oysa sizi huzurumuza yaklaştıracak olan ne mallarınız ne de evlatlarınızdır. Ancak iman edip yararlı işler yapanlar, var ya, işte onların yaptıklarına karşılık kendilerine kat kat mükafat vardır ve onlar, cennet köşklerinde güvenlik içindedirler.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:courier new;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;FUSSİLET 29-Ve o küfredenler muhakkak diyecekler ki: "Ey Rabb’imiz göster bize, cinlerden ve insanlardan bizi saptıranların (edallana= bizi saptırdılar, minel cini vel insani= ciblerden ve insanlardan) ikisini de onları ayaklarımızın altına alalım, en aşağılıklardan olsunlar!"&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;          Dünyadaki egemen güçlerle, onların değnekçilerinin halini ahiret manzarası içerisinde ibretle görmekteyiz. İnsan hidayeti bulur ama onu sürekli iyileştirmek için çalıştırmazsa işlerliğini kaybeder. O vahiyle ve sahih sünnetle çalışır. Öyleleri vardır ki, beynini ve kalbini satmış yani zaafa uğramış, tahakküm altında ezilmiştir. Kur’an bunlara mustazaf ismiyle hitap etmiştir. Bunlar üzerinden baskı ve tahakküm kuranlara da müstekbir ismini takmıştır. Her iki tarafın durumu da SEBE 42 olacaktır. &lt;span style="font-family:courier new;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;42-İşte o gün kiminiz kiminize ne bir yarar, ne de bir zarar verme gücüne sahip olamaz ve o zulmedenlere: "Tadın bakalım, o yalan deyip durduğunuz ateşin azabını!" deriz. AHZAB 66-O gün yüzleri ateşte çevrilirken: "Ah ne olurdu bizler Allah'a itaat etseydik, peygambere itaat etseydik!" derler. 67-Yine derler ki: "Ey Rabb’imiz, doğrusu biz, beylerimize ve büyüklerimize itaat ettik de bizi yanlış yola götürdüler. (ve qalu=ve diyecekler, Rabbena= rabbimiz, inna ete’na= itaat ettik de, sadetena= beylerimize, liderlerimize, ve küberaena= büyüklerimize, fela= onlar, delluna=bizi saptırdılar, sebila=yoldan)68-Ey Rabb’imiz, onlara azabın iki katını ver ve kendilerini büyük bir lanetle lanetle!" &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-1483942294116495660?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/1483942294116495660/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=1483942294116495660' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1483942294116495660'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1483942294116495660'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/06/mustazaflar-ve-mstekbirler.html' title='MUSTAZAFLAR VE MÜSTEKBİRLER'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rn_bA9f63xI/AAAAAAAAANk/xdLtzrMbWso/s72-c/caresizligim-sanami-kaldi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-1643371262929299073</id><published>2007-06-22T18:57:00.000+02:00</published><updated>2007-06-22T19:13:05.560+02:00</updated><title type='text'>HİDAYETİ BULABİLMEK</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RnwCotf63wI/AAAAAAAAANc/-7uUnLlsw1o/s1600-h/sultanpÄ±nar-yaylasÄ±.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5078937378198576898" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RnwCotf63wI/AAAAAAAAANc/-7uUnLlsw1o/s320/sultanp%C4%B1nar-yaylas%C4%B1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;            &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;NEML 24: “Onu ve kavmini Allah’a değil, Güneş’e secde eder buldum. Şeytan, onlara amellerini süslü göstermiş. Böylece kendilerini yoldan saptırmış. Bu yüzden hidayeti bulamıyorlar.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Çünkü yine vahye ve resule karşı yüz çevirmişlik var. İnanmıyorsa zaten &lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;NEML 81: Sen o körleri dalaletlerinden hidayete erdirecek değilsin. Sen ancak ayetlerimize iman edeceklere işittirirsin de onlar müslüman olur, selamet bulurlar.82-Söylenen söz başlarına geleceği zaman, onlar için yerden bir dabbe çıkarırız, insanların ayetlerinize kesin bir inanmadıklarını kendilerine söyler.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Hidayetçi kılınanın da yapacağı bir şey kalmıyor. Hüküm Allah’ındır.&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;İSRA 47-Biz çok iyi biliriz seni dinledikleri zaman ne maksatla dinlediklerini ve birbirleriyle fısıldaşırlarken de o zalimlerin: "Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz!" dediklerini. 48-Bak seni nelerle mukayese ettiler de nasıl sapıklığa düştüler, onun için bir yol bulmaya da güçleri yok. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Aynı paralelde yine hidayetsiz dipsiz bir kuyudakinin hali gibi debelenip duranlar anlatılıyor. Hidayetsizliğin Allah’ın rehberlerini dinlememekten kaynaklandığını belirttik. Şunu unutmayalım bunlara doğru yolu göstermeye çalışmak onların dalâletlerini daha da arttıracaktır.Hidayetten nasibini almamışlık imansızlık, kafirlik gibi olumsuz ifadelerle iç içe kullanıldığında ortaya helak nedenleri çıkıyor. Helak, helak edilecek toplumun inanma ihtimalinin kalmadığında oluyor.&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;YUNUS 13-Andolsun ki, Biz sizden önceki yüzyılların nesillerini, kendilerine peygamberleri açık deliller ile geldikleri halde, zulmettikleri ve iman etme ihtimalleri kalmadığı vakit helak ettik. İşte suçlu kavimleri böyle cezalandırırız. 88-Musa dedi ki: "Ey Rabb’imiz, sen Firavuna ve adamlarına, dünya hayatında zinet, ihtişam ve nice nice mallar verdin; ey Rabb’imiz, yolundan saptırsınlar diye mi? Ey Rabb’imiz, mallarını sil, süpür ve sıktıkça sık ki, o acı azabı görmedikçe iman etmeyecekler.89-Allah buyurdu ki: "Peki duanız kabul olundu, siz yine doğru ve dürüst olmaya devam edin ve kendini bilmeyenlerin yoluna uymayın!" 100: Allah’ın izni olmadıkça hiçbir kişinin iman etmesi mümkün değildir.Ve akıllarını güzel kullanmayanları o pislik içinde bırakır.108-De ki: "Ey insanlar, işte size Rabb’inizden hak geldi. Artık hidayeti kabul eden kendi nefsi için kabul etmiş olur; sapkınlık eden de kendi aleyhine sapmış olur. Ve ben sizin üzerinize vekil değilim."&lt;br /&gt;          HUD 17-Rabb’inden açık bir delil üzerinde olan, O'nun tarafından bir şahidin izlediği, ayrıca kendisinden önce bir rehber ve rahmet olarak Musa'nın kitabı bulunan kimse onlara benzer mi? İşte bunlar, ona iman ederler. Gruplardan her kim ona küfrederse, artık onun varacağı yer ateştir, sakın bunda şüpheye düşme; çünkü bu Rabb’inden bir gerçektir. Ne var ki, insanların çoğu imana gelmezler. KEHF 56: Halbuki biz gönderdiğimiz peygamberleri ancak müjdeleyici ve korkutucu olmak üzere göndeririz. İnkar edenler ise hakkı batılla gidermek için mücadele ediyorlar. Ayetlerimizi ve kendilerine yapılan korkutmayı eğlence yerine tutarlar.57: Rabb’inin ayetleriyle öğüt verildiği halde, onlardan yüz çevirmiş ve ellerinin sunduğu şeyleri unutmuş kimseden daha zalim kim olabilir? Biz onların kalpleri üzerine onu iyi anlamalarına engel bir takım kabuklar ve kulaklarına bir ağırlık koymuşuzdur. Sen doğru yola çağırsan da,&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;onlar ebediyen yola gelmezler. (vemen= kimdir, ezlemu= daha zalim, mimmen= o kimseden, zukkire= öğütlendi, biayati rabbihi= Rabbinin ayetleriyle, fee’rede= hemen yüz çevirdi, enha= onlardan, venesiye= unuttu, ma= o şeyi, qeddemet= önceden gönderdi, yedehu= 2 eli, inne= cidden biz, ceelna= kıldık, koyduk, ela qulubihim= kalpleri üzerine, ekinneten= örtüler, en yefqehu= anlamalarından, hu= onu, ve fiazenihim= kulaklarının içinde, veqren= bir ağırlık, tıkaç, vein= şayet, teduhum= çağırırsan onları, ilel huda= hidayete, felen= asla, artık, yehtedu= hidayete ermezler, uymazlar, izen= o halde, ebeden= ebediyyen) ENBİYA 16-Biz, göğü, yeri ve arasındakileri oyunculuk etmek üzere yaratmadık. 17-Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi tarafımızdan yapardık. Yapacak olsaydık öyle yapardık. 18-Hayır, Biz hakkı batılın tepesine fırlatırız da beynini parçalar, bir de görürsün ki, (batıl) o anda yok olup gitmiştir! Allah'a isnat ettiğiniz o nitelikler yüzünden vay sizlere.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Bu duruşu sergileyenlerin hidayeti bulması imkansızdır zikrimiz Kuran’a göre. Bunların başlıca özellikleri heva, heves, zan, fısk vs peşinde koşmalarıdır. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;ENAM 116-Yer(yüzün)dekilerin çoğunluğuna uyarsan, seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar yalnızca zannın ardından gider ve sade atarlar. 117-Şüphesiz Rabb’in kimin yolundan saptığını en iyi bilendir, doğru yoldan gidenleri en iyi bilen de O'dur. Şüphesiz bunu bilecek olan O’dur&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;         Toplumda genelde çoğunluk savundu diye doğru kabul edilen mesnetsiz, Kur’an dayanaksız bir sürü zanlar vardır.Belirtmek istediğimiz çoğunluğun doğruları değil, Kuran’ın doğrularıdır. Çünkü üstünde tek şüphe olmayan kitap odur. Bu noktada hidayeti bulanla dalâlet içinde olan bir olmayacaktır. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;ENAM 122: Hiç ölü iken kendisini hidayetle dirilttiğimiz ve ona insanlar içinde yürürken önünü aydınlatan bir iman nuru verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde kalmış ve ondan bir türlü çıkamayacak bir halde olan kimse gibi midir? Fakat ne var ki kafirlere yaptıkları süslü gösterilmektedir. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-1643371262929299073?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/1643371262929299073/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=1643371262929299073' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1643371262929299073'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1643371262929299073'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/06/hidayeti-bulabilmek.html' title='HİDAYETİ BULABİLMEK'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RnwCotf63wI/AAAAAAAAANc/-7uUnLlsw1o/s72-c/sultanp%C4%B1nar-yaylas%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-1755902384044558938</id><published>2007-06-18T19:50:00.000+02:00</published><updated>2007-06-18T20:01:09.866+02:00</updated><title type='text'>SALİH KULLARIN HİDAYETİ</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RnbIE9f63vI/AAAAAAAAANM/sGCI1QgKUkA/s1600-h/kumrular-nisan.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5077465617460289266" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RnbIE9f63vI/AAAAAAAAANM/sGCI1QgKUkA/s320/kumrular-nisan.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:lucida grande;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;FURKAN 72-Ve onlar ki, yalana şahitlik etmezler, anlamsız, boş bir şeye rastladıkları zaman vakar içinde geçer (gider)ler. 73-Ve onlar ki Rablerinin ayetleri hatırlatılınca, kör ve sağır üstüne yıkılıp yatmazlar. 74-Ve onlar ki: "Ey Rabb’imiz, lütfunla bizlere eşlerimizden, çocuklarımızdan göz aydınlıkları ihsan buyur ve bizi takva sahiplerine önder kıl!" derler. 75-İşte hep bunlar, sabretmelerine karşılık cennetin en yüksek makamı ile mükafatlandırılacaklar; orada sağlık ve selam ile karşılanacaklar&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;. Salih kulların özelliklerini de Kur'an bize gayet manidar bir şekilde belirtmiştir. Vahye sarılmak sürekli dalâletten uzaklaştıracaktır.Belirtilen özellikler hidayette olanın özellikleridir.&lt;br /&gt;Açıkça görülüyor ki, Allah elçisinin tebliğini dikkate almamak, vahiyden bu şekilde habersiz olmak , haberli olup da yan çizmek en büyük dalâlet sebepleridir. Bu noktada Kur’an da kıssası geçen Firavun ve cemaati ibretlik misaller oluşturur. Bunun sürekli tekrar etmemizde fayda görüyorum.&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;color:#333333;"&gt;TAHA 50-Musa: "Bizim Rabb’imiz, her şeye uygun yaratılışını veren sonra da yolunu gösterendir!" dedi. 51-Firavun: "Ya, öyle ise, önceki milletlerin durumu nedir?" dedi. 52-Musa: "Onların bilgisi Rabb’imin katında bir kitaptadır; Rabb’im şaşmaz ve unutmaz. (qale= dedi, ilmuha= onların ilmi, inde rabbihi= Rabbimin yanında, fikitabin= bir kitapta, layedillu= şaşmaz, rabbi= Rabbim, vela yemra= unutmaz)&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;color:#333333;"&gt;53-Yeryüzünü sizin için bir döşek yapan, orada size yollar açan ve gökten bir su indiren O'dur." dedi. İşte Biz, bu su sayesinde çeşitli bitkilerden çifter çıkarmaktayız. 54-Hem yiyiniz, hem de hayvanlarınızı güdünüz; gerçekten bunda doğruya kılavuzluk eden akıl sahipleri için birçok deliller vardır.77-Doğrusu Musa'ya şöyle vahyettik: ''Kullarımla geceleyin yürü de onlara denizde kuru bir yol aç; yetişilmekten korkmaz ve endişe etmezsin." 78-Derken Firavun ordularıyla onları takip etti; denizden kendilerini saran sarıverdi.79 -Velhasıl Firavun kavmini sapıklığa sürükledi, doğru yola götürmedi. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Taha 54’teki açıklamada, doğru yolda giderken dünya nimetlerinden de faydalanın, doğru yoldan da kılavuzlanın öğüdü var. Yani Rabbimiz bize hiçbir zorluk istemiyor. Yalnız dalâlette olan ise salt dünya malına meyledendir. Firavunu boğulmaya kadar götüren bu yanlış yoluydu. &lt;span style="font-family:lucida grande;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;TAHA82-Bununla birlikte, Ben tevbe eden, iman edip yararlı işler yapan sonra da doğru giden kimse için çok bağışlayıcıyım, şüphesiz.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; İstenilen tövbe edilmesi , iman edilmesi, doğru yola kılavuzlanmasıydı. Alah tövbeleri çok çok kabul edendir.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-1755902384044558938?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/1755902384044558938/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=1755902384044558938' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1755902384044558938'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1755902384044558938'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/06/salih-kullarin-hidayeti.html' title='SALİH KULLARIN HİDAYETİ'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RnbIE9f63vI/AAAAAAAAANM/sGCI1QgKUkA/s72-c/kumrular-nisan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-7699387838332491728</id><published>2007-06-14T16:58:00.000+02:00</published><updated>2007-06-14T17:10:35.171+02:00</updated><title type='text'>HİDAYETE ERDİRİYOR!...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RnFZ4df63uI/AAAAAAAAANE/mCrF7CJN_RA/s1600-h/EyÃ¼p"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5075937081549315810" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RnFZ4df63uI/AAAAAAAAANE/mCrF7CJN_RA/s320/Ey%C3%BCp%27te-sabah-namaz%C4%B1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Vahyi muhatap alarak doğru yoldan hidayeti bulabileceğimizi bilmeliyiz. Rabbimiz daim kılsın inşallah. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;CİN 2: “O Kur’an, hidayete erdiriyor. Biz de ona iman ettik. Rabb’imize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız”. 13-Doğrusu biz o hidayet rehberini dinlediğimizde ona iman ettik (Ve enna semi’na-l-= gerçekten biz dinlediğimiz zaman, huda= hidayet göstereni (kuranı), amenna bihi= ona iman ettik). Her kim O Rabb’ine iman ederse artık ne hakkı yenmek ne de istila olunmak korkusu kalmaz. 14-Ve doğrusu bizler: Bizlerden Müslümanlar da var, bizlerden haksızlar da var. Müslüman olanlar, işte onlar doğru yolu arayanlardır.YASIN4-Bir dosdoğru yol üzerindesin. (ela= üzerinde, sıratin= bir yol, mustaqim= dosdoğru) 5-Güçlü ve çok merhametli Allah'ın indirdiği vahyi ile. (tenzile-l-= indirmesi, ‘azizi-r-= mutlak galip, rahim= çok esirgeyici)&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Dalâlete düşenler vahyi tanımazlar demiştik. Hidayet noktasındaki rehberi (peygamberi) tanırlar mı? Hayır. Tanımazlar.Hem vahiy hem peygamberler açısından dalâte düşüşü ele alırsak ; manzara şu olur: &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;FURKAN 9-Bak, senin hakkında ne kıyaslar, ne temsiller yaptılar da çıkmaza saptılar, artık hiçbir yol bulamazlar.&lt;br /&gt;17-Hele onları ve Allah' tan başka taptıkları şeyleri bir araya toplayıp: "Siz mi saptırdınız kullarımı, yoksa kendileri mi yoldan saptılar?" diyeceği gün, &lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family:arial;color:#000000;"&gt;Peygamberi unutarak dalâlete düşmüşler.Hepsinin ortak özelliği birbirlerini suçlamaktır.&lt;/span&gt;&lt;strong&gt; 18-Onlar "Seni tenzih ederiz, Senden başka dostlar edinmemiz bize yakışmazdı; fakat Sen, onları ve atalarını zevke daldırdın ki, zikri (ni) unuttular (nesu-z- zikre= zikri unuttular) ve helaka giden bir topluluk oldular!" diyeceklerdir. 27: Hem o gün zalim, ellerini ısırarak, “Eyvah bana! Keşke Peygamberlerle birlikte yol tutaydım!” der. (ve yevme= o günde, ye’edduz zalimu= zalim ısırır, ela yedeyhi= ellerini, yequlu= der, yaleyteni= keşke ben, ettexeztu= edinse idim, maer resuli= peygamberlerle beraber, sebilen= bir yol)28: “Vay şu başıma gelene! Keşke filanı dost edinmeyeydim”. (yaveyleta= eyvah bana, leyteni= keşke ben, lem ettexiz= edinmeyeydim, fulenna= falancayı, xalilen= sevgili, dost) 29: And olsun gerçekten bana gelmişken, beni zikirden saptırdı. Şeytan, insanı yalnız bırakıp felakete sürükleyendir. (leqed= andolsun gerçekten, edallani= beni şaşırttı, saptırdı, eniz zikri= zikrden, be’de= sonra, iz= zaman, caani= bana geldiği, vekaneş şeytanu= şeytan oldu, lil insani= insan için, xazulen= yardımsız bırakan)30: Peygamber de: “Ey Rabb’im! Kavmim bu Kur’anı terk ettiler” demektedir. (ve qaler rasulu= peygamber dedi, ya rabbi= ey rabbim, inne qavmi= gerçekten kavmim, ettexezu= edindiler, hazal qurane= bu kuranı, mehcuren= terk edilmiş) &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;               Hidayeti bir an için masa olarak düşünelim. Masanın üzerinde vahiy ( zikir, hidayet rehberi) var. Masanın bir köşesinde Allah’ın görevlendirdiği elçi duruyor. Masaya Allah’ ın kullarını çağıran. Ya masayı terk edeceğiz. Ya da masada kalacağız. İrade burada bize verilmiştir. Burada çok güzel bir şekilde masayı terk edenlerden bahsediyor. Onlar derler ki, &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;FURKAN 42-"Sahi be! Az kalsın bizi tanrılarımızdan saptıracaktı, onlara tapmakta direnmemiş olsaydık!" diyorlar. Fakat ileride azabı görecekleri gün kimin yolunun daha sapık olduğunu bilecekler.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Allah- ı Teala ise &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;43-Gördün mü o tanrısını canının istediği edineni? Artık ona sen mi vekil olacaksın? 44-Yoksa sen onların çoğunun işittiklerini veya kavradıklarını mı sanıyorsun? Onlar sırf hayvan gibi, hatta gidişçe daha sapkındırlar. 56-Halbuki seni ancak bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik 57-De ki: "Ben, buna karşı sizden bir ücret değil, ancak Rabb’ine doğru bir yol tutmak isteyen kimseler (olmanızı) istiyorum.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Sonları budur. Masadan kalkmasalardı. ( dalâlete düşmeselerdi.) Salih kullardan eylenirler, hidayete erirlerdi.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-7699387838332491728?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/7699387838332491728/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=7699387838332491728' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/7699387838332491728'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/7699387838332491728'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/06/hidayete-erdiriyor.html' title='HİDAYETE ERDİRİYOR!...'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RnFZ4df63uI/AAAAAAAAANE/mCrF7CJN_RA/s72-c/Ey%C3%BCp%27te-sabah-namaz%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-5569539487359082214</id><published>2007-06-08T11:10:00.000+02:00</published><updated>2007-06-08T11:37:39.320+02:00</updated><title type='text'>TEBLİĞ</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rmkibdf63tI/AAAAAAAAAM8/sUfYIZtLgCk/s1600-h/bursa-gÃ¶lyazÄ±.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5073624310379896530" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rmkibdf63tI/AAAAAAAAAM8/sUfYIZtLgCk/s320/bursa-g%C3%B6lyaz%C4%B1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Dalâlete düşenlerin en büyük özelliklerinden birisi de yanlarında ayetler okundu mu dinlememeleri, ona karşı asabiyet göstermeleridir. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;ARAF 79-O, onlardan döndü ve: "Ey kavmim, ben size Rabb’imin mesajını tamamen ilettim ve öğüt verdim; ancak siz öğüt verenleri sevmezsiniz!" dedi. (fetevella= yüz çevirdi, enhum= onlardan, ve qale= dedi, ya qavmi= ey kavmim, leqed= andolsuın ki, ebleğtukum= size tebliğ ettim, risalete rabbi= Rabbimin risaletini, mesajını, ve nesehtu= öğüt verdim, lekum= size, velakin= ancak, la tuhibbune-n-= sevmiyorsunuz, nasihin= nasihat edenleri, öğüt verenleri) .&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Burada öğütçü ( peygamber) öğüt( vahiy) toplumca sevilmiyor vahye yönelmiyorsa, halâ delâletteyse hüküm tabi ki Allah’ındır. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;ARAF 86-Bir de öyle tehdit ederek her caddenin başına oturup da Allah'ın yolundan O'na iman edenleri çevirmeyin ve yolun çarpıklığını arzu etmeyin. Düşünün ki, siz azlıktınız, O, sizi çoğalttı ve bakın o bozguncuların sonu ne oldu! 87-Eğer içinizden bir kısmı, benim gönderilmiş olduğum gerçeğe inanmış, bir kısmı da inanmamışsa, Allah aramızda hükmünü verinceye kadar sabredin. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Yukarıda saydığımız noktalarda öne çıkan temel sorun aslında vahiysizlikten sapmışlık. Peki bunu ne önleyebilir? Tebliğ . Tebliği öne çıkarmak, toplumsal helak noktasında da önemlidir. Buhranlarda da önemlidir. Şöyle ki: &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;ARAF 155-Bir de Musa tayin ettiğimiz vakitte huzurumuzda bulunmak üzere kavminden yetmiş er seçmişti. Ne zaman ki bunları o sarsıntı yakaladı. Musa dedi ki: "Rabb’im, dileseydin bunları ve beni daha önce helak ederdin. Şimdi bizi ,içimizdeki o beyinsizlerin yaptıkları yüzünden helak mı edeceksin? O da sırf Senin imtihanın; Sen bununla dilediğini sapıklığa bırakır, dilediğine hidayet kılarsın! Bizim velimiz Sensin; artık bizi bağışla, bize merhamet eyle; bağışlayanların en hayırlısı Sensin!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Bizler Hz. Musa(AS)’nın işaret ettiği topluma Kur’ani manada yön vermezsek kaçınılmaz son bizi bulacaktır. Hüküm Allah’ındır. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;ARAF 156-Ve bize bu dünyada da, ahirette de bir iyilik yaz! Biz gerçekten tevbe edip sana yöneldik!" Buyurdu ki: "Azabıma, kimi dilersem onu uğratırım; rahmetim ise her şeyi kapsamıştır. İleride onu özellikle, kötülükten sakınanlara, zekatını verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacağım.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Beşeriyet içerisinde düşünürsek, bir şeyin yasak olduğunu bile bile yapan bir insan topluluğu vardır. Bilir onun yasak olduğunu ; fakat nefsi bu eylemi ona yaptırır. Bu açıdan yine tebliği önemli görmekteyim. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;ARAF 162-Derken içlerinden zulmedenler, sözü değiştirdiler,&lt;br /&gt;kendilerine söylenenden başka bir şekle soktular; zulmu adet haline getirmeleri sebebiyle, Biz de üzerlerine gökten azap salıverdik. 163-Onlara, o denizin bir iskelesi olan o şehrin başına gelenleri sor! O vakit cumartesi yasağına riayet etmiyorlardı. Cumartesi tatili yaptıkları gün balıklar, yanlarına akın akın geliyorlardı. Cumartesi tatili yapmayacakları gün ise gelmiyorlardı. İşte Biz onları günah işlemeleri sebebiyle böyle sınava çekiyorduk! 164-Ve içlerinden bir topluluk: "Ne diye Allah'ı helak edeceği veya çetin bir azapla cezalandıracağı bir kavme nasihat veriyorsunuz?" dediği vakit onlar dediler ki: "Rabb’iniz tarafından mazur sayılmamız için, bir de bakarsınız belki Allah'tan korkar sakınırlar diye."&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; O zaman ümit kesenlerden değil, ümit var olanlardan olmalıyız. Lütfedeninin O olduğunu unutmamalıyız. Bu noktada tüm tebliğlerin sonuçsuz kalması bile sürpriz değildir. Aksine olağandır. Çünkü dalâlete düşenin cezası doğru yolu bulamamadır. &lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;186-Allah kimi saptırırsa, artık onu yola getirecek bir kimse yoktur. O, onları bırakır taşkınlıkları içinde, körü körüne yuvarlanıp giderler. 190-Fakat Allah kendilerine yaraşıklı bir çocuk verince, tuttular O'na kendilerine vergisi üzerine bir takım ortaklar koşmaya başladılar. Allah ise onların koştukları şirkten yücedir.191-O'na, hiçbir şey yaratamayan ve kendileri yaratılıp durmakta olan yaratıkları mı ortak koşuyorlar? 192-Halbuki onlar, onların imdadına yetişmezler, hatta kendilerini bile kurtaramazlar. 193-Eğer siz onları doğru yola çağıracak olsanız, size uymazlar; onları ha çağırmışsınız, ha susmuşsunuz, aleyhinizde sizin için aynıdır. 194-Çünkü Allah'tan başka taptıklarınızın hepsi sizin gibi kullardır. Eğer davanızda doğru iseniz haydi, onları çağırın da size cevap versinler!&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;ARAF 193-Eğer siz onları doğru yola çağıracak olsanız, size uymazlar; onları ha çağırmışsınız, ha susmuşsunuz, aleyhinizde sizin için aynıdır. 198-Siz onları doğru yolu göstermeye çağıracak olsanız işitmezler. Onların sana baktıklarını görürsün, ama görmezler.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Allah'a teslimiyet ve hidayeti buldurma yolunda diyalog değil tebliğ vardır. Tebliği muhatap alan kendisi için almış olur. Tebliğ önderleri Cenab-ı Hak vasıtasıyla görevlendirilerek insanlara Allah'ın doğru yolunu göstermişler, buna inananlar dalâleti bırakıp hidayeti tercih etmişler, böylece Allah'ın rızasını kazanmışlardır. Herkes insanları nereye çağırdığına dikkat buyurması ve üzerinde bu açıdan düşünmesi gerekir. Öncelikle kendini sorgulama, bütün benliğini gözden geçirme amaç olmalıdır. Korku ve ümit bunun başat öğeleridir. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-5569539487359082214?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/5569539487359082214/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=5569539487359082214' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/5569539487359082214'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/5569539487359082214'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/06/tebli.html' title='TEBLİĞ'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rmkibdf63tI/AAAAAAAAAM8/sUfYIZtLgCk/s72-c/bursa-g%C3%B6lyaz%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-7835444226392281928</id><published>2007-06-04T18:04:00.000+02:00</published><updated>2007-06-04T18:23:31.889+02:00</updated><title type='text'>YOL BİLMEZKEN YOLA KOYAN</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RmQ7FqnH_lI/AAAAAAAAAMk/rhTdrpBJsEI/s1600-h/gÃ¼zell.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5072244048849796690" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RmQ7FqnH_lI/AAAAAAAAAMk/rhTdrpBJsEI/s320/g%C3%BCzell.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:arial;"&gt;Bizler doğruyu, yanlışı bilemezdik. Bize bunları gösterecek bir rehber olmadığında her an dalâletteydik. Başı boş bırakılan bir uygarlık doğruyu bulamaz. Onu bulduğunu zanneden bir takım tağutlar edinir. Ne zaman ki, Allah peygamber ve kitap gönderirir? O zaman buna kayıtsızlık hüsrana düşürür. O zaman da dalâletten kurtulamayız. Demek ki Allah doğru yola hidayetlediğinde biz karşı çıkarsak dalâlete düşeriz. Burada yine idrak ve Allah’ın dilemesi iç içedir. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;DUHAN 7-Seni, yol bilmez iken (doğru) yola koymadı mı? &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Şimdi hidayet kapısı açıktır. Artık biz diyebilir miyiz? Bilmezdim, duymazdım, ders almazdım.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt; KAF 28-Buyurur ki: "Huzurumda çekişmeyin! Ben, size önceden azabımı bildirmiştim.29-Benim katımda söz değiştirilmez ve Ben kullara zulmedici değilim." 30-O günkü, cehenneme: "Doldun mu?" diyeceğiz. O da: "Daha ziyade (fazla) var mı?" diyecek. 37-Şüphesiz ki, bu söylenende kalbi olan ve şuurla kulak tutan kimse için uyandıracak bir ihtar vardır.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Şeytan kendi dalâlete düşmüşken yandaş aramaktadır. Ama şunu unutmayalım, yukarıda da belirttik: bir kul amaca kilitlenmişse şeytanın ona zarar vermesi söz konusu olamaz.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;ARAF 175-Onlara o herifin kıssasını da anlat ki, ona ayetlerimizi vermiştik, ama o, onlardan sıyrılıp çıktı, derken onu, şeytan arkasına taktı da yolunu şaşırmışlardan oldu. YASIN 60: Size şöyle and vermedim mi “Ey adem oğulları! Şeytana kulluk etmeyin, o size açık bir düşmandır.”61: “Ve bana kulluk edin. Doğru yol budur.” (Ve eni-’-= diye, buduni= bana ibadet edin, kulluk edin, haza= budur, sıratun= yol, mustaqim= doğru) 62: Böyle iken o içinizden bir çok insan kuşağını yoldan çıkardı. Ya o vakit sizin akıllarınız yok muydu? (veleqed= andolsun gerçekten, edelle= azdırdı, minkum= içinizden, cibillen= halkı, kesiren= çok, efelev tekunu= olmadınız mı? te’qilune= aklınızı kullanıyorsunuz) FURKAN 29: And olsun gerçekten bana gelmişken, beni zikirden saptırdı. Şeytan, insanı yalnız bırakıp felakete sürükleyendir. (leqed= andolsun &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;gerçekten, edallani= beni şaşırttı, saptırdı, eniz zikri= zikrden, be’de= sonra, iz= zaman, caani= bana geldiği, vekaneş şeytanu= şeytan oldu, lil insani= insan için, xazulen= yardımsız bırakan) ARAF 37-Çünkü bir yalanı Allah'a iftira eden veya onun ayetlerine yalan diyen kimseden daha zalim kim olabilir? Bunlara kitaptan nasipleri erişir ve sonunda kendilerine göndereceğimiz melekler gelip canlarını alırken: "Hani o, Allah'ı bırakıp da taptıklarınız nerede?" dediklerinde: "Onlar bizi bırakıp kayboldular!" derler ve kafir olduklarına dair kendi aleyhlerinde şahitlik ederler. 38-"Girin bakalım cinlerden ve insanlardan sizden önce geçen milletlerin arasında ateşe!" der. Her millet girdikçe, kendilerine uyup sapıklığa düştüğü hemşiresine (dindaşına) lanet eder. Sonunda hepsi orada birbirlerine ulanırlar. Sonrakileri, öndekileri göstererek: "Ey Rabb’imiz, işte şunlar bizi yoldan çıkardılar; onun için onlara ateşten iki katlı azap ver!" derler. Allah: "Her birinize iki katlı, fakat bilmiyorsunuz." der. (qaledxulu= dedi girin, fi umemin= ümmetler arasında, qed xalet= geçti, min qablikum= sizden önce, minel cinni= cinden, vel insi= insandan, fin nari= ateşe, kullema= ne zaman ki, dexelet= girdi, ummetun= bir ümmet, la’enet= lanet, uxteha= hemşiresine, ortağına, hetta= nihayet, iza-d-= zaman, dereku= buluştukları, fiha= orada, cemi’en= hepsi, qalet= der, uxrahum= onların sonları, liulahum= ilklerine, Rabbena= ey Rabbimiz, haulai= işte bunlar, edalluna= bizi saptırdılar, felatihim= onlara var, ezaben= azap, di’fen= bir kat, minennari= ateşten, qale= dedi, likullin= herkes için, di’fun= bir kat vardır, velakin= ancak, late’lemune= bilmezsiniz) 146: Yeryüzünde o haksızlıkla büyüklenenleri, ayetlerimden uzaklaştıracağım. Onlar her ayeti görseler de ona iman etmezler. Doğru yolu görseler de onu yol tutmazlar. Ve eğer sapıklık yolunu görürlerse onu yol tutarlar. Öyle: Çünkü onlar ayetlerimizi yalanlamayı adet edinmişler ve hep onlardan gafil olagelmişlerdir. 177-Ne kötü misaldir ayetlerimizi yalanlayan ve sırf kendilerine zulmeden o kavmin durumu! 178-Allah kime hidayet ederse, o doğru yolu bulur; kimi de saptırırsa, hüsrana düşenler de işte onlardır.&lt;span style="font-family:arial;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family:arial;color:#000000;"&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Dalâlete düşenlerle ilgili en bariz ayetlerden örnekler vermeye çalıştık. Bir kere bunlar ayetleri yalanlar, nasiplerinin hepsini dünyada bitirirler. Vahyi yalanlamak zaten başlı başına bir sebep iken onu alaya almak!..&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;strong&gt;ARAF 51-O kafirlere ki, oyunu ve eğlenceyi kendilerine din edindiler ve dünya hayatı kendilerini aldattı. Nasıl ki, onlar bu günlerine kavuşacaklarını unutup ayetlerimizi inkar ettilerse Biz de bugün onları öyle unutacağız. &lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family:arial;color:#000000;"&gt;Cenab-ı Hak bunların şefaatçilerinin de olmadığını haber veriyor.&lt;/span&gt;&lt;strong&gt; ARAF 53-Onlar, bakalım sonu nereye varacak diye ancak onun tehditlerinin gerçekleşmesini bekliyorlar. Onun tehditlerinin geleceği gün önceden onu unutmuş olanlar: "Muhakkak ki, Rabb’imizin peygamberleri bize gerçeği getirmişlermiş.(qad=gerçekten, caet= getirdiler, rusulu= peygamberleri, rabbina=&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;rabbimizin, bilhaqqı= hakkı). Bak şimdi bizim şefaatçilerden hiçbiri var mı ki, bize şefaat etsinler? Veya geri döndürülsek de yaptığımız işlerden başkasını yapsak?" diyecekler. Doğrusu onlar, kendilerine yazık ettiler ve uydurup güvendikleri şeyler yanlarından kaybolup gitmiş olacaktır. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Vahyi yalanlamak, inkar etmek, onu alaya almak başlı başına bir dalâlet sebebidir. Dalâlet ya da hidayet. Bu iki zıt kavramın mihenk taşı vahiydir. Bu kavramı ölçen yegane ölçü Kur'an ve onun sağladığı yüksek ahlaktır. Kullar böylece safını da belli etmiş olurlar. Allah dalâletten uzak bir yaşam eylesin.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-7835444226392281928?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/7835444226392281928/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=7835444226392281928' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/7835444226392281928'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/7835444226392281928'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/06/bizler-doruyu-yanl-bilemezdik.html' title='YOL BİLMEZKEN YOLA KOYAN'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RmQ7FqnH_lI/AAAAAAAAAMk/rhTdrpBJsEI/s72-c/g%C3%BCzell.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-1478581461441373905</id><published>2007-06-01T10:14:00.000+02:00</published><updated>2007-06-01T10:32:13.276+02:00</updated><title type='text'>KOLAY YOL</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rl_ZXKnH_kI/AAAAAAAAAMc/7JnAPp6L7rM/s1600-h/GÃ¶lyazÄ±-leylekler.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5071010697451142722" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rl_ZXKnH_kI/AAAAAAAAAMc/7JnAPp6L7rM/s320/G%C3%B6lyaz%C4%B1-leylekler.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Mümin her zaman Allah’a ihtiyaç duyandır. Vahiysiz bir hidayete kılınma düşünülemez. Zaten kendi idrak noktasında insan vahye yönelmemişse Allah’ın dilemesi başka şekillerde tezahür eder. İnsan, peygamberi ve onun kitabını dinleyip, ona yönelmezse, öğüt almazsa dalâlete düşme olasılığıdaha yüksek olacaktır. Buraya kısa yoldan gidebilmek için: &lt;span style="font-family:times new roman;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;ALA 6-Bundan böyle sana Kur'an okutacağız da unutmayacaksın. 7-Yalnız Allah'ın dilediği başka; çünkü O, açığı da bilir, gizliyi de. (illa= ancak, maşallah= Allah diledi, innehu= çünkü O, ya’lemu-l-= bilir, cehre= açığı, vema o şeyi, yeğfa= gizliyi) 8-Ve seni en kolay yola muvaffak kılacağız. 9-Onun için öğüt ver, eğer öğüt fayda verirse. (vezekkir= sen de öğüt ver, in= eğer, nefe’eti= fayda sağlarsa, zikra= öğüt) .&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Burada kolay yol cümlesi çok önemlidir. &lt;span style="font-family:times new roman;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;tekvir 6-Ve en güzeli doğrularsa (veseddeqe= tasdik etti, bil Hüsna= en güzeli)7-Biz onu en kolayına kolaylayacağız. (fesenuyessiruhu= onu muvaffak kılacağız, lil yusra= en kolay için)8-Her kim de cimrilik eder, kendisini müstağni sayar (veemma= gelince, men= o kimseye, bexile= cimrilik etti, vesteğna= ihtiyaç göstermedi)9-Ve en güzeli yalanlarsa; (ve kezzebe bil hunsa= en güzeli yalanladı)10-Onu da en zor olana hazırlayacağız. (fesenuyessiruhu= onu muvaffak kılacağız, lil usra= en zor için) &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Yani birincide: &lt;span style="font-family:times new roman;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;ALA 8-Ve seni en kolay yola muvaffak kılacağız. 9-Onun için öğüt ver, eğer öğüt fayda verilse. (vezekkir= sen de öğüt ver, in= eğer, nefe’eti= fayda sağlarsa, zikra= öğüt)10-Saygısı olan öğüt alacaktır.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; İkincide: &lt;span style="font-family:times new roman;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;ALA16-Fakat siz, dünya hayatını tercih ediyorsunuz.&lt;/strong&gt; &lt;span style="font-family:georgia;"&gt;Kainata, olaylara dair her şeye vahyin penceresinden bakmayanlar hangi pencereden baktıklarını iyi düşünmelidirler. Dalâlet su gibidir. En olunmadık yerden sızabilir.Sızdığı kalbde derin tahribatlara yol açar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;17-Oysa ahiret daha hayırlı ve daha kalıcıdır.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;color:#000000;"&gt;18-Haberiniz olsun, bu ilk sabitelerde vardır. 19-İbrahim'in ve Musa' nın sahifelerinde. Sonunda yine her iş vahye dönüktür.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; Dünya hayatının geçici hevesleri, vahiyden nasipsizlik yanlış yola sürükler. &lt;span style="font-family:times new roman;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;LEYL: 8-Her kim de cimrilik eder, kendisini müstağni sayar 9-Ve en güzeli yalanlarsa; 10-Onu da en zor olana hazırlayacağız. 11-Ve yuvarlandığı zaman onu malı kurtaramayacak! 12-Kesinlikle doğru yolu göstermek Bize aittir. (inne= gerçekten, şüphesiz, ‘aleyna= bizedir, lelhuda= elbette doğru yolu göstermek)13-Kuskusuz sonu da Bizim önü de Bizim (ahiret de Bizimdir dünya da)! (ve inne= şüphesiz, lena= bizim, lelaxirete= elbette son, vel ula= ilk)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-1478581461441373905?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/1478581461441373905/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=1478581461441373905' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1478581461441373905'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1478581461441373905'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/06/kolay-yol.html' title='KOLAY YOL'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rl_ZXKnH_kI/AAAAAAAAAMc/7JnAPp6L7rM/s72-c/G%C3%B6lyaz%C4%B1-leylekler.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-5821700125740350529</id><published>2007-05-28T19:16:00.000+02:00</published><updated>2007-05-28T19:47:43.181+02:00</updated><title type='text'>DALÂLET</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RlsVranH_gI/AAAAAAAAAL8/Qh3er6GqlmQ/s1600-h/..a.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5069669641157606914" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RlsVranH_gI/AAAAAAAAAL8/Qh3er6GqlmQ/s320/..a.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Dalâlet hidayet kavramın tersi olan bir kavramdır. Kur’an’da da bu şekilde kullanılmıştır.Yoldan çıkma olarak kullanıldığı gibi ; yanlış yola sapma olarak da kullanılmıştır. Burada, günah için azmettiriciliği de bu şekilde kullanabiliriz. Dalâlete düşmenin en büyük emaresi olan vahiysizliğe birkaç örnek vererek başlarsak:&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;ALAK 6-Sakın okumazlık etme! Çünkü insan, muhakkak azıtır! (kella= gerçek şu ki, inne-l-= mutlaka, insane= insan, leyedğa= azar)7-Kendisini artık ihtiyacı yokmuş görmekle. (en= kendini, reehu-s-= gördüğünde, teğna= yeterli, ihtiyaçsız)8-Kesinlikle sonunda Rabb’inedir dönüş!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Kim azar? Okumayan. Neyi? Vahyi . Bu azıtma biçimi kendini nasıl gösterecektir? Hem kalben, hem bedenen hem de beynen. İnsan bilmeye çalışırsa görmeye başlar. İlim erbabı olur kendince. Kainatı Allah’ın verdiği gözlükle görmeye başlar. Oku emrini kılavuzlama kavramından ele alırsak, okumamak insanı dalâlete düşürecektir.Çok manidardır ki, hemen arkasından gelen Kalem sûresinde dalâlete düşeni ve doğru yolda olanı bilen yüce yaratıcıdır denerek sonları anlatılıyor. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;KALEM 7-Şüphesiz Rabb’indir, yolundan sapanı en iyi bilen, yine O'dur doğru yola erenleri en iyi bilen. (inne= şüphesiz, rabbeke= rabbin, huve= O, e’lemu= pekala bilen, mimen= o kimseyi, dalle= saptı, en sebilihi= yolundan, vehuve= O, e’lemu= pek iyi bilen, bilmuhtedin= hidayette, doğru yolda olanları).&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; O halde biz ne yapmalıyız?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;KALEM 8-O halde tanıma o yalan diyenleri! 9-Arzu ettiler ki, sen (onları) yağlasan onlar da sana yağ yapacaklardı. 10-Tanıma şunların hiç birini; çok yemin eden o aşağılık, 11-Gammaz, kovuculukla gezer, 12-Hayrı engelleyen, saldırgan, vebal yüklü, 13-Zobu (kaba), sonra da takma (soysuzlukla damgalı), 14-Mal ve oğulları var diye. 26-Ama bağı gördüklerinde: "Biz her halde yanlış gelmişiz. (felemma= ne zaman ki, reev= gördüler, ha= onu, qalu= dediler, inne= muhakkak biz, ledallune= elbette şaşıranlar)27-Yok, biz mahrum edilmişiz." dediler.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Onları tanımamalıyız. Çünkü onlar ihtiyacı yokmuş gibi davrananlardır. Hakiki kul ise,&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;zariyat 19-Mallarında dilenen ve yoksul için bir hak vardı.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;FATİHA 5-Sade Sana ederiz kulluğu, ibadeti; sade Senden dileriz yardımı, inayeti Ya Rab! 6-Hidayet eyle bizi doğru yola! 7-O kendilerine nimet verdiğin mesutların yoluna! Ne o gazap olunanların ne de sapkınların!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Allah’a olan ihtiyacını her fırsatta dile getirir. Zaten muhlislik bunu gerektirir. Bu üç ayet bize aslında her şey anlatır. Halis müminlik budur. Halis mümin günde ortalama kırk defa huşu içinde bunu belirtir. Hidayet dilenir. Demek ki insan her an dalâlete düşebilir. Düşmemek Allah’ı anarak hidayet dilenmeli yardım istemelidir. Kendi iradesiyle bunu isteyen bir kul sonuçta: &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;TEKVİR 27: Kur’an, alemler için halis bir zikirdir. (in= değil, huve= O, illa= ancak, zikrun= bir öğüt, lil alemin= alemler için)&lt;br /&gt;28: İçinizden müstakim olmak dileyenler için. (limen= o kimse için, şae= diledi, minkum= içinizden, en yesteqim= doğru olmak) sonrasında, 29: Fakat alemlerin Rabb’i Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz. (vema teşaune= dileyemezsiniz, illa= ancak, en yeşae= dilemesi, lahu= Allah’ın, rabbul alemin= alemlerin rabbi) &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;bu çok önemli bir konu. Allah bittim diyene yettim der her zaman. Dalâlet ve vahiy ilişkisi çok açık görülüyor. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;ALİ İMRAN 86: Kendilerine apaçık belgeler gelmiş ve o peygamberin şüphesiz bir hak olduğuna şehadet getirmişlerken, imanlarının arkasından nankörlük edip küfre sapmış olan kavmi, Allah nasıl muvaffak eder ve hidayete erdirir? Halbuki Allah, zalimler topluluğunu asla hidayete erdirmez. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-5821700125740350529?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/5821700125740350529/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=5821700125740350529' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/5821700125740350529'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/5821700125740350529'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/05/dallet.html' title='DALÂLET'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RlsVranH_gI/AAAAAAAAAL8/Qh3er6GqlmQ/s72-c/..a.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-2888914534047775105</id><published>2007-05-26T08:04:00.000+02:00</published><updated>2007-05-26T18:54:45.493+02:00</updated><title type='text'>SORGUSUZ TESLİMİYET</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rlfgl6nH_eI/AAAAAAAAALs/2zQuAksB-Pw/s1600-h/isimsizolsun.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5068766847621922274" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rlfgl6nH_eI/AAAAAAAAALs/2zQuAksB-Pw/s320/isimsizolsun.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;Bakara 142-İnsanlardan beyinsiz takımı: "Bunları bulundukları kıbleden çeviren nedir?" diyeceklerdir. De ki: "Doğu da batı da Allah'ındır. O, dilediği kimseyi doğru bir caddeye çıkarır. 143-İşte böyle sizi, bütün insanlar üzerine adalet örneği, hak şahitleri olasınız, Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun diye, doğru bir caddeye çıkarıp ortada yürüyen bir toplum yaptık. Sana önceden durduğun Ka'be'yi kıble yapmamız da yalnız peygamberlerin izinde gidecekleri iki ökçesi üzerinde geri döneceklerden ayırt etmemiz içindir. Elbette o, Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerden başkasına mutlaka ağır gelecekti. Allah imanınızı zayi edecek değildir. Allah insanlara karşı çok şefkatli ve merhametlidir. (vema ceelnal-l= yapmadık, qıblete-l-= o kıbleyi, leti= ki o, kunte= idin, aleyha= üzerinde, ille= sadece, line’leme= bilelim, ayırt edelim diye, men= o kimseyi, yettebiu-r-= izliyor, uyuyor, resule= o peygamberi, mimmen= o kimseden, yenqalibu= geri dönüyor, ela aqıbeyhi= 2 ökçesi üzerinde)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; kıblenin değişmesi, savaşı gerektiren şartlar, hicret vs gibi din adına yapılan toplumsal hadiseler içinde sorguyu, hesabı çok görüyoruz. Kitapta bunlardan çokça söz ediliyor. Allah mutlaka doğru yola gireceklerle dalalete sürüklenecekleri ayıracaktır. Kıble değişebilir. Başka bir yer kıble olabilir. Hidayet yolundayım diyene burada ne düşer? İşittik itaat ettik. Burada bu ayrım gereklidir. Doğru caddede olana ibadet zor gelmez.  &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;tevbe 54. Onlarin harcamalarinin kabul edilmesini engelleyen, onlarin Allah ve Resûlünü inkâr etmeleri, namaza ancak üsenerek gelmeleri ve istemeyerek harcamalarindan baska bir sey degildir.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;O nassı sorgulamaz. Kabe de bir ayırt edicilik kaynağı olabilir, hicrette: bizler doğru caddedeysek o kaynaklarla karşılaşacağızdır. Bizler önce kendimize “doğru yolda mıyım?” sorusunu yöneltip, doğru yolda olduğumuza kanaat getirerek bizi yaratanı çokça tespih etmeliyiz . &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;Hac 37-Elbette onların ne etleri, ne de kanları Allah'a ulaşmaz. Ancak O'na sizin takvanız ulaşacaktır. Böylece onları sizin emrinize verdik ki, size yolunu gösterdiğinden dolayı, Allah'ı tekbir ile yüceltesiniz. Görevlerini iyi yapan iyilik sevenleri müjdele! &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Mesela toplum tarafından maalesef bir gelenek haline getirilen kurban kesme hadisesi. Şimdi kurbanı az önceki bakara 142 -143 penceresinden değerlendirdiğimizde: kurban dosdoğru caddenin üzerinde duran bir ayırt edicilik kaynağıdır. Ama bugün aynı hac olayı gibi kurban da amacından uzaklaştırılmaya çalışılıyor. Doğru yolun yolcuları bu kaynakları görebilen, yaptığını Allah rızası için yapandır. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;Nisa 175-Kim Allah'a iman edip buna sarılırsa, yarın Allah onları kendi katında mutlak bir rahmet içine koyacak, bol nimetine kavuşturacak bir de onları, doğru kendisine varan bir yolun yolcusu edecek.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Ömrümüzün sonuna kadar bunun için çalışmalıyız. Eğer bu yol çetin bir savaş gerektirecekse savaşmalı, hicret gerektirecekse her şeyi bırakıp koşmalı, din gününde hazır bulunmalıyız. Ecri de sadece Allah’tan beklemeliyiz. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;Muhammed 17: Hidayeti kabul edenlere gelince, Allah onların hidayetini artırmakta ve kendilerine takvalarını vermektedir.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-2888914534047775105?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/2888914534047775105/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=2888914534047775105' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/2888914534047775105'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/2888914534047775105'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/05/sorgusuz-teslimiyet.html' title='SORGUSUZ TESLİMİYET'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rlfgl6nH_eI/AAAAAAAAALs/2zQuAksB-Pw/s72-c/isimsizolsun.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-6194533458444725464</id><published>2007-05-21T19:33:00.000+02:00</published><updated>2007-05-21T19:44:57.825+02:00</updated><title type='text'>YAŞAMIM ALLAH İÇİN</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RlHaSKnH_dI/AAAAAAAAALk/Xug1sAeSKW0/s1600-h/emevi+cami-Åam.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5067071061389475282" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RlHaSKnH_dI/AAAAAAAAALk/Xug1sAeSKW0/s320/emevi+cami-%C5%9Eam.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;ENAM-161: De ki: “Beni Rabb’im şüphesiz dosdoğru bir yola hidayet buyurdu. Doğru, sağlam, devamlı ayakta duran bir dine. Diğer dinlerden ayrılarak sadece hakka yönelmiş hanif olan İbrahim’in milletine ki, o hiçbir zaman müşriklerden olmadı”.162-De ki: "Benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm kesinlikle hep o alemlerin Rabb’i olan Allah içindir. 163-O'nun hiçbir ortağı yoktur. Ben, bununla emrolundum ve ben müslümanların ilkiyim."&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; İslam doğru yoldur. İslâm dinini seçip de teslim oldum diyen bir kişinin yolu budur. Yol nasıldır? &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;Zuhruf 64-Haberiniz olsun Allah benim Rabb’im, sizin de Rabb’iniz ancak O'dur. Onun için hep O'na ibadet edin! İşte bu tek doğru yoldur."&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Bu yola baş koyan bir kişinin hali nasıldır? Ortaksız, koşulsuz, her şeyden geçerek dini halis kılan bir ruh halidir. Bunlar kesinlikle:&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt; zuhruf 68-"Ey Benim kullarım! Bugün size hiç korku yoktur ve siz üzülmeyeceksiniz de. 69-Benim ayetlerime iman edip de samimi Müslüman olan kullarım! 70-Girin cennete siz ve eşleriniz sevinç ve mutluluklar içinde!"&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; böyle karşılanır inşallah.&lt;br /&gt;Şöyle bir düşünelim: biz bir insana doğru yolu tarif ederken en yakınını, en sıkıntısız olanını tarif ederiz. Dosdoğru gidin deriz mesela. Bu en kolay olanıdır . Cenab- ı Allah bize bu konuda zorluk değil kolaylık gösterir. Tariflerinde de bunu görürüz. Bu yolu asıl karışık hale getirenler insanlardır.&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;Mülk 22: Dosdoğru bir yolda dimdik giden mi, yoksa yüzüstü sürünen mi daha doğrudur? 23-De ki: "O'dur ancak sizi yaratan, size dinleyecek kulak, görecek gözler, duyacak gönüller veren! Fakat sizler pek az şükrediyorsunuz!"&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Burada geçen “ ala sıratin müstakim” cümlesini çok önemli buluyorum. Bir insanın bu yolda sağlam temellere dayalı yürümesi için dimdik( erdemli, irfanlı, her şeyden önce kalben akıllı) olması gerekiyor. Yüz üstü sürünenler yani ilimsiz ( vahiysiz) irfansız ve özellikle Kur’an dayanıksız yürüyenlerdir. Bu yürümek öyledir ki: hakkı batıla karıştırmaz. Sorgulamaz. Kendini sakatlayacak sorulardan uzak tutar. Çünkü insan iman ederken, hidayet yolunda yürürken imanına sakatlık verecek gereksizliklerden uzak durur. Bize emanet edilen bu ömrü Allah'a adamak asıl kulluk olacaktır.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-6194533458444725464?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/6194533458444725464/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=6194533458444725464' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/6194533458444725464'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/6194533458444725464'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/05/yaamim-allah-iin.html' title='YAŞAMIM ALLAH İÇİN'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RlHaSKnH_dI/AAAAAAAAALk/Xug1sAeSKW0/s72-c/emevi+cami-%C5%9Eam.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-2247576491635915219</id><published>2007-05-18T13:35:00.000+02:00</published><updated>2007-05-18T13:54:42.586+02:00</updated><title type='text'>DOĞRU YOLDAKİLER</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rk2TwanH_cI/AAAAAAAAALc/30vi2D3STxc/s1600-h/inceminare.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5065867615848103362" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rk2TwanH_cI/AAAAAAAAALc/30vi2D3STxc/s320/inceminare.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#330033;"&gt;&lt;strong&gt;Neml 75: Gökte ve yerde açık bir kitapta bulunmayan &lt;a href="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rk2SuKnH_bI/AAAAAAAAALU/Wf8vNGXxzHs/s1600-h/inceminare.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5065866477681769906" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 230px; CURSOR: hand; HEIGHT: 1px" height="297" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rk2SuKnH_bI/AAAAAAAAALU/Wf8vNGXxzHs/s320/inceminare.jpg" width="230" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;hiçbir gizli şey yoktur.&lt;br /&gt;76:Haberiniz olsun ki bu Kur’an,İsrail oğullarına ihtilâf edip durdukları şeylerin çoğunu anlatmaktadır.77:Gerçekten o doğruyu gösteren kesin bir hidayet ve müminler için tam bir rahmettir.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;Kuran bir hidayettir. Yani hidayetin kaynağı olmasının yanında hidayetin kendisidir. Bunun kesin olduğunu görürken, bütün gizliliklerin de kalktığını görüyoruz. Çünkü insanlık şaşırır. Ancak vahiy ile çaba harcayanlar müstesna. Bunlar, Allah’ın izniyle müminlik mertebesine yükselirler. İnanmayan bir insanın doğru yolda olduğundan nasıl söz edebiliriz? &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#330033;"&gt;&lt;strong&gt;Neml 81: Sen o körleri dalaletlerinden hidayete erdirecek değilsin. Sen ancak ayetlerimize iman edeceklere işittirirsin de onlar müslüman olur, selamet bulurlar.&lt;br /&gt;82-Söylenen söz başlarına geleceği zaman, onlar için yerden bir dabbe çıkarırız, insanların ayetlerinize kesin bir inanmadıklarını kendilerine söyler. Hakikaten gözlerini kapayanlar dalgınlık içinde kalacaklar.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;İnsan bir ömür belki doğru caddelerin etrafında yürür. O caddeye çıkmak için çabalar. Allah çabaları boşa çıkarmasın, hidayete en iyi ereni O bilir. Caddeye çıkan bir insan, bunun sırat-ı müstakim olduğunu bilirse şeytanın hiçbir hükmü kalmaz. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#330033;"&gt;&lt;strong&gt;Hicr 40-Ancak içlerinden ihlasa erdirilen kulların hariç!" dedi. 41-Allah: "Bu, "Garanti ederim." dosdoğru bir cadde." dedi. 42-Gerçekten senin, benim o kullarım üzerinde hiçbir hakimiyetin yoktur; ancak, azgınlardan sana uyanlar bunların dışındadır.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Bu yol hakkında ancak Allah garanti verir. Yine bu yolun bir özelliği de Yusuf 108’de belirtilmiştir. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#330033;"&gt;&lt;strong&gt;(108-De ki: "İşte benim yolum budur; basiret üzere Allah'a davet ederim, ben ve bana uyanlar; Allah'ı tespih ederim ve ben ortak koşanlardan değilim.")&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; bu özellikleri taşıyan bir kul için dalalet sorunu ortadan kalkmış olur. Doğru yolun yolcularından bahsetmişken biraz daha nitelendirelim. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#330033;"&gt;&lt;strong&gt;Enam 36- Sade işitmesi olanlar davete icabet eder. Ölülere gelince, onları Allah diriltir, sonra hepsi O'nun huzuruna çıkarılırlar. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Yani Allah’ın izniyle işitmesi olan daveti kabul eder. İman etmiş olması gerekir. Enam 71’e de bakarsak, &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#330033;"&gt;&lt;strong&gt;(De ki: “ Biz Allah’ı bırakıp da bize ne fayda ne de zarar vereceklere yalvarır mıyız? Allah bizi hidayetine kavuşturmuş iken geriye döner miyiz? O kimse gibi ki, yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşırken, şeytanlar onu ayartıp uçuruma çekmektedirler. Beri tarafta ise “Bize gel” diye onu doğru yola çağıran arkadaşları var. De ki: “Hidayet muhakkak Allah’ın hidayetidir. Ve biz alemlerin Rabb’ine Müslüman olarak boyun eğmekle emrolunduk.”) &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#330033;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;H&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;idayet&lt;/span&gt;te olanın kesinlikle teslim olmuş bir Müslüman olması gerektiğini söylemiştik. Buradaki doğru yol kastı nedir? Allah'a tam teslimiyettir. Zaten pek çok örnekte de İslâm doğru yolun ta kendisidir. Doğru bulmak vahiyle gerçekleşen bir olaydır. Bu şekilde zuhur eden müminin doğru yoldan ayrılmaması yine vahiyle olacak bir olaydır.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-2247576491635915219?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/2247576491635915219/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=2247576491635915219' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/2247576491635915219'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/2247576491635915219'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/05/doru-yoldakiler.html' title='DOĞRU YOLDAKİLER'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rk2TwanH_cI/AAAAAAAAALc/30vi2D3STxc/s72-c/inceminare.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-910197789537973453</id><published>2007-05-13T22:02:00.000+02:00</published><updated>2007-05-13T22:22:44.388+02:00</updated><title type='text'>İMAN HİDAYET BAĞLANTISI</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RkdzXEfisiI/AAAAAAAAALM/vA30a_uVWYM/s1600-h/samsun.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5064143146181636642" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RkdzXEfisiI/AAAAAAAAALM/vA30a_uVWYM/s320/samsun.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Kulların doğru yola kılavuzlanması için tam bir teslimiyetle iman etmiş olması gerekir. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#003333;"&gt;&lt;strong&gt;Meryem 43-Babacığım, emin ol sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Gel bana uy da seni düz yola çıkarayım. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Hz İbrahim, Allah’ın izniyle insanlığı doğru yola çıkartacağını söylerken, &lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#003300;"&gt;Taha 50-Musa: "Bizim Rabb’imiz, her şeye uygun yaratılışını veren sonra da yolunu gösterendir!" dedi.&lt;br /&gt;51-Firavun: "Ya, öyle ise, önceki milletlerin durumu nedir?" dedi.&lt;br /&gt;52-Musa: "Onların bilgisi Rabb’imin katında bir kitaptadır; Rabb’im şaşmaz ve unutmaz. (qale= dedi, ilmuha= onların ilmi, inde rabbihi= Rabbimin yanında, fi kitabin= bir kitapta, layedillu= şaşmaz, rabbi= Rabbim, vela yemra= unutmaz)&lt;br /&gt;53-Yeryüzünü sizin için bir döşek yapan, orada size yollar açan ve gökten bir su indiren O'dur." dedi. İşte Biz, bu su sayesinde çeşitli bitkilerden çifter çıkarmaktayız.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#003300;"&gt;54-Hem yiyiniz, hem de hayvanlarınızı güdünüz; gerçekten bunda doğruya kılavuzluk eden akıl sahipleri için birçok deliller vardır. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Allah’ın kullarını yarattıktan sonra bırakıvermeyeceğini, çok açık bir şekilde göstermektedir. O, bırakıvermeyecek, hidayet bulana daha da çok hidayet verecektir.&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#003300;"&gt;&lt;strong&gt; Meryem 76: Hidayeti kabul edenlere ise Allah daha çok hidayet verir. Baki kalacak olan salih ameller Rabb’inin katında sevapça da daha güzel, erişilecek sonuç yönünden de daha hayırlıdır.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Az önce bahsettiğimiz doğru yola götürülmek için iman gerekir, ifademizi destekleyen ayetlerimizden önemli gördüğümüz &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#003300;"&gt;&lt;strong&gt;Taha 82-Bununla birlikte, Ben tevbe eden, iman edip yararlı işler yapan sonra da doğru giden kimse için çok bağışlayıcıyım, şüphesiz. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Önceki nesillerin helakında, dalalete düşmeleri etkendi. Burada birkaç ayeti vermeye çalışalım.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#003300;"&gt;&lt;strong&gt;Taha 128-Yurtlarında yürüyüp durdukları kendilerinden önceki nice nesilleri helak etmemiz kendilerini doğru yola sevk etmedi mi? Muhakkak bunda ibret alacak akıl sahipleri için birçok deliller vardır!&lt;br /&gt;133-Bir de onlar: "Rabb’inden bir mucize getirse ya !" dediler. Onlara, daha önceki kitaplardakinin apaçık delili gelmedi mi ki?&lt;br /&gt;134-Eğer Biz, onları bundan önce bir azap ile helak etmiş olsaydık: "Ey Rabb’imiz, ne olurdu bize bir peygamber gönderseydin de biz alçak ve rezil olmadan önce ayetlerine uysaydık." diyeceklerdi. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#003300;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#003300;"&gt;&lt;strong&gt;135-De ki : "Hepimiz beklemekteyiz, siz de bekleyin bakalım; çünkü yakında, doğru yol sahiplerinin ve doğru gidenlerin kimler olduğunu bileceksiniz!&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; Vahiysiz hidayet bulmak imkansız. Ayrıca Allah’ı sınamaya kalkanların, vahyi mantığını anlamayanların ve delillerden ders almayanların doğru yolundan söz edilemez. Şunu unutmayalım toplum içinde kendini hidayette sanan ve bunu vahiy dayanaksız savunan kişi ve kişiler olacaktır. Başında söylediğim hidayet iman ilişkisi çok önemli. Allah'ın izniyle hidayete yöneltilen kulların bunu vahiyle gerçekleştirdiğini belirteyim. Söz ettiğimiz her mevzu Kur'an'i manada bir inancı belirtmeye çalışıyor. Allah cümle kulların ilmini arttırsın.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-910197789537973453?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/910197789537973453/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=910197789537973453' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/910197789537973453'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/910197789537973453'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/05/iman-hidayet-balantisi.html' title='İMAN HİDAYET BAĞLANTISI'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RkdzXEfisiI/AAAAAAAAALM/vA30a_uVWYM/s72-c/samsun.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-5251402110195694151</id><published>2007-05-11T09:37:00.000+02:00</published><updated>2007-05-11T09:46:35.923+02:00</updated><title type='text'>DOĞRU YOLA KILAVUZLANMA</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RkQfHEfisgI/AAAAAAAAAK8/f96hpk2Cmjo/s1600-h/yalnÄ±zlÄ±k+mÄ±+demeli.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5063206087396864514" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" height="266" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RkQfHEfisgI/AAAAAAAAAK8/f96hpk2Cmjo/s320/yaln%C4%B1zl%C4%B1k+m%C4%B1+demeli.jpg" width="320" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Doğru yola kılavuzlama Allah’ın izniyle ücret istemeyen elçilere uyarak da meydana gelir. Çünkü onlar doğru yoldadır, beşeriyetin de doğru yolda olmasını isterler.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#330000;"&gt;&lt;strong&gt;Yasin 20-O sırada şehrin ta ucundan bir adam koşarak geldi ve dedi ki: "Ey hemşehrilerim, uyun o gönderilen elçilere! (vecae= geldi, eqse-l-= en ucundan, medineti= şehrin, reculun= bir adam, yes’a= koşuyor, qale ya qavmi= dedi ey kavmim, ettebi’u-l- ittiba edin, tabi olun, murseline= elçilere, rasullere)21-Uyun sizden bir ücret istemeyen o zatlara ki, onlar doğru yola ermişlerdir. (ittebi’u= tabi olun, men= o kimseye ki, la yeselukum= sizden istemiyor, ecren= bir ücret, ecir, karşılık, vehum= oysa onlar, muhtedune= hidayet üzereler, doğru yoldalar)&lt;br /&gt;22-Hem neden kulluk etmeyeyim ben o beni yaratana, hep de döndürülüp O'na götürüleceksiniz!&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Doğru yol ile ilgili ayetlere baktığımızda hidayete kılavuzlanma kimi zaman vahye, kimi zaman peygambere, kimi zaman ise direkt cenab-ı Hak ile bağlantılı olmuştur. Bunu,&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#330000;"&gt;&lt;strong&gt;Yasin 60: Size şöyle and vermedim mi “Ey adem oğulları! Şeytana kulluk etmeyin, o size açık bir düşmandır.”&lt;br /&gt;61: “Ve bana kulluk edin. Doğru yol budur.” (Ve eni-’-= diye, buduni= bana ibadet edin, kulluk edin, haza= budur, sıratun= yol, mustaqim= doğru)&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Buradaki doğru yoldan kulluk etmek ifadesini çıkarıyoruz. Bu ise akıl ve gönülle oluyor. Yine;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#330000;"&gt;&lt;strong&gt;Yasin 62: Böyle iken o içinizden bir çok insan kuşağını yoldan çıkardı. Ya o vakit sizin akıllarınız yok muydu? (veleqed= andolsun gerçekten, edelle= azdırdı, minkum= içinizden, cibillen= halkı, kesiren= çok, efelev tekunu= olmadınız mı? te’qilune= aklınızı kullanıyorsunuz)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; doğru yoldan çıkabiliriz. O yüzden, şeytana kulluk dalalete, Allah’a kulluk hidayete götürür. Özetle denilmek istenilen; tebliği dikkate alan, vahye gönülden bağlı olan, bu uğurda sabreden doğru yola kılavuzlanacaktır.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#330000;"&gt;&lt;strong&gt;Furkan 72-Ve onlar ki, yalana şahitlik etmezler, anlamsız, boş bir şeye rastladıkları zaman vakar içinde geçer (gider)ler.&lt;br /&gt;73-Ve onlar ki Rablerinin ayetleri hatırlatılınca, kör ve sağır üstüne yıkılıp yatmazlar.&lt;br /&gt;74-Ve onlar ki: "Ey Rabb’imiz, lütfunla bizlere eşlerimizden, çocuklarımızdan göz aydınlıkları ihsan buyur ve bizi takva sahiplerine önder kıl!" derler.&lt;br /&gt;75-İşte hep bunlar, sabretmelerine karşılık cennetin en yüksek makamı ile ödüllendirilecekler ve orada sağlık ve selam ile karşılanacaklar. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;color:#000000;"&gt;İşte bu kulların en önemli özellikleri; onlara cennetin kapılarını açacak, huzur ve güvenliği sağlayacak özellikleri.Allah şerefli kullarından eylesin...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-5251402110195694151?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/5251402110195694151/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=5251402110195694151' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/5251402110195694151'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/5251402110195694151'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/05/doru-yola-kilavuzlanma.html' title='DOĞRU YOLA KILAVUZLANMA'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RkQfHEfisgI/AAAAAAAAAK8/f96hpk2Cmjo/s72-c/yaln%C4%B1zl%C4%B1k+m%C4%B1+demeli.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-1372159898783478493</id><published>2007-04-30T15:39:00.000+02:00</published><updated>2007-04-30T16:39:59.649+02:00</updated><title type='text'>ZİKİR, DÜŞÜNMEK,TESBİH...</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RjX_E0fiscI/AAAAAAAAAKc/Jue8z4ZeCLA/s1600-h/ACIPayam.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5059230214696120770" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 347px; CURSOR: hand; HEIGHT: 217px; TEXT-ALIGN: center" height="198" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RjX_E0fiscI/AAAAAAAAAKc/Jue8z4ZeCLA/s320/ACIPayam.jpg" width="320" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;(zikri rabbihi):&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;Kafamıza yerleşen zikir kavramı ile kuranın bahsettiği zikr arasında çok fark var.. ”rabbini an” demekle bir sayı belirtilmemiştir.sadece rabbini anmaktan vazgeçme! uyarısı ve öğüdü vardır. Cin 17 mesela;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Cin17-Onları onun içinde imtihan edelim diye. Her kim de Rabb’ini anmaktan yüz çevirirse O, onu gittikçe yükselen bir azaba sokar. (zikri rabbihi)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;İmtihanlar karsısında Rabbini anmaktan,hatırlamaktan vazgeçmemeliyiz. Anmak kelimesi burada çok basit olarak algılanmamalı, imtihanlar karsısında (musibet veya nimet) karsısında kul, “rabbim benden bu durumda ne yapmamı istiyor, nasıl davranırsam benden razı olur, bu konudaki hükmü nedir, ne şekilde düşünüp karar vermem gerek, bundan ne çıkarmalıyım” diye bir anmaktan bahsediyorum “anmak” derken ve de “uygulamak” dan bahsediyorum.Yani sadece düşüncede de kalmayacak eyleme geçecek.Hayat tarzı olacak.Kalb ile beyin koordinasyonunu sağlayacak.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;"İlla zikrun ve kuranın mubin ", (sadece bir öğüt ve parlak bir kuran)&lt;/em&gt;yasin69-Biz ona şiir öğretmedik, ona yakışmaz da; o sadece bir öğüt (zikir) ve parlak bir Kur'an'dır. (illa zikrun ve Kur’anun mubinun&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Ne kadar güzel bir ayet. İrşad ve parlak bir kuran, onun getirdiği kitap bir öğütten ve hükümleri açıklayan bir kurandan başkası değildir.Hakkı batıldan ayırandır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;nessu zikra(zikri unuttular):&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;furkan18-Onlar "Seni tenzih ederiz, Senden başka dostlar edinmemiz bize yakışmazdı; fakat Sen, onları ve atalarını zevke daldırdın ki, zikri (ni) unuttular ve helaka giden bir topluluk oldular!" diyeceklerdir. (nessu zikra= zikri unuttular&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Sen onlara ve babalarına o kadar dünya refahı sağladın ki, seni unuttular ve maneviyatı mahvolmuş bir millet oldular diyeceklerdir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;yezzekkera(düşünmek)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;furkan62-Yine O, düşünmek veya şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü birbiri ardınca getirdi. (yezzekkera)ibrahim52-İşte bu, insanlara açık bir tebliğdir; hem bununla uyarılsınlar hem O'nun ancak bir tek ilah olduğunu bilsinler hem de akıl ve vicdanı temiz olanlar öğüt alsınlar! (öğüt alsınlar= veliyezzekkera, ulul elbabi= temiz akıl sahipleri)&lt;br /&gt;tevbe126-Görmüyorlar mı her yıl bir veya iki kez fitneye tutulduklarını? Yine de tevbe etmiyor, ibret almıyorlar. (yezzekkerune)&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;men tezekkera(düşüneceği)&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;fatır37-Ve onlar orada şöyle feryat ederler: "Ey Rabb’imiz, bizleri çıkar da yaptıklarımızdan başka yararlı bir iş yapalım. (Onlara) : "Ya size orada düşünecek olanın düşüneceği kadar ömür vermedik mi ki? Hem size Peygamber de geldi. O halde tadın; çünkü zalimleri kurtaracak yoktur!" (denilecektir.) (düşünecek olanın= yetezekkeru, düşüneceği= men tezekkera)&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Allah ı çokça zikredenler(vezekerullahe):&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;şuara227-Ancak iman edip iyi ameller işleyenler, Allah'ı çokça zikredenler ve kendilerine haksızlık edildikten sonra öçlerini alanlar müstesna. O haksızlık edenler hangi inkılaba münkalib olacaklarını (hangi akıbete yuvarlanacaklarını) yarın bilecekler. (vezekerullahe)&lt;br /&gt;tetezekkerune(iyice düşünmezmisiniz)&lt;br /&gt;enam80-Kavmi de onunla tartışmaya kalkıştı. O da dedi ki: "Bana hakikati doğrudan doğruya gösterdiği halde Allah hakkında benimle mücadeleye mi kalkışıyorsunuz? Sizin O'na ortak koştuğunuz şeylerden ise, ben hiçbir zaman korkmam. Rabb’im dilemedikçe onlar bana hiçbir şey yapamaz. Rabb’imin ilmi, her şeyi kuşatmıştır. Artık iyice bir düşünmez misiniz? (tetezzekkurune)&lt;br /&gt;secde4-Allah O'dur ki, gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri attı günde yaratmış, sonra Arş üzerine hükümranlığını kurmuştur. Sizin için O'ndan başka ne bir sahibiniz, ne de bir şefaatçiniz vardır. Artık düşünmez misiniz? (düşünmüyor musunuz?= tetezekkerune)&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;vela zikrullahi ekber(Allah ı anmak büyük iştir):&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;ankebut45-Sana vahyedilen Kitabı güzel güzel oku ve namazı kıl! Muhakkak sahih namaz edepsizlikten ve uygunsuzluktan alıkoyar. Muhakkak Allah'ı anmak en büyük iştir ve Allah, her ne işlerseniz bilir. &lt;/strong&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;(vela zikrullahi ekber&lt;/strong&gt;)(namaz kastediliyor)&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;strong&gt;bakara152-O halde anın Beni, anayım sizi; Bana şükredin, nankörlük etmeyin! (fezkuruni ezkurkum veşkuruli vela tekfurun&lt;/strong&gt;&lt;em&gt;)(dua kastediliyor)&lt;/em&gt;&lt;strong&gt;200-Nihayet hac ibadetlerinizi bitirdiğinizde, bir zamanlar atalarınızı andığınız gibi hatta daha coşkulu bir anışla Allah'ı anın. Çünkü insanların bir takımı: "Rabb’imiz, bize dünyada ver!" der. Ona ahirette bir kısmet yoktur. (fezkurullahe)&lt;br /&gt;203-Bir de sayılı günlerde Allah'ı zikredin, tekbir getirin. Bunlardan iki gün içinde dönüş için acele edene günah yoktur, geç dönene de günah yoktur; fakat korunan için. Allah'tan korkun ve bilin ki, O'nun huzurunda toplanacaksınız. (vezkurullahe)&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;zikrillah:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;hadid16-O iman edenlere zamanı gelmedi mi ki, kalpler! Allah'ın zikrine ve inen gerçek aşkına saygı ile coşsun ve bundan önce kendilerine kitap verilmiş, sonra üzerlerinden uzun zaman geçip de kalpleri katılaşmış. Çoğu da günaha dalmış bulunanlar gibi olmasınlar?! (zikrillahi)rad28-Onlar, iman edip kalpleri Allah'ın zikriyle yatışan kimselerdir; evet Allah'ın zikri ile kalpler yatışır!" (zikrillah)nur37-Nice erler ki, ne ticaret, ne de alışveriş kendilerini Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoymaz; onlar, kalplerin ve gözlerin kıvranacağı günden korkarlar. (zikrillahe)munafikun9-Ey iman edenler, ne mallarınız, ne de evlatlarınız sizleri Allah'ı anmaktan alıkoymasın! Her kim öyle yaparsa, İşte onlar, hüsrana düşenlerdir. (zikrillahi)cuma9-Ey iman edenler, Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında hemen Allah'ın zikrine (anılmasına) koşun ve alım satımı bırakın; eğer bilirseniz, o sizin için daha hayırlıdır. (zikrilahi)10-Namaz kılındıktan sonra da yeryüzüne dağılın, Allah'ın bol nimetinden nasip arayın ve Allah'ı çok zikredin ki, kurtuluş bulabilesiniz. (vezkurullahe)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;TESBİH:&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Subhanallah diyerek Allah 'ı tenzih etmek, her türlü noksan, ayıp, kusurdan beri olduğunu anmak, Allah ı yüceltmek, övmek,...&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;sebbihu:&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;Ala11-Tespih et Rabb’inin A'la (yüce) ismini. (sebbihisme rabbikel a’la)hakka52-Haydi, Rabb’inin yüce ismi ile tespih et!&lt;br /&gt;meryem11-Derken, mihraptan kavminin karşısına çıkıp onlara: "Sabah ve akşam tespih edin!" diye işaret verdi. (sebbihu)&lt;br /&gt;isra44-O'nu, yedi gök ile yer ve bunlarda bulunan akıllılar tesbih eder. Hatta hiçbir şey yoktur ki, O'nu överek tespih etmesin, ancak siz onların tesbihlerin! iyi anlamazsınız. O, gerçekten halim ve çok bağışlayandır. (tusebbihu, Yusebbihu, tesbihahum)&lt;br /&gt;taha33-Ki Seni çok tespih edelim (sebbihake)34-Ve çok analım Seni. (ve nezkurake&lt;br /&gt;Vesebbih, fesebbih&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;kaf39-O halde onların laflarına karşı sabret ve Rabb’ini güneş doğmadan önce ve batmadan önce hamd ile tespih et! (vesebbih)40-Geceleyin de onu tespih et, secdelerin ardından da. (fesebbihhu)&lt;br /&gt;taha130-O halde onların dediklerine sabret, güneşin doğmasından önce ve batmasından önce Rabb’ini hamd ile tespih et. Gece saatlerinde de gündüzün uçlarında da tespih et ki, hoşnutluğa eresin. (vesebbih, fesebbih)&lt;br /&gt;vakıa74-O halde Rabb’ini o büyük adıyla tespih et! (fesebbih)&lt;br /&gt;96-Haydi Rabb’ini büyük ismiyle tespih et! (fesebbih)&lt;br /&gt;hicr98-O halde Rabb’ine hamd ile tespih et ve secde edenlerden ol! (fesebbih)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;em&gt;subhanellah:&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;yusuf108-De ki: "İşte benim yolum budur; basiret üzere Allah'a davet ederim, ben ve bana uyanlar; Allah'ı tespih ederim ve ben ortak koşanlardan değilim." (subhanellahi)&lt;br /&gt;hamd ile tesbih&lt;br /&gt;şura5-Hemen hemen gökler üstlerinden çatlayacak gibi titreşiyorlar. Melekler Rablerine hamd ile tespih ediyorlar ve yeryüzündeki kimseler için bağışlanma diliyorlar. Uyan, Allah'tır öyle bağışlayan, öyle merhamet eden!&lt;br /&gt;enbiya20-Gece gündüz O'nu tespih ederler, usanmazlar.&lt;br /&gt;secde15-Bizim ayetlerimize öyle kimseler iman ederler ki, onlarla kendilerine öğüt verildiği zaman secdelere kapanırlar ve Rablerine hamd ile tespih ederler de büyüklük taslamazlar.&lt;br /&gt;tur48-Rabb’inin hükmüne sabret. Çünkü sen bizim gözetimimiz altındasın, kalktığında Rabb’ini hamd ile tespih et.&lt;br /&gt;nasr1-Allah'ın yardımı ve fetih geldiğinde, 2-İnsanları bölük, bölük Allah'ın dinine girerlerken gördüğünde. 3-"Artık Rabb’ini hamd ile tespih et ve bağışlamasını dile! Muhakkak ki, O, çok bağışlayandır!&lt;br /&gt;saffat142-Derken (denize atıldı ve) kendisini balık yuttu. Pişmandı. 143-Eğer çok tespih edenlerden olmasaydı,&lt;br /&gt;166-Elbette biziz o tespih edenler, biziz." Derler&lt;br /&gt;ZÜMER 75-Melekleri de Arş'ı etrafından donatmış olarak Rablerine hamd ile tespih ettiklerini görürsün. Halk arasında adaletle hüküm verilmekte ve alemlerin Rabb’i Allah'a hamd olsun!" denilmektedir&lt;br /&gt;MÜMİN 7-Arşı taşıyanlar ve onun çevresindekiler Rablerini hamd ile tespih ederler, O'na iman ederler ve iman etmiş olanlar için şöyle bağışlanma dilerler: "Ey Rabb’imiz, senin rahmet ve ilmin her şeye geniş (her şeyi kuşatmıştır) . Hemen o tevbe edip yoluna uyanları bağışla ve onları cehennem azabından koru!&lt;br /&gt;55-O halde sabret, çünkü Allah'ın va'di haktır; günahının bağışlanmasını dile ve akşam-sabah Rabb’ini hamd ile tespih et! FUSSİLET 38-Buna karşı kibirlenmek isterlerse, haberleri olsun ki, Rabb’inin huzurundakiler gece-gündüz O'nu tespih ederler hem onlar usanmazlar&lt;br /&gt;RUM 17-O halde akşama girdiğiniz zaman da sabaha girdiğiniz zaman da Allah'ı tespih edin.&lt;br /&gt;BAKARA 30-Düşün ki, Rabb’in meleklere: "Muhakkak Ben, yeryüzünde bir halife tayin edeceğim." dediği vakit, "Biz seni tespih ve takdis edip dururken orada fesat çıkaracak ve kanlar akıtacak bir yaratık mı yaratacaksın?" dediler. "Her halde Ben sizin bilmeyeceğiniz şeyleri bilirim!" buyurdu.&lt;br /&gt;İNSAN 26-Gecenin bir kısmında O'na secde et ve uzun bir gece O'nu tespih et!&lt;br /&gt;HAŞR 1-Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ı tespih etmektedir. O, üstündür, hikmet sahibidir. 24-O, yaratan, var eden, varlıklara şekil veren Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar, O'nu tespih ederler. O, öyle üstündür, öyle hikmet sahibidir.&lt;br /&gt;NUR 36-O evlerdeki, Allah onların yüceltilmesine ve kendi adının içlerinde anılmasına izin vermiştir. Onlarda sabah ve akşam üstleri O'nu tespih ederler. (ve yuzkera)&lt;br /&gt;TEĞABUN 1-Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ı tespih eder. Mülk O'nun, hamd O'nun ve O, her şeye kadirdir.&lt;br /&gt;SAFF 1-Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah için tespih etmektedir. O, öyle üstündür, öyle hikmet sahibidir.&lt;br /&gt;CUMA 1-Göklerde ve yerde ne varsa hepsi, mülkün sahibi, öyle lekesiz mukaddes, hem güçlü hem hikmet sahibi olan Allah için tespih eder.&lt;br /&gt;FETİH 9-Allah'a ve peygamberine inanasınız da bunu takviye edip onurlandırarak O'na sabah akşam tespih edesiniz diye.&lt;br /&gt;ve ensehu (nasihat)&lt;br /&gt;ARAF 62-"Size, Rabb’imin mesajlarını iletiyorum, size öğüt veriyorum ve ben Allah'tan gelen vahiy ile sizin bilmeyeceklerinizi biliyorum. (VE ENSEHU= NASİHAT)68-Size Rabb’imin mesajlarını iletiyorum ve ben sizler için güvenilir bir öğütçüyüm. (NASİHUN EMİN= GÜVENİLİR ÖĞÜTÇÜ)&lt;br /&gt;sözümüzü&lt;br /&gt;ARAF 144.Allah buyurdu: "Ey Musa! Ben, gönderdiğim vahiylerle, konuşmamla seni seçip yücelttim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol."&lt;br /&gt;NEML 40. Kendinde Kitap'tan bir ilim olan kişi de şöyle dedi: "Ben onu sana, gözünü açıp yumuncaya kadar getiririm." Derken Süleyman, tahtı, yanında kurulmuş görünce şöyle konuştu: "Rabbimin lütfundandır bu. Şükür mü edeceğim, nankörlük mü diye beni denemek istiyor. Esasında, şükreden, kendisi lehine şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse bilsin ki, Rabbim Ganî'dir, cömerttir." &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Rabbimizden gelen her şeyin kullar için bir imtihan vesilesi olduğunu unutmayalım inşallah. Buna karşı zorda kalırsak ümidimizi yitirmemeli; başarılarda da ağırbaşlılığımızı korumalıyız. Her iki durumda da sabırlı duruşu sergilemeliyiz. Şüphesiz ahiret yurdu bakî olacaktır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-1372159898783478493?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/1372159898783478493/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=1372159898783478493' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1372159898783478493'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1372159898783478493'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/04/zikir-dnmektesbih.html' title='ZİKİR, DÜŞÜNMEK,TESBİH...'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RjX_E0fiscI/AAAAAAAAAKc/Jue8z4ZeCLA/s72-c/ACIPayam.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-1595847058586997746</id><published>2007-04-27T08:34:00.000+02:00</published><updated>2007-04-27T09:01:14.318+02:00</updated><title type='text'>DÜŞÜNMEK FARZDIR</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RjGfc0fisbI/AAAAAAAAAKU/56L4xA2uaVc/s1600-h/acÄ±payam.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5057999173989872050" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 328px; CURSOR: hand; HEIGHT: 229px; TEXT-ALIGN: center" height="221" alt="" src="http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RjGfc0fisbI/AAAAAAAAAKU/56L4xA2uaVc/s320/ac%C4%B1payam.jpg" width="328" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Düşünüp ibret almak. Cenabı Hak sadece düşünmemizi değil düşündüklerimizden de bir sonuç, ders çıkarıp onu yapmamızı istiyor. Ayetlerde geçen “namaz kılın” ibareleri direkt emir olarak nasıl kabul edilmşse;“düşünüp ibret al,düşün” ibareleri de bir emir olduğundan aynı şekilde kabul edilmelidir. vahyi düşünmek, onunla yaşamak farzdır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;Araf57-O, rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak yollayan Allah'tır. Nihayet onlar, yağmur yüklü ağır ağır bulutları hafif bir şey gibi kaldırıp yüklendiklerinde, bakarsın Biz onları ölü bir memlekete gönderip oraya su indirmiş ve orada her türlüsünden ürün çıkarmışızdır. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Gerek ki düşünüp ibret alasınız. (tezekkerun)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;Vakıa62-Muhakkak ilk yaratılışı biliyorsunuz. O halde düşünsenize! (tezekkerune)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;Yunus3-Rabb’iniz O Allah'tır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra Arş'ı hakimiyeti altına aldı. O'nun izni olmadan hiçbir şefaatçi şefaat edemez; işte Rabb’iniz bu vasıfların sahibi olan Allah'tır! O halde O'na ibadet ediniz! Artık düşünmez misiniz? (tezekkerune&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;Hud24-Bu iki grubun durumu, kör ve sağır ile gören ve işitenin durumu gibidir. Bunlar hiç eşit olurlar mı? Artık düşünmez misiniz? (tezekkerune)&lt;br /&gt;30-Ey kavmim, ben onları kovarsam, beni Allah'tan kim kurtaracak? Artık bir düşünmez misiniz? (tezekkerune)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;enam152-Yetimin malına, rüşdüne erinceye kadar en güzel şekilden başka türlü yaklaşmayın; ölçeği ve tartıyı tam ve denk tutun. Biz, hiçbir kimseye gücünün yettiğinden başkasını teklif etmeyiz. Söz sahibi olduğunuz zaman yakınlarınıza ait de olsa adaleti gözetin. Allah'a verdiğiniz sözü yerine getirin. Duydunuz ya, O, düşünüp tutasınız diye bunları size emretti.&lt;br /&gt;(tezekkerun)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;Saffat155-Hiç mi düşünmezsiniz (efela tezekkurune)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;Casiye23-Tanrısını hevesi edinen ve Allah'ın durumunu bilerek kendisini şaşırttığı, kulağını ve kalbini mühürleyip gözüne de perde çektiği kimseye şimdi bir baksana! Artık onu Allah'tan sonra kim yola getirebilir. Hala düşünmez misiniz? (tezekkerune)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;Zariyat49-Hem her şeyden iki çift yarattık ki, düşünesiniz. (tezekkerune)&lt;br /&gt;nahl17-Şimdi hiç yaratan, yaratmayan gibi olur mu? Artık siz, düşünmeyecek misiniz? (tezekkerune)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;90-Haberiniz olsun ki Allah, size adaleti, iyi davranmayı ve yakınlara yardımda&lt;br /&gt;bulunmayı emrediyor; hayasızlığı, fenalığı ve azgınlığı yasaklıyor; dinleyip anlayıp tutasınız diye size öğüt veriyor. (tezekkerune&lt;br /&gt;Muminun85-"Allah'a aittir." diyecekler. De ki: "O halde düşünmez misiniz? (tezekkerune)&lt;br /&gt;Hakka42-Bir kahin sözü de değildir. Siz pek az düşünüyorsunuz! (tezekkerune)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;Nur1-Bu indirdiğimiz, farz kıldığımız ve içinde açık açık ayetler indirdiğimiz bir süredir; ola ki iyice belleyip tutarsınız. (öğüt alırsınız= Tezekkerune)27-Ey iman edenler, kendi odalarınızda (evlerinizden) başka evlere, sahiplerinden izin almadan ve onlara selam vermeden girmeyin! Bu, sizin için daha hayırlıdır. Ola ki, düşünürsünüz. (düşünürsünüz, öğüt alırsınız= Tezekkerune)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:Trebuchet MS;"&gt;En güzel öğütlerdendir düşünmeyi sağlamak. Burada Allah'ın kullarına ne kadar önem verdiğini, onları boş emeller peşinde koşsunlar diye yaratmadığını, Allah'ın izniyle,tefekkürle, sabırla, yardım dilenerek hakikate ulaşılabileceğini ve daha sayamadığımız pek çok güzelliği görüyoruz. Rabbimizin nimetlerini saymaya kalksak sayamayız. İnsan düşündüğü için değerlidir. Özünde yaratılış gayesi olan, Allah'ın bu şekilde lütuflandırdığı en üstün yaratıktır. O zaman hüküm verirken iyi düşünmeliyiz. Allah'ın inanan kullarına, halis iman verdiği kullarından esirgemediği vahyi ilme sarılmalıyız. Sürekli dalâlete düşmemek için hidayet dilenmeliyiz. Bunun dışındaki misyonların zan içerdiğini unutmadan, zannın ise Allah katında kabul görmeyeceğini bilen arif kullardan olmayı istemeliyiz. Âlemleri yaratan Rabbimize hamd ederim...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-1595847058586997746?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/1595847058586997746/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=1595847058586997746' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1595847058586997746'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1595847058586997746'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/04/dnmek-farzdir.html' title='DÜŞÜNMEK FARZDIR'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RjGfc0fisbI/AAAAAAAAAKU/56L4xA2uaVc/s72-c/ac%C4%B1payam.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-1577930298962664130</id><published>2007-04-16T19:34:00.000+02:00</published><updated>2007-04-22T22:04:57.141+02:00</updated><title type='text'>HEP ZİKİR</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Riu_Y3YScVI/AAAAAAAAAKM/TFrWFfAOGrY/s1600-h/sarayburnu+gÃ¼nbatimi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5056345440557101394" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 338px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px; TEXT-ALIGN: center" height="240" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Riu_Y3YScVI/AAAAAAAAAKM/TFrWFfAOGrY/s320/sarayburnu+g%C3%BCnbatimi.jpg" width="330" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;zikra:&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;fecr23-Cehennemde ki, getirilmiştir; o insan o gün anlar, ama bu anlamanın ne yararı var ona? (yetezzekuru, zikra)&lt;br /&gt;abese4-Veya öğüt alacak da öğüt kendisine fayda verecek. (Yezekkaru, zikra)taha99-Ya Muhammed, işte sana böyle geçmişin önemli haberlerinden kıssa anlatıyoruz. Şüphe yok ki, sana tarafımızdan bir zikir verdik. (min ledunna zikra= katımızdan zikir&lt;br /&gt;zuhruf5:Siz ölçüyü taşıran bir kavim oldunuz diye şimdi sizden o zikri bir tarafa mı bırakacağız? (zikra)&lt;br /&gt;duhan13-Onlara düşünmek, ibret almak nerede? Kendilerine apaçık anlatan bir peygamber geldi de, (düşünmek, ibret almak, öğüt almak= zikra)zikrina&lt;br /&gt;necm29-O halde sen de Bizi anmaktan yüz çevirip de dünya hayatından ötesini istemeyen kimselere bakma! (zikrina)kehf28-Sabah akşam Rablerine rızasını dileyerek dua eden kimselerle beraber nefsince sabret! Sen dünya hayatinin süsünü arzu ederek onlardan gözlerini ayırma. Kalbini, Bizi anmaktan gafil kıldığımız, keyfinin ardına düşmüş ve işi aşırılık olmuş kimseye uyma! (zikrina)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;yezekkeru :&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;abese4-Veya öğüt alacak da öğüt kendisine fayda verecek. (Yezekkaru, zikra)&lt;br /&gt;araf26-Ey Adem oğulları, size çirkin yerlerinizi örtecek ve süs olacak giysi indirdik; fakat takva elbisesi hepsinden hayırlıdır. İşte bu, Allah'ın ayetlerindendir. Gerek ki, düşünüp ibret alırlar. (yezzekkerun).&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;enam126-Bu İslamiyet, doğrudan doğruya Rabbinin yoludur. Gerçekten aklını başına alacak bir kavme ayetleri ayrıntılarıyla açıkladık. (yezzekkerun)nahl13-Daha yeryüzünde türlü renklerle yarattığı neler var sizin için. Elbette bunda derin düşünenler için bir ibret vardır. (yezzekkerune)&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;fezekkir :Acık bir ayet..öğüt vereceksen kuran ile ver ..&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;kaf45-Biz onların ne söylediklerini çok iyi biliyoruz. Sen de onlara karşı bir zorba değilsin. Şimdi benim tehditlerimden korkacaklara bu Kur'an ile öğüt ver! (fezekkir bil Kur’ani) &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;müzekkirin:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;kamer17-Andolsun ki, Kur'an'ı düşünmek için kolaylaştırdık; fakat düşünen mi var? (Kur’ane lil zikri= kur’an dan öğüt. Muzzekirin= düşünen)22-Andolsun ki, Kur'an'ı düşünmek için kolaylaştırdık; fakat düşünen mi var? (Kur’ane lil zikri= kur’an dan öğüt. Muzzekirin= düşünen)&lt;br /&gt;32-Andolsun ki, Kur'an'ı düşünmek için kolaylaştırdık; fakat düşünen mi var? (Kur’ane lil zikri= kur’an dan öğüt. Muzzekirin= düşünen)&lt;br /&gt;25-"O zikir (vahiy) aramızdan ona mı bırakılıyor? Belki o bir şımarık yalancıdır!"&lt;br /&gt;40-Andolsun ki, Kur'an'ı düşünmek için kolaylaştırdık; fakat düşünen mi var? (Kur’ane lil zikri= kur’an dan öğüt. Muzzekirin= düşünen)&lt;br /&gt;51-Andolsun ki, emsalinizi hep helak ettik, fakat hani düşünen? (muzzekirin)&lt;br /&gt;ma tezekkerun(az düşünüyorsunuz)&lt;br /&gt;araf3- Rabb’inizden size indirilene uyun, O'nsuz başka velilere uymayın! Sizler pek az düşünüyorsunuz! (ma tezekkerun)&lt;br /&gt;neml62-Yoksa, darda kalan kendisine dua ettiği zaman, onun duasını kabul edip kötü durumdan kurtaran ve sizleri yeryüzünün yöneticileri kılan mı? Allah'la birlikte bir tanrı mı var? Siz. pek az düşünüyorsunuz! (tezekkerune)mümin58-Kör ile gören bir olmaz, iman edip iyi iyi işler yapan kimselerle kötülük yapan da (bir değildir). Siz pek az düşünüyorsunuz! (galilen= pek az, düşünüyorsunuz, öğüt alıyorsunuz= matezekkerune)&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-1577930298962664130?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/1577930298962664130/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=1577930298962664130' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1577930298962664130'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1577930298962664130'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/04/hep-zikir.html' title='HEP ZİKİR'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Riu_Y3YScVI/AAAAAAAAAKM/TFrWFfAOGrY/s72-c/sarayburnu+g%C3%BCnbatimi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-6129239129146081814</id><published>2007-04-16T19:20:00.000+02:00</published><updated>2007-04-20T09:33:44.314+02:00</updated><title type='text'>DÜŞÜNMEK...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RihrDnYScUI/AAAAAAAAAKE/rXwzuM4Xej0/s1600-h/hacÄ±veyiszade.jpg"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5055408291578016066" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 201px; CURSOR: hand; HEIGHT: 313px" height="320" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RihrDnYScUI/AAAAAAAAAKE/rXwzuM4Xej0/s320/hac%C4%B1veyiszade.jpg" width="239" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt; Dileyen onu düşünür(zekerahu) Hatırlama, anımsama, akla getirme, dikkatini bir yere cekme, isaret etme. tefekkürün boyutları..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;Müddesir55-Dileyen onu düşünür, (zekerahu)&lt;br /&gt;abese12-Artık onu dileyen düşünsün! (Zekerehu&lt;br /&gt;düşünmezler(ma yezkurune)&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;ma yezkurune=şimdiki zaman içinde zikretmez,düşünmez anlamında..&lt;br /&gt;la yezkurune=gelecek zamanda zikretmez, düşünmez..&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;müddesir56-Bununla beraber Allah dilemeyince, düşünmezler; koruyacak da O'dur, bağışlayacak da! ( ma yezkurune)&lt;br /&gt;enbiya36-O küfredenler seni gördükleri zaman, seni alaya alıyorlar ve: "İlahlarınızı diline dolayan bu mudur?" diyorlar. Halbuki, onlar hep Rahman'ın zikrine küfür ediyorlar. (yezkuru, bizikri rahmani)&lt;br /&gt;onun için öğüt ver,fayda verirse(fezekkir in nefeetizzikra)&lt;br /&gt;ala9-Onun için öğüt ver, eğer öğüt fayda verilse. (fezekkir in nefeetiz zikra)10-Saygısı olan öğüt alacaktır. (seyezekkeru men yexşa)&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;yetezekkeru=Düşün, anla, hatırla, idrak et...&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;fecr23-Cehennemde ki, getirilmiştir; o insan o gün anlar, ama bu anlamanın ne yararı var ona? (yetezzekuru, zikra)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;fatır37-Ve onlar orada şöyle feryat ederler: "Ey Rabb’imiz, bizleri çıkar da yaptıklarımızdan başka yararlı bir iş yapalım. (Onlara) : "Ya size orada düşünecek olanın düşüneceği kadar ömür vermedik mi ki? Hem size Peygamber de geldi. O halde tadın; çünkü zalimleri kurtaracak yoktur!" (denilecektir.) &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;(düşünecek olanın= yetezekkeru, düşüneceği= men tezekkera) &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;taha44-Varın da ona yumuşak dille söyleyin; belki dinler veya korkar. (yetezekkeru)99-Ya Muhammed, işte sana böyle geçmişin önemli haberlerinden kıssa anlatıyoruz. Şüphe yok ki, sana tarafımızdan bir zikir verdik.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; (min ledunna zikra= katımızdan zikir)&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt; kasas43-Andolsun ki, Biz Musa'ya o kitabı, ilk nesilleri helak ettikten sonra, insanların vicdanlarını aydınlatacak görüşler ve bir hidayet ve rahmet olmak üzere verdik; belki düşünür, ibret alırlar. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;( ibret alırlar= yetezekkerune)&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;46-Yine Biz seslendiğimiz zaman da sen Tur'un yanında değildin; fakat senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir topluluğu uyarasın diye Rabb’inden bir rahmet olarak gönderildin; ola ki, düşünüp ibret alırlar.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; ( ibret alırlar= yetezekkerune)&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;51-Andolsun ki, iyi düşünsünler diye, onlar hakkında sözü uladık da uladık.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; ( ibret alırlar= yetezekkerune)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;zümer9 -Yoksa o, gece saatlerinde kalkan, secdeye kapanıp, ayakta durarak daima vazifesini yapan, ahireti hesaba katan ve Rabb’inin rahmetini uman kimse gibi olur mu? De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Ancak temiz akıllı olanlar anlar. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;(anlar, öğüt alır= yetezekkeru, ulul elbabi= akıl sahipleri) &lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;27-Yemin ederim ki, bu Kur'an'da insanlar için her türlüsünden temsil getirdik. Gerek ki iyi düşünsünler. (yetezekkerune)mümin 13-Size ayetlerini gösteren, sizin için gökten bir rızık indiren O'dur. Fakat, ancak gönül veren anlar. (yetezekkeru)naziat35-O, insanın neye koştuğunu anlayacağı gün,&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; (hatırlayacağı, anlayacağı= yetezekkeru)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;bakara221-Allah'a ortak koşan kadınlarla, iman etmedikçe evlenmeyin! Allah'a ortak koşan bir kadın sizin hoşunuza gitse bile, iman etmiş bir cariye her halde ondan daha hayırlıdır. İnanan kadınları, Allah'a ortak koşan erkeklerle, iman etmedikçe evlendirmeyin. Allah'a ortak koşan erkek size hoş görünse bile bir köle, ondan daha hayırlıdır. Onlar, sizi ateşe davet ederler; Allah ise kendi izniyle cennete ve mağfirete davet ediyor; insanlara, hatırda tutmaları için ayetlerini iyice açıklıyor. (yetezekkerun)rad19-Şimdi Rabb’inden sana indirilenin gerçekten hak olduğunu bilen bir kimse, kör olan kimse gibi olur mu? Fakat bunu ancak akıl ve vicdanı temiz olanlar idrak eder. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;(yetezekkeru)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-6129239129146081814?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/6129239129146081814/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=6129239129146081814' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/6129239129146081814'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/6129239129146081814'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/04/dnmek.html' title='DÜŞÜNMEK...'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RihrDnYScUI/AAAAAAAAAKE/rXwzuM4Xej0/s72-c/hac%C4%B1veyiszade.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-4305175205702885515</id><published>2007-04-16T06:33:00.000+02:00</published><updated>2007-04-16T16:51:17.510+02:00</updated><title type='text'>TÜM VARLIĞINLA ALLAH'A YÖNEL</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RiL-iQk2vpI/AAAAAAAAAJ8/tHhns5jGYPk/s1600-h/sahipata.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5053881596381675154" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RiL-iQk2vpI/AAAAAAAAAJ8/tHhns5jGYPk/s320/sahipata.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Rabbinin ismini an(vezkur isme rabbike) .Rabbinin ismini an, hatırla, aklına getir, düşün, dile getir, bilgi ver, zikret...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;insan25-Rabb’inin ismini hem (sabah) erken, hem de ikindi üstü an! (vezkurisme rabbike) müzemmil8-Rabb’inin ismini an ve her şeyden kesilerek O'na çekil (O'na bütün varlığınla yönel)! (vezkurisme rabbike)araf74-Ve düşünün ki, O, sizi Ad kavminden sonra onların yerine getirdi; sizi bu topraklarda yerleştirdi ovalarında köşkler kuruyor, dağlarında evler yontuyorsunuz. Artık hep, Allah'ın nimetlerini anın yeryüzünü bozgunculuk yaparak berbat etmeyin!" dedi. (Düşünün= vezkuru, anın= vezkuru) taha42-Sen ve kardeşin mucizelerimle gidin ve Beni anmakta gevşeklik etmeyin! ( fi zikri)&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;nimetini an:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;fatır 3-Ey insanlar, Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın! Allah'tan başka bir yaratıcı mı var? O, size gökten ve yerden rızık verir. Başka tanrı yoktur, ancak O var. O halde nasıl (gerçekten) çevrilirsiniz? (Ya eyyühenasuzkuru= ey insanlar anın)&lt;br /&gt;işte bu bir öğüttür(tezkiratun)&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Öğüt alanlar rabbine giden yolu dileyen, saygısı ve müttaki olan, takva sahipleri için bir öğüt, mesaj kaynağı...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;müzemmil19-İşte bu, bir öğüttür; artık dileyen Rabb’ine (varan) bir yol tutar! (tezkiratun)müddesir54-Hayır, hayır! O muhakkak bir uyarıdır. (tezkiratun)abese11-Hayır, hayır, sakın! Çünkü o (Kur'an) bir öğüttür. (tezkiratun)taha3-Ancak saygısı olana bir öğüt olmak üzere. (tezkiraten&lt;br /&gt;sad49-İşte bu bir öğüttür. Şüphesiz korunan müttakiler için herhalde güzel bir istikbal (varış yeri) vardır. (zikrun)&lt;br /&gt;hakka12-Onu sizlere bir ibret yapalım ve belleyici kulaklar bellesin diye. (bir ibret= Tezkiraten&lt;br /&gt;48-Ve o, hiç şüphesiz takva sahipleri için unutulmayacak bir öğüttür. (tezkiratun)insan29-İşte bu bir öğüttür, dileyen Rabb’ine bir yol tutar! (tezkiratun)&lt;br /&gt;vakıa73-Biz onu hem bir ihtar, hem de alandaki muhtaçlara (çöl yolcularına) faydalı kıldık; (tezkiraten)&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Zikir (kuranı kasteder)&lt;br /&gt;Zikirle direkt kurandan bahsediliyor..&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;fussilet41-Onlar, o zikir kendilerine geldiğinde onu inkar edenlerdir. Halbuki o, benzeri bulunmaz bir kitaptır. (bizzikri)&lt;br /&gt;zuhruf36-Her kim Rahman'ın zikrinden (Kur'an'dan) körlük edip görmezlikten gelirse Biz ona bir şeytan sardırırız (musallat ederiz), artık o ona arkadaş olur. (zikrir rahmani)kehf101-Onlar ki, gözleri, Beni hatırlatan ayetlerin karşısında bir örtü içindeydi, işitmeye de tahammül edemiyorlardı. (zikri)enbiya7-Senden önce de Biz, sadece kendilerine vahiy gönderdiğimiz birtakım erkekler gönderdik; bilmiyorsanız, haydi bilgisi olanlara (zikir ehline) sorun!&lt;br /&gt;sad8-O Kur'an (zikr) aramadan ona mı indirilmiş? Doğrusu onlar benim Kur'an'ımdan bir kuşkulu şüphe içindeler; doğrusu henüz azabımı tatmadılar. (zikru, min zikri)&lt;br /&gt;araf63-Size o korkunç akıbeti bildirmek için, korunmanız için belki de rahmete kavuşturulmanız için sizden bir adam aracılığı ile Rabb’inizden size bir zikrin gelmesine inanmıyor da şaşıyor musunuz?" dedi. (zikrun min rabbikum)69-Sizi uyarmak için içinizden bir adam aracılığı ile size Rabb’inizden bir zikir geldiğine inanmayıp da şaşıyor musunuz? Düşünün ki, O, sizi Nuh kavminden sonra onların yerine getirdi ve yaratılışta sizi iri kıyım yaptı. O halde Allah'ı nimetlerini unutmayıp onları anın ki kurtuluşa erdirilesiniz." dedi. (zikrun)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;taha99-Ya Muhammed, işte sana böyle geçmişin önemli haberlerinden kıssa anlatıyoruz. Şüphe yok ki, sana tarafımızdan bir zikir verdik. (min ledunna zikra= katımızdan zikir)100-Her kim ondan yüz çevirirse, şüphesiz o, kıyamet gönünde bir günah yüklenecektir.&lt;br /&gt;124-Her kim de zikrimden yüz çevirirse. ona dar bir geçim vardır ve onu kıyamet günü kör olarak haşrederiz." (zikri)&lt;br /&gt;hicr6-Bir de Onlar: "Ey kendisine kitap (zikir) indirilmiş olan, sen mutlaka delisin! (zikru)&lt;br /&gt;9-Şüphe yok ki, o zikri Biz indirdik. Biz; her halde onu muhafaza da edeceğiz! (zikra)enbiya24-Yoksa O'ndan başka tanrılar mı edindiler? De ki. Haydi getirin delilinizi; işte benimle beraber onların kitabı ve benden öncekilerin kitabı! " Fakat çoğu gerçeği bilmezler de onun için yüz çevirirler. (zikru, zikru)&lt;br /&gt;zuhruf44-Ve muhakkak ki o zikir hem senin için, hem kavmin için bir şereftir ve ileride bundan sorulacaksınız. (Zikrun)&lt;br /&gt;enbiya10-Andolsun ki, size öyle bir kitap indirdik ki bütün şanınız ondadır; hala akıllanmayacak mısınız? (kitaben fihi zikrukum)mürselat5-Sonra bir öğüt bırakanlara, (zikran)saffat3-Ve o zikir okuyanlara ki, (zikran)talak10-Allah onlar için şiddetli bir azap hazırlamıştır. O halde Allah'tan korkun, ey özü pak, aklı temiz olanlar, iman edenler işte Allah size bir zikir indirdi! (zikren)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-4305175205702885515?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/4305175205702885515/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=4305175205702885515' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/4305175205702885515'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/4305175205702885515'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/04/tm-varliinla-allahi.html' title='TÜM VARLIĞINLA ALLAH&apos;A YÖNEL'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RiL-iQk2vpI/AAAAAAAAAJ8/tHhns5jGYPk/s72-c/sahipata.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-5989533466357174857</id><published>2007-04-13T11:55:00.000+02:00</published><updated>2007-04-14T09:40:50.963+02:00</updated><title type='text'>ÂLEMLER İÇİN BİR ZİKİRDİR</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;Kur'an ale&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rh9clgk2voI/AAAAAAAAAJ0/G6V4z0UTG0g/s1600-h/cami.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5052859106402418306" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 157px; CURSOR: hand; HEIGHT: 122px" height="111" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rh9clgk2voI/AAAAAAAAAJ0/G6V4z0UTG0g/s320/cami.jpg" width="157" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;mler için bir zikirdir. Bu Kur'anın bir özelliğidir. &lt;span style="font-family:arial;"&gt;Anmak."Allah'ı anmak, yarattıkları hakkında vahyin ışığında tefekkür etmek"  Üstünde düşünmek. Öğüt almak, nasihat özelliğiyle Tefekkür etmek.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;color:#330000;"&gt;&lt;strong&gt;Kalem52: Halbuki o, alemler için bir zikirdir( öğüttür) (zikrul lil alemin)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;color:#330000;"&gt;&lt;strong&gt;Tekvir27: O, sadece bir öğüttür, alemler için. ( inne huve zikrul alemin) &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Allah Kur'anda ifadelendirirken bizim için kolaylaştırdığını belirtmiştir. Zikir olarak geçen yer &lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:verdana;color:#330000;"&gt;"kurane lil zikri"= kuran zikir içindir&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; olarak belirtilmiştir. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#330000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;Kamer17: Andolsun ki, Kur'anı düşünmek için kolaylaştırdık; fakat düşünen mi var?( Kur'ane lil zikri)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#330000;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;strong&gt;Sad87: O( Kur'an) bütün alemler için sırf bir zikir, bir öğüttür. (zikrul alemine)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:verdana;color:#330000;"&gt;Araf2: Bu, kendisiyle uyarasın diye ve müminlere bir ihtar olmak üzere sana indirilen bir kitaptır; sakın bundan dolayı yüreğinde bir sıkıntı olmasın! ( ve zikra lil alemin) &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Ayetlerde vezkur olarak geçen&lt;/span&gt; yerler anmak olarak aktarılmış. Ve bu ayetlerde de bizlere farklı numune şahsiyetleri ve yaptıklarını aklımıza getirip onu düşünmemizi, hatırlamamızı sağlamak için bahsedilmiş. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:verdana;color:#330000;"&gt;Meryem16: Kitapta Meryem'i de an. Hani o, ailesinden ayrılıp doğu tarafında bir yere çekilmişti.(vezkur) &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:verdana;color:#330000;"&gt;41: Kitapta ibrahim'i de an, çünkü o, dosdoğru biri, bir peygamberdi.( vezkur)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:verdana;color:#330000;"&gt;51: kitapta Musa'yı da an, çünkü o, ihlaslı idi ve bir elçi, bir peygamberdi. (vezkur)&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#330000;"&gt;54: Kitapta İsmail'i de an, çünkü o cidden va'dinde sadık bir kimse idi, bir resül, bir peygamberdi. (vezkur) &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#330000;"&gt;56: Kitapta İdris'i de an, çünkü o dosdoğru biri, bir peygamber idi.(vezkur) &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;"&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Yani bahsetmek, söz etmek babında kullanılmıştır.&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#330000;"&gt;&lt;strong&gt;Sad:45 Eller ve gözler sahipleri( güçlü ve basirertli) kullrımız İbrahim'i, İshak'ı ve Yakub'u da an(vezkur) &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#330000;"&gt;&lt;strong&gt;46: ÇÜnkü Biz onları temiz bir hasletle, halis ahiret yurdu düşüncesine ermiş has kullarımızdan kılmışızdır. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#330000;"&gt;&lt;strong&gt;47: ÇÜnkü onlar,gerçekten nezdimizde süzülüp seçilmiş en hayırlı kimselerdendir. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#330000;"&gt;&lt;strong&gt;48: İsmail'i, Elyas'ı ve Zülkifl'i de an! Hepsi de en hayırlı kimselerdendir.(vezkur) &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#330000;"&gt;&lt;strong&gt;Taha14: Gerçekten Benim Ben, Allah; Benden başka ilah yoktur; onun için Bana ibadet et ve Beni anmak için namaz kıl! ( Ve agimi selate li zikri) &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:Arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-5989533466357174857?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/5989533466357174857/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=5989533466357174857' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/5989533466357174857'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/5989533466357174857'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/04/lemler-iin-bir-zikirdir.html' title='ÂLEMLER İÇİN BİR ZİKİRDİR'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rh9clgk2voI/AAAAAAAAAJ0/G6V4z0UTG0g/s72-c/cami.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-5283735619258004690</id><published>2007-04-09T18:51:00.000+02:00</published><updated>2007-04-09T19:28:33.083+02:00</updated><title type='text'>OKU!...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;                 &lt;a href="http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rhp2qqvHE1I/AAAAAAAAAJs/3MiNXi_-48U/s1600-h/gultp088_small.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5051480407447901010" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 100px; CURSOR: hand; HEIGHT: 170px" height="161" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rhp2qqvHE1I/AAAAAAAAAJs/3MiNXi_-48U/s320/gultp088_small.jpg" width="100" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;                                                                                                                                              furkan 33. Onlar sana bir mesel getirdikçe,biz sana hakkı ve en güzel &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;yorumu getiririz.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Kafirlerin dediklerine cevap verilmiştir Kur'an'da. Bu zamanda Kur'an'a yönelinmesinin önüne geçmek isteyenler sadece Kur'an'ın yetmeyeceğini söylüyorlar. Oysa Rabbimizin buradaki ayetleri bir tokat gibidir.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;isra 12. Biz, geceyi ve gündüzü iki ayet yaptık; sonra gecenin ayetini silip gündüzün ayetini gösterici yaptık ki, Rabbinizden bir lütuf isteyesiniz, yılların sayısını ve hesabı bilesiniz. Biz her şeyi ayrıntılı bir biçimde açıkladık.&lt;br /&gt;89. Yemin olsun, biz bu Kur'an'da, insanlar için her örnekten nicelerini sıraladık. Ama insanların çoğu inkârdan başka bir şeyde diretmediler.&lt;br /&gt;enam 59. Gaybın anahtarları O'nun yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde olanı da bilir. O'nun bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez. Toprağın karanlıklarındaki bir dâne, yaş ve kuru her şey apaçık bir Kitap'ın içindedir.&lt;br /&gt;114. Allah size Kitap'ı ayrıntılı kılınmış bir halde indirmişken, Allah'ın dışında bir hakem mi arayayım? Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onun, Rabbinden hak olarak indirildiğini biliyorlar. Sakın kuşkuya düşenlerden olma.&lt;br /&gt;115. Rabbinin sözü hem doğruluk hem de adalet bakımından tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirecek hiçbir kuvvet yoktur. En iyi işiten, en iyi bilendir O.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;kehf 54. Yemin olsun, biz, bu Kur'an'da, insanlar için her türlü örneği değişik ifadelerle gözler önüne koyduk. İnsan ise varlığın, tartışmaya en çok tutkun olanıdır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Türlü örnekler, kıssalar, uyarılar, deliler... Çok şükür ki, Rabbimizin sözü bitmez. Ona vela bağıyla, hidayet bulma adına tutunanlar vahiyden mutlaka nasibini alır. &lt;strong&gt;Kehf 54&lt;/strong&gt; çok açıktır. Bu ayetlerden başka tafsilatlandırılmış olduğu ile Allah ın, ayetleri açıkladığı ile ilgili ayetleri de Hatırlayalım inşallah meal ile olmaz diyenlere de cevaben.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;şuara 198. Biz onu Arapça konuşmayanlardan birine indirseydik de,&lt;br /&gt;199. O onu onlara okusaydı, yine de ona inanmayacaklardı.&lt;br /&gt;yusuf 2. Biz onu sana, aklınızı çalıştırasınız diye, Arapça bir Kur'an olarak indirdik.&lt;br /&gt;fussilet 44. Eğer biz onu yabancı dilde bir Kur'an yapsaydık, elbette şöyle diyeceklerdi: "Ayetleri ayrıntılı kılınmalı değil miydi?/Arap'a yabancı dil mi?/ister yabancı dilde, ister Arapça!" De ki: "O, iman edenler için bir kılavuz, bir şifadır. İnanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır. Ve Kur'an, onlar için bir körlüktür. Böylelerine, çok uzak bir mekândan seslenilmektedir."&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;zuhruf 3. Biz onu akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an yaptık.&lt;br /&gt;4. Ve o, bizim katımızdaki ana Kitap'ta çok yüce, çok hikmetlidir.&lt;br /&gt;duhan 58. Biz o Kur'an'ı senin dilinle/senin diline kolaylaştırdık ki, düşünüp öğüt alabilsinler.&lt;br /&gt;nahl 44. Açık delillerle, kitaplarla gönderdik. Sana da bu zikiri/Kur'an'ı vahyettik ki, kendilerine indirileni insanlara açık-seçik bildiresin de derin derin düşünebilsinler.&lt;br /&gt;ibrahim 4. Biz, görevlendirdiğimiz her resulü ancak kendi toplumunun diliyle gönderdik ki, onlara açık-seçik beyanda bulunsun. Bunun ardından, Allah dilediğini saptırır, dilediğini de iyiye ve güzele kılavuzlar. Azîz'dir, Hakîm'dir O!&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Ayetlerini hatırlatarak Rabbimizin, Kur'an ı anlaşılmadan okunması için değil bilakis anlaşılması, fikredilmesi, düşünülmesi, tefekkür edilmesi için gönderdiğini&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;sad 29. (Resûlüm!) Sana bu mübarek Kitab'i, âyetlerini düsünsünler ve akli olanlar ögüt alsinlar diye indirdik.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Toplumun durumu ne olursa olsun vazifemizin,&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;zuhruf 5. Siz, haddi aşan kimseler oldunuz diye, sizi Kur'an'la uyarmaktan vaz mi geçelim?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Ayette olduğu gibi olduğunu unutmayalım inşallah ve yine unutmayalım ki,&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;müzemmil 15. Nasil Firavun'a bir elçi göndermis idiysek dogrusu size de, hakkinizda sahitlik edecek bir peygamber gönderdik.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Bize şahitlik edecek olan resulümüzün,&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;furkan 30. Peygamber der ki: Ey Rabbim! Kavmim bu Kur'an'i büsbütün terkettiler.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Din gününde bu şekilde bir şahitlik edeceği topluluk içerisinde olmamak için gayret edelim. Kur’an’a abdestsiz el sürmemeyi din sananlardan da bahsetmek istiyorum inş. öncelikle şunu söylemeliyiz ki, değil Kur’an’ı eline almak için, devamlı abdestli kalmaya özen gösterip, yemek yerken, evinden çıkarken, otururken v.s. abdestli olmak isteyenlere elbette denilecek hiçbir söz olamaz. Kastettiğimiz şey Kur’an’ı eline almak için abdestin “olmazsa olmaz” görülmesidir. O okuyup anlaşılması, onunla amel edilmesi için gönderilmiştir. ona en büyük saygı budur. Yoksa kimi mekanlarda tozlu raflarda yıllarca bekletilmesi için değil.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;MAİDE 6-Ey iman edenler, namaza kalkacağınız vakit, yüzlerinizi, dirseklere kadar; ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedip topuklara kadar ayaklarınızı (yıkayın). Eğer cünüpseniz tastamam yıkanın. Eğer hasta veya yolculukta iseniz veya biriniz hacet yerinden gelmişse ya da kadınlara dokunmuş olup da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprakla teyemmüm edin, niyetle o topraktan ellerinize ve yüzlerinize sürün. Allah'ın muradı sizi sıkıntıya koşmak değildir; fakat O, sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor ki, şükredesiniz.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Ayette abdest almak, namaz kılınması için gerektiği buyruluyor. Ve buna rağmen,&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;VAKIA 75-Artık yok, yıldızların yerlerine yemin ederim; 76-Bilseniz o, gerçekten çok büyük bir yemindir. 77-Ki bu, hakikaten çok değerli bir Kur'an'dır. 78-Korunan bir Kitapta; 79-Ona tertemiz temizlenmiş olanlardan başkası el süremez; 80-Alemlerin Rabb’i tarafından indirilmedir! 81-Şimdi bu kelama siz yağ mı süreceksiniz?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Vakıa 79 da &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;''la yemessühü illel mutahherun= ona temizlenmişlerden başkası el süremez''&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; şeklinde geçtiği için bu kısım “abdestsiz Kur’an’a dokunulmasın” şeklinde anlaşılıp, yıllarca da böyle inanılmıştır. Oysa ki maide 6 da “cunuben fettehheru= cunupler temizlensin” şeklinde geçerken buradaki &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;“fettehheru = temizlenmek”&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; ibaresi abdest almak için değil gusül için kullanılmış olmaktadır. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-5283735619258004690?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/5283735619258004690/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=5283735619258004690' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/5283735619258004690'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/5283735619258004690'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/04/oku.html' title='OKU!...'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rhp2qqvHE1I/AAAAAAAAAJs/3MiNXi_-48U/s72-c/gultp088_small.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-7759409430298857515</id><published>2007-04-06T08:30:00.000+02:00</published><updated>2007-04-06T08:53:58.994+02:00</updated><title type='text'>SINIRI AŞANLAR 2</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RhXttavHEyI/AAAAAAAAAJE/Y-hiFDLkIL8/s1600-h/Ä±sparta-egirdir.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5050203921692693282" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 331px; CURSOR: hand; HEIGHT: 246px; TEXT-ALIGN: center" height="240" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RhXttavHEyI/AAAAAAAAAJE/Y-hiFDLkIL8/s320/%C4%B1sparta-egirdir.jpg" width="326" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Madem ki peygamberlik ille de bir insana verilecekse, Mekke'den Velid b. Muğire, Utbe b. Rebia gibi şöhretli insanlar veya Taif'den Urve b. Mesud, Habib b. Amr, Kinane b. Abdu Amr veya İbn Abdiyaleyl gibi önderler, (tefhimden aldım isimleri) peygamberlik için daha uygun değiller miydi? (!)&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;zuhruf 31. Ve dediler: "Şu Kur'an, iki kent içinden büyük bir adama indirilmeli değil miydi?"&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Aynı görüşün uzantısı olarak kendi refah seviyelerinin müslümanların refah seviyelerinden üstün olmasını dinlerinde doğru olduklarının ispatı sayıyorlardı kendilerince. şimdi de öyle yapılmıyor mu ki? İşte Müslümanlar açlık sınırında, kendilerini yönetmekten aciz söylemleri sanki edilen zulümleri haklı çıkarıyor.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;meryem 73. Onlara ayetlerimiz açık-seçik okunduğunda, inkâr edenler inananlara şöyle derler: "İki zümreden hangisi makamca daha üstün, meclisçe daha güzel?"&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;strong&gt;ahkaf 11. İnkâr edenler, inananlara şöyle derler: "Eğer bu, hayırlı bir şey olsaydı, bunlar ona inanmakta bizi geçemezlerdi." Bununla umduklarını bulamayınca şöyle diyecekler: "Bu, eski bir uydurmadır."&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Eğer onların dini hayırlı bir şey olsaydı, biz sosyo-ekonomik üstün insanlar o hayırlı şeye&lt;br /&gt;onlardan daha fazla yaklaşırdık. Dine yaklaşmaları da dinin doğruluk bakımından kalite tespiti sayılıyor. Tüm bunlar olurken toplumun önde gelenlerinin tavırları da,&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;strong&gt;sebe 34. Biz, hangi ülkeye bir uyarıcı göndermişsek, onun servet ve refahla şımaranları mutlaka şöyle demişlerdir: "Biz, sizin elçilik yaptığınız şeyi inkâr ediyoruz!"&lt;br /&gt;35. Şunu da söylemişlerdir: "Biz, malca da evlatça da çoğuz. Azaba uğratılacak olanlar, bizler değiliz."&lt;br /&gt;zuhruf 23. İşte böyle! Senden önce de hangi kente bir uyarıcı göndermişsek oranın servetle şımarmış kodamanları mutlaka şöyle demişlerdir: "Biz atalarımızı bir ümmet/bir din üzerinde bulduk; onların eserlerine uyarak yol alacağız."&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;strong&gt;24. Uyarıcı dedi: "Peki, ben size, atalarınızı üzerinde bulduğunuz şeyden daha iyi yol göstereni getirmiş olsam da mı?" Dediler: "Doğrusu, biz seninle gönderilen şeyi tanımıyoruz."&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Statükolarının devamı adına reddedişlerini sürdürmektedirler. Psikolojik ve sosyolojik olarak demoralize oldular. suçlamalar en üst seviyeye çıktı. İnanmak için istemleri uç noktalara varıyor artık. Ayetlerin uyarıcılığından rahatsız oluyorlar, azabı getirmesini söylüyorlar&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:verdana;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;kehf55-Kendilerine doğru yolu gösteren peygamber geldiğinde insanları iman etmekten ve günahlarının bağışlanmasını istemekten alıkoyan şey, sadece kendilerine, öncekilere gelen dünya azabının gelmesi veya ahiret azabının gözleri önüne serilmesini beklemek olmuştur.&lt;br /&gt;enfal32: Bir vakit de: "Ey Allah,eğer bu senin tarafından gelmiş bir hak kitap ise, durma üzerimize gökten taşlar yağdır.Veya bize daha acıklı bir azap ver" demişlerdi&lt;br /&gt;ahkaf22-Onlar: "Sen bizi tanrılarımızdan çevirmek için mi geldin bize? Haydi getir bize, o tehdit edip durduğun o azabı; eğer doğru söyleyenlerden isen!" dediler.&lt;br /&gt;enfal 22. Dediler: "Sen bizi, tanrılarımızdan yüz geri etmek için mi geldin? Eğer doğru sözlülerden isen, bizi tehdit ettiğin şeyi ortaya getir."&lt;br /&gt;araf 70. (Nuh'a) dediler ki: "Sen, yalnız Allah'a ibadet edelim de atalarımızın kulluk etmekte olduklarını terk edelim diye mi bize geldin? Eğer doğru sözlü isen hadi bize bizi tehdit ettiğini getir."&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;bununla da yetrinmediler, hayasızlıklarına devam ettiler. Allah ı ve meleklerikarşılarında görmak istediler. Oysa ki, bu olursa aralarında çoktan vaat edilmiş iş bitirilirdi.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;isra 92. "Yahut iddia ettiğin gibi göğü, parçalar halinde üzerimize düşürmelisin, yahut Allah'ı ve melekleri karşımıza dikmelisin."&lt;br /&gt;bakara 55. Siz sunu da söylemistiniz: "Ey Mûsa! Biz, Allah'i apaçik görmedikçe sana asla inanmayacagiz." Bunun üzerine sizi yildirim çarpmisti. Ve siz bakip duruyordunuz.&lt;br /&gt;118. Bilgiden yoksun olanlar dedi ki: "Allah bizimle konussaydi yahut bize bir mucize gelseydi ya! ..." Onlardan öncekiler de aynen onlarin dedigi gibi demisti. Kalpleri birbirine benzemistir. Biz ayetleri, gerçegi apaçik bilmek isteyenler için iyiden iyiye açiklamisizdir.&lt;br /&gt;hicr 6. Şöyle haykırdılar: "Hey! Kendisine o zikir/Kur'an indirilen! Sen gerçekten tam bir delisin."&lt;br /&gt;7. "Hadi getirsene bize o melekleri, eğer doğru sözlülerdensen!"&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;İşin garip tarafı bu kadar delili kendileri iman etsin diye şart koşuyorlardı, elbette düşünemeyeceklerdi ki,&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;a.imran 177. İman karşılığında küfrü satın alanlar, Allah'a herhangi bir biçimde asla zarar veremezler. Korkunç bir azap vardır onlar için.&lt;br /&gt;ibrahim 8. Şöyle demişti Mûsa: "Siz de yeryüzünde bulananların tümü de küfre saplansanız, hiç kuşkusuz Allah mutlak Ganî, mutlak Hamîd'dir.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Tüm insanların iman etmesi de tüm insanların küfretmesi de sadece insanların kendileri içindir. Allah adına bir galibeyet ya da mağlubiyet söz konusu değildir haşa. Ve yine dikkat edilecek olursa tüm şüphelerin, tüm itirazların içeriğine dikkat edildiğinde tüm sözlerde Allah ın gereği gibi takdir edilmesine çalışmamaktan gelen bir gafleti görüyoruz. İtirazlar, algılamalar hep beşeri sınırlarda. Kalbin ürpermemesi de bundan olsa gerek. İşte bunun sonucunda kalblere ve gözlere görünmeyen perdeler çekilmiştir. Ne kadar istenilse de içtimai yapı içinde çok fazla bulunan bu insanlar iman etmeyeceklerdir.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;strong&gt;hicr 14. Üzerlerine gökten bir kapı açsak da oradan yükseliyor olsalardı.&lt;br /&gt;15. Kesinlikle şöyle diyeceklerdi: "Bizim gözlerimiz döndürüldü, bakışlarımız sarhoş edildi. Belki de biz büyüye çarptırılmış bir toplumuz."&lt;br /&gt;enam 7. Eğer biz sana parşömen üzerine yazılı bir kitap göndermiş olsaydık, onlar da ona elleriyle dokunmuş olsalardı, o küfre batmışlar, hiç kuşkusuz şöyle deyivereceklerdi: "Bu, apaçık bir büyüden başka şey değildir." &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-7759409430298857515?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/7759409430298857515/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=7759409430298857515' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/7759409430298857515'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/7759409430298857515'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/04/siniri-aanlar-2.html' title='SINIRI AŞANLAR 2'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RhXttavHEyI/AAAAAAAAAJE/Y-hiFDLkIL8/s72-c/%C4%B1sparta-egirdir.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-8374885272526568206</id><published>2007-04-02T15:35:00.000+02:00</published><updated>2007-04-02T16:28:21.629+02:00</updated><title type='text'>SINIRI AŞANLAR</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RhER3wYb6cI/AAAAAAAAAI0/PFVzDcaSKtE/s1600-h/acÄ±payammm.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5048836306836908482" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 338px; CURSOR: hand; HEIGHT: 223px; TEXT-ALIGN: center" height="213" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RhER3wYb6cI/AAAAAAAAAI0/PFVzDcaSKtE/s320/ac%C4%B1payammm.jpg" width="328" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;ENAM 25:İçlerinden kimi de vardır, seni Kur'an okurken dinler, fakat biz onların kalplerine onu zevkle anlamalarına engel perdeler,kulaklarına da ağırlık koymuşuzdur. Her mucizeyi görseler de iman etmezler. Hatta sana geldiklerinde seninle mücadele etmeye kalkışarak o hak tanımaz kafirler derler ki: "Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir".&lt;br /&gt;NAHL 24: Onlara "Rabb'iniz ne indirdi?"denildiğinde, "Eskilerin masallarını" dediler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;ENFAL 31:Onlara ayetlerimiz okunduğu zaman: "İşittik.Dilersek bunun gibisini&lt;/span&gt; biz de söyleriz. Bu eskilerin efsanelerinden başka bir şey değildir" diyorlardı.&lt;br /&gt;32: Bir vakit de: "Ey Allah,eğer bu senin tarafından gelmiş bir hak kitap ise, durma üzerimize gökten taşlar yağdır.Veya bize daha acıklı bir azap ver" demişlerdi....&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Sihir olduğunu iddia ettiler...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;Sebe 43:Karşılarında apaçık belgeler halinde ayetlerimiz okunduğu zaman,o zalimler: "Bu,sırf sizi atalarınızın taptığı ilahlardan,engellemek isteyen bir adamdır dediler.Ve: "Bu Kur'an,sırf uydurulmuş bir iftiradan başka bir şey değil" dediler.Ve o küfredenler,kendilerine hak geldiği vakit: "Bu,apaçık sihirden başka bir şey değil"dediler&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;İsra 47: Biz,seni nasıl dinlediklerini,birbirleriyle fısıldaşırlarken de o zalimlerin, "Siz ancak büyülü bir adama tabi oluyorsunuz" dediklerini çok iyi biliyoruz.&lt;br /&gt;furkan8- Veya ona bir hazine bırakılsa ya da onun güzel bir bahçesi olsa da ondan yese ya!" dediler. Yine o zalimler: "Siz, yalnız büyülenmiş bir adama tabi oluyorsunuz!" dediler.&lt;br /&gt;yunus2:İnsanlar için,içlerinden bir adama: "Bütün insanları uyar ve iman edenleri müjdele.Kendileri için Rab'lerinin katında bir kadem-i sıdk var."diye vahyedişimiz, hiç işitilmedik bir tuhaflık mı oldu?" Kafirler "Herhalde bu bir sihirbaz" dediler.&lt;br /&gt;saffat15-Ve diyorlar ki: "Bu apaçık bir sihirden başka bir şey değildir&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;enbiya3-Kalpleri hep oyunda, hem o zalimler gizlice fısıldaştılar : "Bu ancak sizin gibi bir insan! Artık göz göre göre büyüye mi gidiyorsunuz?" ..&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;İlimleriyle kavrayamadıkları için inkar edildi, yalanlayanların en yaygın suçlamaları peygamberimiz(SAV)' e sihirbaz demeleri, yalancı demeleridir. Bu tür suçlamalar bugün bile yaygın bir şekilde devam eder. ENAM25 malum Allah onların kalblerine anlamalarına engel kabuklar koymuştur. Ne kötüdür bu ceza. Allah'tan eğer verildiyse sürekli bu ilmi arttırmasını dilemeliyiz.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;Yunus 39: Hayır onlar, ilimleriyle kavrayamadıkları veya yorumu kendilerine hiç gelmemiş olan bir şeyi yalanladılar. Bunlardan önce geçenler diye böyle yalanlamışlardı. Ama bak zulmedenlerin sonu nasıl oldu?..&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;İlimlerine güvendikleri için reddettiler. Daha önceden de belirttim ki, vahiy bilgisi ilmi bir bilgidir. Kur'an ilimdir. Herkes kendi ilmine güvenir. İnanmayanlar da dolayısıyla kendi ilmine güvenecektir. Yalnız;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;MÜMİN 83-Çünkü onlara peygamberleri açık delillerle geldiği zaman, kendilerinde bulunan ilme güvendiler de alay ettikleri şey kendilerini kuşatıverdi.&lt;br /&gt;KASAS 78. O dedi: "Bu servet bana, bendeki bir ilim sayesinde verildi." Peki o bilmedi mi ki Allah, önceki nesiller içinden ondan kuvvetçe daha zorlu, sayıca daha çok olanları bile helâk etmiştir.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;Günahlarının ne olduğu, günahkârlardan sorulmaz.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Efendimiz (SAV) için deli dediler;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;HİCR6-Bir de Onlar: "Ey kendisine kitap (zikir) indirilmiş olan, sen mutlaka delisin!&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;SAFFAT36-Ve "Biz hiç deli bir şair için ilahlarımızı bırakır mıyız?" diyorlardı..&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Saffat 36 da şair denildiğini de görüyoruz. fizilal-il Kur'an da alak suresinin tefsirinde şöyle bir hadise yer verilmiş. "Allah ın yarattıkları içerisinde benim en çok hoşlanmadığım şairlerle delilerdi.Bu iki kitleye bakmaya tahammül edemezdim” Efendimiz (SAV) kimden hoşlanmıyor idiyse kendisine o hasletleri yakıştırdılar. Efendimiz (s.a.v.) kendisine bu sözler söylendiğinde kendi dersini çıkarıyor ve bizlere de ders veriyor inşallah,&lt;br /&gt;Reddedişin bir sebebi de, efendimiz küçümsenerek "vahiy ona mı indirildi?" hezeyanı idi. Yani kabul edemedikleri iki nokta vardı: birincisi vahyin bizzat ona indirilişi, ikincisi bir insana indirilişi. Burada insanların insan olduklarının kıymetinin bilmedikleri gayet çarpıcı bir şekilde ortaya çıkıyor. Ayrıca Allah bir melek de seçip gönderseydi bu durum değişmeyecekti.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;SAD8: "O zikr aramızdan ona mı indirilmiş?" Doğrusu onlar, benim zikrimden bir kuşkulu şek içindeler. Doğrusu henüz azabımı tatmadılar&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;ZUHRUF31:Ve: "Ne olurdu şu Kur'an iki memleketten bir büyük adama indirilseydi" dediler.&lt;br /&gt;32:Rabb'inin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar?Onların o dünya hayatındaki maişetlerini aralarında biz paylaştırdık ve bir kısmını derecelerle diğerinin üstüne çıkardık ki,bazısı bazısını tutsun,çalıştırsın.Rabb'inin rahmeti ise, onların toplayıp durduklarından daha hayırlıdır.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;FURKAN7- Bir de: "Bu nasıl peygamberdir ki, yemek yiyor ve çarşılarda dolaşıyor? Ona bir melek indirilip de beraberinde bir yaver, bir savulcu olsa ya?&lt;br /&gt;isra94:Kendilerine doğru yolu gösteren hidayetçi geldiğinde insanların iman etmelerine ancak şöyle demeleri engel oldu: "Allah bir insanı mı peygamber gönderdi?"&lt;br /&gt;enbiya3-Kalpleri hep oyunda, hem o zalimler gizlice fısıldaştılar : "Bu ancak sizin gibi bir insan! Artık göz göre göre büyüye mi gidiyorsunuz?"&lt;br /&gt;teğabun6-Çünkü onlara peygamberleri apaçık mucizelerle geliyorlardı da onlar: "Bizi bir insan mı yola getirecek?" deyip küfretmişler ve aksine gitmişlerdi. Allah da muhtaç olmadığını gösterdi. Öyle ya; Allah zengindir, her türlü övgüye layıktır. ..&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Efendimiz (s.a.v.)' in uydurduğunu, vahiy değil insan sözü olduğunu (haşa) dediler.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;SEBE 43:Karşılarında apaçık belgeler halinde ayetlerimiz okunduğu zaman,o zalimler: "Bu,sırf sizi atalarınızın taptığı ilahlardan,engellemek isteyen bir adamdır dediler.Ve: "Bu Kur'an,sırf uydurulmuş bir iftiradan başka bir şey değil" dediler.Ve o küfredenler,kendilerine hak geldiği vakit: "Bu,apaçık sihirden başka bir şey değil"dediler.&lt;br /&gt;Müddesir 25-İnsan sözünden başka bir şey değildir!"&lt;br /&gt;Ahkaf 8: Yoksa: "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Ben onu uydurdumsa, siz, beni Allah'tan kurtaracak hiçbir şeye sahip olamazsınız ve O,sizin neye yaygara edip durduğunuzu pek âlâ bilir. Bu hususta benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. Hem de O, çok bağışlayandır,çok esirgeyendir.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;yunus38: Ya! "Onu peygamber uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Öyleyse haydin, onun benzeri bir sure getirin ve Allah'tan başka kime gücünüz yeterse yardıma çağırın, eğer sözünüzde doğruysanız bunu yapın".&lt;br /&gt;ENAM105:İşte ayetleri böyle şekilden şekile koyup açıklıyoruz ki, hem o körlük edenler sana "Sen ders almışsın" desinler, hem de onu ilim erbabı olanlar için açıklayalım diye...&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Atalarına sadakat (!) gösterisi yapıyorlardı.Ya ataları yanlış yolda ise!&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;araf 70. Dediler ki: Sen bize tek Allah'a kulluk etmemiz ve atalarimizin tapmakta olduklarini birakmamiz için mi geldin? Eger dogrulardan isen, bizi tehdit ettigini (azabi) bize getir.&lt;br /&gt;zuhruf 22. Hayir! "Sadece, biz babalarimizi bir din üzerinde bulduk, biz de onlarin izinde gidiyoruz" derler.&lt;br /&gt;23. Senden önce de hangi memlekete uyarici göndermissek mutlaka oranin varliklilari: Babalarimizi bir din üzerinde bulduk, biz de onlarin izlerine uyariz, derlerdi.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;24. Ben size, babalarinizi üzerinde buldugunuz (din)den daha dogrusunu getirmissem (yine mi bana uymazsiniz)? deyince, dediler ki: Dogrusu biz sizinle gönderilen seyi inkâr ediyoruz.&lt;br /&gt;bakara 170. Onlara (müsriklere): Allah'in indirdigine uyun, denildigi zaman onlar, "Hayir! Biz atalarimizi üzerinde buldugumuz yola uyariz" dediler. Ya atalari bir sey anlamamis, dogruyu da bulamamis idiyseler?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Cehaletlerini görmeden içerik hakkında iddialarda bulunmaya başlıyorlar, vahyin gönderiliş şekline dil uzatıyorlar. Niçin toplu olarak gönderilmediğini söylüyorlar.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;furkan32: Yine o kafirler dediler ki: "O Kur'an topluca, birden indirilseydi ya! "Biz onu kalbine iyi yerleştirelim diye böyle indirdik ve eşsiz bir tertil ile (ağır ağır güzel bir okuyuş) okuduk..&lt;br /&gt;başka bir Kur'an istiyorlar&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;yunus15:Böyleyken ayetlerimiz birer açık delil, olarak karşılarında okunduğu zaman bize kavuşmayı arzu etmeyenler: "Bundan başka bir Kur'an getir veya bunu değiştir"dediler.De ki: "O'nu kendiliğimden değiştirebilmem benim için olacak şey değildir.Ben ancak,bana vahyedilene uyarım; ben Rabb'ime isyan edersem şüphesiz büyük bir günün azabından korkarım".&lt;br /&gt;16:De ki: "Eğer Allah dileseydi ben onu size okumazdım.Hiçbir şekilde de onu size bildirmezdi.Bilirsiniz ki ben sizin içinizde bundan önce bir ömür durdum. Artık bir kere aklınıza danışmaz mısınız?"&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;enam37:Durmuşlar da "Ona bambaşka bir ayet indirilse ya!" diyorlar. De ki: "Şüphesiz Allah öyle bir mucizeyi indirmeye kadirdir.Ancak onların çoğu bilmezler."&lt;br /&gt;109:Bir de kendilerine bambaşka bir ayet gelirse ona mutlaka iman edeceklerine dair olanca yeminleriyle yemin ettiler.De ki: "Ayetler ancak Allah katındadır.Doğrusu siz ne bileceksiniz?" Öyle bir ayet gelse de onlar iman etmezler.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;110:Biz onların kalplerini ve gözlerini daha önce iman etmedikleri gibi ters döndürür ve kendilerini bırakıveririz.Azgınlıkları içinde bocalayıp giderler.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Karalama kampanyası durmak nedir bilmiyor, büyü olduğunu söylüyorlar. anca bir büyü insanları böylesine etkileyebilir diye düşünüyorlar. Sosyal yapı içinde bizim de çok sık denk gelebileceğimiz yalan ve bahanelere karşı durmak vahyin özüne sımsıkı bağlanmaktan geçiyor.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;ahkaf 7. Herşeyi ayan-beyan gösteren ayetlerimiz onlara okunduğunda, kendilerine gelmiş olan hakkı inkâr edenler şöyle derler: "Açık bir büyüdür bu!"&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Dünyevi ve gözle görülebilir mucizeler istediler inanmak için. Halbuki eskilerin gözünün önünde olan mucizelere rağmen inanmamışlardır. Bunu kıssalardan çok net bilmekteyiz.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;isra 89. Yemin olsun, biz bu Kur'an'da, insanlar için her örnekten nicelerini sıraladık. Ama insanların çoğu inkârdan başka bir şeyde diretmediler.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;90. Dediler ki: "Bizim için yerden bir pınar fışkırtmadığın sürece sana asla inanmayacağız!"&lt;br /&gt;91. "Yahut senin, hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olmalı. Onların aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmalısın."&lt;br /&gt;92. "Yahut iddia ettiğin gibi göğü, parçalar halinde üzerimize düşürmelisin, yahut Allah'ı ve melekleri karşımıza dikmelisin."&lt;br /&gt;93. "Yahut altından bir evin olmalı, yahut göğe yükselmelisin. Ancak senin göğe çıktığına, okuyacağımız bir kitabı bize indireceğin zamana kadar, asla inanmayız!" De ki: "Rabbimin şanı yücedir. Ben, insan bir resulden başka neyim ki?"&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Yetinmediler, peygamberliğin kendilerine de verilmesini istediler. Bu istekte heva, maksimuma çıkmakta. Bunlar artık karalamanın ötesine geçip Hududullahın dışına çıkmaktır. İşte nefis yapılanları böyle süslü gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;enam 124. Onlara bir ayet geldiğinde şöyle demişlerdi: "Allah resullerine verilenin tıpkısı bize de verilmedikçe asla inanmayacağız." Allah resullük görevini nereye vereceğini daha iyi bilir. Suç işleyenlere, oynadıkları oyunlar yüzünden Allah katında bir küçüklük ve şiddetli bir azap öngörülmüştür.&lt;/span&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-8374885272526568206?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/8374885272526568206/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=8374885272526568206' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/8374885272526568206'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/8374885272526568206'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/04/siniri-aanlar.html' title='SINIRI AŞANLAR'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RhER3wYb6cI/AAAAAAAAAI0/PFVzDcaSKtE/s72-c/ac%C4%B1payammm.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-90709211583745313</id><published>2007-03-30T10:59:00.000+02:00</published><updated>2007-03-30T11:36:58.975+02:00</updated><title type='text'>KUR'ANİ MANADA  İNANÇ</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RgzZdgYb6bI/AAAAAAAAAIs/VGvwVkHr1ec/s1600-h/ugur+bÃ¶cegi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5047648383307344306" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RgzZdgYb6bI/AAAAAAAAAIs/VGvwVkHr1ec/s320/ugur+b%C3%B6cegi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Acıklı bir roman okunduğunda bile normal olarak o romanın atmosferine girilir, hüzün yaşanır. Romanın içeriği kapsar insanın psikolojisini. Buradan hareket ile Kur'an okunmasına rağmen bir insan faruk olamıyorsa, furkan özelliği o insan üzerinde belirmiyorsa o insan o vahyi ne kadar, nasıl okuduğunu tahlil etmelidir ve öyle bir kitab ki Allah tarafından gönderildiğine şüphe olmadığı ve yine bu kitabın üzerinde şüphenin olmadığını bildiriliyor bizlere.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;SECDE 2: Kendisinde şüphe olmayan bu Kitab'ın indirilişi,alemlerin Rabb'indendir&lt;br /&gt;BAKARA 2: İşte bu kitap,şüphesiz,korunacaklar için hidayetin tâ kendisidir..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Şüphe yoktur, çünkü KORUNMAKTADIR.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;FUSSİLET 42: O'na ne önünden ne arkasından bâtıl yaklaşmaz. O (Kur'an) bütün kainatın övdüğü çok övülen, hüküm ve hikmet sahibi olan Allah'tan indirilmedir&lt;br /&gt;HİCR 9: Kuşkusuz Kur'an'ı biz indirdik ve onu elbette biz koruyacağız...&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Kur'an ın içerisinde MÜTEŞABİH kısımlar vardır. O kısımlarla ilgilenmemesi gerektiği de yine Kur'an ile bildiriliyor bizlere.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;A. İMRAN 7: Sana bu muazzam kitabı indiren O'dur. Bunun bir kısım ayetleri muhkemâttır ki onlar, kitabın anasıdır. Diğer bir kısmı da müteşabihattır. Ama kalplerinde bir yamukluk olanlar , fitne aramak ve olmadık yorumlarının ardına düşerler. Halbuki onun tevilini ancak Allah bilir. İlimde derinliği olanlar da derler ki: "Biz ona inandık. Hepsi Rabb'imizdendir." Bununla birlikte, bunları özü temiz olanlardan başkası düşünmez.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;A.imran 7 gerçeğiyle birlikte bu kadar ayete rağmen zikre yaklaşılması zor oluyor maalesef. Daha doğrusu olamıyor. Ve buna dünyalık işlerin engel olduğundan bahsedilir çoğunlukla.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;MÜMİNUN 62-Biz, hiçbir kimseye gücünün üstünde bir teklifte bulunmayız, katımızda gerçeği söyleyen bir kitap vardır ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.&lt;br /&gt;63-Fakat onların kalpleri bu konuda bir dalgınlık içindedir ve onların bundan başka bir takım işleri vardır ki, hep onlar için çalışırlar.&lt;br /&gt;64-Nihayet, refah içinde olanlarını azaba çektiğimiz zaman, hemen feryada başlayacaklardır.&lt;br /&gt;65-Feryat etmeyin bugün; çünkü siz, Bizden kurtarılamazsınız!&lt;br /&gt;66: Karşınızda ayetlerim okunuyordu da, siz arkanıza savuruyordunuz.&lt;br /&gt;67: Ona kafa tutarak, gece toplantıları yaparak, hezeyanlar konuşurdunuz.&lt;br /&gt;68: Onlar hala, o kelamı düşünmezler mi? Yoksa onlara,önceki atalarına gelmemiş bir şey mi geldi?&lt;br /&gt;69-Yoksa peygamberlerini tanımadılar da bu yüzden mi onu inkar ediyorlar?&lt;br /&gt;70-Yoksa onda bir delilik olduğunu mu söylüyorlar? Hayır, o, onlara gerçek ile geldi; fakat onların çoğu gerçekten hoşlanmıyorlar.&lt;br /&gt;71-Eğer Hak, onların keyiflerine uysaydı, gökler, yeryüzü ve bunlardaki kimseler kesinlikle bozulurdu. Hayır, Biz onlara unutulmaz ders olacak zikirlerini getirdik de onlar, zikirlerinden yüz çeviriyorlar.&lt;br /&gt;72-Yoksa sen onlardan bir haraç mı istiyorsun? Rabb'inin mükafatı daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.&lt;br /&gt;73-Doğrusu, sen onları dosdoğru bir caddeye çağırıyorsun.&lt;br /&gt;74-Fakat ahirete inanmayanlar, o caddeden sapmaktadırlar.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Dünyalık işlerin, bir takım işlerin engel olması insanı istenmeyen yerlere götürebilir. bu istenmeyen yerlerden en önemlisi 74 numaralı ayetteki dalâlete sapma olur ki, o yolun yolcusu olmak kimse istemez. "Gözden ırak olan, gönülden ırak olur." diye bir söz vardır. Ömrünü hep dünyalık heva ve heveslerle geçirmek, evdeki herhangi bir ihtiyacı günlerce kafaya takarak kulluk vazifelerini bir kere olsun düşünmemek insanı tehlikeli yerlere götürebilir. Vahiy ezber bozar demiştik. Vahiy insanı değiştirir. Hangi insanı değiştireceğine insanın bağlılığı karar verir. Allah dilerse akan bütün sular durur; akmayanlar da gürül gürül akar olur.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;NEML 3. Onlar ki, namazi kilarlar, zekâti verirler ve ahirete de kesin olarak inanirlar.&lt;br /&gt;LOKMAN 4. O kimseler, namazi kilarlar, zekâti verirler; onlar ahirete de kesin olarak iman ederler.&lt;br /&gt;BAKARA 4. Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahiret gününe de kesinkes inanirlar.&lt;br /&gt;NİSA 59. Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e ve sizden olan ülülemre (idarecilere) de itaat edin. Eger bir hususta anlasmazliga düserseniz Allah'a ve ahirete gerçekten inaniyorsaniz onu Allah'a ve Resûl'e götürün (onlarin talimatina göre halledin); bu hem hayirli, hem de netice bakimindan daha güzeldir.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Açıkça kabul etmeyip inanmamalarına getirdikleri sebepler; ESKİLERİN MASALI oldu.&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;strong&gt;KALEM 15- Karşısında ayetlerimiz okunurken: "Eskilerin masalları." dedi&lt;/strong&gt;.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;FURKAN 4: O kafirler: "Bu sadece bir iftira,onu o uydurdu. Başka bir topluluk bu konuda ona yardımda bulundu" dediler. Doğrusu zulüm ve yalanı seçtiler.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;color:#000000;"&gt;&lt;strong&gt;5: "O ayetler,öncekilerin uydurma hikâyeleridir. Onları başkasına yazdırmış da sabah akşam kendisine onlar okunuyor"dediler. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;İnanmayan biri peygamberlerin deli, vahyin de uydurma olduğunu iddia edecektir. Yalnız bize düşen açıkça bir tebliğtir. Tebliğin dışında o insana herhangi bir yolla bir şeyi kabul ettirmeye calışmak misyonumuzda olamaz. Tebliğ ne ile yapılır? tabiki vahiyle.O yüzden bir insanın Hindistan'da, Almanya'da vs. yerde doğması bir anlam ifade etmez. Çünkü vahyi manada inanç başka bir şeydir. Geleneksel inanç başka bir şeydir. Önemli olan yerleşik olana son vermektir. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-90709211583745313?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/90709211583745313/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=90709211583745313' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/90709211583745313'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/90709211583745313'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/03/kurani-manada-inan.html' title='KUR&apos;ANİ MANADA  İNANÇ'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RgzZdgYb6bI/AAAAAAAAAIs/VGvwVkHr1ec/s72-c/ugur+b%C3%B6cegi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-2330742888665341807</id><published>2007-03-26T17:00:00.000+02:00</published><updated>2007-03-26T20:33:30.499+02:00</updated><title type='text'>FURKAN ÖZELLİĞİ</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RgfmVKhtcGI/AAAAAAAAAIQ/IJY5D-F9_0c/s1600-h/karsÄ±yaka.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5046255158769315938" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RgfmVKhtcGI/AAAAAAAAAIQ/IJY5D-F9_0c/s320/kars%C4%B1yaka.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;ARAF 32: De ki: "Allah'ın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz,hoş rızıkları kim haram etmiş?" De ki: "Bütün bunlar dünya hayatında iman edenler içindir. Kıyamet gününde ise tamamı onlara mahsustur." Böylece ayetlerimizi anlayabilenlere açıklıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;52: Gerçekten biz onlara; iman edecek bir topluluğa hidayet ve rahmet ölçüsü olmak için, tam bir ilim ile fasıla fasıla ayırt ettiğimiz bir kitap gönderdik.&lt;br /&gt;174: İşte biz ayetleri böylece açıklıyoruz. Umulur ki dönerler&lt;br /&gt;HUD 1: Elif,Lâm, Râ. Bu, hikmet sahibi,her şeyden haberi olan Allah tarafından ayetleri muhkem kılınmış ve sonra da güzelce açıklanmış bir kitaptır&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000000;"&gt;ENAM 114:Şimdi de ki: "Allah size tafsilatlı olarak kitap indirmişken ben Allah'tan başkasını mı hakem isteyeceğim? Kendilerine kitap verdiklerimiz de bilirler ki, o tamamıyla hak olarak senin Rabb'in tarafından indirilmiştir.Sakın şüphe edenlerden olma".&lt;br /&gt;126:İşte bu dosdoğru Rabb'inin yoludur.Gerçekten aklını başına alacak olan bir topluluk için ayetleri tafsilatıyla açıkladık&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;FUSSİLET 3:Bilen bir kavim için öz Arapça bir Kur'an olmak üzere ayetleri ayırt edilmiş bir kitaptır&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000000;"&gt;44:Ve eğer biz onu başka bir dilde bir Kur'an yapsaydık,diyeceklerdi ki: "Ayetleri açıklansaydı ya!Araba Arapça olmayan bir dil mi?" De ki: "O, iman edenler için hidayet ve şifadır".İman etmeyenlerin ise kulaklarında bir ağırlık vardır.Ve o,onlara karşı körlüktür.Sanki onlara uzak bir yerden haykırılır..&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Rabbimiz, yukarıdaki ayetlerde vahyi tafsilatlı olarak açıkladığını buyurduğu halde Kur'an ın anlaşılamayacağını söyleyenler bulunmaktadır maalesef. Mufassal oluşundan başka apaçık olduğu da bildirilmiş. Onun katında şüphesiz başka bir kaynak hakem tutulmayacaktır. Bu noktada neye ve nasıl vesile olacağımıza dikkat etmemiz gerekir. Vahiy vesileliği dışında hiçbir misyonu kabul ve takdir etmemiz mümkün olmamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;ŞUARA 2: Bunlar apaçık kitabın ayetleridir&lt;br /&gt;NEML 1: Tâ, Sîn.Bunlar Kur'an'ın ve apaçık bir kitabın âyetleridir&lt;br /&gt;KASAS 2: Bunlar mübîn (apaçık) kitabın ayetleridir.&lt;br /&gt;YUSUF 1: Elif,Lâm,Râ.Bunlar işte o hakikatleri açıklayan kitabın ayetleridir&lt;br /&gt;HİCR 1: Elif,Lâm,Râ,.İşte bunlar sana Kitab'ın ve apaçık olan Kur'an'ın ayetleridir&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;ZUHRUF 2-Bu apaçık Kitab' a andolsun ki.&lt;br /&gt;DUHAN 2:Apaçık olan kitap hakkı için..&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Ve yine vahyin Allah tarafından açıklandığı ibaresi kullanılan ayetlere bir göz atarsak, vahye bir şifa ve nimet gözüyle bakarsak kalblerin mutmainliğini sağladığını görürüz. Bu nedenle bir kısmını okuyalım; bir kısmını bırakalım tavrı müminliğe yaraşır bir tavır şekli olamaz. Kaldı ki, Cenab-ı Hak bize hangi ayetleriyle ilgilenip, hangilerinle ilgilenmememiz gerektiğini haber vermiştir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;ARAF 32: De ki: "Allah'ın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz, hoş rızıkları kim haram etmiş?" De ki: "Bütün bunlar dünya hayatında iman edenler içindir. Kıyamet gününde ise tamamı onlara mahsustur." Böylece ayetlerimizi anlayabilenlere açıklıyoruz&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;174: İşte biz ayetleri böylece açıklıyoruz. Umulur ki dönerler.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;İSRA 89:And olsun biz bu Kur'an'da insanlar için her örnekten türlü türlü açıklamalar yaptık.Yine de insanların çoğu küfürde ısrar ettiler&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;ENAM 55: Günahkarların yolu iyice belli olsun diye sana ayetlerimizi böylece uzun uzun açıklıyoruz&lt;br /&gt;65: De ki: "Üstünüzden veya ayaklarınızın altından size azap göndermeye veya sizi birbirinize düşürüp bir kısmınızın zorbalığını diğer bir kısmınıza tattırmaya gücü yeten O'dur. Bak onlar anlasınlar diye ayetleri nasıl açıklıyoruz&lt;br /&gt;97: Kara ve denizin karanlıklarında yolu bulmanız için size yıldızları sebep kılan da O'dur. Gerçekten ilim ehli olanlar için ayetleri açıkça anlattık.&lt;br /&gt;105:İşte ayetleri böyle şekilden şekile koyup açıklıyoruz ki, hem o körlük edenler sana "Sen ders almışsın" desinler, hem de onu ilim erbabı olanlar için açıklayalım diye.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;BAKARA 242:İşte akıllarınız ersin diye Allah,size ayetlerini böyle açıklıyor..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Ve yine Kur'an ın, düşünülmesi için kolay indirildiğine dair ayetler;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;KAMER 17: And olsun ki düşünmek için Kur'an'ı kolay kıldık, fakat düşünen mi var?&lt;br /&gt;22: Şanım adına Kur'an'ı düşünmek için kolay kıldık, fakat düşünen mi var?&lt;br /&gt;23-Semud da o uyanları yalanladılar&lt;br /&gt;32: And olsun ki Kur'an'ı düşünmek için kolay kıldık, fakat düşünen mi var?&lt;br /&gt;40: And olsun ki Kur'an'ı düşünmek için kolay kıldık, fakat düşünen mi var?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;MERYEM 97: Biz o Kur'an'ı senin dilinle kolaylaştırdık ki onunla takva sahiplerini müjdeleyesin, inat edenleri de korkutasın.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;&lt;strong&gt;DUHAN 58-Biz onu (Kur'an'ı) senin dilinle kolaylaştırdık, gerek ki iyi düşünsünler.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Kolay olduğuna, mufassal olduğuna, apaçık olduğuna, Allah tarafından açıklandığına dair bu kadar ayete rağmen Kur'an ın zor olduğunu, anlaşılamayacağını, anlaşılabilmesi için falan kitaplara falan şahıslara ihtiyaç olduğunu söyleyenler ya cehalet ile söylüyorlardır (cehaletin özür olmadığını görmüştük) ya da "ruhban sınıfı" oluşturmak, rant sağlamak adına, kendilerini kıymetlendirmek adına söyleniyordur. Kur'anda ne rahip sınıfı ne de ahbar sınıfı vardır. Vahyin karşısına ciddiyetle geçen herkesin kendi kapasitesine göre alabileceği bir şeyler kesinlikle vardır. Vahyin &lt;span style="font-size:130%;color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;FURKAN&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; özelliğine, hakkı batıldan ayırt eden özelliğine bakalım&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;FURKAN 1: Bütün alemlere bir uyarıcı olsun diye kuluna Furkanı indiren ne yücedir.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;BAKARA 185: Ramazan ayı,insanları irşad için,hak ile batılı birbirinden ayıran,apaçık belgeler halindeki Kur'an'ın indirildiği aydır.Onun için sizden her kim bu aya şahit olursa,onda oruç tutsun.Kim de hasta yahut seferde ise,tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde kaza etsin.Allah size zorluk istemiyor,kolaylık istiyor. Sayıyı tamamlamanızı ve size hidayet buyurduğu şekilde Allah'ı tekbir ile büyüklemenizi istiyor. Umulur ki şükredersiniz.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;ENFAL 8-Ki hakkı, hak olarak tanıtsın ve batılı ortadan kaldırsın; varsın suçlular istemesinler!&lt;br /&gt;29-Ey iman edenler, Allah'a sığınıp korunursanız, O size iyiyi kötüden ayırt eden bir ölçü verir ve yaptığınız günahları örter, sizin için bağışlar. Allah büyük bir lütuf sahibidir.&lt;br /&gt;A. İMRAN 3-4: O, sana bu kitabı hak ve hakikatle dolu kendinden öncekileri doğrulayıcı olmak üzere indirmiştir.Daha önce de insanlara hidayet için Tevrat'ı ve İncil'i indirmişti. Bir de (hakkı batıldan,hayrı şerden) ayıt eden Furkan'ı indirdi. Allah'ın ayetlerini tanımayanlar; şüphesiz onlara şiddetli bir azap vardır. İntikam sahibidir...&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;Allah tüm kullarını Faruklardan eylesin. Rabbimiz daim kılsın... &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-2330742888665341807?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/2330742888665341807/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=2330742888665341807' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/2330742888665341807'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/2330742888665341807'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/03/araf-32-de-ki-allahn-kullar-iin-kard.html' title='FURKAN ÖZELLİĞİ'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RgfmVKhtcGI/AAAAAAAAAIQ/IJY5D-F9_0c/s72-c/kars%C4%B1yaka.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-1145698637894073216</id><published>2007-03-23T10:31:00.000+02:00</published><updated>2007-03-23T16:55:07.401+02:00</updated><title type='text'>İŞİTTİK, İTAAT ETTİK!</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RgOV06htcFI/AAAAAAAAAII/rxeSnn94WDM/s1600-h/minik-eller.jpg"&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5045040743881470034" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RgOV06htcFI/AAAAAAAAAII/rxeSnn94WDM/s320/minik-eller.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;İSRA 107: De ki: "Ona ister inanın, ister inanmayın;bundan önce ilim verilmiş olanlar, kendilerine okununca çeneleri üstü secdelere kapanıyorlar".&lt;br /&gt;108: Ve diyorlar: "Rabb'imiz yücedir.Gerçekten Rabb'imizin vaadi kesinlikle yerine getirilmiş bulunuyor."&lt;br /&gt;109: Ağlayarak çeneleri üstü kapanıyorlar;o,onların huşuunu da arttırıyor.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;strong&gt;ENAM 51- Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları Kur'an'la uyar. Öyle ki, kendileri için O'nun huzurunda ne bir dost ne de bir şefaatçi vardır. Gerekir ki Allah'tan korkarlar.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;SEBE 6: Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise, sana Rabb'inden indirileni görüyorlar ki, o hakkın tâ kendisidir. Ve o, üstünlük ve güçlülüğüne son olmayan ve hamd'e layık olanın yolunu gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;ZÜMER 22: Demek ki, Allah her kimin bağrını İslam'a açmış ise, işte o, Rabb'inden bir nur üzerinde değil mi? O halde vay o Allah'ın zikrinden kalpleri katılaşmış olanlara. Onlar, açık bir sapıklık içindedirler.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;strong&gt;23: Allah, ikizli,ahenkli bir kitap olarak sözün en güzelini indirdi. Ondan Rab'lerine saygısı olanların derileri ürperir. Sonra derileri de kalpleri de, Allah'ın zikrine yumuşar. İşte o, Allah'ın yol göstermesidir. Allah, onunla dilediğini doğru yola çıkarır. Allah, her kimi şaşırtırsa artık ona hidayet edecek yoktur.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;strong&gt;SECDE 15-Bizim ayetlerimize öyle kimseler iman ederler ki, onlarla kendilerine öğüt verildiği zaman secdelere kapanırlar ve Rablerine hamd ile tespih ederler de büyüklük taslamazlar.&lt;br /&gt;16-Yanları yataklarından aralaşır (uzaklaşır), korku ve ümit içinde Rablerine dua ederler ve kendilerine verdiğimiz azıklardan hayra sarf ederler&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;RUM 53:Kendi şaşkınlıkları içinde körleri de hidayete getirici değilsin.Ancak ayetlerimize iman edeceklere işittirirsin de onlar,İslam'a gelir ve selamet bulurlar.&lt;br /&gt;ENFAL 2: Gerçek müminlerin,Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir. Karşılarında ayetleri okunduğu zaman imanlarını artırır.Rab'lerine tevekkül ederler..&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Ayetlerde görüldüğü gibi vahiy karşısında adabını takınan Rabbinden geldiğini bilerek, inanarak vahiy karşısında kalp ürpertisi ile Kur'an a yaklaşanlar için elbette vahyin etkisi pozitif olacaktır. buna karşılık;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;&lt;strong&gt;KASAS 48- Fakat şimdi onlara katımızdan gerçek (Kur'an) geldiği zaman: "Musa'ya verilen (mucize) gibisi verilseydi ya!" dediler. Oysa bundan önce Musa'ya verileni de inkar etmediler mi? Onlar: "Birbirini destekleyen iki büyü" dediler ve: "Biz, hiçbirine inanmayız!" dediler.&lt;br /&gt;İSRA 45: Bir de sen Kur'an'ı okuduğun vakit, biz seninle ahirete inanmayanların arasına görünmez bir perde çekeriz.&lt;br /&gt;46: Ve kalplerinin üzerine onu iyi anlamalarına engel kabuklar geçiririz ve kulaklarına bir ağırlık veririz. Rabb'ini Kur'an'da vahid (bir) olarak andığın vakit de ürkerek arkalarına döner giderler&lt;/strong&gt;.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;NEML 81: Sen o körleri dalaletlerinden hidayete erdirecek değilsin. Sen ancak ayetlerimize iman edeceklere işittirirsin de onlar Müslüman olur, selamet bulurlar...&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;Daha Kur'an a yaklaşma şekillerinde problem olanlara ise vahyin yapabileceği pozitif manada bir etki olamaz elbette. Bunların vahiyden haberdar olmamaları gerekmiyor. Manevi manada kulakların işitmez, gözlerin görmez oluşu bir kul için en kötü hadise olsa gerektir. Bu yüzden selameti vahiyde aramalıyız.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;strong&gt;CUMA 5. Tevrat'la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerce kitap tasiyan merkebin durumu gibidir. Allah'in âyetlerini yalanlamis olan kavmin durumu ne kötüdür! Allah, zalimler toplulugunu dogru yola iletmez.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Ayetinde de görüleceği üzere vahiyden haberdar olup da gereğini yapmayanlar için de vahyin yapacağı bir şey yoktur. Çünkü, kişi kendisini vahyin inşa etmesine kapaması gibi bir durum vardır. Tavır nasıl olmalı idi?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;&lt;strong&gt;NUR 51-Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Resulüne çağrıldıkları zaman müminlerin sözü ancak: "İşittik ve itaat ettik." demeleridir. İşte bunlar, kurtuluş bulacak olanlardır.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000066;"&gt;BAKARA 285-Peygamber, Rabb'inden ne indirildiyse ona iman etti, müminler de. Hepsi, Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve: "Peygamberleri arasında hiçbir ayırım yapmayız." diye Peygamberlerine inandılar ve: "İşittik ve boyun eğdik, bağışlamanızı dileriz, ey Rabb'imiz! Dönüş sanadır!" dediler...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Tavır, &lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;"işittik, itaat ettik"&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; şeklinde olmalıdır. İşitilip itaat edilmediğinde vahyin inşa etmesine müsaade edilmiyor demektir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;İSRA 73. Müsrikler, sana vahyettigimizden baska bir seyi yalan yere bize isnat etmen için seni, nerdeyse, sana vahyettigimizden saptiracaklar ve ancak o takdirde seni candan dost kabul edeceklerdi.&lt;br /&gt;74. Eger seni sebatkâr kilmasaydik, gerçekten, nerdeyse onlara birazcik meyledecektin.&lt;br /&gt;75. O zaman, hiç süphesiz sana hayatin ve ölümün sıkıntılarını kat kat tattirirdik; sonra bize karsi kendin için bir yardimci da bulamazdin.&lt;br /&gt;76. Yine onlar, seni yurdundan çikarmak için nerdeyse dünyayi basina dar getirecekler. O takdirde, senin ardindan kendileri de fazla kalamazlar.&lt;br /&gt;77. Senden önce gönderdigimiz peygamberler hakkindaki kanun (da budur).&lt;/span&gt; &lt;span style="color:#000066;"&gt;Bizim kanunumuzda hiçbir degisiklik bulamazsin.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;86. Hakikaten, biz dilersek sana vahyettigimizi ortadan kaldiririz; sonra bu durumda sen de bize karsi hiçbir koruyucu bulamazsin.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Dikkat edilecek olursa herkesin vahye uyma zorunluluğu vardır. Hidayet olabilmesi için vahy den haberdar olunacak ve vahy karşısında teslim olunucak. Allah "işittik, itaat ettik!" tavrında, müslüman kullarından eylesin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-1145698637894073216?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/1145698637894073216/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=1145698637894073216' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1145698637894073216'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/1145698637894073216'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/03/iittik-itaat-ettik.html' title='İŞİTTİK, İTAAT ETTİK!'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RgOV06htcFI/AAAAAAAAAII/rxeSnn94WDM/s72-c/minik-eller.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-8754767517680436400</id><published>2007-03-19T19:06:00.000+02:00</published><updated>2007-03-19T19:24:59.110+02:00</updated><title type='text'>İKİ ÂLEMİN BELİRLEYİCİSİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rf7HJjRxYYI/AAAAAAAAAHo/egm831vn5bg/s1600-h/alaaddin+cami.jpg9.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5043687599604064642" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 265px; CURSOR: hand; HEIGHT: 336px; TEXT-ALIGN: center" height="320" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rf7HJjRxYYI/AAAAAAAAAHo/egm831vn5bg/s320/alaaddin+cami.jpg9.jpg" width="243" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;ŞURA 52:Ve işte sana böyle emrimizden bir ruh vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmiyordun. Ancak biz onu bir nur kıldık. Onunla kullarımızdan dilediğimize hidayet vereceğiz ve emin ol ki sen, herhalde doğru bir yola çağırıyorsun.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;     Gaye insanı Peygamberimiz(SAV) 'in daveti hidayet davetidir.Hidayete daveti Allah'ın izniyle vahiyledir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;FETİH 28-O'dur peygamberini hidayet rehberi ve hak dini ile gönderen; onu her dinin üstüne çıkarmak için şahit olarak da Allah yeter!&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;     Rabbimiz peygamberini hidayet rehberi (Kitab) ile gönderiyor ve malumdur ki,&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;strong&gt;KASAS 56. Sen sevdigini hidayete erdiremezsin; bilakis, Allah diledigine hidayet verir ve hidayete girecek olanlari en iyi O bilir.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;     Kur'an ın hidayet kaynağı olduğunu gördük. Kur'an ın insanlara hidayet kaynağı olarak gönderildiğini gördük. Ama herkes bundan nasibini alamamaktadır. Biliyoruz ki,&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;&lt;strong&gt;MÜDDESSİR 30. Üzerinde ondokuz (muhafiz melek) vardir.&lt;br /&gt;31. Biz cehennemin islerine bakmakla ancak melekleri görevlendirmisizdir. Onlarin sayisini da inkârcilar için sadece bir imtihan (vesilesi) yaptik ki, böylelikle, kendilerine kitap verilenler iyiden iyiye ögrensin, iman edenlerin imanini atrttirsin; hem kendilerine kitap verilenler hem müminler süpheye düsmesinler, kalplerinde hastalik bulunanlar ve kâfirler de: "Allah bu misalle ne demek istemistir ki?" desinler. Iste Allah böylece, diledigini sapiklikta birakir, diledigini dogru yola eristirir. Rabbinin ordularini, kendisinden baskasi bilmez. Bu ise, insanlik için ancak bir ögüttür.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff9900;"&gt;&lt;strong&gt;BAKARA 26. Süphesiz Allah (hakki açiklamak için) sivrisinek ve onun da ötesinde bir varligi misal getirmekten çekinmez. Iman etmislere gelince, onlar böyle misallerin Rablerinden gelen hak ve gerçek oldugunu bilirler. Kâfir olanlara gelince: Allah böyle misal vermekle ne murat eder? derler. Allah onunla birçok kimseyi saptirir, birçoklarini da dogru yola yöneltir. Verdigi misallerle Allah ancak fâsiklari saptirir (çünkü bunlar birer imtihandir).&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;strong&gt;TEVBE 124. Herhangi bir sûre indirildigi zaman onlardan bir kismi der ki: "Bu sizin hanginizin imanini artirdi?" Iman edenlere gelince (bu sûre) onlarin imanlarini artirir ve onlar sevinirler.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;     Ve bunun ardından,&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#cc6600;"&gt;&lt;strong&gt;MÜDDESSİR 30. Üzerinde ondokuz (muhafiz melek) vardir.&lt;br /&gt;31. Biz cehennemin islerine bakmakla ancak melekleri görevlendirmisizdir. Onlarin sayisini da inkârcilar için sadece bir imtihan (vesilesi) yaptik ki, böylelikle, kendilerine kitap verilenler iyiden iyiye ögrensin, iman edenlerin imanini atrttirsin; hem kendilerine kitap verilenler hem müminler süpheye düsmesinler, kalplerinde hastalik bulunanlar ve kâfirler de: "Allah bu misalle ne demek istemistir ki?" desinler. Iste Allah böylece, diledigini sapiklikta birakir, diledigini dogru yola eristirir. Rabbinin ordularini, kendisinden baskasi bilmez. Bu ise, insanlik için ancak bir ögüttür.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#993300;"&gt;&lt;strong&gt;İSRA 41. Biz, onlarin akillarini baslarina toplamalari için bu Kur'an'da (çesitli ikaz ve ihtarlari) türlü sekillerde tekrar ettik. Fakat bu, onlara, daha da kaçip uzaklasmaktan baska bir sey saglamiyor.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#663300;"&gt;&lt;strong&gt;60. Hani sana: Rabbin, insanlari çepeçevre kusatmistir, demistik. Sana gösterdigimiz o görüntüleri ve Kur'an'da lânetlenen agaci, ancak insanlari sinamak için meydana getirdik. Biz onlari korkuturuz da, bu onlara, büyük bir azginliktan baska bir sey saglamaz.&lt;br /&gt;82. Biz, Kur'an'dan öyle bir sey indiriyoruz ki o, müminler için sifa ve rahmettir; zalimlerin ise yalnizca ziyanini artirir.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#663333;"&gt;&lt;strong&gt;BAKARA 26. Süphesiz Allah (hakki açiklamak için) sivrisinek ve onun da ötesinde bir varligi misal getirmekten çekinmez. Iman etmislere gelince, onlar böyle misallerin Rablerinden gelen hak ve gerçek oldugunu bilirler. Kâfir olanlara gelince: Allah böyle misal vermekle ne murat eder? derler. Allah onunla birçok kimseyi saptirir, birçoklarini da dogru yola yöneltir. Verdigi misallerle Allah ancak fâsiklari saptirir (çünkü bunlar birer imtihandir).&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#663300;"&gt;&lt;strong&gt;MAİDE 68. "Ey Kitap ehli! Siz, Tevrat'i, Incil'i ve Rabbinizden size indirileni hakkiyle uygulamadikça, (dogru) bir sey (yol) üzerinde degilsinizdir" de. Rabbinden sana indirilen, onlardan çogunun küfür ve azginligini elbette artiracaktir. Kâfirler topluluguna üzülme.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#000000;"&gt;TEVBE 125. Kalplerinde hastalik (kâfirlik ve münafiklik) olanlara gelince, onlarin da inkârlarini büsbütün artirir ve onlar artik kâfir olarak ölürler.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;     Ayetlerine baktığımızda aynı vahyin müminlerin kazancınız kafirlerin kaybını arttırmak gibi bir özelliğini görüyoruz. Bunun nedeni de daha işin başında vahye yaklaşma biçimleridir.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#333333;"&gt;&lt;strong&gt;YASİN 11- Sen ancak Kur'an'a uyan ve Rahman'dan gıyabında saygı besleyen kimseyi sakındırırsın; İşte onu, hem bir bağışlama hem de değerli bir mükafatla müjdele!&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc9933;"&gt;&lt;strong&gt;FURKAN 73- Ve onlar ki Rablerinin ayetleri hatırlatılınca, kör ve sağır üstüne yıkılıp yatmazlar&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#666600;"&gt;&lt;strong&gt;MERYEM 58: İşte bunlar Allah'ın kendilerine nimetler bağışladığı peygamberlerdendir. Adem neslinden, Nuh ile beraber taşıdıklarımızdan, İbrahim ve İsmail'in soyundan, hidayete erdirdiğimiz, seçkin kıldığımız kimselerdendir. Kendilerine Rahmanın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdelere kapanırlardı.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;NEML 81: Sen o körleri dalaletlerinden hidayete erdirecek değilsin. Sen ancak ayetlerimize iman edeceklere işittirirsin de onlar Müslüman olur, selamet bulurlar.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;KASAS 53: Hem kendilerine Kur'an okunur okunmaz dediler: "Biz, buna iman ettik. Bu şüphesiz Rabb'imizden haktır. Biz,doğrusu önceden de müslümandık.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#333333;"&gt;     Vahye yaklaşma biçimi yani niyet bir kulun akibetini oluşturan en önemli etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir insan takvasına öğüt almak, nefsini dinginleştirmek ve ilmini arttırmak amacıyla imanla vahye yaklaşırsa sonuç Allah'ın izniyle olumlu olacaktır. Bu eksende vahye yaklaşım biçimimiz her iki yurttaki duruşumuzu ortaya çıkarmaktadır. Kalbler Allah'ın zikriyle yatışşın inşallah...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4374570311002180083-8754767517680436400?l=salihfurkan.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://salihfurkan.blogspot.com/feeds/8754767517680436400/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=4374570311002180083&amp;postID=8754767517680436400' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/8754767517680436400'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4374570311002180083/posts/default/8754767517680436400'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://salihfurkan.blogspot.com/2007/03/iki-lemin-belirleyicisi.html' title='İKİ ÂLEMİN BELİRLEYİCİSİ'/><author><name>furkan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/Rf7HJjRxYYI/AAAAAAAAAHo/egm831vn5bg/s72-c/alaaddin+cami.jpg9.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4374570311002180083.post-4895682846823016938</id><published>2007-03-16T11:07:00.000+02:00</published><updated>2007-03-16T11:24:33.177+02:00</updated><title type='text'>HİDAYETİN TA KENDİSİDİR !</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RfpiQZ727nI/AAAAAAAAAHY/oS8R4bTfLns/s1600-h/kapÄ±lar-coktan-kapandÄ±.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5042450766774070898" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp3.blogger.com/_gqCdljcEE7I/RfpiQZ727nI/AAAAAAAAAHY/oS8R4bTfLns/s320/kap%C4%B1lar-coktan-kapand%C4%B1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;ARAF 52: Gerçekten biz onlara; iman edecek bir topluluğa hidayet ve rahmet ölçüsü olmak için, tam bir ilim ile fasıla fasıla ayırt ettiğimiz bir kitap gönderdik.&lt;br /&gt;154-Musa'nın öfkesi geçince levhaları aldı. Onlardaki yazıda sırf Rablerinden korkanlar için bir hidayet ve rahmet vardı&lt;br /&gt;203: Onlara bir ayet getirmediğin zaman "O ayetleri toplasaydın ya" dediler. De ki: "Rabb'imden bana ne vahyolunuyorsa, ancak ona uyarım." Bütün bu Kur'an ayetleri kalbinize Rabb'inizden gelen basiretlerdir. İman edecek kavim için bir hidayet ve rahmettir&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#6666cc;"&gt;&lt;strong&gt;CİN 2: "O Kur'an, hidayete erdiriyor. Biz de ona iman ettik. Rabb'imize hiçbir şeyi ortak koşmayacağız".&lt;br /&gt;13- Doğrusu biz o hidayet rehberini dinlediğimizde ona iman ettik. Her kim O Rabb'ine iman ederse artık ne hakkı yenmek ne de istila olunmak korkusu kalmaz&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;NEML2 : Müminler birer hidayet ve müjdedir.&lt;br /&gt;77: Gerçekten o doğruyu gösteren kesin bir hidayet ve müminler için tam bir rahmettir.&lt;br /&gt;92: Ve Kur'an okumakla: Artık kim hidayeti kabul ederse, sadece kendi lehine eder. Kim de sapar giderse, de ki: "Ben sadece tehlikeyi haber verenlerdenim&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;&lt;strong&gt;KASAS 43-Andolsun ki, Biz Musa'ya o kitabı, ilk nesilleri helak ettikten sonra, insanların vicdanlarını aydınlatacak görüşler ve bir hidayet ve rahmet olmak üzere verdik; belki düşünür, ibret alırlar.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;İSRA 2-Musa'ya da Kitap verdik ve onu İsrail oğullarına bir hidayet rehberi kıldık; Benden başka bir vekil tutmayın diye.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;YUNUS 57-Ey insanlar, işte size Rabb'inizden bir öğüt, gönüller derdine bir şifa ve müminler için bir hidayet ve rahmet geldi.&lt;br /&gt;108-De ki: "Ey insanlar, işte size Rabb'inizden hak geldi. Artık hidayeti kabul eden kendi nefsi için kabul etmiş olur; sapkınlık eden de kendi aleyhine sapmış olur. Ve ben sizin üzerinize vekil değilim."&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;ENAM 91- "Allah insana hiçbir şey indirmemiştir." demekle, Allah'ı gereği gibi tanıyamadılar. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olmak üzere getirdiği Kitab'ı kim indirdi? &lt;span style="font-size:130%;color:#333333;"&gt;-Ki siz onu parça parça kağıtlar haline getiriyor ve bunları ortaya atıyorsunuz ama bir çoğunu gizliyorsunuz.-&lt;/span&gt; Bununla beraber şimdi size -ne sizin, ne atalarınızın- bilmediği hakikatler öğretilmekte. (Onlara cevaben): "Allah." de, sonra bırak onları daldıkları batakta oynayıp dursunlar. 157: Veya "Eğer kitap bize indirilmiş olsaydı muhakkak onlardan daha fazla muvaffak olurduk" da demeyin. İşte size Rabb'inizden delil geldi. Hidayet ve rahmet geldi. Artık Allah'ın ayetlerini inkâr eden ve onlardan alıkoymaya kalkışanlardan daha zalim kim olur? Elbette biz o ayetlerimizi men etmeye kalkışanları, bu suçları yüzünden azabın en şiddetlisiyle cezalandıracağız&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;&lt;strong&gt;LOKMAN 2: Bunlar, sana o hikmetli kitabın ayetleridir.&lt;br /&gt;3: O muhsinlere hidayet ve rahmet içindir&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#666600;"&gt;&lt;strong&gt;SEBE 50: De ki: "Eğer ben yanılırsam, yalnız kendime kalarak yanılırım ve eğer hidayeti bulmuşsam, bilmeli ki Rabb'imin bana vahiy vermesiyledir. Çünkü O, yakındır her şeyi işitir."&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;ZÜMER 18-Onlara ki, sözü dinler, sonra da en güzelini uygularlar. işte onlar Allah'ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir, işte temiz akıllılar da onlardır.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;MÜMİN 53-Andolsun ki, Biz Musa'ya o hidayeti verdik ve İsrail oğullarına o kitabı miras kıldık,&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;&lt;strong&gt;FUSSİLET 44: Ve eğer biz onu başka bir dilde bir Kur'an yapsaydık, &lt;span style="font-size:130%;color:#333333;"&gt;diyeceklerdi ki: "Ayetleri açıklansaydı ya! Araba Arapça olmayan bir dil mi?" De ki: "O, iman edenler için hidayet ve şifadır".&lt;/span&gt; İman etmeyenlerin ise kulaklarında bir ağırlık vardır. Ve o, onlara karşı körlüktür. Sanki onlara uzak bir yerden haykırılır&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;ŞURA 52: Ve işte sana böyle emrimizden bir ruh vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmiyordun. Ancak biz onu bir nur kıldık. Onunla kullarımızdan dilediğim
